Paul Auster'in Karanlık Odasından
Neden mi Paul Auster? Müdavimleri anlar, Paul Auster görselliğin kendisi Hınzır, satırları arasından fotoğraflar çıkarır albümünden Okurun karanlık oda belleğinde kendine yer açan bir sürü fotoğraf Tamamı anlatılmamış yığınla fotoğraf anlatılmayı bekliyordu Hayattan skeçler sunan Kırmızı Defter'de; New York'un sokak labirentlerinin izinde, Cam Kent'te; birbirini göz altında tutan renklerin kitabı Hayaletler'de Her kitabını akışkan bir görsellik içinde sunarken ucundan tutulup sürüklenmeyi bekleyen onlarca an vardı Anlatılmak her birinin en doğal hakkıydı


Albümün Sayfaları
1
Saat altı buçuk Tren garının yirmi dördüncü kapısının üzerinde okunuyor Kapının tam önünde bir fotoğrafı inceleyen biri görünüyorDikkatle, tek bir noktaya odaklanmış, bakıyor Gözlerine bakıyor fotoğraftakinin Yüzün tek değişmeyen yanının gözler olduğunu nereden biliyor olabilir Bir çocuğun gözlerine bakar gibi bakıyor ama bir çocuktan çok daha yaşlı fotoğraftaki gri gözler Tren garının önünde yüzünde donuk bir gülümseme maskeleşmiş; yakaladım, der gibi Beklediği kişinin gözlerine bakarak mı tanıyacak onu yıllar sonra? Belki de hiç tanımamıştır Bir kavuşma anı Bir detektifin sorgusunun da başlangıcı olabilir

Fotoğrafa umutsuzlukla bakıyor Gülümseme çok uzun bir süre önce donmuş Geçmişe ait çözülmemiş bir ipucu var; sır vermeyen bir fotoğraf tutuyor elinde Trenden inecek kişiye ait bir sır
2
Biraz flu bir fotoğraf Başını aynadan yana çevirmiş Sokaktan geçerken dikkatini çekmiş de birden dönüp bakmış gibi Saçları sakalına karışmış, sokak serserilerinden biri olabilir Rengi atmış giysileri yırtık, pis Saçları bukle bukle, keçeleşmiş; omzundan sarkıyor Gövdesi sokağa doğru dönük Aynadan kaçmak ister gibi, bir an önce kaçmak Ama kendini alamıyor bakmaktan Bu ben miyim? Saçı bukle bukle, keçeleşmiş; omzundan sarkan bu sokak serserisi o mu? Belki de arkamdaki

Dönüp de aynanın karşısında, tam arkasında başka biri var mı diye baktı mı? Bilinmez Ama olanaksızlığın o da farkındaydı Arkasında başka biri olmuş olsa bile kendisinin de aynadaki fotoğrafta yer alması gerekirdi Bir özportre Birden çok da olabilir Her yansımada, bir, beş ya da yedi Arkasında biri bir ayna tutuyor da olabilirdi Öyleyse aynada, arkasında duran sonsuz özportresi vardı

3
O benim burada olduğumun farkında değil, bense her sabah 845'te bu sokağın fotoğrafını çekmeyi adet edindim Yeni banyo ettim bu elimdekini Karşı köşenin bekçisi oldu o çöp kutusu Bu fotoğrafa da girmiş Hiç şaşırtmıyor beni artık Yamru yumru kapağının altından bir çift göz Bir haftadır fark ediyorum onu, çöp kutusunun kapağını hep hava aynı yönden gelsin diye aynı tarafa gelecek şekilde kapatıyorSaklanmaya çalışıyor ama boşuna Kapağın yerinden bir milim oynamıyor oluşu kesinlikle insan işi Çok önemli bir şey takip ediyor olmalı, aynı sabırla hep orada çünkü Benim de gözüm ister istemez karşıki binanın çöp kutusunun aralık kalan tarafıyla aynı hizaya gelen katına takılıyor İçimden bir ses burada yaşananın sadece bir tesadüften ibaret olmadığını söylüyor
4
Evet bir kadın oturuyor karşısında, kadının sırtı dönük ama ifadesi karşısındakinin yüzüne yansıyor Belki de ağlıyor kadın Neden?
Birazdan kalkacak masadan belli Bir şey söylemeden, veda bile etmeden
Evet, doğru tahmin Gözleri nemli şimdi Gözlerindeki nem seçiliyor bu ikinci fotoğraftan Net Doğru tahmin; çünkü ayakta artık kadın Biraz da kayıtsızlıkla bakıyor Hafif mağrur ve gizemli bir havası var
New York sokaklarına dönmek iyi gelir belki Lokanta bir duraktı Şehrin onu yutmasına izin vermeyecek her şeye rağmen Yorulmuş; boğuşmaktan Şehirle mücadele onu yıpratmış; değiştirmiş de
Bir kare daha Bir kere daha sokağın alt köşesinden dönüyor New York onun hep ensesindeydi
Son karede kadın artık yok
5
Dördüncü göz Ben bakıyorum ya işte Paul Auster'in yazdığına Mavi'yi seçebilirim çünkü perdeleri aralık pencereden odayı gözlüyor Ondan başkası olamaz bu Sokağın karşı tarafında Siyah masanın başında oturuyor hala Üçüncü gözün fotoğraf makinesi ikisini görüntüleyebildiDördüncü göz de o fotoğrafa bakan ilk kişi işte Ben An yazıldığına göre Ya beşinci kişi vardı fotoğrafa her nasılsa girmekten sıyırmış kendini; ya da o üç kişiden biri, işte o Hangisi?
Siyahın ne yazdığı belli değil Siyah biliyor olabilir izlendiğini Ama kesin olan, Mavi'nin düşmesi tuzağa
Kimse tarafından izlenmediğini düşünerek rahatça gözlerken Siyah'ı
Üçüncü göz ise sinsice kuruyor kafasında: Dipdiri bir hikaye yazacak bu fotoğraftan, belli Fotoğraflar kadar diri
6
Zamanın fotoğrafını çekmek Bu fikir aklıma nereden geldi diye sormayın; zamanın görüntülerini yakalamak için evrenin hakimi olmak gerekmez ki Sadece beş dakika ayırın ve o bildiğiniz noktanın hakimi ilan edin kendinizi Basın deklanşöre Her gün Zamanın kendine kadrajın içinde nasıl yer bulduğunu görüp şaşıracaksınız
Ben 4 yıldır yapıyorum bu işi 30 Kasım gününü seçtim sizin için Saat 8:45
Dört yolun buluştuğu bir yer Kırmızı tuğlalı çok katlı binalar Küçük dükkanlar, bir köşede ikinci el plaklar var, öbür köşede bir fırın, karşı köşe boş Ben Auggie bu arada, tütün satarım, benim dükkanım arkamda kalıyor
İşte saat 845 Yaşlı bir kadın altında ikinci el dükkanın bulunduğu binadan çıkıyor, elinde bir torba var, dalgın bir halde karşı kaldırıma doğru yürüyor Karşıdan ters tarafa doğru geçen bir genç kız, başı önüne eğik, derin düşünüyor gibi Birbirlerini görmüyorlar bile
Bir yıl geçmiş, yaşlı kadın hep aynı saatte geçerdi buradan, artık yok Eski plakçı hala orada, karşısına bir gazeteci açılmış Kız yine aynı karede, bu sefer gazeteciden bir şeyler alıyor Bu sene kış daha erken gelmiş sanki,caddedeki birkaç ağaç yapraklarını çoktan dökmüş
Yine 845 Her zaman sabah sekizde açılan ikinci el plaklar satan dükkan hala kapalı Garip Genç bir çocuk ellerini siper etmiş dükkanın içine doğru bakıyor Kimbilir hangi LP'yi birilerinden önce ele geçirme telaşında Bu kez hala sonbahar Sokakta yaprak toplayıcıları dolanıyor Kız yine aynı köşeden geçiyor, elinde büyük bir çanta Bir sürü kağıt saklar gibi İnsanlar sabah mahmurluğunda, onu fark etmiyorlar belki; ama onun gözlerinin içinin güldüğü benim durduğum noktadan da belli oluyor
Aynı noktada ne çok başlangıç, ne çok bitiş, ne çok hayat birbirine teğet geçiyor