Türk edebiyatında deneme türünde, roman, öykü, vb. türlerde olduğu gibi, Tanzimat'tan sonra ilk ürünler verilmeye başlandı. Ama Tanzimat dönemi yazarları, toplumsal sorunları birer ahlakçı gözüyle görüp çözümlemeye çalıştıklarından, edebiyat ve kültür düzleminde biz'den ben'e (bireye) geçemediklerinden, deneme türünün gerektirdiği kültür birikiminden yoksun olduklarından, makale, sohbet gibi yazı türlerinden sıyrılıp denemeye yönetemediler.


Denemenin gerektirdiği bireysel, özgür tutum, özellikle Servet-i Fünun döneminde oluşmaya başladı (bunda, özellikle romanlarda bireyin yaşamının derinlemesine incelenmesinin, Batı edebiyatlarından çevrilen yapıtlarda bireye büyük önem verildiğinin anlaşılmasının payı büyüktür); böylece "kalem tecrübesi" denilen deneme türünün klasik tanımına uygun düşecek yazılar dergi ve gazete sayfalarında görülmeye başlandı.


Türk edebiyatında Cenap Sahabettin, Ahmet Rasim, Ahmet Haşim ve Yahya Kemal ilk deneme yazarları olarak kabul edilir. Cumhuriyet döneminin getirdiği özgürlük, çağdaşlık gibi toplumsal-siyasal kavramların yanı sıra, toplum içinde bireyin konumu, daha da belirgin bir biçim almış, yeni siyasal düzenin, oluşturmaya çalıştığı laik-demokratik kültür ortamı da, deneme türünün gelişmesine büyük ölçüde katkıda bulunmuş, bu dönemde deneme türünü temellendiren iki yazar yetişmiştir: Nurullah Ataç, Sabahattin Eyüboğlu.