Yüzbaşı Dimitroyati, komutanından 9 yaşındaki su taşıyan çocuğuna kadar, 628 kişilik mevcudunun tamamı şehit düşen ünlü 57 nci Alay'ın doktorudur. Bilindiği üzere, denizden Çanakkale'ye geçemeyeceğini anlayan İtilaf Devletleri 25 Nisan 1915'te Arıburnu'nda karaya çıkmış ve ilerlemeye başlamışlardır. İşte bu ilerleyişi durduran ve Çanakkale Kara Savaşları'nın bir anlamda kaderini değiştiren savunmanın kahramanı 57 nci Alay olmuştur.


Yüzbaşı Dimitroyati ve 57. Alay


Üç gün boyunca sayıca ve teknikçe kendisinden kat be kat üstün olan düşmana karşı korkusuzca ve kahramanca çarpışan 57 nci Alay, bütün fertleriyle birlikte şehit olmasına karşın, sancağını yere düşürmemiştir. Alay sancağı bir ağacın dalına asılı olarak bulunmuştur.

Bu sancağın Avustralyalılarca ele geçirildiği şeklindeki bilginin kimi kaynaklarda yer alması üzerine Genelkurmay Başkanlığımız tarafından konu ile ilgili bir açıklama yapılmıştır. Bu açıklamada alay sancağını ilişkin kimi ayrıntılar vardır. Açıklamanın ilgili kısmı şöyledir:

57 nci Alay'ın kahraman askerleri arasında, alay doktoru olarak görev yapan İstanbullu Rumlardan Yüzbaşı Dimitroyati de yer almıştır. Yüzbaşı Dimitroyati bugün 57 nci Alay şehitliğinde, alay imamı Konyalı Hasan Fehmi Efendi ile birlikte adeta milli birlik ve beraberliğimizin simgesi olarak yatmaktadır.

Dimitroyati'nin Şehit Oluşu
Dimitroyati, Çanakkale Savaşı başladığında gönüllü olarak savaşa katılmış ve tabip yüzbaşı rütbesiyle yaralı askerleri tedavi etmiştir. Dimitroyati, bu ülke toprağını vatan olarak kabul eden ve gerektiğinde de vatanı için ölmesini bilebilen gerçek bir Türk ve gerçek bir vatan şehididir. Yüzbaşı Dimitroyati, yaralı bir askeri tedavi ettiği sırada düşmana hedef olmuş ve ağır bir şekilde yaralanmıştır. Dimitroyati, doktor olduğundan yarasının ölümcül olduğunu ve kısa bir süre sonra sonsuza dek gözlerini yumacağını anlamıştır.

Yüzbaşı Dimitroyati'nin öyküsünü daha da çarpıcı kılan ayrıntı, Genelkurmay Başkanlığımız tarafından çıkarılan 6 ciltlik "Şehitlerimiz" adlı eserde yer alıyor. Dimitroyati öleceğini anlayınca, Ali Çavuş'a dönerek şöyle der:

"Bak Ali Çavuş, öldüğümde gâvur-mavur deyip başka yere gömmeye kalkarlar. Sakın, beni sizden ayırmalarına müsaade etme."

Dimitroyati'nin bu vasiyeti eksiksiz olarak yerine getirilmiş ve yüzbaşı bugün yatmakta olduğu ay yıldızlı mezarına defnedilmiştir. Cenaze törenine ailesi ve Papaz'ın yanı sıra tedavi edip iyileştirdiği Müslüman askerler de katılmış, hem Hıristiyan hem de Müslüman adetlerine göre dualar okunmuştur.
Bugün Dimitorayati, vasiyetine uygun olarak on binlerce şehidimizle birlikte Çanakkale'de, bizlere bu ülkenin hangi bedeller uğruna emanet edildiğinin göstergesi olarak huzur içinde yatmaktadır.
Ruhu şad olsun!