Belki de hayatın anlamı bu küçücük kelimede gizli.

Paylaşmak Bir dilim ekmeği, bir yudum suyu, bir nefes havayı...

Paylaşmak Üzüntülerimizi, dertlerimizi, sevinçlerimizi...

Biliyoruz ki, acılar paylaştıkça azalır; mutluluklar paylaştıkça artar. Acılarımızın azalması, mutluluklarımızın artması için paylaşmak hayatı...

Sevgiyi, aşkı paylaşmak. Eğer bir dostumuzu, bir arkadaşımızı, bir öğretmenimizi seviyorsak ona sevdiğimizi söylemek paylaşmanın diğer adı belki de...

Paylaşmak dünyayı, yeryüzünü; ağaçları, kuşları, buram buram bereket kokan toprağı...

Yolu sevgiden geçen bütün insanlarla aynı sofrayı paylaşmak. Bir dağ başı yalnızlığında rüzgârın elini sıkmak onlarla, güneşin tebessümünü karşılamak.

Çiçekleri paylaşmak. Yeni açmış bir gülün yaprağındaki masum katreciklere bûse kondurmak bütün insanlarla.
Ve duyguları paylaşmak. Duyguların gönüllerde açan çiçekleri olan şiirleri paylaşmak. Şiirlerin beyaz köpüklerinde yıkamak paylaşmaya korktuğumuz bütün günahları. Dostumuzun kalbine gidecek bir yol bulamıyorsak, şiirin basamaklarından gökyüzüne çıkıp güneş ışıklarıyla birlikte inmek kalbine.

Sihirli sepetimize bütün yıldızları toplayıp sevdiğimiz insanın saçlarına takmak.

Yani, paylaşmak gök kuşağını. paylaşmak yıldızları.

Ve dünyanın bütün çiçeklerini paylaşmak. Çiçeklerin rengârenk dünyasında, onlarla birlikte boyamak solmaya yüz tutmuş düşlerimizi. Hayal kırıklıklarından ümit merdivenleri kurmak hayatın kalbine.

Bir avuç gül tohumu serpiyoruz gök yüzüne,

Birazdan gök kuşağında güller açacak.

Paylaşmaya hazır mısınız?