Aşka Dair Herşey - Sayfa 3 - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Aşka Dair Herşey - Sayfa 3

  1. 2007-03-20 #101
    90 yıl önceki aşklar...



    ...90 yıl önce aşklar böyle yaşanıyordu:
    Yazar Kaan Erkam'ın "El Yazması Aşklar" adlı eseri, eski sevdaları günümüze taşıyor.


    Can alan mektup

    Abdülhamit'in kızı Şadiye Sultan'a gönderilen ve yazanın canına mal olan mektuptan satırlar:
    "Güzelim, beni bilseniz ne garip meşrebim? Gönlümün en latif hissiyatiyle sizi sevmeye başladım. Çünki şimdiye kadar kimse tarafımıza ne sevildiğim, ne sizi sevdiğim kadar kimseyi sevdiğimi zaten yazmış olduğum şeyler ile vicdanım ile mukayese ederek anlarsınız. Bu muhabbete başlayış o kadar ali'dir ki, en latif bir zamanımızı teşgil edecektir. Lütfve inayetiniz baki oldukça hayatım sizindir. "

    İstanbul'u uçuracaktım

    'Zühtü' türküsünün bestecisi Sabahattin Akdağcık'ın mektubu.. "Tatlı Gül, İstanbul'dan ayrılışım hiç de kolay olmadı, istanbul'un altına tonlarca dinamit koyup uçurmak geçiyordu içimden ama nerede... Ne zaman yeşil kadife ceketli bir kıza rastlarsam seni onun yerine koyup bol bol seyredeceğim."

    Kalbim razı olmaz

    Fazıl'ın kaleminden Emine'ye aşkı: "Senin muhabbetin beni bırakmıyor Emine. Bana ne yaptın? Vefasız oluyorum, günahkar oluyorum. Hep kimin için Emine?"

    Aldatılan koca

    Aldatan eşini herşeye rağmen affeden kocanın mektubu: "Rakibe'm, Başım ateşler içinde, kalbim aşkın ateşiyle yanıyor. Her gece sabahlara kadar ağlıyorum. Beni sevmediğini, beni aldattığım bildiğim halde seni unutamıyorum. Merhamet et, kalbimizde açtığımız bütün cerihaları unutalım, onlan tahatır ettiğimiz zaman müthiş bir manzara görmüş gibi başımızı çevirelim. Acı birrü'ya diyelim olmaz mı? Gözlerinden öperim karıcığım..."


  2. 2007-03-20 #102
    151 - Aşka Dair Herşey



    Aşka ve Sevgiye Dair

    Aşk ikidir sevgi bir;
    Aşk yalan,sevgi gerçektir.
    Aşk sudur,sevgi susuzluk.
    Bu yüzden sevgi hasrettir,
    Özlemektir,beklemektir.
    Asıl maharet:
    Susuzken suyu içmek değil
    Karşısına geçip seyretmektir.
    Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak;
    Aşk açmaktır,sevgi katlamak.
    Sevgi saklamaktır
    Yüreğini,gözlerini
    Ve de ellerini saklamak
    Bahar geldiğinde…
    Bir çiçeğe,yeşile,çimene
    Aşık olamazsın ama seversin.
    Arkadaşına aşık olamazsın
    Ama seversin.
    Toprağa fidanı aşkla değil
    Sevgiyle dikersin.
    Sevgi için ölünür,aşk öldürür.
    Aşk kıskançtır,nankördür
    Sevgiyi öldürür.
    Aşk Kabil'dir,sevgi Habil.
    Aşkla sevgi aslında kardeştir
    Babaları insandır,Adem'dir
    Aşk için şiirler yazarsın,
    Şarkılar yaparsın;
    Sevgiyi anlatamazsın.
    Çünkü yüreğine sığdıramazsın.
    Kalbini aşka kapatabilirsin
    Ama sevgiye kapatamazsın
    Sevgi gizli,aşk aşikardır.
    Yüz vermeyince unutursun
    Sen aşığım diye daha kendini kandır.
    Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır.
    Dahası da var:
    Aşkın gözü kördür,
    Fazla naz aşık usandırır;
    Aşk oyun,aşık oyuncaktır.
    Sevgi ise yaşamdır,hakikattir.
    Aşk aceledir,
    Sevgi usul usul sabırlıdır.
    Acele işe hem şeytan karışır.
    Aşk ateşlidir
    Çünkü hastalıklıdır.
    Sevgi ılıktır
    Çünkü sağlıklıdır.
    Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir
    Aşka ve sevgiye dair...


  3. 2007-03-22 #103
    Aşkın Mevsimleri



    Her iliski bir bahceye benzer. Eger yeserip gelismesi isteniyorsa, duzenli olarak su verilmelidir. Beklenmedik hava degisiklikleri kadar, mevsimleri de dikkate alarak ozel bakim gosterilmelidir. Yeni tohumlar ekilmeli ve yabani otlar ayiklanmalidir. Tipki bunun gibi, askin buyusunu canli tutmak icin de, mevsimlerini anlamali ve askin kendine ozgu ihtiyaclarini doyurmaliyiz...


    Aşkın İlk Baharı


    Asik olmak, ilkbahar gibidir. Sonsuza dek mutlu olacakmisiz gibi birduyguya kapiliriz. Esimizi sevmemek aklimizin ucundan bile gecmez. Bu bir saflik donemidir. Ask olumsuz gibi gorulur. Her seyin kusursuz sanildigi ve tikir tikir isledigi buyulu bir donemdir bu. Esimiz tipatip bize uygun gorunur. Hic caba harcanmaksizin, uyum icinde dans ederiz ve sansimizin yuzumuze gulmesinin tadini cikaririz ..

    Aşkın Yaz Mevsimi


    Askimizin yaz mevsimi boyunca esimizin sandigimiz kadar kusursuz olmadigini ve iliskilerimiz uzerinde calismamiz gerektigini anlariz . Esimiz hata yapan, bazi bakimlardan aksayan bir insan olarak da karsimiza cikar. Surtusmeler ve dus kirikliklari belirmeye baslar, yabani otlarin kokunden sokulmesi ve yakici gunes altindaki bitkilerin fazladan sulanmasi gerekir. Artik aski vermek de, gereksindigimiz aski almakta o kadar kolay degildir. Her zamaan mutlu ve sevgi dolu olmadigimizi gorup anlariz..Bizim ask konusunda dusledigimiz tablo degildir bu. Bircok cift, bu noktaya geldiginde dus kirikligina ugrar. Ilısiki uzerinde calismak istemezler. Hicte gercekci olmayan bir tutumla, hep ilkbahar olmasini beklerler. Eslerini suclarlar ve pes ederler. Askin her zaman kolay olmadigini, arasira yogun bir calisma ve sicak bir gunes istedigi gercegini gormezler. Askin yaz mevsiminde, kendi sevgi ihtiyacimizi oldugu kadar esimizin ihtiyaclarini da doyurmamiz gerekir. Bunlar kendiliginden gerceklesmez...

    Aşkın Sonbaharı

    Yaz mevsimi boyunca bahcemize iyi baktiysak, bu calismanin sonucu olarak hasadimizi aliriz.. Guz mevsimi gelmistir. Bu altin bir cagdir, zengin ve doyurucu. Gerek kendimizin, gerekse esimizin kusurlarini kabullenen ve anlayisla karsilayan daha olgun bir asktir yasadigimiz . Bir sukran ve paylasma zamanidir. Yaz boyu cok calistigimiz icin, simdi dinlenebilir ve yarattigimiz askin tadini cikarabiliriz ..

    Aşkın Kış Mevsimi


    Sonra hava yeniden degisir ve kis bastirir. Kisin o soguk, verimsiz aylari boyunca doga kendini tumuyle icine ceker, kapanir. Bu bir dinlenme, dusunme ve yenilenme zamanidir. Ilıskilerde de cozumlenmemis acilarimizla veya golge benligimizle yuzlesme zamandir. Kapagimizin acilip aci dolu duygularimizin ortaya dokuldugu zamandir. Ask ve doyum icin esimizden cok, kendimize bakmaya gereksinme duydugumuz, kendi kendine gelisim zamanidir. Yaralarin iyilesmesi, acilarin dindirilmesi zamanidir. Erkeklerin magaralarina cekilip kisladiklari ve kadinlarin kuyularin dibine indikleri zamandir bu...


  4. 2007-03-23 #104
    Ask Tahmin Raporu

    Aşk geldi hoş geldi sefa geldi... Aşk sevimli çocuk, varsın kapımı çalsın da kaçsın!. Aşk sevdiğine kaynar....!!!

    Aşk, tıpkı kapıları tıklayıp kaçan sevimli ümit tohumları çocuklar gibidir!

    Sevgileri sevdaları anımsatan mucizevi sihirli ışıklı asası ile Dünyanın anası Aşk gezgini seyyah, gezinir gönüller de,en azından böyle yer etti benim gözüm de yüreğim de beynim de.! Yüz yıllardır kalp dilleri onun adına konuşur düşünüp durur. Çözülmezliğine erilmezliğine takılıp kalır ve zamanları çöp kutusuna atarlar, suların yüzün de taş sektirmesi gibidir yorumlar.

    Aşk'ın adına konuşmak düşünmek bilinmezliğini irdelemek zaman adına israf.

    Aşk geldi ise hoş geldi sefa geldi,! müsadesiz gelir müsadesiz gider.! Hiç düşünülmez sebebi nedir,aslın da yaşam serumudur içtiğimiz, içtikçe ümit dolarız can buluruz,bazen de kendi içimize fazla gelir kayboluruz,sonra suçu günahsız aşk'ın üzerine yamamağa çalışıp dururuz.!

    Aşk olmasaydı çiçeği böceği,dağı taşı,kuşu kurdu,kısaca hayatın koynunda ki cilvelerin farkına varamazdık.

    Aşk yaşamayı hatırlatan pozitif enerjilerin yangın dağları!, şırıl şırıl akan pınarları bazen de deli volkanları... Aman allah aşkına hayatta ne dört dörtlük.!!

    Kimi barışa dostluğa sevgilerle sevişmeğe aşık,kimi savaşlara kinlere küslere nefret etmelere aşık.! Sonuç da her kes bir şeylere aşık, aşk hayat'a renkler akıtan iki çubuk parçasını birbirleri ile sürtüştürüp kızıştırıp ateşi doğurtan, amaç denilen kavramları düşlere yazdıran Aşk değil de ne... Aşkı bir pencereden görüntüleyemezsin ki, Aşk tüm pencereler de farklı resimler görüntüler..!

    Aşk'ın tüm zerreleri toplandığımız da karşımıza hayatın tüm günahların sevapların cilveleri çıkar.!

    Aşk eşittir hayat, hayat eşittir Aşk, birbirlerine yapışık ikiz kardeş gibidirler.!

    Her kalp dili kendince yaptığı yorumlarına sığınır, akıl sır erdirmeğe çalışmak beyin de ne akıl bırakır ne de mecal. Çözemezler Aşkın gizini... hadi çözdün, ne süprizi kalır ne heyecanı,!bile bile ladesin ne hükmü var. Yaşam da süprizler var oldukça, yaşam Aşk ile mana ve renk kazanır.!

    An'lar geçit törenlerin de,Aşk'a farklı bakışlarla alkış tutulabilinir. Olumlu olumsuz, acı tatlı tebessümleri gözlerimize yerleştirebilir. Yürekler de yangınlar çıkartabilir, yanık izlerini uzunca bir süre silmeyebilir... Ömrümüzün anı defterlerine yaşanılanları ve pay dilimleri ile yazıp, ileri ki an'larda yad etmek acısına da tatlısına da, aynı tebessümle karşılayıp anımsamak en karlısı bence.! Çok şeyler öğretiyor, ham yanlarımızı olgunlaştırıp derin manalar hediye ediyor yaşantımıza...

    Aşk geldi hoş geldi sefa geldi,sevilenler ziyaret edilirler... ha...! yükü olacakmış olsun varsın sevmeği bilen katlanır. ! Aşk sevimli çocuk, varsın kapımı çalsın da kaçsın!. Aşk sevdiğine kaynar....!!!



  5. 2007-03-23 #105
    KabuK TuTmaYan YaRa
    KİMSECİKLER GÖRMESİN DİE SAKLARSIN YÜREĞİNİ
    GÖSTERMEZSİN YARALARINI UTANIRSIN AYIPLANMAKTAN KORKARSIN BELKİDE AMA ÖLE BİRİ ÇIKARKİ KARŞINA
    HİÇ SAVUNMASIZ AÇI VERİRSİN O YARALI YÜREĞİNİ TEK TEK GÖSTERİRSİN YARALARINI ONA YARALARINA DİKKAT ETMESİNİ HİÇBİR YARANA BASMADAN YÜREĞİNDE İSTEDİİ Bİ YERE OTURMASINA İZİN VERİRSİN O AN ANLARSIN Kİ ÇOKTAN AŞIK OLMUŞSUNDUR YENİ BİRİNE
    KANAMAYA BAŞLAMIŞTIR KABUK TUTMAYAN YARAN



  6. 2007-03-24 #106
    AşKıN CoĞrAfYaSı



    Aşk edebiyatı belki kültürel yapı, belki kromozomal bir eğilim belki de sebebini tam olarak açıklanamayan bir gerekçeyle Akdeniz coğrafyasında dünyanın diğer bölgelerine nazaran daha fazla gelişmiştir. Kerem ile xxxx'lar, Leyla ile Mecnun'lar, Ferhat ile Şirin'ler bilinen örneklerden bazıları. Şu bir gerçek ki; büyük aşklar doğu dünyasında hep vardır. Buna mukabil Kuzey Avrupa gibi soğuk ülkelerde, soğuk insan özellikleri görüldüğü için buralarda aşkın yaşanması da, yazılması da doğu'ya oranla daha azdır. Tabii bunda kilisenin baskıcı tutumunu da göz ardı etmemek gerekiyor. Batı'da aşk kavramı daha ziyade Ortaçağda kilise baskısı kalktıktan sonra canlanmaya başlamıştır.

    Kainattaki en zor şey, insanı çözümlemektir. Ademoğlunun analizi yalnız ilmî ölçeklerle yapılamaz. Bilimsel veriler geliştirerek bir standarda oturtsanız da, insanı çözümlemenin özel yetenekle yoğrulmuş bir sanat yönü vardır. Anlaşılması zaten güç olan insan, ilişkiler konusunda daha da müphemleşebilir. Meselâ, birbirine aşık iki kişi her zaman uyumlu bir ilişki yaşayamayabilirler. Kadınlar beraber yaşadıkları erkeklerin bir yandan olgun ve beyefendi olmasını isterken, diğer yandan da içlerinde yaramaz bir çocuk taşımasını beklerler. Bu konuda her iki tarafında birbirini anlama çabası, ilişkiyi sekteye uğratan empati sağırlığını giderecektir.


  7. 2007-03-25 #107
    Aşk Yakalar Seni




    Aşkı anlatabilmek kolay değil, farkındayım. Anlayabilmek daha da zor. Ama aşk diye bir şey var. Önce bunu kabullenmelisin."Ben aşka inanmıyorum" demek seni haklı çıkarmaz. Hem inanmasan ne olacak ki?Üzerine bunca şey yazılmış olan ve yazılmaya devam eden, buna rağmen hala tam olarak açıklanamayan, yaşanmış ve yaşanacak en güzel duyguların senin inanmana ihtiyacı mı var sanıyorsun?
    Aşk bir din, bir mezhep değil ki , inanıp inanmama özgürlüğün bulunsun....Aşk duygular bütünü. Sen o duyguları yok sayamazsın.
    Televolede, barlarda, otellerde motellerde yaşanan şeylerden söz etmiyorum. Aşk bir ustalıktır. Ustalığın ortaya koyduğu müthiş bir eserdir. Her eser gibi ona da emek vereceksin, o eseri meydana getirebilmek için yeteneğin olacak. Haritan, pusulan olmadan düşeceksin aşkın yollarına. Kaybolmayı, çile çekmeyi, acıyı göze alacaksın ve bunları bile, bile o yolculuğa çıkacaksın. Şiddetini, süresini, süresini hesaplayamazsın aşkın.
    O bilinmezlik çekecek zaten seni. Keşfe çıkacaksın, kaşif olacaksın. Başarma hırsı olacak içinde. Çünkü aşk da bir "iş" tir, "eylem" dir. Üzerine gideceksin, çalışacaksın, sabredeceksin, tartışacaksın...
    Bütün bunların sonucunda da başarmanın o müthiş hazzını yaşayacaksın.
    İnsan aşksız olabilir mi;İnsan aşk yaşamadan kendisi olabilir mi?Aşkta insanı insan kılan tüm öğeler çalışır.
    Bedeni, duyguları, düşünceleri, çevresiyle bağlantıları. Aşk insan olma olanağıdır.
    "Neden yaptım?" sorularını, "keşke..." ile başlayan cümleleri aşk asla kabul etmez. O zaman aşk değildir yaşadığın. O zaman, onun adını sen koy ...
    Bir maceraya çırılçıplak, savunmasız atılmaktır aşk. Tedirgin, mahcup, şefkatli...Bazen de acımasız, öfkeli, şiddetli...
    Bütün bu duyguları aynı anda yaşayabilirsin. En küçük bir binayı bile yaparken yıkılma ihtimali her zaman vardır. Ama sırf bu ihtimal yüzünden yapılmayacak mı binalar?Yıkılmaktan, kırılmaktan, burulmaktan korkmamak gerek. Üstelik, "önce onun yüreğini göreyim, beni sevdiğine inanırsam ben de severim" de diyemezsin. Bu hesaptır ve aşkın hesaba tahammülü yoktur.
    Bütün bunlardan kaçmaya kalkman seni hiçbir şeyi değiştiremez. Aşk seni kovalamaz zaten. Sende kimsenin üzerine giderek kendine aşık edemezsin.
    Öyleyse, bu anlamsız, bu beyhude çekişmeye bir son vermelisin." Ben bunca zaman aşık olmadım, bundan sonrada olmam" demek kurtaramaz seni. Hep zamansız gelir aşk. Seni nerede bulacağı belli olmaz. Aşk, dizginlenemez, azgın tutkulardan ibaret değildir.
    Çılgınlığı barındırır ama sadece "çılgınlık" sözüyle açıklanamaz.
    Aşk gelip kapına dayandığı zaman "çılgınlık bu!" ifadesini kullanma özgürlüğün var tabii.
    Sırf bu yüzden itmeye kalkabilirsin aşkı ama bir süre sonra o çılgınlığın ne olduğunu merak edeceksin. Çünkü insansın. Çünkü aşktan kaçamazsın. Çünkü aşk yakar seni



  8. 2007-03-27 #108
    YİTİKLİĞİMİZE

    Birbirimize dokunmalarımız korkak kelebeklerdir,
    dokununca renkleri yıkılan...
    Çünkü küskün çocuklar inanmazlar.
    Ki inanmak küskün bir çocuğun en büyük kan kaybıdır.
    Susarım içimde bir yangın başlar.
    Dokunsam arta kalan sen, kül olan ben.
    Taş duvarlar yanmaz bilirim.
    Büyük yangınların isini giyinirler.

    (ama nafile..
    hiçbir kalem ve hiçbir ben, sonraki sayfada aynı sen'i bulamıyoruz.
    uzaklar hep uzak kalıyor sevdaya...
    sen yine de artık sesime düşme.)

    Her gece gözlerimden hatıralar çalınmış.
    Bir denizci ağ atmış yalçınlaşmış düşlerime...
    Düşmüşüm.
    Bir ses... giden gitmiştir demiş...
    Susmuşum...
    Bir baharın bedeliydi bu...


    Kahraman TAZEOĞLU


  9. 2007-03-27 #109
    Aşkımın Kalbi Camdan

    Teni yanık duygularımın, kör falcısıyım ben ..:

    Her mutlu birlikteliğin o hazin sonundan haber veren sakat bir küre yerleşik yüreğimde ..:

    Çırılçıplak soyamıyorum beni aşka ..:

    Ya bu da hataysa diyen düşüncelerim beynimi gagalıyor ..:

    Yalınaşk yürüyemiyorum, dikenler batışıyor kalbime ..:

    Şimdiye dek aşkın uzaktan tanığı oldum hep ..:

    Onu bu düşmanca duygularım yüzünden saf dışı bıraktım ..:

    Ne kadar haklıyım, sormayın içim acıyor eştikçe ..:

    Esmeyin üzerime daha fazla , elimde değil bu önyargılarım beynimin içinde zonkluyor ..:

    Gidip aşkın en ücra kıyısında güneşlenesim var ..:

    Ama yok işte, adımlarım kayıp ..:

    Güvenimi teslim edebileceğim nitelikteki sen de ..:

    Telkin etmeyin beni, beklemeye mecalim yok ..:

    Tanımlasanıza ilk aşkınızı bana ..:

    Göreceli olduğu söylenir hep ama bakıyorum da herkes aynı şekilde dibine vuruyor aşkın ..:

    Hadi yanlışlarımın altını çizin ve kendimi bulayım harita sandıklarınızda ..:

    Naftalin kokusunu duymak istemiyorum bu sefer ..:

    Sahi siz kendi yaralarınızı sarabildiniz mi ve ne kadar soyabildiniz kendinizi aşka ..:

    Hangi in'de saklanıyor dillerinize destan ettiğiniz ve bittiğinde de süründürdüğünüz aşklarınız ..:

    Aşka methiyeleri kazıyan kalemleriniz duygularınızı yalanlıyor fark edebiliyorum evet ..:

    Siz aslında hiç ama hiç aşık olmadınız ..:

    ( Tesadüf bu ya, Ben de )


  10. 2007-03-27 #110
    İçimde garip bir telaş, yüreğimde tuhaf bir hüzün var bugün... Ellerimi buldum



    diyeyim, gözlerim kayboluyor; gözlerimi anladım diyeyim sözlerim karışıyor...



    Kime kızıyorum, kime kırılıyorum, bilmiyorum!!!



    Sus pus bilgisayarın başına oturdum, yazıyorum yine... Düşünüyorum niye



    yanımda değil, niye, niye, niye...



    Bazen de düşünüyorum herşeyi, bir kişiye bağlayıp sevdadan deli divane olmak



    değil ki benimkisi, güzeli özlemek iyiyi sevmek aslında kimsenin bilmediği...



    Beni anlayacak mı bir gün, hiç



    bilmiyorum... Anlamayanları da bilmiyordu ki anlasın, o sadece küçük bir zaman



    diliminde kuşandığım sevdaydı, ben bilemedim bunu, belki de o biliyor,



    olmayacağını, olamayacakları, inadımın sonunun hayıra alamet olmadığını...



    Öfkem belki de ona değil, onsuz hayatın bana sunduğu sahnelere...



    O yok mu???



    Yok!!!



    Zaten öyle biri de yok, demi???



    Cevabım yok!!!



    Cevabım yok, yok, yok!!!



    Gelecekte olacak mı, olmayacak biliyorum!!!




    Ama sevdanı öyle bir kuşanmışım ki üzerime, hayata karşı zırhım, insanlara



    karşı inadım, kötü ve çirkin olan herşeye karşı mücadelemi içimde sevdan dediğim



    kuşanmışlığımla sağlıyorum!...




    Sen bunu nerden bileceksin ki, zaten bilseydin de bilemezdin,



    anlayamazdınbeni...




    Sen benim vazgeçemediğim MASUM yanımsın!!!...




    Belki de iki dünya bir araya gelse, beni dar ağacına gotürseler vazgeçemediğim



    masum yanım... Bazen hayatın karanlığı ve zorlukları öyle yoruyor ki sana



    kaçıyorum ben de, yani masum yanıma...



    Kimi sevda diyor, kimi aşk, kimi özlem kimi iyi olmuş, kimi güzel yazı...



    AMA BİLMİYORLAR Kİ BEN MASUM



    YANIMLA KONUŞUYOR, ONU ÖZLÜYORUM!...


    Belki de konuştuğum kendimim, bunu bile bilmiyorum...




    Sen bilirsin, kimi sevsem yanlıştı...



    "AŞK YANLIŞ SEVER "



    demiştim ya tıpkı öyle...




    Yokluğuna alıştım, en çok korktuğum da buydu, yokluğuna alışmak...



    Ama yokluğunda yaşadıklarıma hala alışamadım...

    Bir yokluk ancak bu kadar yokluk olabilirdi...



    SEN BİLMİYORSUN AMA O YOKLUKLA GELEN



    KİMSELERDE YOK ARTIK HAYATIMDA, KİMSEYİ İSTEMİYORUM



    ÇÜNKÜ...


    Seni özlüyor muyum, özlüyorum, tıpkı çocukluğumda oynadığım sokakları özler



    gibi, tıpkı ağlayarak annemden pamuk şeker ister gibi....



    MASUMCA



    VE HALA BU YAŞA RAĞMEN



    ÇOCUKCA!...


  11. 2007-03-29 #111
    AŞK SEMBOLLERİ


    Aşk garip bir oyun. Ayrıca garip olan sadece aşkın kendisi değil, aynı

    zamanda aşkın sembolleri de oldukça farklı. Gelin aşkın sembollerine
    birlikte bir göz atalım...

    - Ejderha
    Ejderha özellikle çinde büyük bir önem taşıyor. Çünkü ejderha
    üretkenliğin bir simgesi ve bu yüzden de hiçbir kutlamada eksik olmuyor.
    Ayrıca bu yıl "Ejderha" yılındayız... İlgilenenlere duyurulur!
    - Gül

    Gül antik astrolojide Venüs'ün ve aşkın simgesi olarak kabul ediliyordu. Gerçi günümüzde de

    anlamını hala yitirmeyen gülün yeri her zaman ayrı olacak.

    - Yumurta
    Yumurta Yahudilerde, Hıristiyanlarda ve aynı zamanda filozoflar için üretkenlik anlamını taşıyordu.
    - Elma
    Havva'nın Adem'i baştan çıkartması elmaya bağlanıyor. Herhalde o gün bugündür de elmanın
    erkekleri baştan çıkarmak için kullanılan bir meyve olarak kabul edilmesi gayet doğal.
    - Timsah
    Gambia'da bir söylentiye göre nehirde beyaz bir timsah görürseniz, çok çocuğunuz olurmuş.
    Nehirde beyaz timsah gören oldu mu bilinmez ama, ülkemizin beyaz timsah görmeye hiç mi hiç
    ihtiyacı yok.

    - Nişan yüzükleri
    Hayatını birlikte geçirmeye karar veren çiftlerin ve sonsuz sevginin simgesi olan nişan yüzükleri

    çok eskilere dayanıyor. Güncelliğini de hala yitirmedi.
    - Ay
    Gece tanrıçası Sirona'nın simgesi olan ay, aynı zamanda üretkenliğin de bir simgesi.
    - Yılan
    Yılan birçok kültürde görüntüsü ve hareketliliğinden ötürü cinsellikle karşılaştırılıyor.
    - Salatalık
    Freud için dik duran herşey erkeklerin cinsel organını simgeliyor, özellikle rüyalarda. Ayrıca daha
    antik çağda bile dik duran nesneler tanrıların cinsel organını simgeliyordu.
    - Dudaklar
    Kırmızı dudaklar her zaman kadınların cinselliğe hazır olduklarını ve birşeyleri arzulamaya
    başladıklarını gösteren bir simge olmuştur.
    - Kurbağ
    Eskiden kurbağ gören kişinin ikizleri olacağı düşünülürmüş. Ayrıca kadınların kurbağ gördüklerini
    söylemeleri cinsel ilişkiye girmek istediklerini belirtirmiş.

  12. 2007-03-29 #112
    255 - Aşka Dair Herşey

    Yazılanmı Önemliydi Çizilenmi Sevdalara..
    Oysa Ben Ne Yazdım Ne Çizdim sevdamı..
    İçimde Büyüttüğüm Ufaklıktın Sen..
    Ben Ne kadar Büyüttüysem Seni; o kadar Ufaltmışsın Kendini..
    Sen Giderken "gitme Kal Yanımda Sana ihtiyacım Var!"
    Diyemedimki..Diyemezdim de..
    Çünkü Sen Kararlıydın Gitmeye..Ki Kalma Meraklısıda hiçmi hiç Olmamışsın..
    Ben Ne Savaşlar Vermiştim Yüreğimde..
    Ne Volkanlar Patlatmıştım Hep sen ol diye..
    Sensiz Olmak Benim sonum Olurdu Biliyordum..
    Bildikleriminde Başıma Gelmesinden Öyle Çok Korkuyordumki..
    korkularıma Rağmen Savaşlarımı hiç ertelemedim..
    ertelenmiş bir sevda bana göre değildi..
    Ya Sen?
    Savaştınmı Benim gibi?
    Korktunmu Kaybekten Deli Sevdalanı?
    Kaç Kere Yemin ettin Bozacağını;dayanamayacağını Bile Bile?

    ......

    okadar Gözyaşı döktümki Ardından..
    Hiç Utanmadım Ve Hiç silmedim Gözyaşlarımı..
    Çünkü Görünen Sadece Gözümdeki Yaştı..
    Kalbimdeki Acıları bitmişliği Göremezdin..
    bu Yüzden Ağladım Karşında İşte Bu Yüzden Ağlamaktan;
    Göz Yaşlarımdan Asla ve Asla Utanmadım...

    Ben Sevdamdan da Utanmadım..Seni Sevmektende..
    Pişman Değilim Bir Kere Dünyaya Gelsem Bin Kerede Olsa Seni Severim!
    Umudumu yitirdiğimde Utandım Ben Yar..!
    Çünkü Umutlarımda Binlerce Güzellik Var....

    Şimdi Bana Kalan Ardından;
    Bomboş Bir Hayat..ve Bir Okadarda Dolu Kalbimin Yamaları..
    Bir Avuç Göz Yaşı Ve Bir dünya Kadar Sevdan..
    Gittin İşte..
    Bitti Bu sefer Dönüşü Yok...
    Kalbim Alıştı Belkide Bu sefer ama Telafisi Yok..
    Olmayacakta...
    Unut Deme Sakın..
    Unutmak İçin Sevmedimki seni..
    Kolaymıki Unutmak o kadar Savaşın Okadar Acının O kadar Sevdanın Ardından Seni...
    Hadi Sen Unut Beni Sevgili..
    Ben Es geçtim Unutulması Gereken Herşeyi...

    hoşçakal..."hoşça"Kal..Aşkların En güzeli...


  13. 2007-03-29 #113
    Anlat dediler nasıl gidiyor aşkı yazdığın yazılar



    Hiçbirşeyi algılamıyor yüreğim,bildiğim tek doğru sensin.Sana uzanıyor her gökkuşağının o esrarengiz renk karmaşası.Bakıyorum herkes birşeyler yazıyor. Yazdığını okuyacak vakit bile bulamıyor.

    Daha dün gibiydi iki kenti birbirine zincirleyen aşkların çözeltisi.Aşk aşksa eğer zincir nedir bilmezdi.

    Düşünürken seni,düşünmek hayallerimin en güzel yerinde kurgusuz bir gerçekti.O hep anlatılan martılar vardıya hani,şiirde,şarkıda,öyküde.

    Gördüm ilk defa.Bana iki beden büyüktü sevdalar sen olmayınc****korkmakmı asla.Asla seni sevmekten korkmadım.Yüreğim sendin,sen yüreğimde taşıdığım. Sonra herkes geldi,oturdular karşıma.

    Anlat dediler nasıl gidiyor aşkı yazdığın yazılar. Güldüm ve döndüm geceye,
    Anlattı gece,aşk aşksa eğer anlatamaz yaşamadan aşka yazılanlar.

    Bir mevsimin tam ortasındaydım.Ne yöne baksam çıkışı olmayan bir labirent gibi yalnızlıktım.Beni öptüğün her şiirde ben zaten aşk gibi aşktım.

    Sonbahar'da bir Ekim,tıpkı Temmuz'a benzer gibiydi.O ilk yazılanlara,o ilk okunanlara benzer bir şeydi.

    Değiştirmek mümkün olmadı mevsimi.Ayları çıkarıp atamadım mevsimlerden.Seni tanıdığım gün,sanki hiç yaşanmamış bir balayı ve belkide yüreğime vurdu hayat senin ellerinden en büyük damgayı.

    Eskisi gibi uyuyamıyorum artık.Kuşlarda yok nedense,öldümü yoksa mevsimi olmayan doğurganlık. İnanmam asla şimdi nerede o savurganlık.

    Aşk aşksa eğer ölüm bir anlık.

    Ve başa dönüp düşünürsem beni düşündüğünü ve kalemi elime yapıştırıp yazabilirsem eğer kağıtlara, beyazlığına çizebilirsem güzelliğini, sözlerinden geçebilirsem gecelerin suskunluğuna, bir adım fazladan karışıp öpebilirsem buza kesmiş dudaklarının renginden,aşk aşksa eğer dediğim,her kelimeden cümleler kurabilirsem sana,
    Ne mutlu bana.


  14. 2007-03-30 #114
    1281 - Aşka Dair Herşey

    İçim acıyor... Geçer elbet, geçer de, anlamsız bir yer de, unuttuğumu


    sandığım bir yer de , yeniden sızlar.
    Ama varsın sızlasın, sızlamadı mı;
    kocaman sevilmiyor ki… "

    Ne yapacağını bilememek ne kadar kötü bir durum. Beyaz bir ışık arıyorsun
    bazen, görüyorsun...
    Siyahın yoğunlu eritiyor ışığı yine kör oluyorsun...

    Nerdesin sen şimdi kim bilir? Neler yapıyorsun? Özlüyor musun beni?
    Biliyormusun ben geceleri hep seninle konuşuyorum uzun uzun.. Seni Seviyorum diye
    haykırıyorum. Dünya umurumda değil. Takmıyorum, düşünmüyorum hiçbir şeyi...

    Sadece seni, sadece seni düşünüyorum ve ağlıyorum!!! Sırf senin yanında
    olamadığım için ağlıyorum...

    Bırakıp gittiğin, tüm kapıları yüzüme kapadığın günden beri aylar geçti...
    Aylar geçti ama içimdeki sevgin hiç bitmedi… Beni sevmediğini, önemsemediğini bilmeme rağmen büyüttüm sevgimi.
    Ama bu gece Vazgeçiyorum Senden...
    Ben seninle olmak, seni yaşamak istiyordum...
    Ama izin vermedin...
    Bilmiyorsun ki geç zamanlar vardır... Ne yapsan affedilmeyecek, ne yapsan boş...

    İşte şuan, o an...


    Korkma, seni artık sevmiyorum


  15. 2007-03-31 #115
    İmkansız Aşk





    İçimde bir hüzün var
    Nedenini bilmediğim
    Belki de bilmek istemediğim
    Zor olanı yaşamak mı
    Yaşamı zorlaştırmak mı yaptığım?
    Doğruyu bulmak adına
    Yaşıyorum kaderin verdiklerini
    Verilenler kaderimin doğrusu mu
    Yoksa doğru olan mı yaşadıklarım?
    Gizli bir aşk bu, imkansız olan
    Sözlerle başlayıp hislerime yansıyan
    İmkansız olan aşk mı
    Yoksa aşkın gizi mi bunu imkansız kılan?

  16. 2007-04-01 #116
    Bir Aşk Söyleminden Parçalar

    Hiç aşık olamayanlar, aşık olabilenlere göre bir çok şeyi eksik yasarlar. Ama bence en dokunaklısı, hayati algılama biçiminin değişebileceği gerçeğini fark etmeden yaşayıp gitmeleridir.
    Öncelikler sıralamasının alt üst olabileceğini hiç bilememek bir eksikliktir.. dehşetli bir korkuyu ve dehşetli bir korkusuzluğu yan yana hiç yaşamamış olmak da öyledir ama, ölümün bile korkutucu olmayabileceği gerçeğini farkına varamamak, asil o, epeyce yoksullaştırır hayati...
    Aslında aşık olamayanların "eksik yasama" listesi hayli zengindir ama benim en fazla ilgimi çeken, "bekleme"nin, onların hayatında bütünüyle farklı bir anlam taşımasıdır. Hiç aşık olmamış biri, 'beklemek' nedir bilmez çünkü! Kaygı içinde beklemenin büyüsünü hiç tatmamıştır.. en küçük bir gecikmenin yaratabileceği iç fırtınaların gücünden habersizdir ve yaklaşmakta olan kederleri hissederek, ama büyülenmiş gibi kıpırdamadan beklememiştir hiç... Bütün ihtimalleri abartarak beklemenin yarattığı duygu karmaşasını da bilemez tabii...
    En sözüne sadık, en dakik aşığı bile beklerken nasıl endişe duyulabileceğini, bekleyişin arkasındaki sonsuz haz ihtimalinin, korkuların, umut ve umutsuzlukların saklı olmasının ne demek olduğunu hiç anlayamaz, aşık olamayanlar.
    Ama, aşık olan bekler... Ve beklerken o da beklemeyen insanları anlamaz hiç, tıpkı, beklemeyenlerin onun gerginliğini anlamadıkları gibi.
    Aşık olan için beklemek, onun gerçeğidir, bekleyişinin dışındaki her şey onun gerçeğiyle çelişir. Çevresiyle ilişkisi kesilir, sesler usulca uzaklaşmaya baslar, bekleyişiyle arasına girebilecek her şeyden kaçınır..bekleyisinin tadını çıkarabilmek için dış dünyayla bütün ilişkisini koparır.
    Peki hangisi daha çekici gelir size?
    Bekleme böyle kaygılı ve ağır yasansa bile, ardından, bütün düğümleri çözebilecek tutkulu bir beden tarafından kurtarılma ihtimali mi daha çekici, yoksa, hayatin bu cömert bağısını reddederek, aşksız ama kaygısız ve beklemesiz yasamak mı?
    Hiç aşık olmamak; hiç beklememek, hiç aşk acısı çekmemek demek.
    *Winnicott'a göre aşk ilişkisinde bekletenler, aşık olmayanlardır. "Ben bazen beklemeyen kişiyi oynamak isterim" diyor Winnicott. "Başka bir yerde oyalanmayı, geç gelmeyi denerim; ama her zaman yenilirim bu oyunda; ne yaparsam yapayım, boşuna.. tam zamanında, hatta saatinden önce, orada olurum. Aşığın kaçınılmaz kimliği budur".
    *"Bekletmek her iktidarın sürekli ayrıcalığı, insanlığın bin yıllık eğlencesi diyor Evelyne Bachellier.
    Ama bekletmenin de bazı riskleri vardır bence, öyle uzun uzun beklerken neyi ve neden beklediğinizi çözümleyip, kendinizi bu sapmadan kurtarma ihtimaliniz her zaman mevcuttur, tıpkı su hazin hikayede olduğu gibi.
    *"Bir zamanlar yüksek görevli bir bürokrat bir yosmaya tutkunmuş. Kadın, 'yüz gece boyunca bahçemde, penceremin altında bir tabureye oturup beni beklersen, senin olurum,' demiş. Doksan dokuz gece sessiz sedasız beklemiş yüksek görevli, ama doksan dokuzuncu gecenin sonunda oturduğu yerden kalkmış, taburesini koltuğunun altına alıp gitmiş."
    Atilla İlhan'ın dediği gibi, "İnsan sevdiğini bırakmaz, sevmek bırakır insanı" bazen!
    Hem de tam beklerken ve de tam o gelecekken.


  17. 2007-04-01 #117
    Bir Insan Bir Insani Hiç Görmeden Sevebilir Mi?
    Ali Ve Ayşe Birbirini Seven Iki Gençtir.bir Akşam Yemeğe Giderler Ve Yemekte Saldiri Olur Saldiri Sonunda Ali Esir Alinir Ali Vurulacaktir Ayşe Ise O An Tanriya Yalvarir'tanrim Eğer Sevgilim Buradan Sağ Kurtulursa Bir Daha Onu Görmeyeceğim'der Ve Sevgilisi şans Eseri Kurtulur Ama Ayşee Buna Sevinemez Bile Hatta Keşke ölseydi Der Onu Görmeden Nasil Yaşarim

    Aralarinda Bir Konuşma Geçer:
    Ayşe-artik Seni Görmeden Seveceğim
    Ali-böyle Bir şey Nasil Olabilir
    Ayşe- Nasilki Tanriyi Görmeden Sevebiliyorsam öyle Der

    Eğer Bunu Aşka Dönüştrürsek Bir Insani Görmeden Dokunmadanda Sevebiliriz.şöyle Ki Sevdiğin Kişiye Inaniyorsan Onun Varliği Hep Seninledir Hep Onu Hayal Edersin Ondan Başkasi Yoktur.

  18. 2007-04-02 #118
    HERŞEYİMDİN AMA ARTIK YOKSUN.....
    Aydaki Işık

    Sevgi nasıl anlatılabilir ki;

    İçindeki heyecan onu görmek uğruna beklediğin saatler ve geçmek bilmeyen zaman. Peki seni sevdiğine inandığın ,herşeyim dediğin insan seni kandırdığını anladığın zaman işte o an ölmek bile çözüm olmuyor.Sadece düşünüyorsun düşündükçe kalbindeki acı daha fazla sızlıyor ve hergeçen gün bu acı iltihaplı iyileşmek bilmeyen bir yaraya dönüşüyor.Ama öyle enterasan değişik bir duygudur ki yine onun sesini duymadan onu görmeden yapamıyorsun kandırdığını aldatıldığını bile bile.

    Belki bana aptalsın diyorlar ama benim vazgeçemediğim ve kalbimde ölene kadar sessizce yaşatacağım tek yegane insan unutamadığım ve vazgeçemediğim..

    İçimdeki duyguları yazmak istedim sevmek ama karşılıksız sevilmek,ayrılanları ve aldatılan insanları kısacası sevdiklerini kaybedenleri anlıyorum ama ne olursa olsun HAYAT YAŞAMAYA DEĞER.....

  19. 2007-04-02 #119
    Aşk neyin kısaltması?...



    Abartılı Şatafatlı Körlük
    * Asılsız Şehvet Kandırmacası
    * Alışılmadık Şablonlar Kaosu
    * Ah Şu Kadınlar
    * Abuk Şempanzeler Kulübü
    * Aman da Şahlanıyor Kıratım (Cesur aşk)
    * Anında Şebek Kontenjanındasın (Aptal aşk)
    * Asla Şaka Kaldırmaz (Ciddi aşk)
    * Açılmayan Şemsiye Kanatması (Terk edilmiş aşk)
    * Amorti Şansına Kalmış (Umutsuz aşk)
    * Azıcık Şampanya Koyayım mı? (Art niyetli aşk)
    * Anında Şakkadanak Kapılmışım (İlk görüşte aşk)
    * Aman Şablonu Kırmayalım (Sıradan aşk)
    * Ağrısız Şahsiyet Kanatılır (Karşılıksız aşk)
    * Arada Şizofrenlik Kaçınılmaz (Platonik aşk)
    * Aman Şahan Kaçmasın (TV programı aşkı)
    * Abi Şampiyonluk Kesin (Takım aşkı)
    * Abramovich Şevçenko'yu Kapacak (Transfer aşkı)
    * Avrupa Şirazeyi Kaçırdı (Dış politika aşkı)
    * Abe Şugar Kapçıkağızlı (Roman aşkı)
    * Alex Şahlandırıyor Kadıköy'ü (Fenerbahçe aşkı)
    * Asın Şuh Kadını (Bağnaz aşk)
    * Avşar Şutladı Kaya'yı (Magazin aşkı)
    * Arboretum Şebboyu Kıskanır (Botanik aşkı)
    * Amirim Şüpheliyi Kaçırdık (Görev aşkı)
    * Aman Şahane Kitap (Okuma aşkı)
    * Ahlat Şerbeti Kesmez (Tatlı aşkı)
    * Arsız Şov Krallığı (Reyting aşkı)
    * Az Şnitzel de Koysana (Gırtlak aşkı)
    * Acur Şalgam Kabak (Kabzımal aşkı)
    * Acımam Şamdan'ı Kapatırım (Bonkör aşk)
    * Aslında Şurup da Kesmez (Bir grip aşk)
    * Ayran Şarap Kokteyli (Midesiz aşk)
    * Abicim ş.r.fs.zim ki Kaçırmadım (Yalan aşkı)
    * Amanııın Şamdan'a Kapağım (Şöhret aşkı)


  20. 2007-04-04 #120


    Seni seviyorum,çünkü

    bu kalbin sahibi sadece sensin.

    Seni seviyorum,çünkü

    sensiz bir hayatı hayel edemiyorum.

    Seni seviyorum,çünkü

    dürüst yetişmiş birisin.

    Seni seviyorum,çünkü

    gözlerinde gözlerimi görmeyi hayal ediyorum.

    Seni seviyorum,çünkü

    hayatımın aşkı olduğunu biliyorum.

    Seni seviyorum,çünkü

    senin olduğun yerde olmak beni heycanlandırıyor.

    Seni seviyorum,çünkü

    bir ömür sana seni ne kadar çok sevdiğimi anlatmak istiyorum.

    Seni seviyorum,çünkü

    son nefesimde dahi seninle birlikte olmak istiyorum.

    Seni seviyorum,çünkü

    Sen Benim İmkansız Aşkımsın.


  21. 2007-04-04 #121

    Biliyorum ben imkansız olanı istiyorum senden ama belki de imkansız degildir.Sadece bir kez olsun sarıl bana sana olan aşkımın sıcaklığını duy lütfen.Bir kez olsun sarıl bana başkasına aşkım desende içimdeki dinmeyen yangınları söndürmek için bir kez olsun sarıl bana.Sensiz yaşanacak bu ömürde bir annenin çocuğunu sevdigi gibi bir kez olsun sarıl bana.

    Hayatımın en büyük aşkını kaçırmışken ben bir kez olsun sarıl bana.Gözlerinde gözlerimi göremesemde bir kez olsun sarıl bana.Kalbimin atışını duyabilmek için ne olur bir kez olsun sarıl bana.Bir arkadaşın son bir vedası hatırına bir kez olsun sarıl bana.Seni seviyorum diyemiyorum belki sana ama bunun hatırına bir kez olsun sarıl bana.Seni geceler boyu hayalimde yaşatmam hatırına bir kez olsun sarıl bana.Gönlümün en güzel sahibi olman hatırına bir kez olsun sarıl bana.Kaderime yazılmış biri değilsin belki ama karşıma çıkman hatırına bir kez olsun sarıl bana.Benimle arkadaş olurmusun dediğimde kabül etmemiştin ya o gün yagan yagmurlar hatırına bir kez olsun sarıl bana.Sana aşık olduktan sonra kalbime kimseyi koyamamıştım istemiştim belki ama koyamamıştım bunun hatırına bir kez olsun sarıl bana.Senin gözlerine hiç bakamamıştım ya bunun hatırına bir kez olsun sarıl bana.AŞKINA VEDA EDEN BİR AŞIK HATIRINA BİR KEZ OLSUN SARIL BANA................


  22. 2007-04-04 #122


    Kelebek Kanadında Aşk

    Zamanlar
    Güneş ekilip, yıldız biçilen zamanlardı.
    Hatırlıyorum...

    Ya önce sen vardın yürek olarak içimde
    Ya da aşk vardı önce
    Gelip içimde kestiğin
    Hatırlamıyorum...


    Ben imkansıza dudak bükerdim
    Sense halime gülerdin...
    Olsun! O günlerde ben
    Biraz mutlu biraz umutlu
    Biraz içliydim
    Doğrusu en çok da
    Kelebeklerin kanadına işlediğin
    Aşkından dertliydim...



    Ama o zamanlar
    Güneş ekilip yıldız biçilen
    Zamanlardı
    Aşk dediğin belki de
    Geceye veda etmeyen bir ay'dı...

    Türküler saklardın derinlerinde
    Sazından kaçak...
    Bilmezdin.
    Ben görürdüm duyardım da
    Sen bir kez olsun söylemezdin
    Korkularını zaten
    Kimselere vermezdin...
    Ve böylece
    Sen yağmura
    Yağmur benim gözlerime hasret
    Yaşardık...

    Heyhat!
    Hep ama hep
    O imkansıza takıldın da sen
    Ve belki de bu yüzden
    Aşk gelip bizi sarsınca yüreklerimizden:
    Ben ağlardım gözlerim gülerdi...
    Sen gülerdin gözlerin susardı...


    Şimdi ben
    O zamanların renklerini unuttum.
    Belki mavi, belki sarı, belki aktı...
    Hatırladığım tek şey
    Güneşle yıldız arkadaştı...

    Bilenler bilirdi
    Çok sevmiştik biz
    Çok!
    Ben gönlümden
    Sen dilinden...

    Ben unutsam da şimdi
    Sen hatırlarsın.
    Sesinde ufacık bir hüzün olsa
    Ya da acıtan bir özlem gözlerinde
    Bembeyaz gecelerinde gelirdim sana bu şehrin...
    Gelirdim... Gönlümden...
    Ve sen
    "Hoş geldin" derdin
    Dilinden....
    Kocaman bir çocuktum o zamanlar
    Belli!
    Dil nedir, gönül ne?
    Anlamını bildiğim
    Şüpheli!

    Şimdi söyle bana!
    Kaldıysa geriye ne kaldı?
    Tek tarafı hesaplı bir sevda
    Niyeti bozuk bir dava
    Bir de
    Sadece dağlara caka satan bir sema...

    Ama ben bunların hepsini sevdim.
    Şaşacak bir şey yok!
    Dedim ya... Ben
    Güneş ekilip yıldız biçilen zamanlardan geldim...

    Sonraları
    Belki de hiç gülmedim
    Ve sen
    Kelebeklerin ömrünün üç gün olduğunu
    Hiç bilmedin!


  23. 2007-04-04 #123
    189 - Aşka Dair Herşey

    Seni seviyorum!
    Sadece sen olduğun için...
    Gürültülü kahkahan, dağınıklığın, iştahın, sabah huysuzluğun, savrukluğun, küsmene rağmen...

    Seni seviyorum!
    Sende beni sev diye değil...

    Seni çok seviyorum!
    O kadar çok seviyorum ki... "Yanımda mutsuzsan eğer, benden uzakta mutlu ol" diyebilecek kadar...
    Ne varsa seninle ve senin sesinle, ne varsa elde kalan, paylaşarak...

    Eğer birgün gitsende,
    Şayet beni, benim seni sevdiğim gibi sevmesende, seviyorum...
    Lakin gitmeni hiç istemiyorum!


  24. 2007-04-05 #124
    Hala Aşksın Sen..
    Ama Sadece Şarkılarda...

    Aşk nedir diye sordular bana, hiç düşünmeden koydum ismini yerine, yazıp yüreğimin elleriyle..
    Senli anlamlar yükledim sevda şarkılarının her sözcüğüne, her hecesine. Haykırışlara dönüştüler, içimde bir yerlerde..


    Sırılsıklam bir özlemdi,
    Gözlerimden akan..
    Damla damla bir ümitle,
    İçimde oyalanan...
    Dokunmanın coşkusuyla,
    Taştı boşaldı birden..
    Saklanamaz bir çağlayışla,
    Kurtuldu esaretten...


    Umutlarım terketmişlerdi beni çoktan oysa. Mutululuklarsa uzaktılar bana, bir o kadar da ulaşılmaz. Yalnızlık bir yağmur misali yağıyordu ruhuma hiç durmaksızın. Zincirleyip yüreğimi, hapsetmiştim ben de ıssızlığıma kendimi. Ta ki ellerin dokununcaya kadar ellerime.. Atıp yüreğimdeki zinciri bir kenara, açtım bütün kapılarımı sana.. Susturup aklımdan geçen bütün düşünceleri, kulak verdim içimdeki çığlıklara..


    Evet, sendin beklenen,
    Evet, sendin istenen,
    Eksikliği gözlenen,
    Yokluğunda özlenen...



    Bir yanım hep eksik, hep yarımdı yokluğunda. Neyi özlediğimi, neyi beklediğimi bile bilmiyordum. Neyi aradığımı, neyi istediğimi bile fark etmiyordum. Yollarım vardı benim.. Önümü görmeden, bilmeden nereye varacağını, gittiğim. Bazen hızla koştuğum, bazen yavaş adımlarla yürüdüğüm. Yolların sonu karanlıktı, sen çıkmadan önce yollarıma.


    Asabiydim ondandı,
    Hep mutsuzdum ondandı,
    Yıllar yılı saklandım,
    Gözyaşıyla kutlandım...

    Bulutların arkasına gizlenmiş güneş misali, korkuyordum sevdaya göstermekten kendimi. Bütün karanlıklarımı çıkarıp aydınlığa, güneşim olup doğdun dünyama. Susuz kalıp kururken ruhum bir toprak gibi, yağmurum oldun, yağdırdın sevdanı üzerime. Cümlelerimin gizli kalmış özneleri, "sen" li oldular, "biz"li oldular.. Umutsuzluklara ait tüm gözyaşlarımı silip, mutluluğa dair damlalar döktüm gözlerimden..


    Gidişin de çok ani oldu ya,
    Gelişin gibi..
    İşin doğrusu;
    Varlığına alışmaktan daha zor oldu,
    Yokluğuna alışmak.
    Alıştım mı bilmiyorum,
    Ama mecbur olduğumu biliyorum.
    Boşver...
    Coşkusuda çok güzeldi varlığının,
    Yokluğunun acısı da, hiç fena değil hani...


    Seni görmediğim zamanlarda, hani hiç dokunmadığım günlerde, hani bakışların değmediğinde bile gözlerime, bir an dahi düşünmedim çıkarıp atmayı içimden. Senli kelimelerim çığlığa dönüştüğünde, kaybolduğunda yokluğunun karanlığında, sen duymadığında bile vazgeçmedim sana seslenmekten. Düşlere, hayallere sarılıp, günlerce gecelerce avundum onlarla. Sensizlikte de sevmeyi öğrendim seni.. Hasretini de sevdim.. Seninle herşeyi sevdiğim gibi.. Varlığının heyecanı gibi sahip çıktım, benimsedim yokluğunun acılarına da.. Güldüreni de, ağlatanı da, sevinçler yaşatanı da, hüzünlere boğanı da.. Sana dair, sevdana dair ne varsa, benimdi onlar da...


    Soranlara neden böyleyim,
    Bilmediğimi söyledim.
    Yalandı bu,
    Sensizlikti keyifsizlik sebebim.
    Gelişinle eksik parçam bir anda tamamlandı..
    Sende gördüm ya o an,
    Sevinçten nasılda ağlandı...


    Geldiğinde sona erdi tüm acıtanlar, tüm sancıtanlar. Çıplak yüreğinle basıp yüreğime, dindirdin yaralarımın kanayanlarını.
    Dünyama gelmeden önce kapalıydı gözlerim, açtım gözlerimi, uyandım sevdana.
    Hiç beklemediğim bir anda, hiç ummadığım bir zamanda tuttun yine ellerimden..
    Çıkmazlara doğru giden adımlarımı, döndürüp geriye yürüdüm sana doğru gelen yollara..
    Yarım kalmış bir hikayenin bilmediğim bir satırında bıraktığım sevdanı, alıp oradan devam ediyorum kelimelerime..
    En güzel dünlerim, en inanılası düşlerimdin sen. Şimdi en yaşanılası bugünlerim, en umut dolu yarınlarımsın benim..


    Evet, sendin beklenen,
    Evet, sendin istenen,
    Eksikliği gözlenen,
    Yokluğunda özlenen...


    Hep "Aşk" Olarak Kalacaksın Sen..
    Yüreğimin Kalemiyle Yazılan, Her Satırımda...


  25. 2007-04-06 #125
    Askin karizmasi


    Bu ara herkesin dilinde tek bir laf var :

    " Sevmeden de olur sekerim, önemli olan sosyal,
    kültürel yapi."

    Pardon! Nasil yani?
    Herkes bu kadar mi materyalist olmu$?
    Herkes bu kadar mi korkmu$ a$ktan?
    Ne yapti ki size a$k?
    Azicik caninizi, gururunuzu mu incitti?
    Vah vah!

    Oysa size kirmizi panjurlu ev vaat etmi$ti, degil
    mi?
    Ama siz zaten bilmiyor muydunuz ki, a$k gösterir
    de vermez, ancitir hani...

    Hiçbir a$k mutluluk bilmez, size söylememi$ler
    miydi?

    O zaman gidip size bu bilgiyi vermeyenlere kizin,
    neden a$ki suçluyorsunuz ki? Her a$ktan cani yanan
    a$ktan vazgeçecek olsa , bu dünyada ya$anmaya ve hatta
    ugrunda ölmeye deger ne kalacak ki?

    Siz bu kadar mi kolay satiliga çikardiniz
    ruhunuzu?
    Saygi peki de, sadece "uygun" diye bir gönüle
    nasil baglanir ki ruh?

    O zaman nasil dokunacaksiniz, nasil seveceksiniz
    gözlerinizle?

    A$k için çarpmayan gönlü bo$una neden i$gal eden
    birileri var ki?

    Bu ara her yerde kiralik ilanlari var fark
    ettiniz mi?
    Satilik ilanlari ne az degil mi?

    Siz de mi yoksa sadece kiralamayi seçeceksiniz?

    Bu kadar mi kolay kiralanmamali ruhlar?

    Bu kadar mi korkuyorsunuz aci çekmekten?

    Veya ardindan gidip , aglayip, yalvarmaktan?

    Böyle bir lüks yok ki!

    Hem aci çekmeyeceksiniz, kendinizi pa$a pa$a
    koruyacaksiniz hem de a$ik olacaksiniz, hem de
    gururunuz her$eyin üstünde olacak!

    A$k sizi kizdirdiginda, ne çabuk yokmu$ gibi
    davraniliyor artik…

    Ne kolay bakiyorsunuz ba$ka gözlere...

    Inaniyor musunuz bari yeni ya$adiklariniza?

    A$k cesaret ister, dürüstlük ister her$eyden önce
    a$kin da günümüz deyimiyle bir karizmasi var,
    karizmayi saglam tutmak ister!

    A$ka kizip, kendi ruhunuzdan neden
    vazgeçiyorsunuz ki?
    A$k, gerçekten bu duyguyu ya$amak isteyen ve bu
    duyguya a$ik olanlara layik aslinda…

    Onu kanalize ettiginiz ki$i ise sadece bir
    araç...



  26. 2007-04-07 #126
    hOşçakaL aşkLarın en güzeLi



    Unut dediğin kolay değil sorma
    Sanırım aldandım yıllar sonra
    Yalan ölürüm inanmam buna
    Bulurum dedin benden sonra ..

    Umrumda değildin artık aslında. Sözlerin, lafların, davranışların .. Gereksiz görüyordum seni.. Manasızdın bana göre. Ama inanamıyordum işte.. €limde değil. Özgürdün bir kuş misali.. Aldandım o bakışlara.. Yıllar sonra, geriye baktığımda, aptal bir resim görüyordum karşımda...

    Kaç yıl gerek bana dönmen için?
    Kavruldu kalmadı yandı için
    İnan bana canım sende özleyeceksin!

    Benim gibi sende seviceksin birgün! Ah ettim tanrıya.. Umursamıyordum çünkü seni. Ne başka ilişkileri, ne sesini, nede başkalarının yanında nefes alış-verişlerini .. Önemsiz bir varlık olarak kalıcaksın ben'de.. Huzurumu da aldın yanına. Helal olsun sana! Sevme, istemiyorum zaten bundan sonra.. Hoşçakal bileti vermek kalır bana.. Geriye sadece ezeli bir düşman...

    Hoşçakal aşkların en güzeli
    Kavuşur elim sana günün birinde
    Sarılıverir beline dokunur tenim sana yeniden ...
    Hoşçakal...

    Hoşçakal aşkların en güzeli.. Birgün, belki birgün tekrar buluşmak ümidiyle .. Birgün özlersin düşüncesiyle .. Birgün, herhangi birgün aklına gelirim belki diye hoşçakal..

    Çok geldi bu vedalar.. Sevmem, bilirsin .. Sen onu bile yapamayacak kadar adisin!!

    Hangi gün taşınır dönerim
    Bilinmez boş kalacak yüreğim ..

    Gidiyorum işte.. Seni sevenlerine, istediklerine, özlediklerine bırakarak mutluluğuma gidiyorum işte.. Demirimi attım limanıma.. Hangi gün geri dönerim bilinmez.. Sende özleyeceksin!! Yalnız kaldığında arayabilirsin.. Hani olurya..Arkadaşa ihtiyacın olur.. Gitmişim nasıl olsa.. Lanet olasıca bir ses.. Neyse....Böyle giderse geri dönebilirim. Uzaktan bakmak, hafif bir tebessüm sarfetmek sana karşı; belkide en güzeli...

    Hoşçakal ! Aşkların €n Güzeli....


  27. 2007-04-08 #127
    Çok Zor Aşkım


    Seni düşündüğüm an bitiyor sorunlar,
    Sana sarıldığım an başlıyor güzel anlar,
    Ve sen yanımdayken kıskanıyor bizi bütün sevdalar

    Yanımda yoksun ya;çaresizim
    Saçımıda toplamadım bugün;acıyor içim,
    Bliyorsun,sensziliğe alışık değilim,
    Harap oldum,çok bitkin halim...

    Genede arada gözlerim gülüyor,
    Çünkü gülüşünü hatırlıyor,
    Anlatmak istiyorsevgisini anlatamıyor,
    Sensizlik büyük cesaret çekilmiyor...

    Ağlamak,gülmek,yanmak,
    En büyük zorluklara dayanmak,
    Zor da olsa aşkı yaşatmak,
    Çok zor aşık olanı anlamak..


  28. 2007-04-09 #128
    AşK HiÇ BiTeRmİ...



    Bunca Hatıra Bunca Gözyaşını Bir Günde Silermi?
    Gözlerime Bak Ve Söyle Fırtına Dinermi?
    Hissettiğimiz Sımsıcak Sarılmalar Geçermi..
    Sil Gözyaşlarımı Ve Söyle, Aşk Hiç Bitermi?
    Bu Kahrolası Hayat Sensiz Sona Erermi?

    Söyle..
    Aşk Hiç Bitermi?
    Bunca Yıl Bir Anda Akıp Gidermi?
    Bu Kalp Başkasını Severmi?
    Ya o Kalp, o Başkasını Severmi..
    Uykusuz Geceler Hiç Bitermi?
    Senin Izdıraplarını Bile Kabullenmişken
    Aşk Hiç Bitermi?

    Söyle Ne Olur..
    Aşk Hiç Bitermi?
    Bir Ömür Böyle Geçermi?
    Seni Benliğime Almışken
    Bu Beden Seni Silermi?
    Yüzümü Güldüren insan Hiç Gidermi?
    Sen varken Gözlerimin Parlaması
    Belki o biter.
    Ama ya aşk, Aşk Hiç Bitermi?

    Söyle Artık Ne Olur..
    Aşk Hiç Bitermi?
    Neden Susuyorsun ki?
    İnsan Sonsuza Kadar Sevemezmi?
    Hani Nerede Eskitemediğin Aşk?
    Kuşlarla Uçup Hiç Gidermi..
    Bu ben Başkasını Severmi?
    Seni Silip Gidermi ?
    Cevap Ver, Aşk Hiç Bitermi?

    Susma Artık Söyle.
    Aşk Hiç Bitermi?
    Meleğim Hiç Uçup Gidermi?
    Başkası Onu Böyle Severmi?
    Kaybetmemek için Ne Yapar?
    Böyle Delice Severmi..
    Senelerini Uykusuz.
    Yüreğini Duygu'suz Bırakıp Gidermi?
    Yağmurda Ağlarmı Nefes Nefese.
    Sensiz Bir Gün Olsun Gülermi?
    benım Kadar Severmi?
    Son Kez Soruyorum, Aşk Hiç Bitermi?

    Tamam Sus..
    Anladım, Aşk Bitti..
    Seni Seviyorum Bitti.
    Benim için ölmende Bitti.
    Göz Yaşların Dindi..
    Söylemeden Anladım işte
    Uğruna Canımı Koyduğum
    Yaşam Kaynağım, Suyum
    Gecem Gündüzüm, Tek Düşüncem
    Herşeyim, Herşeyim..
    Aşk Bitti.. Aşkın Bitti....


  29. 2007-04-14 #129
    Aşk

    Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
    Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler
    Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
    Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
    Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı,
    Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun oturmuştu
    Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
    Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
    Sanki hiç olmamıştı
    Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu

    Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullular
    Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
    Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydiki sevmek
    Ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken
    Bırakasalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
    Çünkü iki kişiydik

    Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
    Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
    Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
    İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
    Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
    Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
    Sonrası iyilik güzellik...

  30. 2007-04-14 #130
    Yalnızlık Kurdu

    Şimdi sen gideceksin, git*
    Güzelliğini, ulaşılmazlığını al ve git.
    Bırak beni eski kısımda
    Yarınımı götür.
    Gençliğin o yara almaz bencilliğine git.
    İçinde gitgide büyüyen o yalnızlık kurdunu
    Güzelliğine dadanan o hastalıklı hüznünü
    Bırak ve git...
    Kibirli arzularına, altın gölgedeki kusursuz yüzüne...
    Yıllar sonra yaşayacağın
    Unutuluşları, o acımasız kışları bırak ve git...

  31. 2007-04-14 #131
    Adı Aşk Mı Acaba

    Yalancı baharı yaşıyorum yüreğimde
    bir ikilem içindeyim, anlatılmaz
    bir yanım, çöl sıcağında suya hasret
    öbür yanımı sorma; sanki kıyamet
    bir çift zeytin karası gözde, kayboldunuz mu hiç,
    vücüdunuz, baştan aşağı titredi mi?
    elleriniz buz kesmişken,
    kan yerine lavlar aktı mı damarlarınızda?
    yarım bir tebessüm,
    yarım bir şaşkınlıkla buluşmadı mı yüzünüzde?
    başınızı yastığa koyduğunuz gibi mi uyandınız?
    yoksa sabaha kadar yıldızları mı saydınız?
    hiç mi yalpalamadınız yürüdüğünüzde,
    hiç mi yaşamadınız yaşadıklarımı?
    öyleyse, neden bu titremeler ellerimde,
    yüreğimde, gözlerimde, her yanımda
    adı aşk mı acaba, beni böyle titreten
    yoksa, yine üstü açık mı uyudum


  32. 2007-04-14 #132
    Aşk Herşeye Rağmen

    Aşk herşeye rağmen varolabilmekti hani...

    Suskun bahara ses vermelisin
    yorgun bedeninle süslenmeli sokaklar
    Avucunda bir kaç demir para tutan çocuğu seyret
    ve biraz ötede
    titreyen elleriyle bebeğini sımsıkı tutan
    şu serseri anneyi
    Hani bir zamanlar vazgeçmeyen bir sen vardı
    Umutla eşlenik zamanlar yaşayan
    şimdi gözyaşlarını ayaza teslim etmiş sen...

    Cesaretine meydan okuyor insanlar duyuyor musun?

    Geçmiş zaman hikayeleri anlatamam
    geçip gitmiş bir zamanı sorgulayamam çünkü
    ama ya aşk?
    Bedeninle son bulan o tarifsiz duygu
    ne oldu onca yol katettiğin şeylere
    hani hüsran sabahlarda tenini ısıtan bedenler
    yalnızlığın derin kuytusunda bir çift göz
    sıcacık yüreklerde demlenmeye bıraktığın bir fincan kahve...

    Arnavut kaldırımlarda sürüklediğim yosma
    şimdi nerdesin?

    Mertlik bozuldu diyorlar
    çünkü sonu gelmeyen namelerin donandığı
    mektuplar tedavülden kalkmış
    ya ilk gençliğimde teninle zevkten titrediğim sen
    Kısa zamanlara sıkışan arzulu saatlerim
    onları da alabildiler mi senden?

    Her şiirimde yazarım zaten
    ben bu hayatta neyi yitirdiysem
    dudaklarımı mahkum ettiğimden
    suskunluğu bahar mevsimlerine adadığımdan yani

    Mevsim şimdi sonbahar
    Seni görmeyeli seneler olmuş
    ama mevsim hala sonbahar
    geçmişin bir kaç izi var
    biri sen biri aşk biri de...
    sahi senden kalan izlerin sayısı var mıdır bedenimde?
    sensizliğin izleri belli
    her kaldırım taşı bir iz bende

    Ben hala şu küçük çocuğu seyrediyorum
    sen de seyretmelisin
    vazgeçmediğin herşey o küçücük bedende gizli

    Aşk herşeye rağmen varolabilmekti hani

    Herşey zamana kurban gitti
    peki ya sen
    neden gelmedin?

    Gidenlere karşı durabilmektiyse hayat
    peki ya ben
    neden sensizim?


  33. 2007-04-14 #133
    Aşk İnsana Kanatlar Verir

    Aşk insana kanatlar verir
    Yürek gideceği yeri bilir
    Mutluluk keşfedilmeyi bekleyen bir ülkedir
    Umutsuzluk o ülkede yitik bir şehir

    Aşk insana kanatlar verir
    Güçlü, dingin, coşkun kanatlar
    Ölümsüzlük şehrinden hayat seslenir:
    Ölüm geçilirse bir aşkla geçilir.


  34. 2007-04-15 #134
    Aşk Dedikleri

    Aşk: en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o,adı kendisidir zaten.Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur.''Aşık oldum'' dediğiniz an akan sular durur,küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlar.Çünkü aşkın dili tektir.Aşk cesaret ister,kocaman bir yürek ister.Nedir bu aşk denilen şey?Elle tutulmaz,gözle görülmezbir şeyse nedir bu yaşanan somut acılar,güzellikler?Aşk,hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir,bu yüzdende kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir.Daha ne olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz.Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrınıda çözerdik herhalde.Ama o zamanda aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu.Aşk hayata ve zamana karşı işlenen en büyük suç ortaklığıdır,aşk hayatın bütün tek düzeliğine,bütün sıradanlığına en soylu baş kaldırıdır.Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz.Ve elbette yaşanılan aşkı suçlamak,yargılamak,karala! mak da aşka yakışmaz.Bu önce haksızlık kendinize saygısızlık olur.İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını karşılık görmesede,acı çekeceğini hissetsede,yarın terk edileceğini bilsede,ailesini karşısına alacağını bilsede taviz vermemeli aşkından.''SENİ SEVİYORUM'' diyebilmeligöğsünü gere gere.Aşk işte o zaman aşktır.Ve bunun doğrusu yanlışı yoktur,zaten aşkın kendisi doğrudur.Kime karşı duyuluyorsa bu aşk,doğru insanda işte odur.Aşkın zamanı yoktur hep hazırlıksız yakalar insanı.Evli olmanız,sevgilinizin olması,bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya çalışmanız,bağlılıktan korkmanız,ailenizden çekinmeniz,hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiçmi hiç umrunda değildir.İşte aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelme yürekliliğidir,belkide yeni hayata geçebilme yoludur...Aşkın ne zaman geleceği belli olmadığı gibi,ne zaman gideceğide hiç belli değildir.Fazla vakti yoktur onun,uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülüde yoktur.Bir başka göze bakmaya bir başka tene dokunmaya baş!
    laması okadar da zor değildir... Aşktan değil onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savunun aşkınızı. Biliyormusunuz hayat zaten kocaman bir yalan.Bu kadar sahteliğin içinde gerçek ve doğru olan tek güzellik AŞK lütfen ona haksızlık etmeyin.Aşkına,sana aşık olana sahip çok ve onu kaybetme.''SENİ SEVİYORUM'' demek için geç kalma! Sevgiyle kal...



    Güncelleme : 2007-04-15
  35. 2007-04-15 #135
    İmkânsız Aşk


    Benim istediğim sana dert çektirmemek

    Kolay mı lanet olası dünyada dert çekmemek

    Vazgeçmek zor istemesem de

    Bu aşk ikimizin görmesen de

    Seni unutmaya mahkûmum galiba

    Çünkü herkes bundan yana

    İmkansız Aşk

    seni seviyorum demek ne kadar zorsa
    seni sevmiyorum demek
    o kadar imkansız!.
    zaten ben hep imkansız aşklarıma
    seni seviyorum dedim
    bir gün sevmiyorum deme umuduyla...
    en çok, yalandan sevdiklerime yalan söyledim
    seni seviyorum diyerek!
    ben imkansız olduğun için sevdim seni
    zoru sevdim imkansızı sevdim aslında
    seni değil...
    seni gerçekten sevseydim imkansız olurdun
    ama sen imkansız da değildin
    her ne kadar zor olsan da
    o zaman ben her aşk yalan olduğu için
    aşkı sevdim
    ve her aşık yalancı olduğu için
    aşıkları sevdim
    yani yalanı sevdim ben
    aşkı sevdim haliyle...
    ondan seni sevmiyorum demek için
    bu kadar yalan atıyorum
    çünkü sen de bir yalancısın


    Güncelleme : 2007-04-15
  36. 2007-04-15 #136
    Umudum
    Umudum bekletiyor beni ıssız yollarda
    Çaresizliğim büyür sürekli bu kollarda
    Yağmurum düşer damla damla dolar da
    Nefesim tükenir birden bu dimdik yokuşlarda


  37. 2007-04-15 #137
    AŞKA DAİR NE VARSA

    Hep hayallerle yaşamayı arzu ediyorum.
    Çünkü hayallerime kimse karışmıyor,
    Hep hayallerimde seviyor, seviliyorum
    Aşka dair ne varsa hepsini orada tadıyorum ..

    Dostluklar bile artık sahte, ikiyüzlü oldu,
    Şimdiki güller eskisi gibi kokmaz oldu,
    Sevgi diye açtığım mektuplar kahır doldu,
    Aşka dair ne varsa hepsini orada sanıyorum ..

    Sevdim hep, sevmediğim olmadı şu cihanda,
    Verdim hep, vermediğim olmadı bu alemde,
    Yazdım hep, yazmadığım olmadı bu hayatta,
    Aşka dair ne varsa hepsini orada biliyorum ..

    Biliyorum yine bana küseceksin bir bahaneyle,
    Seviyorum diyeceksin belki önünde bir sananeyle,
    Kor ateş düşen yüreğime gel bir derman eyle,
    Aşka dair ne varsa hepsini orada yazıyorum ..

    Hayal deyip sakın sevgini esirgeme yüreğinden,
    Gün gelir elbet gerçek olur inanarak sevdiğinden,
    Sen de içersin Tanrıdan dilerim benim içtiğimden,
    Aşka dair ne varsa hepsini orada yaşıyorum ..


  38. 2007-04-16 #138
    Gel Gör Beni Aşk Neyledi



    Sen ve ben biz olamadık yar, nereye gitsem sen, hangi yöne baksam sen, her şarkıda andığım sen, her yüzde biraz daha sen, sen boyadım dört bir yanı, nefesimde bir tek sen..
    Yokluğunun karanlık zindanlarındayım, bileklerimde aşkının prangaları, dizlerim tutmuyor gözlerim görmüyor, baktığım her yerde senden bir iz, ne yana dönsem adın takip ediyor...
    Sen kokuyor tenim, kalbim sana ağlıyor...

    Ben yürürüm yana yana
    Aşk boyadı beni kana
    Ne âkilem ne divane
    Gel gör beni aşk neyledi

    Gözyaşımdan sakınırım seni her damlada yüreğime düşersin, gözümden kıskanırım seni, benden başkası görmesin, yüreğimden sakınırım seni, benden başkası sevmesin... Sensiz buralarda divaneyim, gönlümün çatısı yıkıldı viraneyim, mutluluk düş oldu avareyim, sensiz bu gönlü ben neyleyim...

    Gâh eserim yeller gibi
    Gâh tozarım yollar gibi
    Gâh akarım seller gibi
    Gel gör beni aşk neyledi

    Gözlerim senden başka göze deymedi, ellerim seni aradı gök kubbede, senin sıcaklığından başka sıcaklık bilmedi, yüreğim bir sana aktı kor ateşlerde, başka bir cana yanmadı, duy sesimi, bak gözlerime bu can sensiz hiç uyumadı...
    Ayrılık; ateşten gömlek giymekmiş, yakan, kavuran, aşkına ruhunu adayan bu ateşten gömlek değil çıkarıp atayım, yeni bir ruh da canıma can katayım, gömlekten ateş giymişim, mümkün değil yüreğimden söküp atayım, seninle nefes alıp kendimi bulayım.

    Akar suların çağlarım
    Dertli ciğerim dağlarım
    Şeyhim anuban ağlarım
    Gel gör beni aşk neyledi

    Gel artık bu ayrılık yetti canıma, ben seninle güldüm, sensizlikte soldu gönlümün gülü... Seninle cenneti gördüm, sensiz cehenneme sürgün, gel son kez olsun seni göreyim, gözlerimde sen varken son nefesimi vereyim.
    İstemiyorum sensiz doğan günü, tan vakti öten bülbülü, karanlık gecelerin mahkum sürgünü, sensizlik öldürüyor bu garip gönlümü...

    Ya elim al kaldır beni
    Ya vaslına erdir beni
    Çok ağlattın güldür beni
    Gel gör beni aşk neyledi

    Baharda çiçekler açmış bana ne, yaz günü susuz kavrulmuş gönlüm kime ne, yüreğim sensizliğin çöllerinde, dinmesin nefesin sen gelmedikçe....
    Sen; bir dokunuşunla canıma can katan, sen yokluğunda kor ateşlerde yakan, sen son nefesimde dua olup akan, sen varsan ben varım...
    Yokluğunda soluksuz bu can......


  39. 2007-04-17 #139
    Filozofların Aşk Hakkındaki Yorumları

    Aristo:
    "Sevmek acı çekmektir, sevmemek ölmek. Sevmek zevktir ama yanlız sevilmenin hiçbir zevki yoktur"

    Augustinus:
    "Sevgi ruhun güzelliğidir."

    Franz Xaver Von Baader:
    "Özgürlük aşk değildir, yalnız aşkın kapısıdır."

    François Bacon:
    "Büyük insanlarda, liyakat sahibi olanların kendilerini budalaca aşka kaptırdıkları görülmez. Büyük ruhlar ve büyük işler aşkla uzlaşmaz"

    Bailey:
    "Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır"

    Balzac:
    "Aşk yaşamında kadın, ancak hünerli bir çalgıcının elinde dile gelen bir lir gibidir. Kadınlar bizleri sevdikleri zaman her suçumuzu bağışlarlar"

    Basta:
    "Erkek az fakat sık sever, kadın ise çok ancak bir kez sever"

    Jeremy Bentham:
    "Aşk hazzı, dostlukla duyu hazlarından yoğrulmuştur"

    Bulor:
    "Aşk cennetin dilinden bize kalan tek andır"

    Antoine Bret:
    "Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur"

    Jacob Boehme:
    "İstek, hareket/genişleme, yön veren tezlere bilgelik eklendiğinde aşk olur"

    La Cordaire:
    "Aşk her şeyin başlangıcı, ortası ve sonudur"

    Dante: "Geniş varlık denizinin her yanında geniş bir aşk akışı vardır. Fiziksel devinim, bitkisel yaşam, zihinsel yaşam... hep evrensel aşkın derece derece yükselen aşamalarını oluşturur. Aşağı derecelerinde yanılmayan aşk, akılla aydınlandığı zaman iyilik ve kötülüğe eğilim kazanır. Aşk kusursuz olmayan iyiliklerin üzerinde de vardır. Hatta irade, hile ve şiddet kullanmak yoluyla bir başkasının kötülüğüne çalışmış olsa bile yine aşka uyar. Kötülükler aşktan uzaklaşma oranında bir takım derecelere sahiptir ve kötülük aşka yaklaşmak için sarf ettiği üç oranında erdeme yaklaşmış olur... Cehennem bile adalet kadar aşkın eseridir."

    Eugene Delacroix:
    "Aşkı anlatabilmek için yeryüzünde var olan dillerden başka bir dil ister"

    Descartes:
    "Bir şey kendimiz için iyi, yani uygun gibi sunulmuşsa ona karşı aşk duyarız."

    Duclos:
    "Aşk bıkılmayandır. Her şeyden bıkılabilir ama aşktan ... hayır"

    Epiktet:
    "Hareket etmenin nedeni 'istek' ve 'sevmektir', bu ise düşünmektir. Aşk
    tutkudur. İyi ya da kötünün ne olduğunu fark edemeyen insan nasıl sevebilir"

    Epikür:
    "Bilge olan evlenmez. Evlense bile aşkın vehimlerine kapılmaz... Bir uygarlığın yetkinliği ve insanlığı ancak kardeşlik ve sevgiyle olasıdır."

    Douglas Ferrola:
    "Aşk kızamığa benzer, insan ne kadar geç yakalanırsa o kadar ağır geçer"

    Faulkner:
    "Aşkı kitaplara soktukları iyi oldu, yoksa belki de başka yerde
    yaşayamayacaktı."

    Fenelon:
    "Sevmeden yaşamak yaşamak değildir. Az sevmek ise sürüklenmektir."

    Feuerbach:
    "Varlık sezginin, duyunun ve aşkın bir sırrıdır. Bu kişi, bu şey yani bireysel, yalnız duyumda, yalnız aşkta, mutlak bir değere sahiptir. Sonlu ve sonsuz orada bulunur. Aşkın sonsuz derinliği ve aşkın gerçeği, bununla yalnız bununla kaimdir" "... En derin ve en yüce gerçekler duyumlarda saklıdır. Böylece genel olarak başımız dışında bulunan bir nesne varoluşun gerçek ve ontolojik belgesi aşktır, varoluşun aşktan ve duyumdan başka belgesi yoktur."

    Costance Foster:
    "Sevgi bizi zamanın yıkımından koruyan yıkılmaz bir kaledir"

    François M. C. Fourier:
    1) Geçici ya da keyif verici aşklar ki, bu oyuncular, kahpeler, arsızlık aşkları gibi şekillere ayrılır.
    2) Az çok bir süresi fakat kısır aşklar ki, bunlar gözde aşklardır.
    3) Yalnız bir çocuk doğurtan geçici aşklar ki, bunlar dölleyen aşklardır.
    4) Karılar ve kocalar aşkıdır ki, bu iki tarafın isteği ile yıllarca sürer ve bir çok çocuk doğurturur. Fakat bunlar birbirleriyle yaşayıp yaşamamakta serbesttir."

    "Her erkek bütün kadınlara ve bir kadın bütün erkeklere sahiptir."

    Freud:
    "Yaşam belirtisinin kökeninde duygulanma; duygulanmanın da temeli aşktır"

    Geraldy:
    "Erkeğin yaradılışında sevmek yoktu. Ona aşkı öğreten kadındır"

    Geothe: "Sevilenin kusurlarını hoş görmeyen sevmiyor demektir"

    Efes'li Heraklitos:
    "Duyu organları akılsız ruhlara hizmet ettikleri zaman kötü tanıklardır. Eşek samanı altına tercih eder; köpek tanımadıklarına havlar. Domuz için çamur saf sudan daha değerlidir. Deniz suyu ister temiz ister kirli olsun, balıklar için kurtarıcı insanlar için uğursuzdur."

    Victor Hugo:
    "Aşk bir deniz, kadın onun kıyısıdır."

    Paul Henri D. Holbach: "İnsanlara kendi akıllarına saygı duymaları ve cesur olmaları telkin edilmeli ve kendileri için arkasından koşması gereken hayallere gereksinimleri varsa, doğruluk, iyilik ve barış sevgisini benimsemeleri öğretilmelidir"

    Holty:
    "Aşk kulübeyi altından bir saraya benzetir."

    Albert Hubbart:
    "Aşk yaşamdır deriz, ancak umutsuz inançsız aşk ölümden beterdir."

    Konfüçyus: "Dinsel erdem, insanlığı sevmekle olanaklıdır. Bu sevgi hissi, aileden toplumdan hükümete dek karşılıklı olarak uzamalıdır"

    François La Rocheffoucauld:
    "Tüm duygularımız ve tutkularımız rastlantı ve çıkarın eseridir ve bizim erdem, aşk, karşılık beklemezlik dediğimiz şeyler de hoşgörülerden başka bir şey değildir. Adalet aşkı nedir? Adaletsizlik ıstırabından korkmaktır. Aşk sahip olduklarımızın bizden alınması korkusudur. Aşk duyuların bir hummasıdır."

    Mevlana:
    "Bir aşkı başka aşk söndürebilir. Aşkta ne yükseklik, ne alçaklık, ne de akıllılık ve akılsızlık vardır. Hafızlık, şeyhlik, müritlik yoktur. Sadece kepazelik, aşağılık ve rintlik vardır. İnsanın toprağını aşk şebnemi ile yoğurdukları için alemde yüzlerce fitne ve kargaşalık peyda olur. Aşkın yüzlerce neşteri, ruhun damarlarına sokuldu ve oradan gönül adı verilen bir damla aldı... Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı."

    Moliere:
    "Kadınların büyük tutkusu aşkı ilham etmektir. İnsanı aşkın güzellikleri
    yaşatır."

    Montaigne:
    "Aşk utanma ve çekinmenin olduğu yerde vardır."

    Mu-Ti:
    "Kim başkasını severse kendisi de sevilecektir. Başkalarını kazandırmış olan kendisi de kazanmış olacaktır. Tüm insanlar kendileri arasında karşılıklı bir sevgi hissederlerse, güçlüler zayıfları avlayamazlar, sayıları çok olanlar daha az sayıdakileri, baskıları altına alamazlar. Zenginler yoksulları asla baskıları altına alamazlar, usta olanlar da beceriksizlerle alay edemezler. Sevgide tarafsızlık, kişisel sevgide yanılmayı önler; tarafsız sevgi kişisel sevginin de güvencesidir."

    Newton:
    "Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracaklarına duvar ördükleri için yanlız kalırlar."

    Robert Owen:
    "İnsana karşı sonsuz bir sevgi ve şefkat duyabilmek için dinsel inançlardan kurtulmak gerekir."

    Pascal:
    "Aşk iradenin ereğidir. Her çeşit dışsal emir ve baskılardan çok usa uymak gerekir. İradenin ereği olan bu aşktan başlayıp tutkuda sona eren bir yaşam mutludur. Bunlardan birini seçmem gerekse 'aşk'ı yeğ tutarım. Biz aşk karakteri ile doğarız. Aşk ruhumuz yetkinleştikçe gelişir ve bizi güzel görünen şeye sürükler. Bundan sonra artık bizim bu alemde sevmekten başka bir şey için var olduğumuzdan kim kuşkulanır? ... Aşkın konusu güzelliktir ve insan evrenin en güzel nesnesi olduğu için dışarıda aradığı bu güzelliğin örneğini kendi içinde bulması gerekir. Bu itibarla insan ancak kendisine benzeyeni ve olabildiği kadar kendisine yaklaşanı sever. Sevmeye başlayınca eskisinden bambaşka bir insan
    olduğumuzu anlarız. Aşktan söz ede ede insan aşık olur."

    J. J. Rousseau:
    "Aşk mutluluğunu evlendirdikten sonra da sürdürebilseydik, dünya cennet olurdu. Duygulu gönüller sevginin her türlüsü için duygulu değil mi?"

    Shakespeare:
    "Değişiklikle karşılaşınca değişen aşk, aşk değildir... Aşk gözle değil ruhla görülür."

    Madame De Scudery:
    "İnsan sevmeye başladı mı, yaşamaya da başlar."

    Schiller:
    "Ey aşk, güzel ve kısasın... Aşk insanı birliğe, bencillik yalnızlığa götürür."

    Seneca:
    "Yalnız akıllı bir insan sevmesini bilir. Sevip de yitirmek, sevmemiş olmaktan daha iyidir."

    Stendal:
    "Aşk, coşku ve tutku olduktan sonra insan hiç sarsılmaz, bunlar olmayınca yaşam neye yarar"

    Cenap Şehabettin:
    "Kadın olsun, kitap olsun cildine aldanmayıp içindekilere bakılmalıdır."

    Mark Twain:
    "Hiç kimse uzun süre evli kalmadıkça gerçek aşkın ne olduğunu anlayamaz."

    Voltaire:
    "Aşk bir tablodur, onu doğa çizmiş ve hayal süslemiştir. Tanrı kadınları
    erkekleri evcilleştirmek için yarattı."

    Oscar Wilde:
    "Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar da erkeklerin son aşkı olmak ister."


  40. 2007-04-18 #140
    Nasıl Bir Aşıksınız ?Testi Çözün Anlayın...



    önce cevapları bir kenara not ediniz sonra verdiğiniz cevabın yorumunu okuyunuz.


    1.Sevgilinizin evine doğru yürüyorsunuz. Oraya varmak için iki yol var. Biri kısa
    yol ama çok kalabalık ve kasvetli. Diğeri uzun, ama yürürken harika manzaralar ve hoş şeyler görebileceğiniz bir yol. Bu iki yoldan hangisini seçeceksiniz?

    2. Yol üzerinde iki gül ağacı görüyorsunuz. Birinde kırmızı güller, diğerinde beyaz güller var. Sevgilinize iki ağaçtan topladığınız yirmi tane gül götüreceksiniz. Hangi ağaçtan kaçar adet gül toplarsınız? (Yirmi tanesi aynı renk de olabilir, ikisinin karışımı da olabilir. Kaçar tane aldığınızı aklınızda tutun).

    3. Sonunda eve varıyorsunuz. Aileden biri kapıyı açıyor. Sevgilinizi onların seslenip çağırmasını mı beklersiniz, yoksa içeri girip kendiniz mi yanına gidersiniz?

    4. Sevgilinizin odasına girdiniz. Ama içeride kimse yok. Gülleri bırakacaksınız. Pencere kenarına mı, yatağın üzerine mi?

    5. Birlikte güzel bir akşamın ardından gece onların evinde kalacaksınız ve yatma zamanı geldi. İkiniz ayrı odalarda uyumaya gidiyorsunuz. Sabah olunca, ona bakmak için odasına gidiyorsunuz. Peki sizce uyuyor mu, uyanmış mı?

    6. Şimdi eve dönme vakti. Geri dönerken, bu sefer kısa ve kasvetli yolu mu seçeceksiniz uzun ve hoş manzaralı yolu mu?



    Yanıtlarınız

    1. Burada yol sizin aşk hakkındaki tutumunuzu gösteriyor. Kısa yolu seçtiyseniz çabuk ve kolay aşık oluyorsunuz. Uzun yolu seçtiyseniz aşkı ağırdan alıyor ve kendinizi kolay kaptırmıyorsunuz.

    2. Kırmızı güllerin sayısı ilişkinizde ne kadar verici olduğunuzu gösteriyor. Beyaz güllerin sayısı ise ne kadar alıcı olduğunuzu. Mesela 18 kırmızı gül ve iki beyaz gül topladıysanız, siz yüzde 90 vermeye ve karşılığında yüzde 10 almaya razı oluyorsunuz.

    3. Bu soru ilişkide sorunlara karşı nasıl davrandığınızı gösteriyor. Sevgilinizi aileden birisinin çağırmasını istediyseniz, siz sorunların üzerine gitmiyor, onların bir şekilde kendiliğinden çözülmesini bekliyorsunuz. Sevgilinizin yanına kendiniz gittiyseniz, sorunların üzerine gidip çözene kadar mücadele etmeyi seçiyorsunuz.

    4. Gülleri bıraktığınız yer sevgilinizle ne kadar çok görüşmek istediğinizi gösteriyor. Yatağa bırakılan güller ona doyamadığınızı, pencere kenarına bırakılan güller ise araya mesafe koymaya çalıştığınızı gösterir.

    5. Onu uykuda mı uyanık mı tahmin ettiğiniz, ona karşı tavrınızı gösteriyor. Sevgilinizi uykuda tahmin ettiyseniz, onu olduğu gibi kabul ediyorsunuz. Uyanmış tahmin ediyorsanız, onun değişmesini istiyorsunuz demektir.

    6. Ve geri dönüşte nasıl bir yol seçtiğiniz, aşkı ne kadar uzun yasadığınızı gösteriyor. Kısa ve kasvetli yolu seçtiyseniz, aşktan çabuk bıkıyorsunuz. Uzun ve hoş manzaralı yolu seçtiyseniz aşkı doya doya ve uzun süreli yaşıyorsunuz demektir.


  41. 2007-04-19 #141
    Aşk üzerine yazılanlarr...
    yalnız olanlara
    Ask bir kelebek gibidir, pesinden kostukça hep senden kaçar..
    En iyisi birak uçsun, inan ki hiç beklemedigin bir anda gelip omzuna
    dokunuverir...Ask mutlu eder, bazen de üzer ama ask
    özeldir, askini hak eden birine sunarsan eger..

    sevgilisi olanlara
    Askin amaci birileri için "mükemmel insan" olmak degildir,seni
    mükemmellige en çok yaklastiracak insani bulmaktir..

    çapkınlara
    Sevmedigin birine asla "seni seviyorum" deme.. Içinde olmayan duygulardan
    varmis gibi sözetme.. Kimsenin hayatina kalbini kirmak için girme.. Sevgi
    dolu bakan gözlere asla yalan söyleme,cünkü birine verebilecegin en büyük
    aci, asik olmadigin birini kendine asik etmektir...

    evli olanlara

    Seven insan "senin hatan" yerine "özür dilerim" diyendir... "neredesin"
    yerine "ben buradayim" diyendir.. "nasil yaparsin" yerine "niye yaptigini
    anliyorum" diyendir.. ve ask "keske" yerine daima "iyi ki" diyendir...

    kalbi kırık olanlara
    Kalp yarasi siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar sürer ve ilaci bu aciya
    alismak degil, ondan ders çikarabilmektir.

    aşık olmaktan korkanlara
    Aska düs ama tökezleme,anla ama bekleme, paylas ama isteme,yaralan ama
    asla aciyi içinde büyütme...

    sevdiğini fazla sahiplenenlereSevdiginin bir baskasiyla mutlu oldugunu görmekten daha aci bir sey
    varsa,o da sevdiginin seninle mutsuz oldugunu görmektir..

    aşkını itiraf etmeye çekınenlere
    Sevdiginden ayrilinca ask aci verir,sevdigin seni terk edince daha da çok
    aci verir ama en acisi, onu ne kadar sevdigini bilmesine hiç firsat
    vermemektir..

    dönmeyecek birini hala bekleyenlere;

    Hayatin en hüzünlü ani, deli gibi sevdigin insanin buna hiç degmedigini
    gördügün andir ve en büyük kaybin onun için harcadigin yillardir...
    Senin askini su gün hak etmeyen, bilki 10 sene sonra yine hak etmeyecektir...
    Birak, gitsin...


  42. 2007-04-22 #142
    imkansızzz..


    Hicbir zaman dinmeyecek yüregimizde sevdamiz
    eller cok görselerde ilelebet sürecek askimiz
    felek koymuyor gercek olamyacak sadece
    bir hayal olarak kalacak bulusmamiz
    cünkü kavusmamiz artik IMKANSIZ...

    Sensiz bu beden yasamyior cansiz
    simdi senden uzaklarda bende bir mecnunum leylasiz
    sensiz su derbeder gönlüm yapayalniz
    kader kyomuyor kavusmamiz artik IMKANSIZ...

    Bu hasret bu özlem caldi kapimizi zamansiz
    yakti kalbimizi yüregimizi acimasiz
    birakti gönlümüzü sevgisiz asksiz
    ve anladimki bitanem kader izin vermyior
    kavusmamiz artik IMKANSIZ...

    Sensiz dünyada yasiyorum isiksiz
    sensiz nefes almak sensiz yasamak bana manasiz
    sensiz hicbir anim gecmiyorki acisiz
    ve ne yazikki yazimizda yazmiyor bulusmak
    kavusmamiz artik IMKANSIZ...


  43. 2007-04-22 #143
    Aşktı o



    Aşktı o! değiştiren tüm gecelerimi
    Aşktı o! beni durup durup yenileyen
    Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi
    Oydu, doludizgin gidişime dur diyen

    Bir bıçağın keskin yüzünde kan lekesiydim
    Aşktı yine beni yıkayan, arıtan su
    Böyle ak pak olacağımı bilir miydim?
    İçimde açmasaydı o sevmek duygusu

    Ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü
    Çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın
    Görsün prangalarım o doğacak günü

    Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın
    Seninle her yerde güzel, her zaman yeni
    İstemem, sensiz hatırlamasınlar beni.

    Ümit Yaşar Oğuzcan


  44. 2007-04-22 #144
    imkansız aşk
    imkansız aşkların aşığıyım ben
    yalanların dostu
    acıların,gÜnahların dostu
    en önemlisi de
    Sensizim ben..


  45. 2007-04-22 #145
    neden imkansız
    aramızda dağlar denizlermi var
    aşılması çok zor engellermi var
    beni senden fazla seveninmi var
    söyle bana dönmen neden imkansız
    sanki şimdi bensiz
    çok mutlumusun
    ben böyle ağlarken huzurlumusun
    bu bÜyÜk sevdamdan korkuyormusun
    söyle bana dönmen neden imkansız
    gözlerini benden böyle kaçırma
    konuş bir şey söyle
    ne olur susma
    yoka başkası mı var aramızda
    söyle bana dönmen neden imkansız



    ımkansız Aşk

    falcı kadın yalan söylüyor yalan
    bizi birbirimiz için yaratmış Tanrımız
    nasıl mümkün değilse
    yıldızları toplamak gökyüzünden
    öylesine imkansız bir şey aşkımız

    kurudu gölgesinde oturduğumuz ağaçlar
    bahçelerde sevdiğin çiçekler kalmadı
    sadece hatıralarda ebedi olan
    vazgeçemediğimiz, unutamadığımız
    onlar bile bize yar olmadı

    unut benden kalan ne varsa
    unutmak tesellidir yalnızlığın
    güneşi bir kadeh şarap gibi içip
    delicesine sarhoş olmak
    en güzel tarafı imkansızlığın

    ümitlerimiz fırtınalı denizler ortasında
    bir hurda teknedir şimdi
    dalgalar dünden daha zalim
    rüzgar daha hoyrat
    ne bulut var ufuklarda ne gemi

    mevsimler toz pembe değil
    gündüzler gecedir, geceler zindan
    güneşin doğmasını beklemek boşuna
    boşuna artık medet ummak
    taş kalpli zamandan

    inan ki! Kırılmış bir ayna gibi
    paramparça, kırık dökük aşkımız
    çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
    türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
    büyük aşkımız

    aşksız günlerim

    seni sevdim ama sen beni sevmedin
    beni sevdiğini biliyordum ama yüz vermedin
    beni neden terk ettin onu bile söylemeden gittin
    çok'mu iyi oldu gidişin ikimize yalnız bırakışın
    hani çok seviyorsun hani sözler vermiştin

    seni bırakmayacağım diyordun
    bizi ölüm ayırır diyordun
    yalanmış bütün sözlerin
    gözlerin bakışların yalan söylemiş
    yalancı olduğunu bilmezdim
    bilseydim sevmezdim
    sevmeseydşm arkandan ağlamazdım
    arkamdan vurdun
    birgün inşallah seninde arkandan vururlar
    sana yalan söylerler
    seni birsaha sevmeyeceğim


    imkansız aşk


    Güncelleme : 2007-05-17
  46. 2007-04-22 #146
    BiLseLerdi...


    Bilselerdi ne kadar sevebileceğimi, gereksiz yerlerde durmanın, anlamsızlığını öğrenirlerdi...
    Bazen öyle derinlerde buluyorum ki kendimi, bakanın göremeyeceği, ürkek, kanlı savaş sahnelerini aratmayan, aldatılmış ve her anda bir son bekleyen…


    Bir dünya kurdum kendime, saklı, sırlı, çözebilselerdi anlayacaklardı ne kadar çok sevebileceğimi…


    Anlarlardınız çizdiğim resimleri, aklımdan geçirdiğim şiirleri, dinlediğim şarkıları, yüreğimi, hayallerimi...



    Anlardınız gönlümün boş ve tek bir sevgiliye ihtiyaç duyduğunu, yinede duvarlar ördüğümü, sadece duvarları yıkan birini beklediğimi…



    Hiç zaman kaybetmezdi…


    Herkesin ürktüğü fotoğraflarım, kimsenin anlamadığı suskunluklarım, saklı düşlerim, seçtiğim sözlerim,
    beklentilerim, isteklerim ve çözülmek isteyen tüm duygular…


    Tüm benliğim değişmek ister, hiç konuşmadığım gibi konuşmak ister artık gönlüm…


    Bilsen, aklından geçirebilsen ne kadar sevebileceğimi, gereksiz yerlerde durmazdın…


    Haydi!!! Durma,Yık duvarları…Bekliyorum

    DİP NOT:
    alıntıdır

    YAZAN:Zarife
    DÜZENLEYEN:Matrock


    Güncelleme : 2007-05-26
  47. 2007-04-25 #147
    Aşk Belki




    Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi...

    Ama; kendimden bile önce tanıdığım...

    Her saniye yeniden doğmak gibi...

    Ama, asırlardır süren...

    Kışa dönmeyen sonbahar; derin, duygulu. .

    Yaza dönmeyen ilkbahar; serin, coşkulu...

    •••

    Ilık avuçlarında, kar taneleri...

    Güneş sıcağı, gözleri...

    Ve sözleri...

    Ve sesi...

    •••

    Böyle olmalı aşkın tarifi...

    Ki, tarif edilememeli ..

    •••

    "Resmini çiz!" deseler...

    Bacası tüten bir ev belki...

    Belki gece yarısı terkedilmiş bir şiir...

    Veya kaldırımların kanına giren...

    Aşkın ayak sesleri...

    •••

    "Resmini çiz!" deseler...

    Her köşe başı ıhlamur kokar...

    Yağmur kokar...

    "Resmini çiz!" deseler...

    Şehit akıncının dudaklarındaki tebessüm...

    Veya...

    Gecenin koynuna bırakılan gözyaşları...

    Gizli ve mahcup...

    •••

    Aşk, istemektir belki...

    Belki bir ticaret; pazarlıksız...

    Bedeli kalbinizdir... Bedeli herşeydir...

    Sonrası bir uzun yolculuk...

    Sonrası; nasip!

    •••

    Tarifini sorsalar....

    Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi...

    Az kalsın ölüyormuşum gibi...


  48. 2007-04-26 #148
    947 - Aşka Dair Herşey


  49. 2007-04-26 #149
    A$kIn Sesi


    Insanlarin verdigi hayat sevgidir. Niçin yalniz sana yazdigimi sorma,
    niçin yalniz sana geldigimi...
    Sana gelisim iste bundan. Sen aski anlatiyorsun, yasatiyorsun bana. Çünkü
    yasiyorsun.
    O sözlerin kalbinden geldigini kalbime vurusundan anliyorum ben.
    Sözlerin degil beni sana baglayan, O sözlerini manasina vurgunum.
    Niçin mi sen?
    Sen benden önce vardin, varolusun bu yüzden. Ve sen benden sonrada varsin,
    sana tutunmam aska ve varliga duydugum özlemden ...
    Sen benim sözlerimsin. Seni kalbime koyusum bundan.
    Ve sen dostsun. Ruhuma siginak ararken haykirmam hep bu yüzden...
    Ve sen dostsun, arkadassin. Sen içimi koruyan bir elbisesin. Ben ruhunun
    çiplakligini örtügün tenim. Sen de bunlari yasiyorsun ama sakliyorsun
    kendinden. Kalbinin sesini dinle bir an. Duyacak o zaman sevginin ve askin
    sesini. Bir liman aradigini ve bu limana siginmak istedigini......

    Sen benim yasadiklarimi yasamadin gülüm
    Ben de bir Mecnun'um ama Leyla'm yoktu benim
    Dikenlerden su istemeyi kendime yediremedim
    Bu yüzden herseyimle gelisim
    Arkadasligimi, dostlugumu, sevgimi, verisim
    Ben bana yapilani yapmak istemedim
    Bir sey isteyisime gelince ...
    Ben bana ait olani kimden isteyeyim ki?


  50. 2007-04-30 #150
    Tüm aşkLar aynıydı...Değişense sadece bizdik...







    Yazdıkça benliğimin kaybolduğu, gözlerimin daha çok
    uçurumlara daldığı, şehrin en kalabalık anlarında
    bile kulaklarımın sağırlaştığı, bir daha yazmasam keşke
    diyerek yazıyorum.

    Yazıyorum savunmasız, bir iç çekişle dalgınlığımdan
    geri dönerek..

    İçimde anıların birikintisi. Anlatılmıyor cümleler,
    harfler azalıyor birer birer.

    Yetmiyor yetemiyor...

    Bağışlamayı dileyip, yüreğimin kapısında
    yalvaran gözlerinin tüm yakarışları iyi niyetli ve
    kanatan çizikler bırakırken içime, ben bütün
    varlığımla bütün hücrelerimle yanıyorum...

    Gözlerimdeki kendimi zorluyorum her adımda
    daha çok yalnızlığı sürüklüyorum ardımdan,
    nereye gitsem karşıma fırtınalarım çıkıyor...

    Hayalleri birbirine katmış bir şehrin gölgesinde
    ne kadar çoğullaşabiliriz ki daha fazla?
    Bir tarafımız o en güzel anılar için yanarken,
    öbür yanımıza soğuk vurmaz mı?

    Yüreğinden apansız sıçrayışlar gibi giderken,
    gülümseme değildi o dudağındaki kıvrım.
    Öptüğüm yerde bıraktığım izindi gör ve hatırla istediğim.

    Gecelerce uykusuz kaldım yalnızlığıma..
    Gök yarıldı, şimşekler çaktı üstüme...
    Nefessiz, ışıksız kaldım karanlık sokaklarda..

    Bu gece kopan fırtınalarımdan kesilen bir
    bilet var şimdi elimde. Benim yağmurlarım başka
    bir şehre kim bilir kimlere çıkacak bu yokuş yollara..

    Gidiyorum bütün aşklar yüreğimde...
    Gidiyorum kokun hala üzerimde...
    Sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar...
    Bir kendim bir ben gidiyorum...

    Yokluğum bastırınca, sözler bitince yokladık
    bir bir kapıları.
    Kimileri açıldı, kimilerinden biz giremedik.
    Bir karanlığın içinde yeni birilerinin
    düşlerini çektik içimize.

    Yeniden yaşandı, yeniden geldik o aynanın önüne,
    hiçbir elveda sonsuza dek sürmedi.
    Senin yerin başkaydı diye söyledik hepsine,
    hepsi için aynıydı.

    ve tüm aşklar aynıydı herzaman...
    değişense sadece bizdik...



  Okunma: 41300 - Yorum: 250 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -