Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(İyi ve kötü işe aracılık eden ondan bir pay alır. Allah her şeyin karşılığını verir.) [Nisa 85]

(Allah, zerre kadar iyiliğin sevabını da kat kat artırır ve ayrıca büyük mükafat verir.) [Nisa 40]

(Bir iyilik yapana on misli verilir; bir kötülük ise misli ile cezalandırılır; hiç kimseye haksızlık yapılmaz.) [Enam 160]

Peygamber efendimizin bu konudaki hadis-i şeriflerinden bazıları şöyledir:
(Hayra delalet edene [yol gösterene], o hayrı işleyen kadar sevap verilir.) [Buhari]

(Hayra delalet eden onu yapan gibidir.) [Ebu Ya'la]

(Kötülüğe delalet eden onu yapan gibidir.) [Deylemi]

(Doğuda biri öldürülür de, batıda olan buna razı olursa, öldürme günahına ortak olur.) [İ. Gazali]

(Dua edenle âmin diyen, Kur'an okuyanla dinleyen, hoca ile talebe sevapta ortaktır.) [Deylemi]

Bu hadis-i şeriflerden, iyi veya kötü bir işe aracılık edene, o işi yapan kadar sevap veya günah verileceği anlaşılmaktadır. Ancak aynı iyiliği yapan aynı sevaba kavuşamaz. İnsanların durumlarına göre de değişir. İhlasına ve imanının kuvvetine göre değişir. Gençlikte veya ihtiyarlıkta, rahat veya sıkıntılı durumlarda daha az veya daha çok sevap alır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Bir kimse, Uhud dağı kadar altın sadaka verse, eshabımdan birinin bir avuç kadar arpa sadakasının sevabına kavuşamaz.) [Buhari]