Sağlık Sosyolojisi - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Sağlık Sosyolojisi

  1. Sağlık sosyolojisi sosyolojinin bir alt dalıdır. Özellikle batı Avrupa ve A.B.D de çok gelişmiş bir durumdadır. Ancak sağlık sosyolojisinin inceleme konularıyla ilgili birçok alan bulunmaktadır. Genel olarak bu alanların kurumsal çatıları aynıdır fakat; farklı adlarla tasvir edilmektedirler. Özellikle tıp kökenli alanlar sosyoloji kurumlarını izleyerek hastalık /sağlık olgularını incelemektedir. Bunun yanında sosyal psikologlar , antropologlar , ekonomistlerde bu konuya ilgi duymuşlardır.


    Bunun için , aynı çalışma alanı, kaynaklandıkları kökenlere göre farklı adlarla anılma durumunda kalmışlardır. Örneğin ; tıp sosyolojisi sosyolojinin bir alt alanını işaret ederken sağlık sosyolojisiyle aynı konuları paylaşma durumunda kalmıştır. Aynı şekilde daha çok tıp kökenli araştırmacıların ilgi duydukları bir kavramda klinik sosyolojisidir. Bu alandaki araştırmacılarda kendilerini uygulamalı tıpta ortaya çıkan sorunların toplumsal boyutu ile sınırlamak istemektedirler. Benzer konulara değinmekle beraber tamamen tıbbi kaygılarla yola çıkan tıbbın kendine özgü bir alt dalı kabul edilen alanlarda vardır. Halk sağlığı koruyucu hekimlik gibi alanlarda sağlık sosyolojisinin konusuyla çok yakındır.


    Türkçe literatürde , toplumsal sorunlarla , sağlık sorunları arasında bir ilişki olduğu daha 1940 lı yıllarda bile birkaç çeviride vurgulanmıştır. Ancak 1970 li yıllara kadar bu tip tartışmalar yaygınlık kazanamamıştır. Bu yıllarda ilk olarak toplum hekimliği başlığı altında halkın hastalıklara karşı daha etkin korunmasını hedefleyen ilke ve düşünceler geliştirilmeye çalışılmıştır. Ancak , akademik çevrelerde en ilgi duyulan çalışma NUSRET FİŞEK tarafından yapılmıştır. Sosyoloji alanında yapılan çalışmalar ise alanı tanıtmak ve olanaklar dahilinde katkı payı hedefleyen türden çalışmalar olmuştur. Özellikle dikkat çeken bir çalışma ATÜL KASAPOĞLU tarafından yapılmıştır. Oysa tıp sosyolojisi A.B.D de çok daha önceleri başlamıştır 1940 ve 50 li yıllarda sosyoloji alanında önemli sayıda çalışmaya kaynaklık etmiştir.


    Yaygın olarak bilinen eserinde NUSRET FİŞEK (1983:1) sağlık ve hastalık kavramının Dünya Sağlık Örgütüne atıfta bulunarak şöyle tanımlıyor ‘ sağlık sadece hastalık ve sakatlık olmayışı değil , bedence , ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir .' ‘ Hastalık ise , doku ve hücrelerde yapısal ve fonksiyonel ve normal olmayan değişikliklerin yarattığı haldir.' Daha sonra bu tanıma hastalığın sadece biyolojik bir süreç olmadığını , toplumsal ve kültürel boyutunun da olduğunu ekliyor. Gerçekten de toplumsal bilimlerin hastalık/sağlık olgularına duyduğu ilgi bu noktadan başlıyor. Bu alanda en çok sözü edilen kavramlar ise FİŞEK e göre halk sağlığı , toplum hekimliği , koruyucu hekimlik, sosyal hekimlik ve toplum sağlığıdır.


    Halk sağlığı: Bir bireyin sağlığını sürdürecek bir yaşam düzeyi sağlayacak biçimde geliştirerek hastalıklardan korumayı yaşamın uzatılmasını , beden ve ruh sağlığı ile çalışma gücünün arttırılmasını sağlayan bir bilimdir.

    Toplum hekimliği: Toplumu oluşturan bireylerin , bedence , ruhça ve sosyal yönden iyilik halinde olması için , bireye , topluma , biyolojik ve fiziki çevreye ilişkin önlemlerin planlanması ve uygulanmasını içeren bir alandır.

    Ayrıca halk sağlığı ve koruyucu hekimlik arasındaki fark ise halk sağlığı kamunun sağlığının korunmasını hedefler koruyucu hekimlik ise aynı amacı bireysel düzeyde hareketle gerçekleştirmek ister. Toplum sağlığı kavramı da halk sağlığı kavramıyla dönüşümlü olarak kullanılmaktadır.

    FİŞEK söz ettiği tüm adlandırmaların ortak noktası tıp alanında üretilen bilgilerin halkın sağlığını koruma amacı ile nasıl daha etkin olarak kullanabileceği sorusudur. Bir başka anlatımla , hastalıkların iyileştirilmesinde tıp dışı alanların bilgisinin değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu bilgilere tıp bilgileri temelinde gidilebileceği gibi diğer alanlarlada gidilebilir. Bunun için başta sosyoloji olmak üzere diğer bir çok sosyal bilim alanıda sağlık/hastalık kavramları ile ilgilenmektedir. Örnegin; sağlık sosyolojisi disiplinide ,tıp alanında mevcut hedefleri kendisine hedef olarak seçmiş bulunmaktaır. Dolayısıyla bu iki genel çalışma alanındaki benzerlik ve farklılıkların ortaya çıkarılması bir zorunluluk gibi durmaktadır. Örneğin;

    KASAPĞOLU (1999:11) , İngiltere deki gelişmeler izlenerek , türkiyede de ‘halk sağlığı' kavramının yerini ‘toplum hekimliği' kavramının kullanıldığı , üniversitedeki kürsüleride bu değişikliği izlemiş oldukları belirtiliyor. Sosyoloji alanında ise ‘medikal sosyoloji' kavramının eskidiği , bu alan içerisinde genel olarak zaten sosyoloji kuramlarına yer verilmek durumunda kalındığından ‘sağlık/hastalık sosyolojisinin' kavramının yaygın olarak kullanıldığı dile getirilmiştir.

    Sosyoloji kuramlarının en çok kullandığı alanların başında medikal sosyoloji adıyla bilinen alan gelmektedir. Medikal sosyolojinin konu alanı temel olarak sağlık sosyolojisinin alanından büyük bir farklılık göstermemektedir.

    Medikal Sosyoloji: Bireylerin kendilerini ne zaman hasta diye tanımladıklarına , hastalıkların üstesinden nasıl gelebildiklerini , sakat olanların nasıl tedavi göreceklerine ilişkin yol gösteren bir alandır.

    Devamı Ektedir.


    Eklenmiş Dosya
  Okunma: 2028 - Yorum: 0 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -