Bilim ve Yaratılıcılık Kitabına Eleştiriler - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Bilim ve Yaratılıcılık Kitabına Eleştiriler

  1. İÇİNDEKİLER

    Bilim Yaratılış Kitabına Eleştiriler

    Evren ve evrim

    Nuh Tufanı Gerçek Değil mi?


    = = =

    Amerikan Ulusal Bilimler Akademisinin görüşünü yansıtan Bilim ve Yaratılışçılık kitabının özetini görünce çok sevindim.

    İçlerinde prof.larında bulunduğu on beş bilim insanı tarafından hazırlanmış.

    Basın ve yayın hakları Türkiye Bilim Akademisine verilmiş, onlarda yayınlamışlar.

    Eserin önemli bir kısmı yaratılışçılıkla (yayın ekibi en baştan yaratılışçılık mantığının bilim dışı olduğunu iddia ettiğinden) ilgili ise de bilim tarafı bize yeterli olabilirdi.

    Bilim insanlarının böylesine büyük ve geniş bir katılımıyla ortaya konulmuş bir eser bilimin susuzluğuyla kavrulan, bu nedenle kitaplardan kitaplara, sitelerden sitelere koşan gönlümüzü ve ruhumuzu serinletebilir, daha da önemlisi doyurabilirdi. Sevinmemin gerçek nedeni buydu.

    Beni yakından tanıyanlar bilirler. Bilimin tarafsız olması gerektiğine inananlardanım. Bu konuda asla taviz vermem.

    Benim için bir eser bilimsel tarafsızlığını koruyabildiği, bu nedenle konulara objektif yaklaşabildiği ölçülerde değerlidir.

    Yazar ya da yazarları değil.

    Fakat daha ilk cümlelerde derin bir hayal kırıklığına uğradım.

    Beni böylesine heyecanlandırıp umutlandıran söz konusu eserin önsözünde bakınız neler yazıyor:

    Çağdaş bilimin en temel yapıtaşlarından birisi olan evrim…..

    Canlı yaşamın ortak bir geçmişe sahip olduğu ve tüm canlıların zaman içinde değişime uğradıkları görüşlerini ortaya süren evrim kavramı günümüzde sayısız bilimsel gözlemle doğrulanmış ve tüm saygın bilimsel çevrelerce benimsenmiştir.

    Evrim teorisi kanıtlanmış bir teori midir?

    Adı geçen eserin hemen önsözünde çağdaş bilimin en temel yapıtaşlarından biri olarak tarif edildiğine göre öyle olmalı.

    Ama evrim teorisi öngörüleriyle açıklanamayan, daha sonra yanıtlanmak üzere devamlı buzdolabına kaldırılan öylesine çok soru ve sorunlar var ki bu nedenle evrim teorisi kanıtlanmıştır diyemiyoruz.

    Diğer ifade ile evrim şüphe sislerinin arkasında belli belirsiz görünen, bu nedenle rahatlıkla aldatıp, yanıltabilen bir hayal gibidir.

    Bilimsel tarafsızlığın gerekliliği konusundaki titizliğimizi daha önce belirtmiştik.

    O halde sormak gerekir.

    Kanıtlanmamış, yanıtlayamadığı soru dağlarının altında ezilen bir teori çağdaş bilimin en temel yapıtaşlarından birisi nasıl olabilir?

    Böyle bir iddiayı ancak bilimin tarafsızlığını bir kenara fırlatıp atmış tutkulu bir evrim savunucusu ya da savunucuları yapabilir.

    Diğer ifade ile bu cümleyi yazan ya da yazanlar bilimsel tarafsızlığını yitirmiş taassup sahibi kişilerdir diye yazarsak doğruyu söylemiş ve yazmış oluruz.

    Nedeni ise birbirine zıt her iki iddiadan birinin kanıtlarla desteklenmediği ve kesinleşmediği sürece varoluş bir yaratıcının eseridir diyenlerle evrim modern bilimin temel yapıtaşıdır diyenler arasında herhangi bir farkın olmamasıdır.

    Bizlere göre her iki grup da bilimsel tarafsızlıklarını yitirmiş, bilimsel yöntemlerle doğruluğu kanıtlanmamış bir öngörüyü en baştan doğru kabul etmiş taassup sahipleridirler.

    Filanca kişi ya da kuruluşların evrimi doğrulaması ya da yanlışlaması bizi ilgilendirmez.

    Bizi ilgilendiren evrimin doğrulunu ya da yanlışlığını gösteren bilimsel kanıtlardır.

    Burada bilimsel kanıtlar derken gerçek bilimsel kanıtları kastediyoruz. Hayal ürünü şöyle oldu böyle oldu edebiyatını, yine hayal mahsulü çizimleri, türlü sahtekarlık yöntemleriyle duruma ve vaziyete uydurulmuş fosilleri değil.

    Malum! Taraflardan birisi bu konuların uzmanıdır.

    Devamı var.


  2. 2012-06-01 #2
    Bilim Yaratılış Kitabına Eleştiriler-2


    Canlı yaşamın ortak bir geçmişe sahip olduğu ve tüm canlıların zaman içinde değişime uğradıkları görüşlerini ortaya süren evrim kavramı günümüzde sayısız bilimsel gözlemle doğrulanmış ve tüm saygın bilimsel çevrelerce benimsenmiştir cümlesine ise evrim kavramı dışında tamamen katılıyoruz.

    Canlı yaşamın ortak bir geçmişe sahip olduğu (zaten bunun başka bir yolu ve alternatifi yoktur) ve tüm canlıların zaman içinde değişime uğradıkları doğrudur.

    Fakat canlılardaki bu değişimi evrim olarak nitelemek tamamen yanlıştır. Tek taraflı bir değerlendirmenin (taassubun) sonucudur.

    Her şeyden önce evrim kuramı entropi, kalıtım gibi temel kanunlarla bozmanın kolay yapmanın zor olduğu ve benzeri doğal ilkelere terstir.

    Zaman içinde var oluştaki tüm düzen ve sistemlerde olduğu gibi canlılardaki değişim doğrudur fakat evrim değil, tersinim yönündedir.

    Tersinim teorisinin öngördüğü tersinimsel değişimler ise evrim öngörülerinin tam tersine entropi, kalıtım gibi temel kanunlarla; bozmanın kolay, yapmanın zor olduğu ilkeleriyle birebir uyuşur, hiç birisiyle çelişmez.

    Yazarlarımız bilimden, bilimle oluşan teknolojik gelişimlerden uzun, uzun bahsederler (gerçekte bahsettikleri evrimle uzaktan yakından ilgisi olmadığı halde) sonuçta evrimin bilimsel bir veri ya da olgu olduğu sonucuna ulaşırlar.

    Tanınmış genetikçi ve evrimci Theodolsius Dobzhansky'nin evrimin ışığı olmadan biyolojide hiçbir şey anlamlı değildir sözü onların temel düsturlarından biri olmuştur.

    Diğer ifade ile henüz kanıtlanmadığından şüpheli durumdaki bir teori biyoloji ilmini aydınlatan ışık, bir inanç durumuna getirilivermiştir.

    Bu inanç taassup değilse hangisi taassup olabilir?

    Theodolsius Dobzhansky'nin bu sözünün yanımızda (tarafsızlığını yitirmiş bir evrimci olması nedeniyle) herhangi bir bilimsel değerinin olmadığını belirtelim.

    Tabi ki isteyen istediğini inanabilir. İnanç başka, bilim başkadır. Önemli olan bilimle inancı karıştırmamaktır. Bunun içinde tam bir tarafsızlık şarttır.

    Devamı var.


  3. 2012-06-20 #3
    Bilim ve Yaratılışcılık Kitabına Eleştiriler-3

    Sayın yazarlarımız yaratılış bilimi olarak nitelendirdikleri evrim karşıtı görüşü destekleyen hiçbir bilimsel bulgunun olmaması nedeniyle kabul etmediklerinden bahsederler.

    Yaratılışı destekleyen bilimsel bulgular yok mudur?

    Böyle bir iddiada bulunabilmek için her şeyden önce varoluş olarak nitelendirdiğimiz; gözlerimizin, aklımızın, mantığımızın önünde uzanıp giden düzen ve sistem sahibi oluşumların (ve de kendimizin) varlığını ve gerçekliğini inkar etmemiz gerekir.

    Yaratışı destekleyen hiç bir bilimsel bulgu yoktur diyebilmek, bu iddiada bulunabilmek için aklın ve mantığın gözlerini kör eden; evrim dışı her öngörüyü ret ve inkar etmeyi bilimsellik zanneden taassup sahibi koyu bir evrimci olmak da bu iş için ayrı bir şarttır.

    ABD Ulusal Bilim Akademisi başkanı Bruce Alberts; bilim insanları herkes gibi doğanın düzeni ve karmaşıklığına (karmaşıklık nitelemesine katılmıyoruz) hayranlık duyar. Hatta bazı bilim insanları dindardır.Ancak bilim ve din insan deneyiminin iki ayrı alanını oluştururlar. Birleştirilmelerini istemek her ikisinin görkemlerini azaltır diye yazar.

    Yazar ama doğruluğu kesinleşmemiş kimi öngörüleri (örneğin evrimi yada yaratılışı) inkar edilemez gerçekler olarak kabul etmenin ve bunda diretmenin de bir din (inanç) olduğunu nedense görmezlikten, bilmezlikten gelir.

    Gerçek bilim insanları her şeyden önce kendilerini yaratışçı yada evrimci olarak nitelemelerinden soyutlar. Gerçekleri tam bir tarafsızlıkla görmeyi çabalar.

    Eğer siz gerçekleri görmek istediğiniz renkte bir gözlük takarak gözlemlerseniz sadece istediğiniz rengi görürsünüz. Evrimcilerin yaptıkları iş işte budur.

    Yazarlarımız bilimciler önceki nesil bilim insanlarının çalışmalarını düzeltip geliştirirken doğal dünya ile ilgili tanımlamalarımızın doğruluk ve bütünlüğü zaman içinde artma eğilimi gösterir diye yazarken bilerek ya da bilmeyerek tersinim teorisinin amblem sözlerinden olan evrimleşen tek şey bilimdir tümcesini doğrularlar.

    Evet! Evrimleşen tek şey bilimdir.

    Aynı bilim insanları yazarlarımız; bilim insanları belirli bir açıklamanın tam ve sonuncu açıklama olduğundan kesin şekilde emin olamazlar diye yazarlarsa da bu önemli kuraldan evrim ayrıcalıklı tutulmuş; en baştan, inkarı mümkün olmayan bir gerçek, modern bilimin yapıtaşı olarak nitelenmekten çekinilmemişlerdir.

    Yazarlarımıza göre evrim teorisi bu güne kadar öyle çok sınanmalardan geçmiş ve doğrulanmıştır ki bu günün en güçlü ve sağlam kuramlardan biri haline gelmiştir.

    Nasıl olduğuna ilişkin anlayışımızı sürekli artıran yeni buluşlarla evrim bu günde son derece aktif bir araştırma alanıdır.

    Acaba öyle mi?

    Yazarlarımızın öngördükleri kural ve sıra ile gerçekleri bulmaya çalışalım.



    Devamı var.


  Okunma: 951 - Yorum: 2 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -