Türk Resim Sanatı'nda, Portre sanatının ilk ve en önemli temsilcisi sayılır.
Feyhaman Duran Kimdir?

Gelecekte önemli bir sanatçı olacak olan Feyhaman Duran'ın, annesi erken yaşta öldü. Babası, şair ve öğretmen olan Süleyman Hayri Bey de, genç yaşta ölen eşinin isteğini yerine getirerek; oğlunu 1895 yılında, günümüzdeki adı Galatasaray Lisesi olan, Galata Sarayı Humayun Mektebi'ne kaydettirdi. Burada, ressam Şevket Dağ, Tevfik Fikret ve Viçen Arslanyan Efendi'nin öğrencisi oldu. Okulda tarama kalem ve çini mürekkebiyle, daha sonra da yağlıboya resimleriyle dikkat çekti ve özellikle Hüsn-ü Hat, yani Güzel Yazı dersinde başarılı oldu.

1908 yılında okulu bitirir bitirmez Bab-ı Ali'ye kâtip olarak girdi. Aynı yıl Hüsn-ü Hat öğretmeni olarak, mezun olduğu Galata Sarayı Humayun Mektebi'ne atandı. Abbas Halim Paşa, onu Paris'e gönderme girişiminde bulundu. Konu ile ilgili bir rastlantıyı kendi ifadesiyle şöyle aktarmıştır:

"Galatasaray Lisesi'nde resim öğretmeniydim, birgün tanıdığım bir hanımefendiye resmini yapmayı teklif ettim. Bana: ‘ben yaşlıyım ne olacak resmimi yapıp ta? Onun yerine şu küçük kız çocuğunun resmini yap!' diyerek çantasından küçük bir kız çocuğunun resmini çıkarıp verdi. Bu resmi bir portre haline getirdim. Çocuğu tanımıyordum. Sonradan bunun zamanın ünlü kişilerinden Prens Abbas Halim Paşa'nın dördüncü kızları olduğunu öğrendim. Paşa, bu resim üzerine öteki beş kızının ve bazı tanıdıklarının daha resmini yaptırdı, takdirlerini kazandım, böylece kendileri tarafından ve bütün masraflarım karşılanarak Paris'e öğrenime gönderildim. Bu vesileyle hayatımda mutlu bir dönüm noktası olmuştur."


1911 ile 1913 yıllarında Paris'te "Sanat Eğitimi" gören Feyhaman Duran, o yıllarda aynı amaçla Paris'te olan genç Türk ressamlarının da devam ettiği Academie Julian'da Jean Paul Laurens Atölyesi'ne kaydoldu. Bu sıralarda ortaya çıkan İzlenimcilik akımına yakınlık duydu. I. Dünya Savaşı'nın çıkışıyla birlikte yurda döndüğünde Galatasaray Sergileri'ne her yıl düzenli katıldı. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti'nın sergilerine katıldı. Harp Mecmusı'nda çalışarak, "Savaş Resimleri" yaptı. Birinci Galatasaray Sergisi'nde Prof. Dr. Akil Muhtar adlı portresi ile "Gümüş Madalya" ve Zikr-i Cemil ödülünü aldı.


Deniz Müzesi için minyatürleri, eşi ile birlikte Topkapı Sarayı için resimler yaptı. Arkadaşı Sami Yetik'in "Ressamlarımız" adlı üç ciltlik kitap kapağı tasarladı. İbrahim Çallı ve Sami Yetik ile Vezneciler'de Zühal Kırtasiye Mağazası'ndaki atölyede resim dersleri verdi.

1919 yılında İnas Sanayi-i Nefise Mektebi'ne Usul-ü Tersim öğretmenliğine getirilen sanatçı Güzel Sanatlar Birliği kurcuları arasında yer aldı ve ölünceye kadar da yönetim kurulu üyeliğini sürdürdü.
1922 yılında öğrencisi Güzin Hanım'la evlendi.

Kız ve erkek Sanayi-i Nefise Mekteplerinin birleştirilmesiyle 1927'de Usul-ü Tersim, 1933'te ise "Resim Atölyesi" öğretmenliğine atandı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin düzenlediği yurt gezileri kapsamında 1938 yılında Gaziantep'e gönderildi. Buradan on yapıtla dönen Feyhaman Duran 1939 Ocak ayında İbrahim Çallı ve Ayetüllah Sümer birlikte İsmet İnönü'nün portresini yapmak üzere Ankara'ya çağrıldı.

1951 yılında emekli oldu. Emekliliğinde çalışmalarını sürdürdüğü Beyazıt'daki evini müze olarak İstanbul Üniversitesi'ne bağışladı. 1914 Çallı Kuşağı içinde yeralan sanatçı, 6 Mayıs 1970'te İstanbul'da öldü.

Feyhaman Duran Eserleri