Topluluk Karşısında Konuşma Korkusu

Guiness Rekorlar Kitabı'na göre dünyanın bir numaralı korkusu topluluk karşısında konuşmaktan duyulan korku..


Çoğu insan toplum karşısında konuşacağıma ölürüm daha iyi diyor. Hem de bu sayısı azımsanmayacak kadar çok. Ölmeyi tercih etmek belki mecazi olarak kullanılıyor ancak; Amerika'da yapılan bir araştırmanın sonuçları bu korkuyu doğrular nitelikte. İnsanlara en çok neyden korktukları soruluyor ve sonuçlar arasında birinci sırayı toplum karşısında konuşmak alıyor. Ölüm korkusu yapılan araştırmada altıncı sırada yer alıyor. Guiness Rekorlar Kitabı'na göre dünyanın bir numaralı korkusu topluluk karşısında konuşmaktan duyulan korku!

Topluluk Karşısında Konuşma Korkusu


Eğer sizden birkaç kişi karşısında bir konuyu anlatmanız istendiğinde yüzünüz ateş gibi oluyorsa, nefes almakta güçlük çekiyorsanız, cümleyi tamamlamaya nefesiniz yetmiyorsa, bacaklarınız titriyorsa, dudaklarınız kuruyor, kalp atışlarınız hızlanıyorsa şunu unutmayın ki bu durum sadece sizde olmuyor. Neredeyse dünya üzerinde yaşayan insanların yarısı bu şekilde toplum karşısında konuşmaktan korkuyor. Hatta öyle ki dünyanın en iyi hatipleri bile toplum karşısında konuşma korkularını itiraf ediyorlar. Amerikalı ünlü edebiyatçı Mark Twain'in şu sözü meşhurdur. "İki tür konuşmacı vardır. Heyecanlananlar ve heyecanlı değilim diye yalan söyleyenler"


İnsanlar çoğu zaman yakın arkadaşlarından oluşan bir grubun karşısına geçtiğinde konuşamıyor. Oysa o grupta yer alan herkesle tek tek çok rahat konuşmasına rağmen karşısında bir topluluk gördüğünde heyecanlanıyor ve konuşamıyorlar. Bazen bu durum insan psikolojini o kadar etkiliyor ki topluluk karşısında olmayı bırakın toplum içinde bile konuşamaz bir hal alıyor. Toplum içinde konuşamama korkusuna dönüşüyor. Mesela bir toplantıda beyan edecek bir fikriniz olmasına rağmen toplum içinde konuşma korkusundan dolayı susuyoruz. İnsanların çoğu olmasa bile bazısı minibüste ineceği durağı yüksek sesle söylerken çekingenlik gösteriyor.



Peki, dünyanın bir numaralı korkusu toplum karşısında konuşamama yenilip, bu sorun aşılabilir mi?

"Ben ne zaman bir topluluğa konuşacağım ki?" diyebilirsiniz. Bu hiç belli olmaz. Bir gün ansızın size bir mikrofon uzatılabilir, ya da bir veli toplantısında görüşleriniz alınmak istenebilir. En iyisi bu duruma hazırlıklı olmak, yapılacak birkaç küçük çalışmayla toplum karşısında konuşma korkusunu yenmek. İşte size insanlar arasında ölüm korkusundan bile önde gelen toplum karşısında konuşma korkusunu yenmeniz için ipuçları.

Durumu Kabullenin

Her şeyden önce yapmanız gereken toplum karşısında konuşma korkusunun sadece sizde değil insanların yarısından fazlasında bulunduğunu kabul etmeniz gerekir. Toplum karşısında konuşacaksanız heyecanlanmanız son derece normaldir. Hatta heyecanlanmazsanız bu anormal kabul edilebilir. En iyi hatipler, şarkıcılar vb. her yeni dinleyici karşısında yeni bir heyecan duyarlar. Uzmanlara göre heyecan duyulmadan yapılan hiçbir iş başarıya ulaşamaz, herkes heyecanlanabilir, bu son derece doğal bir duygudur.

Kendinize Güvenin

Hiç kimse doğuştan iyi bir konuşmacı değildir. İyi konuşma öğrenilebilen bir beceridir. Sizden toplum karşısında bir konuşma yapmanız istendiğinde zihninizde olumsuzluklara yer vermemeye çalışın. Acaba sesim titrer mi? , yüzüm kızarır mı? , söyleyeceklerimi unutur muyum? Gibi sizi hata yapmaya sürükleyecek olumsuz durumları aklınıza getirmemeye çalışın. Bunların yerine "Çok iyi bir konuşma yapacağım." , "Karşımdakiler konuşmamı beğenip beni takdir edecekler." Gibi zihninize olumlu telkinlerde bulunun.

Ayna Karşısında Provalar Çok Önemli

Konuşmanızı hazırladıktan sonra mutlaka ayna karşısında prova yapın. Kendinizi hitap edeceğiniz topluluğun karşısındaymış gibi hayal edin ve konuşmanızı yapın. Beden dilinizi de bu vesileyle görmüş olursunuz. Bu arada karşında prova yapacağınız ayna mümkünse boy aynası olsun. Yaptığınız bu provaları mümkünse ayna karşısından sonra ailenizin fertlerinin veya arkadaşlarınızın karşısında yapmanız çok daha büyük faydalar sağlayacaktır.

Konuşmanızı Kameraya Kaydedin

Gelişen teknolojiyle birlikte ayna karşısında prova yapmanın bir üst noktası konuşmanızın provasını kameraya kaydetmeniz olacaktır. Şimdi yeni çıkan cep telefonlarının neredeyse tamamında kamera özelliği bulunmaktadır. Cep telefonunuzu odanın içerisinde sabitleyerek konuşmanızı kaydedin. Daha sonra nasıl bir konuşma yaptığınızı seyredin ve hatalarınızı tespit ederek yeniden hatasız bir konuşma için kamera karşısına geçin. Bu işlemi kendinizi hatasız veya en beğendiğiniz ana kadar yapabilirsiniz.

Prova ve zihinsel provanın gücü

Amerika'da yapılan bir araştırmada haftada bir kez basketbol oynayan öğrencileri dört gruba ayırmışlar. Önce her grubun serbest atışla kaç basket attığını belirlemişler. Hepsi yaklaşık beşte bir oranında bir başarı göstermiş. Bir sonraki ay gruplar farklı bir antrenman programına tabi tutulmuş. İlk gruba hiç antrenman yapmaması söylenmiş.

İkinci gruba haftada üç saat serbest atış antrenmanı yapması söylenmiş. Üçüncü gruba basket sahasına yaklaşmadan haftada üç saat serbest atış yapıp, yüzde yüz oranında basket attıklarını zihinlerinde canlandırmaları söylenmiş. Dördüncü gruba ise spor salonunda haftada üç saat antrenman ve üç saat de zihinsel canlandırma yapmaları söylenmiş.


Ay sonunda öğrenciler yeniden denenmiş. Antrenman yapmayan ilk grup, hiçbir ilerleme kaydedememiş. Basketbol sahasında antrenman yapan grup, daha öncekinin iki katı bir skor yakalamış. Bir aydır basket topuna dokunmamış olan ama zihinsel canlandırma tekniğini uygulayan grup da şaşırtıcı bir şekilde aynı skoru yapmış. Hem canlandırma hem de antrenman yapan son grup ise başarı oranını üçe katlamış. Bu araştırma şunu gösteriyor. İnsanlar hem prova yapıp hem de zihninde yapacağımız konuşmayı canlandırırsa daha başarılı oluyorlar. 430 üniversite öğrencisi ile yapılmış bir diğer çalışmada gençlerin kendilerini başarılı bir konuşma yaparken canlandırdıkları takdirde konuşma öncesi tedirginlik ve streslerini daha kolay yendikleri gözlemlenmiştir.


Son sözünüz önemli!

Uzmanlara göre yaptığınız konuşmada sözün sonu başından daha önemli. Dale Carnegie, sözün sonunun en önemli unsur olduğunu ve bunun için de en son sözün en çok hatırlanacak söz olması gerektiğini belirtiyor. Konuşmayı "söyleyeceklerim bundan ibarettir. Onun için sözümü burada kesiyorum" gibi sözlerle bitirmemek gerekiyor.

Heyecanlı olduğunuz için özür dilemeyin

Çoğu zaman, dışarıdan bakıldığında heyecanlı olduğunuz fark edilmez. Bunu sadece siz bilirsiniz. O yüzden konuşmaya başlamadan önce çok heyecanlı olduğunuzu belirtip olası hatalar için özür dilemeyin. Bunu yaparsanız sadece üzerinize daha fazla dikkat toplamış olursunuz. Aynı şekilde konuşmanın sonunda da heyecanlı olduğunuz vurgusunu yapmayın.

Konuşma esnasında bunlara dikkat!

* Kısa cümleler kurun. 15-18 sözcükten fazlası uzun cümledir.
* Dinleyenlerle göz teması kurun.
* Açık, duyulur bir konuşma yapın.
* Normal hızda konuşun. Normal hız dakikada 125-150 sözcüktür.
* Takdim, teşekkür ve selam niteliğindeki uzun cümlelerden kaçının.
* Bilmediğiniz konularda konuşmayın, gerekirse bilmediğinizi ortaya koyun. Herkes her şeyi bilmek zorunda değildir.
* Notlarınızdan yararlanın, ancak kesinlikle sürekli okumayın.
* Sözleri ve davranışları taklitten kaçının. Cümlelerin, sözcüklerin sonunu yutmayın.
* Kesinlikle argo sözcükler kullanmayın ve hareket, jest ve mimiklerde aşırıya kaçmayın.

Kaynak: Eminevim Elbirliği Dergisi