Karadeniz Bölgesi'nin denize yakın birinci dağ sırasının bol yağış alması ve aynı zamanda elverişli sıcaklık koşularının bulunması burada bitki örtüsünün bir nevi ağaçların iyi gelişmesine imkan sağlamıştır. Bu nedenle Karadeniz Bölgesi'nin tanıtıcı bitki örtüsü ormandır. Dağların kıyıya paralel ve denize yakın olmalarından kaynaklanan bol yağış, nem ve elverişli sıcaklık şartları, bitki örtüsünün gür ve çeşitli olmasını sağlamıştır. Bitki örtüsü, iklim tiplerinin özelliklerini en iyi şekilde yansıtan unsur olduğundan dolayı iki iklim tipinin etkili olduğu bölgede iki karakteristik bitki örtüsü bulunur. Karadeniz iklim özelliklerinin etkili olduğu kıyı şeridinde ormanlar yaygınken karasal iklim özelliklerinin etkili olduğu iç kesimlerde seyrek ağaçlı ot toplulukları görülmektedir.Türkiye'de %25.3(1995) ile orman oranının en fazla olduğu bölge Karadeniz'dir. Orman oranının fazla olmasında yağışların özellikle kıyı kesiminde bütün bir yıla düzenli olarak dağılması etkilidir. Bölgede nemliliğin fazla olması, ormanların yetişmesini kolaylaştırdığı gibi orman yangınlarının da çok az olmasını sağlar.


Sözkonusu ilişkilere koşut olarak, bitki örtüsünün tahrip edilmediği yerlerde klimatik vejetasyon kuşakları yer alır. Bununla birlikte bölgenin kıyı boyu ile iç kesimleri ya da alçak alanlar ile yüksek yamaçlar arasında bitki örtüsü farklılıklar gösterir. aynı şeritte bile yağışların yer yer azalıp çoğalması ya da güneşe veya sert rüzgarlara karşı bakı şartlarında görülen değişiklikler bitki örtüsünün görüntüsünü değiştirebilir. Nihayet zemin şartları aynı iklim koşullarında bile adafik etkiler yaparak doğal bitki örtüsünün bileşiminde ve yapısında rol oynar. Karadeniz Bölgesi'nde doğal bitki toplulukları denizden uzaklık ve yükseklikle ilgili olarak birtakım şerit ve katlara ayrılabilmektedir. Bunlar:


1. Kıyı boyunun etek ormanları
2. Yüksek dağ ormanları
3. Alpin bitkiler katı
4. İç sıralarda kurakçıl orman
5. ağaçlı step görünümünde olan alanlar.

Kıyı kesiminde nemli ılıman kuşakta, genellikle kışın yaprağını döken, ışık isteği az, su isteği fazla olan kayın, gürgen, kestane ve kızılağaçlardan meydana gelen ormanlar yayılış gösterirler. Yüksekliğin artması ile 1000-1200 metreden sonra ortaya çıkan nemli soğuk iklim şartlarında, iğne yapraklı ormanlar hakim duruma geçer. Tahriplerin yoğunluk kazandığı bazı kıyılarda ise psödomaki vejetasyonu önem kazanır. Kıyı boyu, bir başka deyişle, dağların denize bakan yamaçları ile iç kısımlar, alçak ve yüksek alanlar arasında, bitki örtüsü önemli farklılıklar gösterir. İklim ve relief koşullarının değişmesinden kaynaklanan buy durum, güneye bakan yamaçlarda ve depresyon alanlarında kuru ormanların gelişmesine zemin hazırlamıştır.

Karadeniz Bölgesi'nde, Kuzey Anadolu Dağları'nın denize bakan yamaçlarında, sahilden 200 metreye kadar tahrip sonucu oluşan çalı kuşağı, 1000-1200 metreye kadar, kışın yaprağını döken kayın, gürgen, kestane, ıhlamur ve yer yer meşelerden meydana gelen nemli-ılıman orman kuşağı yer alır. Bu vejetasyon kuşağının üstünde, 2000 metreye kadar iğne yapraklı ağaçlardan göknar, sarıçam ve Ordu'nun doğusunda ladinlerden oluşan soğuk-nemli orman kuşağı bulunur. Bu kuşağın üzerinde sub-alpin ve alpin çayır zonu yer alır. güneye bakan yamaçlarda ise, altta meşe üstte karaçamlardan oluşan kuru ormanlar yayılış gösterirler.

Çalı kuşağı genel olarak kıyı boyunda 200 metreye kadar çıkmaktadır. Ağaççık ve çalıların yaygın olduğu bu kuşak, önemli tarım ürünlerinin yetiştirildiği kültür kuşağı ve aynı zamanda tahribatın en yoğun olduğu alanlardan biridir. Kıyıdan iç kısımlara gidildikçe, psödomaki içindeki makilerin giderek azaldığı görülür. Çalı kuşağını oluşturan başlıca türler arasında akçakesme, defne, kocayemiş, funda, fındık ve karaçalı belirtilebilir. Doğu Karadeniz Bölümü'nde artan nem ve yağışa bağlı olarak, maki ve psödomaki elemanları giderek azalmakta veya ortadan kalkmaktadır. Bununla birlikte, don olaylarının oldukça sık olmadığı Çoruh Vadisi'nin taban kesiminde kserofit karakterde türler yaygındır. Çoruh Vadisi'nin Yusufeli-Artvin kesimindeki zeytinlerde bu kuşak içinde değerlendirilebilir.

Nemli-ılıman orman kuşağı çalı kuşağının üzerinde 1000-1200 metreye kadar çıkmaktadır. Bu kuşak içinde; nemli-ılıman iklim koşullarına ışık isteği az, su isteği fazla olan kayın, gürgen, kestane ve kızılağaçlardan meydana gelen geniş yapraklı ormanlar yayılış gösterir. Bu kuşak, vejetasyon kuşaklarının en çeşitli şeridi olup, orman altı flora bakımından da oldukça zengindir.49 Orman altında veya açıklarında, halkın ormangülü adını verdiği eflatun ve sarı çiçekli rododendronlar yaygındır.

Soğuk nemli orman kuşağı, 1200-2000 metre arasında oluşur. Bu kuşak içinde etkili olan soğuk ve nemli iklim koşullarında ortaya çıkan bu kuşağın belirgin türleri göknar, sarıçam ve doğuda ladinlerdir. Bu bölümün önemli özelliği; bölgenin batı ve orta bölümünde görülmeyen ladin ormanlarının bu bölümde ortaya çıkmasıdır.saf ve karışık halde bulunan ladin, Ordu'nun doğusundan başlar, Doğu Karadeniz Dağları'nın denize bakan yamaçlarını izleyerek doğuda Posof havzasına kadar sokulur. Bu alanda 2300 metreye kadar çıkan ladin, kıyı kuşağında kayın, daha yükseklerde ise göknar ve sarıçam ile karışık halde bulunur. İç bölgelere doğru artan karasallığa bağlı olarak, ladinin üst sınırı kuzey yamaçlarda 2600 metreye kadar çıkmaktadır. Göknar ormanları, ladine göre soğuğa daha dayanıklıdır. Bu nedenle, genellikle ladin ve sarıçam arasında yer almaktadır.

Sub-alpin ve alpin çayırlar, ormanın üst sınırından itibaren başlar. Bolu Aladağlar'da, Ilgaz Dağları'nda ve özellikle Doğu Karadeniz Dağları'nda yayılış gösteren çayır alanlar, yaylacılık faaliyetlerinin de yoğunluk kazandığı bir kuşaktır(Ege Üniv. Edebiyat Fakültesi Coğrafya Böl. Ders Notları, Derleyen: Ahmet Necdet Sözer, Şevket Işık, Mustafa Mutluer, İzmir 1990). Doğu Karadeniz Dağları'nda 1900-2000 metreden sonra başlayan alpin çayır kuşağı, yaz aylarında yoğun bir sisle kaplıdır. Dağ-çayır topraklarının hakim olduğu bu yüksek alanlarda Avrupa-Sibirya kökenli higrofil bitkiler yaygındır. Bu türe Veronica(Yavşanotu) ve şiddetli soğuğa dayanıklı Tynus(Dağkekiği) örnek olarak verilebilir.

Kuru ormanlar, dağların güneye bakan yamaçları ile depresyon alanlarında görülür. Genellikle meşelerden oluşur. Kastamonu çevresinde, Kelkit Vadisi'nde ve Amasya-Tokat kesimlerinde geniş yayılım alanı bulurlar. Yağışın az, vejetasyon döneminde ise kurak ayların bulunduğu iklim koşullarında gelişme olanağı bulan bu kuşak içinde, ormanaltı flora son derece fakirdir. Meşelerin üzerinde ise genel olarak karaçamlar yer alır.

Tarla açmak ya da yakacak temin etmek amacı ile insanlar tarafından tahrip edilen ormanlar, bazı yerlerde 200-300 metreden başlar. Tahrip edilen sahalarda çalı şeklinde(psödomaki) bitki türü oluşmuştur. Kıyıda, sıradağ kuşağındaki dağların doğu ve kuzeydoğudaki yamaçlarında da ormanlar 200-300 metre yükseltiden başlar. Bu durum, doğu ve kuzeydoğudaki yamaçların az yağış almasıyla ilgilidir.

Bölgede eğim olduğu halde erozyon azdır. Bunun sebebi; bitki örtüsünün gür olmasıdır.

Bölgede genelde iklime bağlı olarak asit tepkime(reaksiyon) gösteren, koyu renkli, humus bakımından zengin yıkanmış çeşitli topraklar yer alır. Kuzey Anadolu Dağları'nın fazla yağış alan kuzey yamaçlarında boz ve esmer renkte, kireçsiz orman toprakları(podzolik) yaygındır. Toprak yüzeyinde nemin etkisiyle kimyasal reaksiyonun fazla olması, toprak katmanlarının kalınlaşmasını kolaylaştırmıştır. Aynı dağların güneye bakan yamaçlarında yağışın azalması ve güneş radyasyonunun artmasıyla kireçli kahverengi orman toprakları bulunur.