Mustafa Kemal Atatürk, hayatının son dönemlerine kadar Türk ve Dünya tarihi üzerinde çok çalışmalar yapmış, çalışmaların sürekliliği için 1931 yılında Türk Tarih Kurumunun kurulmasının emrini vermiştir.


Bilhassa Türk tarihi konusuna çok önem veren Atatürk, nesilleri tarih konusunda bilinçlendirmek ve kendisinin de tarihe ne kadar önem verdiğini göstermek için bir çok sözler söylemiştir.

Türkler'in kökenini ortaya çıkarmak Gazi'nin en büyük isteklerinden biriydi. Cumhuriyetin ilk yıllarında Osmanlıların son dönemlerinde Türklük Akımları üzerine yapılan araştırmaları derledi. Atatürk'ün isteğiyle birçok bilim adamı ve araştırmacı bu alanda araştırmalar yaptı. Yabancı bilim adamları davet edildi.

Maya ve Türk dilleri arasındaki benzerlikten yola çıkarak, Tahsin Bey'i Meksika'ya göndermiştir. Kayıp Mu Kıtası hakkında araştırmalar yapmış, Türk tarihinin buraya dayanabileceğini ifade etmiştir.

Kısacası Atatürk, Türk tarihine çok önem vermiş ve konuda çalışmalar yapmıştır.

Atatürk'in tarihin önemi hakkında söylediği bazı sözler;

Alıntı:
"Tarih ne güzel aynadır. İnsanlar, özellikle ahlâkla gelişmemişkavimler, en büyük kutsal kavramlar karşısında bile hasis duygularatâbi olmaktan nefislerini men edemiyor. Tarihin sinesine geçen büyük hâdiselerde bu hadiseler içinde uygulayıcı ve etkili olanların hâlhareket ve muameleleri onların ahlâk seviyelerini ne açık
gösterir".(1915)

"Tarih bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiç birzaman inkâr edemez".(1919)

"Tarih yapan akıl, mantık, muhakeme değil, belki bunlardan çok hissiyattır." ( 15.03.1923, Adana'da HalklaKonuşma.)

"Efendiler, tarih, milletlerin yükselme ve gerileme sebeplerini ararkenbir çok siyasi, askerî, sosyal sebepler bulmakta ve saymaktadır... "(17.11.1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi.)

"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadıkkalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır.(1931)

"Tarih; hayal mahsulü olamaz. Tarih yazarken gerçek olayları bulmayaçalışmalıyız. Eğer bunları bulamazsak meçhuliyeti ve bu noktadancehlimizi itiraf etmekten çekinmeyelim. "(10 Kasım 1935, Ulus.)