Kaliteli Uykunun Önemi Nedir?

Canlıların vazgeçilmez ihtiyacı olan uyku, beyin hücrelerinin vücut sisteminin düzenli çalışmasını sağlayabilmesi için gerekli olan yaşamsal bir faz olarak tanımlanabilir. İyi bir uyku alındığının başlıca ölçüsü sabah dinç uyanmak ve kişinin kendisini gün içinde zinde hissetmesidir.


Uyku apnesi solunum düzensizliklerine, bu düzensizlikler de kişinin gece boyunca bazen kısmi bazen de tamamen uyanmasına sebep olur. Bu yarı ya da tam uyanıklık durumları hastanın derin ve kesintisiz uyku uyumasını engellemekte bu da uykunun kalitesini bozmaktadır. Gece boyu yaşanan uyanıklık durumları bazen hasta tarafından farkedilebilir. Bu durumda hasta gece sık sık uyanma, idarara çıkma veya uykusuzluk şikayeti ile hekime başvurmaktadır. Bazen de gece içinde solunum düzensizliklerinin ortaya çıkardığı uyanıklıklar çok kısa sürmekte, 5-10 saniye süren bu uyanıklıklar hasta tarafından farkedilmemekte, bu kez de hasta yorgunluk ve gündüz uykululuk şikayeti ile hekime başvurmaktadır.

Hasta özellikle tıkayıcı uyku apnesi durumunda her solunum durmasının ardından 5-10 saniye süreyle uyanmakta, daha doğrusu ancak uyanarak solunum durmasını sonlandırabilmektedir. Bu kısa süreli uyanıklıklar hasta tarafından hissedilmemekte, uyku süreklilik kazanmadığından uykunun asıl dinlendirici olan derin uyku dönemlerine ulaşılması mümkün olmamaktadır. Böylece hasta farkında olmadan kalitesiz, yüzeyel ve kısa süreli uyanıklıklarla bölünmüş bir uyku uyumaktadır.

Hastanın gece boyunca birkaç kez, bazen daha sık idrar yapma ihtiyacı duyması, gece boyunca aşırı terlemesi ve sabah kalktığında kendini yorgun ve uykulu hissetmesi gece boyu aldığı kalitesiz uykunun göstergesidir. Yorgunluk bütün gün devam etmekte, hastaların çoğu gündüz fırsat buldukça uyumakta ya da uyuklamaktadır. Tüm bunlar hastaların gün boyu verimliliklerinin düşmesine, isteksiz, gergin ve sıkıntılı olmalarına yol açar.