Fiil kök ve gövdelerinden isim türetirler.

Mastar ekleri
:-mek

Bütün fiil kök ve gövdelerine getirilebilir. Fillerin isimlerini türetir. Bu yüzden bu eklere isim-fiil (mastar) eki; bu kelimelere de isim-fiil (mastar) denir.

gel-mek, oku-mak, ye-mek, iç-mek, çalış-mak...

Bu ek kalıplaşarak kalıcı nesne isimleri de türetebilir; bunlar isim-fiil değil, doğrudan isimdirler:
yemek, çakmak, ekmek, ilmek, kaymak

-me

-mEk eki gibidir. Ama -mEk kullanılan her yerde -mE kullanılamaz. Bu ek de bütün fiil kök ve gövdelerine gelerek; onlardan fiil ismi türetir (isim-fiil yapar): başlama, okuma, yazma, nakletme, hasta olma, danışma, sevme, inanma...

Bu ek de -mEk gibi kalıcı nesne isimleri yapar:
Asma (yaprağı), bölme (işlemi), danışma (memuru), dondurma (külâhı), kavurma, işletme, bağlama (:saz)...

Bu ek niteleme sıfatı da türetir:
Karma (liste), süzme (yoğurt), yazma (eser), saçma (bir fikir), yapma (çiçek), asma (köprü), asma (kat)...

-İş

Bu da mastar ekidir. Diğerleri gibi bütün fiil kök ve gövdelerine getirilebilir. Kalıcı nesne isimleri yapabilir:

Gülün açılış-ını seyret.
Kapının kapanış-ı çok ses çıkarıyor.
Adam oturuş-undan bellidir.
seziş, biliş, alış, veriş, anlayış...

Kalıcı nesne isimleri:

Bu görüşü benimsemedim.
Bir buluş yapmış ki sorma
Alış verişe çıkacağız.
Sende hiç anlayış yok mu?...
Çıkış ne taraftaydı?

Sıfat-fiil ekleri:
Sıfat-fiil ekleri de mastar ekleri gibi fiilden isim ve sıfat yapan işlek eklerdir:

-En:
Fiili yapanı, edeni bildirir. İsim ve sıfat yapar:
Gülen, bakan, gelen, giden, gezen, yazan, bozan, çalışan, kazanan...

-Esi

Sıfat ve isim yapar:
Ölesi-m gelir,
Yok olası adam, kırılası eller
Öpülesi, geberesi, ölesi, bakılası...

-mez

Olumsuzluk bildirir. -or'nin olumsuzunu yapar, ama her zaman değil:
Çıkmaz sokak, olmaz iş, yaramaz çocuk, bilinmez yerler...
Yılmaz, korkmaz, çıkmaz...
Ne geçmez zamanmış!

-or

İsim ve sıfat yapar:
Okur yazar, yazar kasa, bilir kişi, gelir gider, keser, güler yüz...

-dik

İsim ve sıfat yapar:Tanıdıklar, tanıdık kişiler, olmadık iş, beklenmedik bir anda, sevin-diğ-imiz...

-ecek

İsim ve sıfat yapar:alacak(lı), yakacak, yiyecek, giyecek, içecek(lerimiz), gelecek zaman, içecek su, akacak kan, gelecek(ten haber ver-), olacak iş mi?...

-miş

İsim ve sıfat yapar:Geçmiş, çok bilmiş, okumuş çocuk, dolmuş, yemiş...

Diğer ekler:

-İm
Eklendiği fiille ilgili hâl, durum, iş ifade eder. O işle ilgili, o işten doğan varlık, eşya, yer isimleri yapar.
Alım, satım, atım, yatırım, seçim, ölüm, yıkım, verim, biçim, giyim, kuşam, takım, kavram, üretim, bölüm, çözüm, uyum, çekim, (bir) yudum (su) ...

-Gİ

Fiilin bildirdiği hareketle ilgili çeşitli nesneleri karşılayan isimler yapar:

Sevgi, saygı, görgü, bilgi, duygu, örgü, sergi, vergi, övgü, algı, tutku, uyku, biçki, baskı, içki, atkı, keski...

-Gİn

Anlama büyüme ve aşırılık katar; yapanı, olanı bildirir; yapılan nesneyi veya işi karşılar. Sıfat, isim ve zarf türetir:

Dalgın, azgın, kızgın, kırgın, salgın, baygın, bilgin, ergin, bezgin, durgun, olgun, soygun, vurgun, baskın, seçkin, pişkin, yetişkin, tutkun, küskün...
Keskin sirke, olgun davrandı, soygun yapılmadı...


İsim ve sıfat türetir:

Yazı, sıkı, yapı, ölü, korku, batı, gezi, bölü, koşu, doğu, artı, tartı, sürü, örtü, çeki, duru, sayı...
Korkunun ecele faydası yok.
Doğuyu, batıyı karıştırdık.
Ölü balıklar suyun yüzündeydi.
Yurdun batı tarafı soğuyacak.

-ici

Çokluk, aşırılık, devamlılık bildirir; -En sıfat-fiil eki gibi failin niteliğini bildirir. Sıfat, isim ve zarf yapar:

Kalıcı, vurucu, bilici, alıcı, satıcı, dinleyici, görücü, bakıcı, yırtıcı, geçici, kurucu, yüzücü, gidici, öğren(i)ci, dilen(i)ci...
Eskiden iyi yüzücü imiş.
Okuyucu sayısı günden güne artıyor.
Bunlar üzücü hareketler.
Satıcı kadınlar dolaşıyorlar.
Pek yırtıcı görünüyor/davranıyor.

-k

Fiilde bildirilen harekete uğramış olan veya o hareketten ortaya çıkmış nesneleri karşılayan isimler yapar; bunlar sıfat ve zarf olarak da kullanılır:

Açık kapı, çürük diş, karışık işler,
hava soğuk,
açık konuşur,
bölük toplandı...

-ken

İsim ve sıfat yapar:Çalışkan, üretken, alıngan, atılgan...

-ti: kızartı, karartı, bağırtı...


-Ek: konak, durak, yatak, dönek, ürkek, korkak, bıçak...


-ç: inanç, sevinç, usanç...


-ntl: alıntı, akıntı, söylenti, toplantı, yaşantı, sarsıntı


-e: dize, süre