Ö Harfi İle Başlayan Deyimler ve Açıklamaları (Deyimler Sözlüğü) - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Ö Harfi İle Başlayan Deyimler ve Açıklamaları (Deyimler Sözlüğü)

  1. Ö Harfi İle Başlayan Deyimler ve Açıklamaları

    Öbür (öteki) dünya :
    Ahiret, insanların öldükten sonra gidecekleri ve ebedi olarak kalacakları alem."Öteki dünyada inşallah yüzümüz güler."


    Öç almak : Yapılan bir kötülüğün acısını aynı derecede bir kötülük yaparak çıkarmak."Öç alma fikrinden vazgeçirmeliyiz onu."

    Ödü patlamak : Ani bir olay sebebiyle çok korkmak."Fareden ödüm kopar."

    Öküzün altında buzağı aramak : Kimi sebepler, bahaneler uydurarak suç ve suçlu bulma çabasında olmak.

    Öküz öldü, ortaklık bozuldu : Aradaki yakınlık dayanağı kalktı, yakınlık da kalmadı.

    Ölçüyü kaçırmak : Uygun derecenin üstüne çıkmak, aşırı gitmek,"Sofraya her oturuşunda ölçüyü kaçırırdı."

    Ölme eşeğim ölme (yaza yonca bitecek) : Umutsuz bir bekleyişi anlatmak için kullanılır.

    Ölmek var, dönmek yok : "Neye mal olursa olsun, iş sonuna kadar götürülecektir, yapılmasından kaçınılmayacaktır" anlamında kullanılır."Özgürlük yolunda ölmek var, dönmek yok bize."

    Ölü fiyatına : Yok pahasına, değerinden çok ucuza, az bir para ile."Arsaları ölü fiyatına satmak zorunda kaldık."

    Ölü mevsim : işin veya alışverişin az olduğu, durgun geçtiği zaman dilimi."Bizim iş en ölü mevsimini yaşıyor."

    Ölüm Allah`ın emri : 1. Herkes ölecek, ölüm mukadderdir. 2. Kesin karar verme durumunda kullanılır.

    Ölümü göze almak : Yaptığı iş uğruna ölmekten korkmamak, yürekli davranmak."Allah yolunda ölümü göze aldı yiğitler."

    Ölümüne susamak : Yapmakta olduğu tehlikeli işte ölümü kendi üzerine çekecek davranışta bulunmak."Ölümüne mi susadın, çekil şu arabanın önünden!"

    Ölüp ölüp dirilmek : 1. Çok ağır bir hastalıktan kurtulmak. 2. Ard arda gelen sıkıntılı, acı veren durumlara düşmek.

    Ölür müsün, öldürür müsün ? : "Öyle ters bir iş yaptı ki ona mı ceza vermeliyim kendime mi ? " anlamında kullanılır.

    Ömrü billah : Hiçbir zaman, ya da şimdiye kadar."Ömrü billah yalan söylememiştir o."

    Ömrüne bereket : "Var ol, sağ ol, ömrün uzun olsun" anlamında kullanılır.

    Ömrü vefa etmemek : Bir şeye kavuşamadan, bir sonuca ulaşamadan ölmek."Okulunu bitirip doktor olacaktı ama ömrü vefa etmedi."

    Ömür adam : Beğenilen, çok hoşa giden, değişik düşünceleri olan adam.

    Ömür çürütmek : Uzun süre bir şey için emek vermiş olmak, ya da boşuna zaman harcamış olmak."Bu ev için bir ömür çürüttüm ben."

    Ömür sürmek : iyi ve rahat yaşamış olmak."Uzun bir ömür sürdü dedem."

    Ömür törpüsü : insanı yıpratan, yoran, sıkıntıya sokan, uzun ve yorucu iş.

    Ön ayak olmak : Bir işin yapılmasında ilk başlayan olup herkesi arkasından sürüklemek."Haydi ön ayak olda koşsunlar biraz."

    Öne düşmek : 1. Önderlik ya da kılavuzluk etmek. 2. En önde yürümek.

    Önüne gelen : Olur olmaz kimse, herkes, karşısına çıkan."Önüne gelene sordu ama bulamadı."

    Öpüp başına koymak : Bir şeyi minnetle karşılamak, seve seve kabul etmek."Adam sana iş verecekmiş, daha ne istiyorsun, öpüp başına koy."

    Örtbas etmek : Kötü bir durumu gizlemek, yayılmasını önlemek."Dairede yapılan yolsuzlukları örtbas edeceklerini sandılar."

    Örümcek kafalı : Geri düşünceli, yenilikleri kolay kabul etmeyen (kimse).

    Öteden beri : Oldukça uzun zamandan beri, eskiden beri."Öteden beri sevmem ben onu."

    Ötesi çıkmaz sokak : "Takip edilen yol yanlıştır, bu yolla bir yere gidilemez, sonuç alınamaz, bir yere kadar gidilir ama daha fazla gidilemez" anlamında kullanılır.

    Özenip bezenmek : Çok özen gösterip titizlikle, ayrıntılarına varıncaya değin ele almak.

    Özrü kabahatinden büyük : Bir kabahat için özür dilerken daha büyük bir kabahat işleyen kimse için söylenir.

    Özür dilemek : 1. Yaptığı bir yanlıştan ötürü affedilmesini istemek. 2. Özrünü ileri sürerek yapılması kendinden istenen işi yapmamak, bundan bağışlanmasını istemek."Özür dilerim, ben o kovayı taşıyamayacağım."

    Özü sözü bir : Düşünceleri, söyledikleri ve yaptıkları bir olan, ne düşünüyorsa onu söyleyen, içi dışı bir olan kimse."Özü sözü bir olan insanlara rastlamak gittikçe zorlaşıyor."


  2. 2014-03-02 #2
    Antonyo fallaçi!

  Okunma: 9073 - Yorum: 1 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -