Üsküdar'da bulunan Mihrimah Sultan Cami'nin çok ilginç ve güzel bir hikayesi vardır.


Bu hikaye, Mimar Sinan'ın Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı olan Mihrimah Sultan'a olan aşkını anlatır.

Mimar Sinan, Mihrimah Sultan'a aşıktır ve onunla evlenmek ister. Ancak, Mimar Sinan evli ve yaşlı olduğu için bu evlilik olayına sıcak bakışmaz.

Hürrem Sultan'ın isteğiyle Mihrimah Sultan Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa ile evlendirilir. Bu evlilik bile Mimar Sinan'ın Mihrimah Sultan'a olan aşkını dindiremez.

Mihrimah Sultan kendi adına bir cami yapılmasını ister. Saraydan kabul gören cami isteği Mimar Sinan tarafından 1540 yılında yapılmaya başlanır ve 8 sene sürer.

Mimar Sinan cami öyle bir şekilde tasarlamıştır ki, caminin dış hatları "etekleri süpüren bir kadına" benzer. Tabii ki bu kadın Mihrimah Sultan'dır.

Daha sonraları Edirnekapı'da bir başka cami daha yaptırılma kararı alınır. Bu camiyi, Mimar Sinan kendi istemiştir.

Bu cami, 61 adet pencereden oluşmaktadır ve iç dizaynında bulunan sarkıklar Mihrimah Sultan'ın upuzun saçlarına benzemektedir.

Bu iki cami Mimar Sinan'ın Mihrimah Sultan'a olan aşkını anlatmaktadır.

Mihrimah kelimesi Farsça'da "Güneş ve Ay" anlamına gelmektedir ve 21 Mart Mihrimah Sultan'ın doğum günüdür.

21 Mart akşamı iki camiyi anda görebilecek bir yerde durursanız şu manzarayı görürsünüz;

Mimar Sinan - Mihrimah Sultan Cami Hikayesi


Edirnekapı Mihrimah Cami'nin minaresinin ardından kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar Mihrimah Cami'nin ardından bembeyaz ay doğar.