Zâtî (doğum 1471 - ölüm 1546), tanınmış bir Divan Edebiyatı şairidir. Ziya Paşa tarafından Türk şiirine temel koyan şairlerin üçüncüsü olarak anılmıştır. Çok sayıda şiir yazmış olması nedeniyle değişik eserlerin değişik estetik standardlarda olması sonucu ortaya çıkmıştır.


Hayatı

II.Bayezid döneminde Padişah'a kendini sevdirir. Ümmi, okuma yazması olmayan, şairlerden olup medrese eğitimi almamış olmasına rağmen 1700 şiiri vardır. Padişah'a bayramlarda ve nevruzda şiirler yazmıştır, bunlar karşılığında bir vakfiyeye üye yapılmıştır. Ali Nihad Tarlan'a göre Baki'nin şiirlerine ön ayak olan şairlerdendir.

Eserleri

Zati'nin inanilmiyacak kadar cok sayida siiri bulundugu bilinmektedir. Ancak tezireciler sayilar uzerinde degisik bilgiler saglamaktadirlar. Latifiye gore "3000 gazeli, 1000 rubaisi ve kitasi, sehr-engizi, lugazlari, Hikayet-i Ahmed u Mahmud'u, Siyer-i Nebi'si, Mevlid'i, Sem u Pervanasi, Husrev u Sirin tarzinda Ferruh-nam'si vardir". Sehi ise yazdigi gazel sayisin 3000 oldugunu bildirir. Asik Celebi ise 1600-1700 gazeli ve 400 kasidesi bulundugunu belirtmektedir.


Edebi değeri

Hemen söylemek gerekir ki Zatî'nin bu kadar çok eser vermesi onun eserleri arasında birbirini tutmaz standardların bulunmasına yol açmıştir. Özellikle geçinebilmek için ısmarlama şiir ve manzume hazırlaması gerektigi için, bir sürü değersiz eserin ortaya çıkmasını beklemek normaldir. Bu nedenle sık sık tekrara düşmesi ve ücret karşılığı basit şiirler yazması doğal görülebilir.

Ancak bu tip eserlere bakarak Zâtî'yi küçümsemek ve onu değeri düşük bir şiir tüccarı olarak kabul etmek hatalı bir davranıştır.

Belki de bunda iyi bir medrese tahsili görmemesinin de bir katkısı bulunmaktadır.

Ancak Zâtî'nin elimize geçen eserleri arasında gerçekten mükemmel ve çok değerli gazelleri ve kasideleri bulunmaktadır. Büyük yoksulluk içinde ve pek iyi bir tahsili olmayan bir kişinin bu güzel eserleri verebilmesi Zâtî'nin olağanustu zekalı ve şiir yazmaya isdatlı ve sanat kudreti gayet yüksek bir kişi olduğu şüphe götürmez. Diğer taraftan özellikle gençliğinde devlet büyüklerinin takdirlerini görmüş ve birçok genç şaire hocalık etmiştir. Bir taraftan yaşadığı zaman karışıklıkları, diğer taraftan şairin sağırlığı ve hatta avare hayat görüşü layık olduğu hayat düzeyine erişememesine neden olmuştur. Bu fikri çağdaşları da ifade etmiş, eğer böyle olmasaydı kat kat daha da değerli eserler yarabileceğini hemfikir olarak ifade etmişlerdir.

Buna rağmen Zâtî 16. yüzyılın büyük Osmanlı şairlerini etkilemiş ve hatta 19. yüzyılda büyük Turk şair ve düşünürü Ziya Paşa tarafından Türk şiirine temel koyan şairlerin üçüncüsü olarak nitelendirilmiştir.

Eserlerinden örnek

Noldun inlersin felek her-câyi cânânun mı var
Seyr ider her menzili bir mâh-ı tâbânun mı var
Benzüni ey bû-stân fasl-ı hazan mı itdi zerd
Yohsa başa taşra bir serv-i hırâmânun mı var
Ağlayup feryâd idersin her nefes ey andelîp
Hâr ile hem-sâye olmış verd-i handanun mı var
Yoluna cânum revân itsem gerek cânâ didüm
Yüzüme bin hışm ile bakdı didi cânun mı var
Zülf-i dil-ber gibi ey zâti perîşânsın yine
Cevri bî-had yohso bir yâr-î perîşânun mı var

Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün
- . - -//- . - -//- . - -//- . - //