Ev Ödevleri Anne-Babalara Dert Olmasın - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Ev Ödevleri Anne-Babalara Dert Olmasın

  1. Bugün Limango Kids'e bir bakayım dedim. Gerçekten yazdıkları yazı gerçekten çok güzeldi. Bende Sizinle paylaşmak istedim. Çocuklarımız ve onların ödevleriyle ilgili faydalı bilgiler var. 'Alışverişin zevki o' diyorlar ya sadece o kadarla da sınırlı değilmişler. Bu zamana kadar hiç sıkıntı yaşamamıştım siparişlerimde bundan sonrası içinde güven ve huzurla devam edebilirim artık. Buyrun işte o güzel yazı :


    Ev devleri Anne-Babalara Dert Olmasn | Limango Kids Blog

    Uzmanlar ailelerin ev ödevi yardımlarını çoğu zaman fazlaca büyüttüklerini ve hatta çocuğun başarısını kendi başarıları olarak gördüklerini söyleyerek aileleri uyarıyor: Okuma yazma öğrenene kadar yönergeleri okumalarına yardım edin, sonra bırakın çocuğunuz ödevini kendisi yapsın.

    Eğer, siz de çocuğunuzun ödev sorumluluğunu almadığını düşünen bir ebeveynseniz, ya da her gün kendi kendinize "Bu kimin ödevi; benim mi, çocuğumun mu?" diye soruyorsanız, çocuğunuza ödevlerini yapması için yardımcı olmaktan ziyade, ödev sorumluluğunu kendisine ait olduğunu öğrenmesi için birtakım adımlar atmalısınız. İşte, çocuğunuza ev ödevi sorumluluğu kazanması için verebileceğiniz desteklerden bazıları:


    Çocuklara uygun çalışma ortamı ve araç-gereç sağlamak önemlidir. Çünkü çocuklar ödevlerinin büyük bir kısmını evde yaparlar.

    Küçük çocuklar televizyon izlemeye ve oyun oynamaya daha fazla zaman harcayarak ödev yapmayı aksatabilirler. Bu tarz durumlarda, ödevlerin yapılacağı zamanı birlikte planlamalı ve çocuğun bu plana uymasını sağlamalısınız.

    Çocuk yardım istediğinde ise elbette ev ödevlerine yardımcı olmalısınız. Fakat bu yardım, çocuğun ödevini yapmaya değil, onu yönlendirmeye yönelik olmalıdır. Anne babanın çocuğun yerine ödevleri yapması, çocuğun çalışma alışkanlığı kazanmasını ve sorumluluk duygusu geliştirmesine engel olur.

    Çocuğun ödevlerini denetlemek de anne babanın yapması gereken bir kontrol mekanizmasıdır. Anne babalar, çocuklarının ev ödevlerini kontrol etmelidir. Ancak bunu çocuğun dikkat ve öğrenmesi ile ilgili bir problem olup olmadığını anlamak ve varsa hatalarını düzeltmesini sağlamak için yapmalı ve hatalarını birebir söylemek yerine, çocuğa tekrar gözden geçirmesini söylemelisiniz.

    Anne babaların çocuklarının ödevlerine karşı aşırı ilgili veya ilgisiz, baskıcı ve başkaları ile kıyaslayıcı davranışları, çocuğun ödevi yapma isteğini olumsuz etkiler. Bunu bilerek davranmalısınız.

    Çocuğunuzu başarılı bir ödev sonrası takdir eden cümlelerle ödüllendirmeniz, ödev sorumluluğunu ve akademik başarısını olumlu etkileyecektir.

    Çocuğunuz sizden yardım istediğinde ya da ödevini yapamadığında onu kıracak, küçük düşürecek sözlerden ve davranışlardan uzak durmalısınız.

    Ödev yapma sırasında verilecek molalar da çok önemlidir. Çocuğun özel bir durumu (dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ya da öğrenme bozukluğu) yoksa yaşının getirdiği bir dikkat süresi vardır. Bu süre bittiğinde çocuk eğlenceli bir molayı hak etmelidir.

    Düzenli aralıklarla çocuğunuzun öğretmeniyle görüşerek, ev ödevleri hakkındaki tutum ve beklentilerini; ev ödevlerinde çocuğunuza nasıl yardımcı olabileceğinizi öğretmenin gözünden de öğrenmelisiniz.

    Resim Galerisi Resim Galerisi Name:	bebek.jpg 
Views:	688 
Size:	17,4 KB (Kilobyte) 
ID:	26235  

     Konuyu Beğendin mi?
  2. 2012-01-07 #2
    Siyasi alandaki devrimler [değiştir]
    Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
    Ankara'nın Başkent Olması (13 Ekim 1923)
    Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
    Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
    Çok Partili Rejim Denemeleri ( Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, 1924, Serbest Cumhuriyet Fırkası, (1930)
    Kadınlara siyasi hakların verilmesi (1930 Belediye - 1933 Muhtarlık - 1934 Meclis)

    Toplumsal alanda yapılan devrimler [değiştir]
    Şapka ve Kıyafet Devrimi (Şapka Kanunu), (25 Kasım 1925)
    Lâkap ve Unvanların Kaldırılması (26 Kasım 1934)
    Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934)
    Laiklik (1928)
    Milletlerarası Takvim ve Saatin, Yeni Rakamların Kabulü ve Ölçülerde Değişiklik (26 Aralık 1925 - 26 Mart 1931)
    Tekke ve zaviyelerin kapatılması (30 Kasım 1925)

    Eğitim alanındaki devrimler [değiştir]
    Millet Mekteplerinin Açılması (1928)
    Öğretimin Birleştirilmesi (3 Mart 1924)
    Medreselerin Kapatılması (1924)
    Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun (1926)
    Harf Devrimi (1 Kasım 1928)
    Güzel Sanatlarda Yenilikler(1928)
    Türk Tarih ve Dil Kurumlarının Kurulması (12 Nisan 1931, 12 Temmuz 1932)
    Dil Devrimi (1932)
    Üniversite Reformu (1933)
    Üniversite Öğreniminin Düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)

    Ekonomi alanındaki devrimler [değiştir]
    İzmir İktisat Kongresi (1923)
    Aşar(Öşür) Vergisinin Kaldırılması (17 Şubat 1925)
    Çiftçinin Özendirilmesi(1925)
    Örnek Çiftliklerin Kurulması (1925)
    Tarım Kredi Kooperatifleri'nin Kurulması (1925)
    Kabotaj Kanunu (1 Temmuz 1926)
    Sanayi Teşvik Kanunu (28 Mayıs 1927)
    Toprak Reformu (1929)
    I. ve II. Kalkınma Planları (1933, 1937)
    Yüksek Ziraat Enstitüsü'nün Kurulması (1933)
    Ticaret ve Sanayi Odalarının Kurulması (1935)

    Hukuk alanındaki devrimler [değiştir]
    Mecellenin Kaldırılması (1926)
    Türk Kanunu Medenisi (TBMM'de 17 şubat 1926'da kabul edildi ve 4 Ekim 1926'da yürürlüğe girdi.)
    Türk Ceza Kanunu (1926).
    Yeni Anayasanın Kabulü (1924)
    Teşkilât-ı Esasîye Kanunu (1921)
    Şer'iyye Mahkemelerinin Kapatılması (1924)

    Atatürk devrimlerinin nedenleri [değiştir]
    Atatürk'e göre bu devrimlerin amacı; Türk Milletinin son asırlarda geri kalmasına neden olan bütün kurumları kaldırarak yerine milletin karakterine, şartlara ve çağın gereklerine uygun ve ilerlemeyi sağlayacak yeni kurumlar kurmak ve Türkiye'yi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkartmaktır.
    Osmanlı Devleti'nin içte ve dışta saygınlığını yitirmiş, vatandaşın sorunlarını çözmekten uzak hale gelmiş, ekonomisi bozulmuştu. Büyük devletler, Osmanlı Devleti'ne verdikleri borçların karşılığı olarak, üretilen malların çoğuna el koymaktaydılar.
    Birbiri ardı sıra yapılan savaşlar ve ayaklanmalar halkı bezdirmiş, toplum düzeni bozulmuştur. Vergiler adaletsizdi. Kanun karşısında kimseye eşit davranılmıyor ve halk gittikçe daha da fakirleşiyordu.
    Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşından da yenik çıkınca, ülke diğer devletlerce işgale uğradı. Artık Osmanlı Devleti, fiilen çökmüş, sadece ismen varlığını devam ettirmekteydi. Padişah kendi canının ve tahtının kaygısına düşmüş, işgal devletleri ile işbirliği içerisindeydi. Vatanın ve milletin kurtarılması gerekiyordu. Bu da ancak yeni bir devlet ve rejimi kurarak yapılabilirdi.
    Atatürk ve arkadaşları Türk milletini bu durumdan kurtarmak için Kurtuluş Savaşını başlatmış, Samsun'a çıkışından sonra Erzurum ve Sivas Kongrelerini yaparak Anadolu'nun dört bir yanından gelen temsilciler ile birlikte vatanı kurtarmak için çalışmaya başlamışlardır. Sonunda 23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM açılmış ve yeni bir Türk Devleti , Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş oldu. Bu yeni devlet içte padişah hükümetine, dışta işgalci düşmanlara karşı büyük bir mücadele başlattı. Vatan toprakları düşmandan temizlendi. Sonra da padişahlık yönetimi kaldırıldı. Yerine, akılcı, gerçekçi, ilerici bir yönetim kuruldu. Atatürk'ün yaptığı devrimlerle bugünkü çağdaş Türk toplum düzeni oluşmuş oldu.Çağdaş devlet düzeninde temel alınan esaslar çağın ilerleyen devletlerindeki ilerlemeyi sağlayan sistemleri bir devrimle uygulayarak çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkmaktır.


    Ödevinizdir diye düşündüm yazdım işte hadi kolay gelsin :/

  Okunma: 2261 - Yorum: 1 - Amp
Kullanıcı Oylaması: 0/5 - 0