1. Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak.

1982 Anayasasının 87'nci maddesine göre "kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak", Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkisidir. Bazı yazarlar, "kanun koymak" yerine "kanun yapma" ifadesini kullanıyorlarsa da, Anayasada kullanılan tabir "kanun koymak"tır. Kaldı ki bu tabir, İlhan Arsel'in işaret ettiği gibi "kanun koymak" tabirine nazaran daha isabetlidir. Çünkü, kanun "yapma" işi bakanlıklardan başlar. Parlâmentonun yaptığı işe kanun "yapma" değil, kanun "koyma" denmesi yerindedir.


2. Bakanlar Kurulu ve bakanları denetlemek.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerini düzenleyen Anayasanın 87'nci maddesine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir görev ve yetkisi de "Bakanlar Kurulu ve bakanları denetlemek"tir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Hükûmeti denetlemesini sağlayan araçlara "denetim yolları" denir. Bu denetim yolları Anayasanın 98, 99 ve 100'üncü maddelerinde düzenlenmiştir. Bunlar beş tanedir: Soru, genel görüşme, meclis araştırması, meclis soruşturması ve gensorudur.


3. Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek.

Anayasamızın 87'nci maddesine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisinin üçüncü görev ve yetkisi, "Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek"tir.

Kanun hükmünde kararname esasen yürütme organının bir işlemidir. Bu nedenle biz kanun hükmünde kararnameleri ileride ayrıca inceleyeceğiz. Orada kanun hükmünde kararnamelerin dayanağı olan yetki kanunlarının hukukî rejimini de göreceğiz. O nedenle, yetki kanunları hakkında aşağıda kanun hükmünde kararnameleri incelediğimiz onsekizinci bölüme bakılmalıdır.

Bununla birlikte şunun altını çizelim ki, kanun hükmünde kararname Bakanlar Kurulunun bir işlemi olsa da, bu işlemin dayanağı olan yetki kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir işlemidir. Dolayısıyla, kanun hükmünde kararname konusu Bakanlar Kurulunun görev ve yetkileri içine girse de, "yetki kanunu" Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri içine girmektedir.

4. Bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek.

Anayasamızın 87'nci maddesine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisinin dördüncü görev ve yetkisi, "bütçe ve kesin hesap tasarılarını görüşmek ve kabul etmek"tir. Konuyu "bütçe kanunu" ve "kesin hesap kanunu" şeklinde ikiye ayırıp incelemek uygun olacaktır.

5. Para basılmasına karar vermek.

Anayasamızın 87'nci maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisinin beşinci görev ve yetkisi "para basılmasına karar vermek"tir. Para basılmasına karar vermek devletin hükümranlık hakkının kullanılmasına dayanmaktadır. Tarihsel olarak, para basılması, egemenlik hakkının bir göstergesidir. Bağımsızlığını ilân eden hükümdarlar para bastırırlardı. Keza, tahta yeni çıkan hükümdar da kendi adına para bastırırdı. 1876 Kanun-ı Esasîsinin 7'nci maddesine göre "meskukat darbı" padişaha ait bir haktı. Cumhuriyetin ilânıyla Padişaha ait haklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplanmış ve bu arada "meskukat darbı " yetkisi de 1924 Teşkilât-ı Esasîye Kanununun 26'ncı maddesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiştir. Aynı yetki, 1961 ve 82 Anayasalarında da Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiştir.

6. Savaş ilânına karar vermek.

Anayasamızın 87'nci maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisinin altıncı görev ve yetkisi "savaş ilânına karar vermek"tir.

Savaş ilân etme yetkisi geleneksel olarak tipik bir egemenlik yetkisidir. Bu yetkinin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması bu bakımdan anlamlıdır.

Anayasanın 92'nci maddesi bu hakkı sınırlandırmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi ancak "milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hali ilânına" yetkilidir. Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 2'nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "şiddet kullanma yasağı" dikkate alındığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi savaş ilânı yetkisini ancak Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 51'inci maddesinde yer alan "meşru müdafaa hakkı" kapsamında kullanabilir.

TBMM İçtüzüğünün 129'uncu maddesinde savaş hali ilânında izlenecek usûl düzenlenmiştir. Buna göre, "yabancı bir devlete karşı veyahut belli bir devleti hedef tutmayıp Türkiye için savaş hukukunun yürürlüğe girmesini gerektiren hallerde savaş hali ilânına, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından karar verilir".

1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, "sulh akdi" yapma yetkisini de Türkiye Büyük Millet Meclisine veriyordu (m.26). Gerek 1961, gerek 1982 Anayasası "barış yapma"ya ilişkin özel bir hüküm içermemiştir. Barış andlaşması yapılması da bir milletlerarası andlaşma ile olacağından, bunun da Anayasanın 90'ıncı maddesinde öngörülen usûllerle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmasının uygun bulunması gerekir.

Diğer yandan, Anayasanın 92'nci maddesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisini Türkiye Büyük Millet Meclisine vermektedir. TBMM İçtüzüğünün 130'uncu maddesine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi bu izin verme yetkisini Bakanlar Kurulunun istemi üzerine ve belirli bir süre için verir.

7. Milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak.

Anayasamızın 87'nci maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisinin yedinci görev ve yetkisi "milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak "tır.

Andlaşma Yapma Yetkisi .- Anayasamızın metninde andlaşma yapma yetkisinin, yani görüşmeler yapma ve andlaşma metnini tespit etme yetkisinin kime veya hangi organa ait olduğunu gösteren bir hüküm yoktur. Ancak uygulamada andlaşma yapma yetkisinin yürütme organına ait olduğu kabul edilmektedir. Bugünkü uygulamaya göre Türkiye adına Cumhurbaşkanı, Başbakan, Dışişleri Bakanı yetki belgesine gerek kalmadan ve ayrıca Dışişleri Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan yetki belgesiyle görevlendirilen kişiler Türkiye adına milletlerarası andlaşma yapma yetkisine sahiptirler.

Andlaşmaları Onaylama Yetkisi.- Yukarıdaki kişilerce yapılan andlaşmanın bağlayıcılık kazanması için "onaylanması ve yayımlanması" gerekir. Andlaşmaları onaylama ve yayımlama yetkisi ise, Cumhurbaşkanına verilmiştir (Anayasa, m.104).

Andlaşmaların Onaylanmasının Kanunla Uygun Bulunması .- Ancak Cumhurbaşkanının bu onaylama yetkisini kullanabilmesi için, Türkiye Büyük Millet Meclisinin andlaşmanın onaylanmasını bir kanunla uygun bulması gerekir (Anayasa, m.90/1). Andlaşmaların onaylanmasının bir kanunla nasıl uygun bulanacağı hususu Anayasamızın 90'ıncı maddesinde düzenlenmiştir. İşte biz burada bunu göreceğiz. Burada hemen belirtelim ki, 90'ıncı maddeden bahsedilirken, konuşma pratikliği bakımından günlük dilde ve hatta bazen kitaplarda "andlaşmaların onaylanması" veya "andlaşmaların uygun bulunması" terimleri yer yer kullanılmaktadır. Bu terimler bu haliyle yanlıştır. Bunları kullananlar, bu terimlerle, "milletlerarası andlaşmaların onaylanmasının kanunla uygun bulunması"nı kastetmektedirler.


8. Anayasanın 14'üncü maddesindeki fiillerden dolayı hüküm giyenler hariç olmak üzere, genel ve özel af ilânına karar vermek.

Anayasamızın 87'nci maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine verilen sekizinci yetki ve görev, "Anayasanın 14'üncü maddesindeki fiillerden dolayı hüküm giyenler hariç olmak üzere genel ve özel af ilânına" karar vermektir.
Maddede görüldüğü gibi "Anayasanın 14'üncü maddesindeki fiillerden dolayı hüküm giyenler" affedilemeyeceklerdir. Bu nedenle Anayasanın 14'üncü maddesi ise şöyle demektedir:

"Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din ve mezhep ayırımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzenini kurmak amacıyla kullanılamazlar".
Görüldüğü gibi Anayasanın 14'üncü maddesinde sayılan fiiller genellikle devlet aleyhine işlenen suçlar ile ilgilidir. Burada "ilgili" kelimesinin altını çiziyoruz; zira, Anayasanın 14'üncü maddesi her ne kadar birtakım fiiller saymış olsa da, bu maddenin bizatihi suç yarattığını söylemek mümkün değildir. En azından maddede bu fiiller için ceza öngörülmemiştir. Zaten ceza hukuku sistemimizde, suç ceza kanunları ile yaratılır. Ceza kanunlarının suç olarak tarif etmediği bir fiil suç olarak nitelendirilemez. O nedenle, Anayasanın 87'nci maddesinde görüldüğü gibi "Anayasanın 14'üncü maddesindeki fiillerden dolayı hüküm giyenler " affedilemezler denmesi doğru değildir. Ülkemizde kimse Anayasanın 14'üncü maddesinden hüküm giymiş değildir. Hüküm giyenler, Anayasanın 14'üncü maddesinde sayılan fillerden değil, bu fiillerle "ilgili", bu fiillere "benzeyen" Türk Ceza Kanunu maddelerinden mahkûm olmuşlardır. Türk Ceza Kanununun hangi maddelerinin Anayasanın 14'üncü maddesindeki fiiller kapsamında olduğunu tayin etmenin ise pek kesin bir yolu yoktur. Her hâlükârda bu konuda kıyas yoluna başvurulacaktır. Bu ise ceza hukukunun temel ilkelerinden olan, kanunîlik, kıyas yasağı ve dar yorum ilkelerine şu ya da bu şekilde aykırı olacaktır.


9. Mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek.

Anayasamızın 87'nci maddesine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisinin sahip olduğu dokuzuncu yetki, "mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek"tir.


10. Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek.

Anayasamızın 87'nci maddesi, yukarıda gördüğümüz yetki ve görevleri saydıktan sonra, ayrıca "Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek" konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkili ve görevli olduğunu belirtmiştir.

Bu görev ve yetkiler arasında şunlar sayılabilir:
1. İçtüzük yapmak (m.95). İçtüzüğün ne olduğunu Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından nasıl yapıldığını yukarıda görmüştü. O nedenle burada tekrar değinmiyoruz.
2. Cumhurbaşkanını seçmek (m.102). Cumhurbaşkanının seçim usûlünü aşağıda Cumhurbaşkanını incelediğimiz bölümde göreceğiz.
3. Anayasayı değiştirmek (m.175). Biz aşağıda ayrı bir bölüm olarak anayasa değişikliği konusunu işleyeceğiz. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu yetkisini orada açıklayacağız.
4. Kanun hükmünde kararnameleri onaylamak (m.91). Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu yetkisini aşağıda kanun hükmünde kararnameler konusunu inceleyeceğimiz bölümde göreceğiz.
5. Anayasanın 119 ve 120'nci maddeleri uyarınca verilecek olan olağanüstü hâl ilân kararını onaylamak ve süresini her defasında dört ayı geçmemek üzere uzatmak (m.121). Bu yetkiyi aşağıda olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamelerini inceleyeceğimiz bölümde açıklayacağız.
6. Olağanüstü hal süresince Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun çıkaracağı kanun hükmünde kararnameleri onaylamak (m.121/son). Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu yetkisini de aşağıda olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamelerini inceleyeceğimiz bölümde göreceğiz.
7. Anayasanın 122'nci maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun alacağı Sıkıyönetim ilân kararını onaylamak ve süresini her defasında dört ayı geçmemek üzere uzatmak (m.122). Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu yetkisini de aşağıda sıkıyönetim rejimini inceleyeceğimiz bölümde göreceğiz.
8. Sıkıyönetim süresince Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun çıkaracağı kanun hükmünde kararnameleri onaylamak (m.122/3). Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu yetkisini de aşağıda sıkıyönetim kanun hükmünde kararnamelerini inceleyeceğimiz bölümde göreceğiz.