İlhan annesini uzun yıllar önce kaybetmiş, orta yaşlı bir adamdır. Karısı Revan'dan boşanmak üzeredir. Sevgilisi Renginur, kardeşleri Armağan, Gülcan, Armağan'ın karısı Figen, Renginur'un birkaç akrabası, annesi Fatmuş, dayısı Adem ve otel müşterileri ile sevgilisinden olan oğlu Yalım'ın doğum gününü kutlamak için bir araya gelirler.


Önceki gece İlhan rüyasında annesini görür. Fakat rüyasında çok kötü bir ortam vardır. Annesinin durumu ve oldukları yer darmadağındır. Parti kalıntıları, kanlar..... uyandığında korkmuştur. Bunun anlamı neydi diye düşünür. Acaba oğlu ve kendisi için bir tehlikemiydi bu rüya. Boşanma kararının hemen ardından karısı Revan ve ablası Fikran eve geldiğinde çok çirkin davranmışlardır. Fikran tehditler savurmuştu. O zaman hiç aldırmamıştı onun sözlerine.


Altmış dört şubatıydı, İlhan İstanbul'da Fransızca eğitim veren bir kolejde yatılı okuyordu ve on yedi yaşındaydı. Müdür yardımcısı onu çağırmış, annesinin hastalığını, evine gidip görmesi için bir hafta izinli sayılacağını bildirmişti. Adamın konuşmasından annesine birşeyler olduğunu seziyordu ve eve gittiğinde yanılmadığını anlamıştı. Annesinin denizde boğularak öldüğünü öğrendi. Annesini, babasından daha çok seviyor ve onu kıskanıyordu. Babasını annesine layık bir insan olarak görmüyordu.


Annesinin hiç akrabası yoktu. Kimsesizdi. Evlatlık verildiği yerden 18 yaşında kaçmış, İzmir'e gelmiş ve iş bulup çalışmaya başlamış. Kaldığı evin sahibinin arkadaşı ile tanışmış ve evlenmiş.

İlhan'ın Babası ise Boşnak asıllı göçmen bir ailenin çocuğuydu. Çok fakir bir ailenin oğlu, bir çok yerde çalışmış, yokluğun ve yoksulluğun ne demek olduğunu çok iyi bilen biriydi. Sıfırdan başlayıp işinde çok iyi bir yere gelmiştir. Fakat bu değişiklik ailesine karşı davranışlarında hiçbir değişiklik yaratmamıştır.

İlhan banyo yapıp yeni güne iyi başlamak istedi. Renginur'la tanıştığı günleri hatırladı. Renginur iki yıl önce, bir gece, oteldeki bir eğlencede dikkatini çekmişti. Onu çok sevmiş ve sevmeye de devam ediyordu. Revan'la ayrılma kararı almadan önce gizlice mal varlığının bir kısmını oğlunun varisi olarak Renginur'un üzerine geçirdi. Revan'la olan yirmi yedi yıllık evliliklerinde hiç çocuğu olmamıştı. Fikran'ın çocuğunu evlat edinmişlerdi. Bu yüzden oğlu Yalım onun için çok önemliydi.

İlhan bunları düşündüğü sırada, Revan da telefonda aldığı haberle çok sarsıldı. Telefonda ki kişi ablası Fikran'dı. Çocuğun doğum günü partisinde n söz etmişti. Eski günleri hatırladı. Revan yirmi yedi yıl boyunca kendisini kıran, küçümseyen, ailesini ve herşeyini hor gören İlhan'la nasıl yaşamıştı. Şimdi ise İlhan'ın altmış yaşına merdiven dayamış olması ve bir kapıcı kızına tutulmuş olması onu çok incitiyordu. İlhan'la, onun mühendis olarak çalıştığı inşaat şirketinde, santral görevlisi olarak çalışırken tanışmıştı. Revan içine kapanık, sıkılgan genç bir kızdı.Ailesine maddi destek sağlamak ve evden uzaklaşmak için işe girmişti. İlhan'la tanıştıkları ilk günlerde çok mutluydu ve bir yıl sonra evlenmişlerdi.
Armağan ise iki aydır İlhan'ın otelindeydi. Politikaya atılıp başarılı olamamıştır. Karısı ile de arası pek iyi değildir. Otele hem kafasını dinlemek, hem de tatil yapmak için gitmişti. Bu sabah doğum günü partisi için, otele karısı Figen gelmişti. Birlikte İlhan'ın villasına gidip kahvaltı taptılar. Kahvaltı sonunda Armağan ve Figen plaja indiler. Önce İlhan ve Renginur'un ilişkilerini tartıştılar, sonra kendi ilişkilerini de tartıştılar. Armağan ne kadar içine kapanık çekingen ise Figen de o kadar açık, dışa dönük ve cömertti. Armağan ve Figen'in bir kızları vardı. Evlilikleri son anlarına geldi diye düşündü ve Figen'e boşanmak isteyip istemediğini sordu. Figen orada lafı değiştirip daha sonra konuşmaları gerektiğini söyledi ve odasına gitti.

Bu sırada otele yakın bir villada kalan renginur'un hasta babası çok kötüydü,ölmek üzereydi. Konuk villasında kalan babasına halası, dayısı Adem ve bazen de annesi Fatmuş bakıyordu. Bu kadar kişinin bakmasına karşı babasının bakımsızlığı Renginur'u kızdırıyordu. Renginur 1975'te İzmir'de bir apartmanın tek odalı kapıcı dairesinde doğmuştu. Turizm ve otelcilik okumuştu. Azimli biriydi. Okul bittikten sonra turistlere rehber olmuş ve çok zorluklar çekmişti. Sonra İlhan'la tanıştı ve hayatı bir anda değişti.

Renginur öğle yemeği için Kameriye‘ye gitti. İlhan, Armağan ve Figen oradaydı. Daha sonra Fatmuş'ta onlara katıldı. Armağan sabahtan beri içiyordu. Rahatsız olduğu için yemekten ayrıldılar.
İlhan'ın kız kardeşi Gülcan da akşam doğum günü partisinde olacaktı. Gülcan oğlunun ölümünden sonra kendine gelememişti. Devamlı içiyor ve kendini böyle daha iyi hissettiğini zannediyordu. Oğlu bir işe girip birşeyler yapamamış, sonra gurbetçi bir kızla evlenip yurt dışına gitmiş orada içki ve esrar kullanmış, bir yıl sonra ölmüştü. İlhan'ın ısrarlarına rağmen Gülcan partiye gitmenin doğru olmadığını düşünüyordu. Bir an acısını biraz hafiflete bilirmi diye de düşündü. Annesini hatırladı bir süre hastalığını ve ölümünü. Annesi ölmeden bir gece önce Gülcan'ın odasına gelmişti üzerinde mor parlak kadifeden bir elbise vardı. Gülcan sabah uyandığında annesi odasında yoktu ve o mor elbise, ocakta yakılmıştı. Bundan hiçbir zaman kardeşlerine söz etmedi Gülcan.

Daha sonra Gülcan evlerinin karşısındaki taksi durağında şoför olan Atilla ile evlenmişti. Evlendikleri ilk günden buyana hiç mutlu olmamıştır. Gülcan'ın iki oğlu olmuştu. Babasının da ölümünden sonra kardeşi Bertan'la birlikte baba evinde yaşamaya başlamışlardır. Bertan ailenin en çok ezileni olmuştu ve babasının da ölümü üzerine tutunacak bir dal bulamamıştı. Reşit olduktan sonra parasını idare edememişti.Yirmi bir yaşında bir kızla evlenmiş ve iki kızı olmuştu. Karısından boşanıp borçlarını ödeyemeyince intihar etmişti.

Armağan'ın karısı Figen ise iyi bir ailede yetişmiş. Sevgi açlığı çekmemiş biriydi. Armağan'la tanıştıklarında ikiside çok mutluydular. Sade bir törenle evlenmişlerdi. Zaman ilerledikçe evlilikleri kötüye gitmiştir. Fakat otel bahçesinde konuşup, birbirlerinden ayrılamayacaklarına karar verirler.

Adem yani Renginur'un dayısı, kardeşinin ısrarları üzerine Renginur'un babasına bakmak için otele gelmişti. Fakat burada kalmak Ademi rahatsız ediyordu. Renginur'la İlhan'ın ilişkisi ona ters geliyordu. Bir an önce oradan ayrılmak istiyordu. Adem de yaşamı boyunca çok zorluklar içerisinde büyümüştü. Okumak için geldiği İzmir'de çalışmak zorunda kalmıştı. Bir süre sonra askere gitmiş, dönüşte bir markette çalışmaya başlamıştı. Sonra karısı ile tanışıp evlenmiş, hiç çocuğu olmamıştı.

Doğum günü partisinden bir gün önce, balık tutmaya otel yakınında bir yere gitmişti. Dönüşte otelin çevresindeki tel örgünün bir kısmının kesildiğini fark etti. Ondan önceki günde, iki yabancı kişi gördüğünü hatırladı fakat üzerine düşmedi.
Revan'ın ablası Fikran ise kardeşini terk ettiği için İlhan'dan nefret ediyordu. İntikam almak ve bütün mirasın kardeşine dolayısıyla kendisine kalmasını istiyordu. Fikran akşam olacakları düşündü. Ramazan'ın işi halledip halledemeyeceğini bilmiyordu. Ramazan'la son bir yıldır ilişkisi vardı. Ramazan, oto tamircisi olarak çalışıyordu. Fikran'la çalıştığı yerde tanıştılar. Samimiyetleri artınca da ona İlhan'dan bahsetti. Ramazan da İlhandan kurtulabileceğini söylemişti. Bunun üzerine planlar yapıp Revan'dan para kopardıktan sonra kiralık katil tuttular. İlhan'ın oğlunun doğum günü partisinde de işi bitecekti.

İlhan ve Renginur partinin düzenleneceği otel bahçesine, havuzun kenarına indiler. Herkes oradaydı. Armağan, Figen, Gülcan, Fatmuş ve otel sakinleri. Herkes çok eğleniyordu. Sahil kenarında saat on iki civarında havai fişek atılacaktı, herkes sahile indi. Renginur ve İlhan çok mutluydu. Garsonlar havai fişekler atılmak üzereyken İlhan'la görüşmek isteyen iki kişi olduğunu söyledi. İlhan onlara doğru yürürken o kişilerin bellerindeki silahları çıkarıp kendisine doğrulttuklarını gördü ve ilk havai fişek atıldığında üç dört kez silah sesleri duyuldu. İlhan yere düştü. Herkes telaş içindeydi. Renginur İlhan'ın başında ağlıyordu. Armağan havuzun kenarına geldiğinde artık abisinin öldüğünden emindi. Ve havuzun kenarı İlhan'ın rüyasında gördüğü gibi (çiçek ve böcek ölüleri, kırık camlar, balık kılçıkları, patlak balonlar) olmuştu.

KONU: İş adamı ilhan uzun yıllar süren evliliğinden sonra eşini terk etmiş ve sevgilisi ile yaşamaya başlamıştır. Sevgilisinden olan oğlu Yalım'ın doğum günü partisi için tüm akrabalarına oteline çağırır. (Bu sırada İlhan'ın erkek kardeşinin eşiyle sorunları vardır. Kız kardeşi de bunalımda ve alkoliktir.) parti gecesi İlhan, eski eşinin ablası Fikran'ın (intikam almak ve mirasa konmak için) tutuğu kiralık katiller tarafından vurulur ve ölür.

ANAFİKİR: İnsanlar para ve hırs uğruna her şeyi (bu bir insanın canına mal olsa bile) göze alabilirler.

OLAYLAR

1.İlhan'ın, ölen annesini rüyasında görmesi ve annesinin ona bir mesaj vermek istediğini düşünüp endişelenmesi.
2.İlhan'ın on yedi yaşında yatılı okulda okurken, annesinin denizde boğularak öldüğünü öğrenmesi.
3.İlhan'ın Renginur'la bir eğlencede tanışıp, ona aşık olması. Karısından ayrılıp onunla yaşamaya başlaması ve ondan bir çocuk sahibi olması.
4.Revan'ın (bir inşaat şirketinde çalışırken) İlhan'la tanışmalarını hatırlaması ve terk edilmeyi hazmedememesi.
5.Armağan'ın politikaya atılıp, seçimleri kaybedince, bunalıma girip, İlhan'ın otelinde kalmaya başlaması.
6.Figen'in iki aydır İlhan'ın otelinde kalan eşini (Armağan) görmeye gelmesi.
7.Renginur'un babasının, İlhan'ın tüm yardımlarına rağmen bir türlü iyileşememesi ve çok az ömrünün kalması.
8.Renginur'un babasının hastalığı nedeniyle otele yakın bir villaya yerleştirilmesi ve burada akrabaları tarafından bakılması.
9.Renginur'un üç yıl boyunca turistlere rehberlik yapıp, ekonomik açıdan birçok sıkıntı çekerken, İlhan'ı tanıyıp hayal bile edemediği bir yaşam sürmeye başlaması.
10. Partinin olacağı gün öğle yemeği sırasında, Armağan'ın eşiyle tartıştığı için çokfazla içki içip rahatsızlanması.
11. Gülcan'ın oğlu Sinan'ın, evlenip Fransa'ya gitmesi, eşiyle hiç anlaşamaması ve uyuşturucu sebebiyle ölmesi.
12. Gülcan'ın oğlunun ölümünden sonra kendini toparlayamaması ve alkolik olması.
13. Gülcan'ın, annesi öldüğünde üzerinde bulunan mor elbiseyi babasının yaktığını hatırlaması.
14. Gülcan'ın, annesi öldükten sonra, ailesinin tüm itirazlarına rağmen taksi şoförü Attila ile evlenmesi ve ilk günden beri mutsuz bir evlilik sürdürmesi.
15. İlhan'ın kardeşi Bertan'ın, Oya adında bir kızla evlenip, iki çocuk sahibi olması. Daha sonra girdiği bunalım ve ödeyemediği borçlar nedeniyle intihar edip ölmesi.
16. İlhan'ın akşam olacak partiye Gülcan'ı davet etmesi. Gülcan'ın önce bu daveti reddedip, sonra kendisi için değişiklik olacağını düşünüp, kabul etmesi.
17. Renginur'un dayısı Adem'in, Renginur'un hasta babasına bakmak için otele yerleşmesi. Fakat Renginur'la İlhan'ın ilişkilerini yadırgayıp oradan bir an önce ayrılmak istemesi.
18. Adem'in liseyi okumak için İzmir'e, amcasının yanına gitmesi ve okulu bırakıp, çalışmak zorunda kalması.
19. Adem'in askere gidip geldikten sonra bir markette çalışmaya başlaması ve sonra ablasının ailesini de İzmir'e çağırıp onlara iş bulması.
20. Parti gününün sabahı Adem'in kafa dinlemek için balık tutmaya gitmesi ve dönüşte otelin yakınlarında iki yabancı erkek görmesi.
21. Fikran'ın, kardeşi Revan'ı terk etmesi sebebiyle İlhan'a büyük kin duyması.
22. Fikran'ın, Ramazan adında, kendinden çok genç biriyle beraber olmaya başlaması.
23. Fikran'ın tüm olanları Ramazan'a anlatması, Ramazan'ın da bu işi halledebilecek kiralık bir katil bulabileceğini söylemesi (İlhan öldüğünde miras Revan'a dolayısıyla da Fikran'a kalacaktır.)
24. İlhan'ın oğlu Yalım'ın birinci yaş günü kutlaması için herkesin otel havuzunun başında olması ve eğlenmesi.
25. Saat on iki de havai fişek gösterisini izlemeye giden İlhan'ı garsonların durdurup, ziyaretçisi olduğunu söylemeleri.
26. İlk havai fişek atıldığı anda İlhan'ın, Fikran'ın tuttuğu kiralık katiller tarafından vurulması.

ANA DÜĞÜM: İlhan'ın rüyasında ölmüş annesini görüp, ona bir mesaj vermek istediğini düşünüp telaşlanması, kötü bir şey olacağını düşünmesi. Bunun sonucunda korktuğunun başına gelmesi ve ertesi gece vurularak öldürülmesi.

DÜĞÜMLER

1.İlhan'ın annesinin mutsuz geçen bir yaşam sonucu, denizde boğularak intihar etmesi.
2.İlhan'ın yirmi yedi yıllık eşini terkedip, Renginur'la yaşamaya başlaması.
3.Armağanın bunalıma girip, otelde yaşamaya başlaması, iki ay aradan sonra eşiyle bir araya gelmesi.
4.Renginur'un bir kapıcı dairesinde oturup, rehberlik yaparken, İlhan'la tanışıp yeni bir hayata başlaması.
5.Renginur'un babası Remzi'nin, tam fakir hayattan kurtulup rahata kavuştuğu anda ölümcül bir hastalığa yakalanması.
6.Gülcan'ın annesi öldükten sonra evlenmesi, bir çocuğunun ölmesi. Bunun sonucunda Gülcan'ın kendini içkiye vermesi ve hayat boyu mutlu olamaması.
7.Bertan'ın evlenip, iki çocuğu olduktan sonra girdiği bunalım sonucu intihar edip, ölmesi.
8.Adem'in okuma hayalleriyle İzmir'e gitmesi ve okuyamaması. Bundan dolayı hep bir eziklik duyması.
9.Fikran'ın kardeşini terkeden İlhan'a duyduğu kin ve ondan kalacak mirası ele geçirmek için onu kiralık katillere öldürtmesi.

KİŞİLER

İlhan; Elli üç yaşında, kır saçlı, iri ve sportif yapılı, çekici bir erkek üniversite mezunu ve inşaat mühendisi. Bir bahçıvanın oğlu, annesini çok seviyor. Üç kardeşi var (iki erkek, bir bayan). Bir inşaat firmasında çalışırken tanıştığı Revan'la yirmi yedi yıl evli kaldıktan sonra Renginur'a aşık olur ve karısından ayrılır. Eski karısından çocuğu yoktur ama sevgilisinden bir çocuğu olur (Yalım). Gençken çok alçak gönüllü, mücadeleci, iyi bir insandır. Şimdi ise paranın getirdiği bir rahatlık, umursamazlıkla değişmiştir. Eski karısının da şimdiki sevgilisinin ailesine de çok büyük yardımlarda bulunmuştur.

En başta hiçbir şeye sahip değilken azmi ve çalışkanlığı sayesinde çok zengin olmuştur ve birçok oteli vardır.

Renginur; İlhan'ın sevgilisi ve ondan bir çocuğu var. İlhan'ın boşanma işi hallolunca evlenecekler. Yirmi dört yirmi beş yaşlarındadır. İzmir'de kapıcı dairesinde doğmuş. Eğlenceyi seven, zarif ve çok güzel bir bayandır. Kendinden yaşça büyük ve çok zengin erkekle beraber olmanın zorluğunu yaşıyor ve onu kaybetmemek ve memnun etmek uğruna çocuğuna zaman ayırıp, onunla ilgilenmiyor.
Turizm otelcilik mezunu, yıllarca otellerde çalıştıktan sonra en son çalıştığı şirkette, bir partide İlhan'ı tanıyor ve ona aşık oluyor. Kapıcılık yapan bir ailenin kızı olmasına rağmen asil bir görünüşe sahip.

Revan; İlhan'ın eski karısı. Yirmi yedi yıl evli kaldıktan sonra şimdi boşanmak üzereler. İlhan'a bir çocuk verememiş. Onun yerine ablasının kızı Kumru'yu evlat edinmişler.
Revan ablasının aklına uyan ve sürekli bu şekilde hareket eden, kendi başına kararlar alamayan biri.
Yeteri kadar güzel. Bunca emek verdiği bir evliliğin bir kapıcı kızı yüzünden yıkılmasını içine sindiremiyor. İlhan'a karşı çok kinli.

Armağan; Elli yaşında ve hala çekici bir erkek. Politikaya atılıp başarılı olamamış ve bunun sonucu girdiği bunalımdan kurtulmak için karısını bırakıp, İlhan'ın oteline yerleşmiş. Politikaya atılmadan önce üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmış. İç dünyasını dışarı vuramayan kendi içinde yaptığı davranışlar konusunda sürekli çelişen, ileri görüşlü bir eğitimci. Ama gelenekçi bir tarafıda var. Karısına aşık olarak evlenmemiş ama aralarında güçlü bir bağ var. İki ay ayrı kaldıktan sonra bir araya geliyorlar. Ayrılma düşüncesini gerçekleştiremeyeceklerini anlıyorlar.

Figen; Armağan'ın karısı, kırk beş yaşında, hala güzel ve yaşını göstermeyen bir kadın. Filiz adında kızı var. Sanatın her dalıyla yakından ilgili. İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Güçlü görünen ama kırılgan biri. Kocasıyla ayrı kaldıkları süre boyunca ilişkilerini sorguluyor ve çok mutlu bir beraberlik yaşamadıkların düşünüyor. Eşini huysuz ve bazen çekilmez bulmasına rağmen onu sevdiği için yıllarca bu davranışları görmezden geliyor.
Hala çok düzgün ve etkileyici bir vücuda sahiptir.

Fikran; İlhan'ın eski karısı Revan'ın, ablası. Kızını kardeşine evlatlık vermiş (içkici ve dayakçı kocası öldükten sonra), kardeşinin evliliğine çok karışan, herşeye müdahale eden biri. Herşeyini pazara çıkara bilen, hırslı tehlikeli bencil bir kadın. Davranışlarında pek sınır tanımayan, hatta bir dönem İlhan'a da aşık olmuş ve bunu ona açık açık söyleyebilen biri. Şimdi İlhan'ın kardeşini terkedişini hazmedemiyor ve ona bir şekilde kötülük yapmak istiyor. Bu dönemde Ramazan adında biriyle tanışıp, beraber olmaya başlıyor (ramazan çok genç, kendisi ise elli yaşına yakın) Ramazan'ın aracılığı ile tutuğu bir kiralık katile İlhan'ı öldürtüyor.

İlhan'ın Annesi; Çok çalışkan, fedakar, azimli bir kadın. İlhan onu çok zarif, alımlı buluyor ve babasına hiç yakıştıramıyor. Küçükken evlatlık verilmiş, kimsesiz, on sekiz yaşında evlatlık verildiği evden kaçıp, bir fabrikada çalışmaya başlamış ve İlhan'ın babasıyla tanışıp evlenmiştir. Kendi içinde birçok gelgitler ve belli etmemesine rağmen birçok sorunu olan ve en sonunda, denizde boğularak intihar eden bir kadındır.

İlhan'ın Babası (İbrahim); Göçmen bir ailenin yoksul çocuğu iken daha sonra kasabanın önemli bir şahsiyeti olmuştur. Birçok işte çalışmış, serseri bir kabadayı iken askere gidip geldikten sonra tarlaları ekip biçerek zengin olmuş.
Kıskanç, kaba ve bir kadına nasıl davranılması gerektiğini bilmeyen, içkici ve karısının intiharında büyük bir payı olan biri.

Gülcan; İlhan'ın kız kardeşi, kırk yedi yaşında. Kocasıyla hiç anlaşamayan, (iki oğlu var) bir oğlu öldükten sonra bunalıma girip, evden hiç çıkmayan ve üzüntüden alkolik olan bir kadın. Eskiden konken partilerinden gelmezken, şimdi sabah akşam içiyor ve eğlenen insanlara kızıyor. Bu yüzden İlhan'ın verdiği partiye hiç gitmek istemiyor ama onu zorla götürüyorlar.

Bertan; İlhan'ın en küçük erkek kardeşi. Annesi öldüğünde sekiz yaşındadır.on iki yaşındayken de babası ölür ve onunla hiç kimse ilgilenmez. Bir süre Gülcan'la kocası Attila'nın yanında kalır ve sonra sevgi açlığını gidermeye çalışırken Oya adında bir kıza aşık olur. Evlenir, iki tane çocuğu olur. Fakat işleri yolunda gitmez ve birçok borcu olur, ailesiyle ilişkileri bozulur ve bu üzüntüye dayanamaz intihar eder.

Attila; Gülcan'ın kocası. Gençliğinde taksi şoförü bıçkın bir delikanlıdır. Gülcan'ın bütün karşı çıkmalarına rağmen Gülcan'la evlenmiştir. Daha ilk günden Gülcan'ın üzerinde hakimiyetini kurmak istemiştir. Gülcan bu nedenle ona hayat boyu soğuk davranmıştır.

Fatmuş; Renginur'un annesi ve kırk beş yaşında. Renginur'un çocuğuna ve hasta kocasına bakıyor. Gençliğinde eşi kapıcılık yaparken oda ev temizliğine gitmiş. Şimdi ise kızı sayesinde hayatın tadını çıkarmaya başlamış. Kocası hasta ve ölmek üzer olduğu halde o doktorla flört ediyor. Ruh hali çalkantılar içinde.
Şu anda hayatından memnun olduğu için kızının ona karşı taşkın hareketlerini görmezden geliyor. Eşine göre yeni ortamlara daha çabuk uyum sağlayabilen,sevecen bir kadın.

Remzi; Renginur'un babası, kırk yedi kırk sekiz yaşlarında, Renginur'un kocası İlhan'dan daha genç. Kapıcılık yapmak için memleketinden İzmir'e gelmiş, birçok fedakarlık yaparak iki kızını da büyütmüştür. Renginur'un bu ilişkisi ilk olarak onu şaşırtmıştı ama sonra yıllarca kapıcılık yaptıktan sonra bu şaşalı hayat hoşuna gitmiş ve sesini çıkarmamıştı.
Renginur İlhan'la beraber olmaya başladıktan kısa bir süre sonra hastalanmıştı. İlhan onun için yapılabilecek herşeyi yapmıştı ama artık ölümü bekleniyordu.

Adem; Renginur'un dayısı. Adviye adında bir eşi var. Çocuğu yok. Oda Remzi'ye bakmak için gelmiş. Fakat Renginur'un bu durumundan hiç hoşlanmıyor ve kendini otelde iğreti hissediyor, gitmek istiyor. Remzi'nin ailesiyle İzmir'e gelip, iş bulmalarını sağlıyor ve onlara büyük iyilikler etmesine rağmen adam yerine konulmadığını düşünüp, üzülüyor.

Ramazan; Otuz yaşında, kalıplı, taşralı, gür siyah saçlı ve sert bir yüz ifadesi var. İstanbul'da bir oto galerisinde çalışan, konuşkan biri. Fikran ondan ilk görüşte etkileniyor ve beraber olmaya başlıyorlar. Fikran ona İlhan'dan bahsedince o da ona bir öneri sunuyor. Kiralık katillerle işi ayarlıyor. Yani karanlık işlerle uğraşan biri.