"Bu issız adam muhabbeti bize ters sevmesini bilmeyene, sıkılınca çekip gidene, zoru görünce kaçana, daldan dala uçana adam denmez.
Olsa olsa oğlan denir. :D"

Sevda gelince başa, kıvırmak artık boşa, hiç durma git peşinden koşa koşa.

- Aç gözlü değiliz iki lokmayla da doyarız… O iki lokmaya göz koyanı da oyarız…

- Sıkı durun çakma baronlar, tekerinize çomak sokacak biri geliyor… Deli Dumrul geliyor…

- Marifet değil "eli kanlı" olmak, maharet "delikanlı" olmak…

- Artık her öğün cacık yenir oldu, zira memleketin her yanı hıyar dolu…

- Ah ulan İstanbul ne çocukluğumu yaşattın, ne gençliğimi… Alacağın olsun İstanbul derdim canım sıkılınca. Şimdi diyorum ki, "Ne alacağı ulan, asıl benim senden alacağım var ve tahsil etmeye geldim…"

- Hak edeni hayatıma sokarım, hak edenin hayatına sokarım.

- Deli Dumrul'dur o… Haddini bilmeyene, bildirir. Adamı makam koltuğundan, hela kuburuna indirir!

- Tesbih elde, emanet belde, sevda yürekte mesele kavga etmekte değil, bükülmeyen bilekte…

- Demirden korkan trene binmez, delikanlı o trenden yarı yolda inmez.

- Adam sandık eşeği, altına serdik döşeği… Geliyor Deli Dumrul artık zor dönersin köşeyi…

Hak edeni hayatıma, hak etmeyenin hayatına sokarım.

Kalbinde yer yoksa güzelim, farketmez ben ayaktada giderim.