Sana - Duygusal Yazılar - Sayfa 3 - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Sana - Duygusal Yazılar - Sayfa 3

  1. 2007-05-14 #101
    Ve gitti,
    Her intihar gibi bu yasak umutta bitti.
    Artık ne volkan dudaklarında can verebilirim
    Nede kurşun gözlerinden ölüm tadabilirim,
    İlk defa delicesine ölmek isterken böyle,
    Yalnızlığa mahkum edip bir vefasız,
    Ömrüme serap olup gitti....
    Ve gitti,
    Bitirdi sevgi adına ne varsa yüreğinde,
    Bir damla yaş miras bırakıp gözlerime,
    Pimini çekip yaşanmamış sevdaların,
    Anasını satıp bütün acıların
    İlklerime son olup gitti...
    Ve gitti,
    Artık azrail alacağı candan kararsız,
    Sevda uğruna dökülen yaşlar vefasız,
    Ve verilen onca vaatlere inat,
    Tüm umutlarımı katıp ardına,
    Kanıp kahpe bir yalana,
    Yarınımı dün edip gitti...
    Ve gitti,
    Son bir vedayı bile çok görüp,
    Hastası olduğum pembe rujunu son kez sürüp,
    Akıp damarlarımdan tarifsiz sancıyla,
    Yüreğimin defterini dürüp insafsızca,
    Baharda güz olup gitti...

    Ve gitti,
    Artık yeni bir liman mı bulur bu gönül?
    Acıklı bir türkümü tutturur?
    Yoksa küfredip topuna sevdaların,
    Gecenin acısını mı unutturur?
    Ama kuraldır pınar yüzlüm!
    Aşkta da hesap sorulur,
    Satılmış yüreklere pusu kurulur,
    Her gidenin ardından ağıtlar yakılsa da,
    Bu sevdaya da darağacı kurulur,
    Ki o an ne kıralı çakar dümeni,
    Ne de bu infazın tutar fireni,
    Yüreğim kabrin olsa ne yazar gözüm,
    Sancının kıskacındayken bu ihanet yemini...
    Hani her gece sevişirken unutma derdin ya beni,
    Ne seni unutabildim hala,nede tenini,
    Şimdi sende unutma bu sözlerimi,
    Aşk her şeyi affetmez,bilirsin
    Tanırsın dönekliğin bedelini...
    Nasıl bir ihtiras ki bu aşkı bitirmeye yetti,
    İşte öyle her intihar gibi bu yasak umutta bitti,
    Katıp beni toza dumana,
    Döndürüp bahtsız mecnuna,
    Hasret yoluna gittin...
    Ve gitti,
    Bir sosyete düşkününün
    Şişelere meze olma hayali
    İŞTE BÖYLE BİTTİ...


  2. 2007-05-16 #102
    Herşey Sensin


    Şimdi senden Vaz mı geçmeli?
    Masal olup yola devam mı etmeli?
    Ben kalpten sorumlu,
    Aşka zorunluydum,
    Anladım, herşey sensin!

    Sen söyle şimdi...
    Öyle çekip giderken ne yapmalı ardından? Nedensiz gidişinden, korkularınla yüzleşmeden kaçışından sonra öyle durup vaz mı geçmeli senden? Bu kadar basit mi olmalı sonun? Üstelik hayatımın en karışığıyken sen... Yağan yağmurda buğulu camlardan kayboluşunu mu seyretmeliyim?..

    Hadi söyle şimdi...
    Yokmuşsun, hiç olmamışsın gibi mi yapmalıyım? Bir hayal, bir masal, bir rüya olarak mı görmeliyim seni? Bunları yapabilmeyi ne çok isterdim bir bilsen! O zaman için acımazdı böyle... Hayatta, bende devam ederdik yolumuza... Ama hiç biri değilsin beni yarı yolda bırakandan başka!..

    Ben zaten sorunluydum... Sorunlu kalbimden sorumluydum... Aşka zorunluydum bu yüzden! Sen aydınlatandın karanlığı... Dünyada ne varsa sendin sevdiren, herşey seninle güzeldi. Kalbim kırıktı... Parçalandı... "Aşk yok!" dediğim zamanlarda, var ettin varlığınla ama şimdi alıp gittin yokluğunla!.. Benim anladığımı hiç anlamadın sen! Öyle yitip giden herşey gibi gelip geçtin ömrümden... Korktum... Korktuğum başıma geldi...
    Ve ben;

    Anladım...
    Herşey sensin!!!


  3. 2007-05-17 #103
    Benden, seni anlatmamı isteselerdi, bir yürek anlatırdım içinde koskacaman bir dünya, dünyada kocaman bir fener ve sevgi yolu aydınlatan.

    Deselerdi yaz onu; yazardım en güzel şiirleri dilsiz istekleri dipsiz kuyu sarınçlarında yuvarlanan aşkları. Yazardım parmaklarım morarıncaya kadar yazardım, yüreğim yorulup duruluncaya kadar.

    Deselerdi çiz onu; çizerdim dünyayı, dünya her tarafı yedi veren gülleri yedi renk açan en mevsimsiz çiçeklerin açtığı nakışlı oyalı özenli bir dünya ve korkardım kendi çizdiğim dünyaya dokunmaya, korkardım çiçeklerin yaprakların solmasından.

    Deselerdi kim O ?
    O derdim O işte yüreğinde deryaları taşıyıpta tek bir dünyalıya konuşamayan, o sınırsız sevgi deryasında yelken açıp giderken sevgisini utangaç kişiliğine gömen biri idi.

    Ve O derdim ;
    Beni sabahlara kadar kendisini düşünmek zorunda bırakan insafsız biri O konuşsa yüreğindeki allı tebessümlerde kaybolurdum, konuşsa yanmadan yıkılmadan söndürürdü beni derdim. Sigaram kadar tiryakisi olduğum içkim kadar başımı döndüren, görmediğim kadar özlediğim, özlediğim kadar dokunamadığım, dokunamadığım kadar ürkek...

    Ve O derdim
    Yaşayıpta yitirdiğim değil yaşamayıpta bilmek istediğim, konuşmasını beklediğim kızıl dudaklarına hasretlendiğim hasreti ile eridiğim, yanımda iken bile özlediğim gittiği yolu kıskandığım aydınlık günlerimi aradığım.

    O derdim...

  4. 2007-05-17 #104
    "Bu Sana Son Yazışım...
    Bu sana son yazışım..." diye başlayan bir mektup var şu an karşımda.

    "Bu sana son sözüm" dermiş gibi bakan. Simsiyah harflerle kirletilmiş, bembeyaz bir sayfa. Neresinden bakılsa acı, hangi satırından başlansa hüzün, hangi kelimesi okunsa güvensizlik.

    Oysa ki benim; batan güneşin ardından sarıldığım, tepeden aşağı inerken, çakıl taşlarıyla birlikte yuvarlandığımda düşündüğüm biri var

    "Bu sana son yazışım..." Bir ayrılığın ilanı gibi, ölünün üzerine son kürek toprak, gözdeki son damla, son kez el sallamak gibi...

    Oysa ki benim; Kışın soğuğunda, dalgaların kayaları dövdüğü anlarda, fırtınalarda savrulurken sığındığım biri var...

    "Bu sana son yazışım..." düşündüklerinin, hissettiklerinin ve yaşadıklarının benim için zerre kadar önemi yok demek değilse ne bu? Sen istediğini söyle, senin söylediklerinin hiç bir anlamı yok demek değilse ne bu?

    Oysa ki benim; derinlerde soluksuz kaldığımda ve nefesimin bana ait olmadığını sandığımda, sonsuz gibi görünen karanlığın ortasında, umudumun tükendiği anlarda düşündüğüm biri var...

    "Bu sana son yazışım..." diye başlayan ve sana hiç inanmadım, sana hiç güvenmedim diye devam eden satırar bunlar. Üstelik inanmam ve güvenmem için yaptığın herşey boşa kürek çekmek, yetersiz, yersiz ve saçma çabalardan başka hiç birşey değil bunlar.

    Oysa ki benim; burnumda yağmur kokusu varken, bulutlar hızla akıp geçerken, ve çocuklar ağladığında, perdeler uçuştuğunda düşündüğüm biri var...

    "Bu sana son yazışım..." ben bunları hak ettmedim... Ama sen herşeye müstehaksın, üzülmelisin, kırılmalısın, parçalanmalısın, yok olup gitmelisin... Senin söylediklerinden daha değerli başkalarının ne dediği, senden daha değerli başkalarının ne düşündüğü demek bu.

    Oysa ki benim; elimi uzattığımda ve saatin her çalışında, yanımdayken özlediğim ve uzaklaşınca her an düşündüğüm biri var...

    "Bu sana son yazışım..." Açıkca dilediğini yap, ben istediğim kadar daha yanındayım. Kendimi hazır hissedince girdiğim gibi çıkacağım hayatından demek bu...

    Oysa ki; Aklımın kıyısında dolaşan ve dilimin ucundayken yanarcasına düşündüğüm, deniz gözlerinde dolaşırken yemyeşil ormanlarda yok olup gittiğim biri var...

    Tek kişilik dünyamda ölçülü adımlarla yürüyorum. Boshver dim ve ben artık kendi MaSaL ıma dönüyorum. Sana geliyorum. Aylardan Nisan, sabahın erken saatleri ve bahar...


  5. 2007-05-17 #105
    Balçık çamur içinde
    Paçalarımda isimlendiremediğim hüzünler,
    Hergele gülüşünün ardında
    Duman kokulu izlerle
    Uyandım sabaha seninle
    Gece gözlü adamım
    Papatya beyazı yanım...

    Sabaha serseri bakışınla uyandım bu gün
    Gece düşlerim sana kaçtı
    Aç bir bebeğin anne memesine yapışması gibi
    Yapışıp kaldım gece mavilerinde,
    Kirpiklerim sımsıkı kapalı,
    Kanımda kan kırmızı adın
    Bekledim düş sokaklarının kapısı
    Özlemine açılır diye...
    ---Gün doğdu,
    ----------Gece soldu
    -----Uyandım
    ----------Kaçtın...

    Platon girdi sabahıma,
    Androjen bir varlığa dönüştüm usul usul
    Gövdem tekti, boynum tek
    Ama iki ayrı yüzüm vardı
    Biri sen biri ben...
    Sarmaşık gibi dolanıp
    İsim anası olmuştuk aşka
    -----Derken
    Zalim Zeus
    Fırlattı kara fırtınalarda sakladığı şimşeğini,
    ------Bölündük
    Lime lime doğrandık
    ------Parçalandık...
    Öbür yanı eksik ben,
    Kadını olmayan sen
    Yarım kaldık şimşek hızıyla...

    Aynalarda yarımdı yüzüm,
    Sol tarafım mavi, sağ yanım hüzün...
    Öptüm bir yanı kırık camı
    ------Kanadı,
    Bembeyaz dudağımın kan kırmızı yanı.
    Tek elim olmasa kucaklar
    Sımsıkı sarar
    İçime katar, tenimde uyuturdum seni...
    Parmaklarımın beşi emanetken bedeninde
    Olmadı gece gözlü adamım...

    Kaygan zemin üstünde
    Bıçak sırtı yaramla
    Karıştım
    İçinde kaybolduğum hayata
    Arzulu bakan gözlere
    Bir çizik atıp kanatmak geldi içimden...
    "Senin gibi bir kadınım olmadı" dediğin gün,
    Cicili bicili fiyonklarla paket yapmadan
    Hediye ettim sana kadın yanımı
    Adın yakarken dudağımı
    Tadın değdi tenime
    İki deli borandık biz
    Maviye bulanan gecede...

    Sana uyandım bu sabah,
    Boz bulanık sulardan atlayıp
    Kanat taktım yüreğime
    Sana uyandım sevgili
    Temmuz sıcağı kıvamında
    Mavi bezeli yatağımda
    Dudağımda gözyaşımın tadı tuz,
    ------Sana uyandım...


  6. 2007-05-17 #106
    Bana seni yazdıran yarım kalmışlığındır..


    Neden azalmıyorsun bende?
    Neden gidişin dün gibi?
    Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde tıkanıyor? Ben bugüne kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim... Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim... ve şuna emin ol; hiç kimse, yok'ken bu kadar sevilmedi... Benim karşıma "aşk" diye bu sonucu çıkaran, yarım kalmış'lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım...Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikaye! Sen bitmedin..... Bitmeyensin... Ayrılığın adını koyamadık sevgilim. İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü...... Ben yarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam... unutamam..... içimde sızısı kalır.

    Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da ayrılık sözkonusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı! Biz bunu başaramadık, ayrılamadık! Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatrıma gelmezdin. Seni bu kadar yazılası yapan, yarım kalmışlığındır...O gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum... Anlamıştın benim soyut' a tutkun olduğumu... O yüzden gittin kim bilir... Sevilmek için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin... haklıydın belki de... Olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca..... Herkesin, her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim...

    Ben yaşadığım hiçbir aşkı hayatın akışına bırakmadım. Bunu yapanlar her zaman kaybeder... Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın... eğer ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı. Biz bunu başaramadık.... oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili... Farklı bir dokunuş, ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı durdurmaya..... Ben, aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan kimseyi sevemedim... Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları, yokluğunda düşlemek.... Belki de onandır, yanındaylen yüreğinin gurbetine düştüğüm bir sevgiliyi, sılasında özlemek...
    Yokluğun hiç de adil değil... beni yok ediyor, seni var ediyor sevdiğim.....

    Evet seviyorum seni varlığına rağmen! Üç mevsim değişti bu şehirde ama ben varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim... seni yaşamak istemiyorum! .... öyle bir sen yarattım ki sen yokken, yaşanıldığı an yitirir anlamını... sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı... Sana düşman bir sen var içimde.... seni senle savaştıryorum, olan bana oluyor... Tam olarak hatırlamıyorum ama uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü, "HANİ RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜR YA? BAŞKASINDAYKEN AĞZIMIZ..." şu an varlığınla yokluğunun tezatını bu şekilde tanımlıyorum, seni senle savaştırırken mağlup olan yüreğime... Birkaç ay geçtikten sonra, daha anlaşılır bir tanım bulabilirim elbet ama şimdi gerçek olan bu; RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜYOR SEVGİLİM...

    Gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin... Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim... "Keşke sen yanımda oslaydın, keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık" diye hayıflanmıyorum artık..... Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede..Yazık! son sözü zaman söyleyecek..Yazık!bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı...

    Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi! Bunu engelleyen senin varlığın... ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi beni... işte bu kadar güzeldir senin yokluğun... işte bu kadar ayrılğına üzülmemi engelliyor varlığın.....


    VARLIĞININ CANI CEHENNEME, YOKLUĞUNU ALMA BARİ..


  7. 2007-05-19 #107
    Güneş çoktan gösterdi yüzünü tam tepede. Şimdi nerdesin napıyosun bilmiyorum ama çoktan uyanmış olmalısın.Yüzünü yıkarken şöyle bir bakıp aynaya ismimi hecelediğini hissettim, sol yanım sızladı çünkü…Biz ayrılmadık bu durumda sadece beklemekteyiz, gelecek gün neyi gösterir diye zamana bırakılmış bir sevdayı yaşıyoruz, hasretini çekiyoruz birbirimizin…

    Acı çekmekten zevk alır oldum…Hüzünler yüzümü sarartmış olsa da kendimi iyi hissediyorum çünkü ben seni özlüyorum…

    Seni bu denli özlememiş olsaydım bu kadar sevemezdim…

    Hayatta her şey bekleyiş değilmidir doğumdan ölüme kadar…Beklemekte bazen iyi geliyor bana yitirdiğimi sandığım umutlarımın aslında kırıntılarını taşıdığımı anlıyorum…Umutla bekliyorum döneceğin günü…Tek korkum ya geç kalırsan…

    Sonra birlikte çektirdiğimiz fotoğraflara bakıyorum,kelepçelenmiş ellerimiz biz ayrılmayız dercesine…Zaten biz ayrılmadık ki sadece bu bizim yalanımız…

    Seni bu kadar özlememiş olsaydım bakamazdım o fotoğraflara ve bu kadar sevemezdim…

    Bazen çok zor geliyor sensizlik… Sonra diyorum ki yaşamasaydım öğrenemezdim, bilemezdim, anlayamazdım…

    Seni bu kadar özlememiş olsaydım bu kadar sevemezdim

  8. 2007-05-19 #108
    Sana

    Sana mülteci geliyorum uyruğunu ver

    Yüreğim sevda, yüreğim sen tutuşur, yüreğim ağlamaya tutulur, ağlama sakın. Saat gece yarısı gözümde iki damla yaş, aklımda hep sen varsın. Ağlarken gülümsüyorsam eğer bir hayalim vardır, ondandır direnmelerim.

    Kurduğum her hayal bir yol, bütün yollar sende bitmeli.

    Sana sesleniyorum yüreğimin en aşık yerinden ve yüreğimdir yüreğinin en ulaşılmaz dağlarından sana yol bulan.

    Ben seni bunca seviyorum… Ya sen …

    Nereye gitsem hep sende kalıyorum. Yıldızların gökyüzünde kaldığı gibi. Ve içinden bir dilek tut denildiğinde seni tutmak.

    Sizin orda kar yağıyor, burda ben üşüyorum. Şarkılar söyleyerek ısınıyorum, sana uzanan soğuk yollarda. Yollar kaygan, yollar uçurum, yollar derin. Son durağım oluyor sende biten. Kış kapına dayandı üşüyen benim ellerim, uzanır mı ellerime ellerin!

    Sen yüreğimin merkezi, içimde bütün sevgililer yörüngende döner. Terk edersen yerini bütün umutlarım ölüme gider.

    Yabancı sokakların soğuk yalnızlığı… upuzun bir yolculuktur sana vaad edilen.

    Bir kalbim var uzansan tutabileceğin. Tutulacaksa bu yürek sende tutulmalı… Ne kötüdür bir duyguyu sadece yaşayanın bilmesi. Oyuncağı elinden alınmış çocuğun gözyaşlarıdır yanaklarımdan süzülen ve boğazımda düğümlenen birkaç hıçkırık.

    Sevmek bir şey değil, sevilmekte… Bir meleğe aşık olmak… Anlatamıyorum. Susuyorum… Ya sende susarsan.

    Senden kalan, içimde koca bir yara…

    Biliyor musun, çocukken her düştüğümde ellerim kanar, ağlardım. Annemin öpmesiyle akan kan durur, acısı geçerdi ellerimin. Ve yeniden koşardım hiç durmadan. Ah anne şimdi yüreğimde kanayan bir yara, ve sen de yoksun.

    Ey yüreği yaşamak olan melek, bilmezsin göz aldıklarımın içinde ölüm de var. Ama bedelsiz düştüm ölüme. Bitmez bir suçlamayla ödüllendirildim

    Bir su damlası gibi gözlerimden kayıp da gitme sakın, yazma adımı yanında silgisi duran ömre.

    Bir ayrılık şarkısıdır kulaklarımda çınlanan gecenin bir vaktinde… Davetsiz bir misafirdir kapımı çalan. Ve senin ömründe bir kere düşündüğün,dilimde her gün söylenen bir şarkıdır.ZAMAN ALIŞMAYI ÖĞRETİR,UNUTMAYI ASLA…

    Ben başlamadan biten aşklardan anladım, mevsim sonbahar.

    Yalnızlık sonbaharda düşen son yaprak.

    Şimdi söz sırası kahır ve kaybedilmişliğindir.

    Tek bir kelime ile yaşama döndürülebileceğin bu gönlü harabeye döndürüp gittin. Olsun arkadaş yine de ben seni seviyorum. Sevgiler ayrılıkta bile bitmemeli.

    Bu ayrılığı da benim hesabıma yaz… Ben ödemeliyim bedelini. Sen sonbahardan bahara uzan. Gir yangınsız yüreklerin irem bağlarına, topla gülle nergizi. Tak saçlarına solmamış bütün gülleri, sana bıraktım güzelliklerin hepsini… Sen mutlu ol yeter. Çünkü senin o eşsiz yüreğin tüm bunlara değer.


  9. 2007-05-19 #109
    bende son kez canım demek isterdim ama diyemeden bitti
    bu yazılarda acılarıma tuzbiber oldu
    ama yüreğinize sağlık gerçekten yürekten ve yoğun duygular

  10. 2007-05-20 #110
    Dönsen de tanımaz yüreğim yüreğini



    Sözlerim kesildi aniden,konuşamaz,yazamaz oldum…
    Oysa vardı söyleyeceklerim sana dair…
    Ama bulamadım hangi kelime anlatır beni sana?

    Bulmak isterdim,bulup söylemek..
    Belki…anlardın beni.

    Sanki her söz eksik biraz seni anlatmaya,şaşırdım,nasıl olur da konuşamaz insan bu kadar anlatacak şeyi varken…

    Uzun zaman oldu karalayamadım iki satır.oysa anlatmak isterdim seni kıta kıta…olsun isterdim,olmadı…

    Oldurmak isterdim,
    Belki…o zaman anlardın beni.

    Sen gittin aşk bana kaldı,aşk yakışanda kalırmış.
    Ardından siyah geceler kol gezdi yüreğimde,


    Ben sol yanımı öldürdüm de Siyah'a büründüm.Kimse girmesin diye yüreğime,aşka küstüm.

    Yazamıyordum demiştim ya işte yazdım…acaba hiç yazmasamıydım?
    Ben seni aşk sanmıştım,yanılmışım…öyle olsan yanımda kalırdın.

    Şimdi,
    seni sevdiğimi unut,
    Vazgectim seni sevmekten
    Dönsen de tanımaz yüreğim yüreğini,en iyisi unutmalı bu yalan olmuş ikiliyi.


  11. 2007-05-21 #111
    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
    Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
    Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

    İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
    Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
    Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
    Kopmaz kökler salmaktır oraya

    Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
    Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
    Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
    Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

    İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
    Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
    İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
    Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

    Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
    Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
    Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
    Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

    Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
    Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
    Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
    Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
    Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
    Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.

  12. 2007-05-21 #112
    Yıllar yılı acı çekmiştin, istemediğin bir ortamdaydın ve sana ters düştüğü halde yanlış şeyler yapmıştın. Acına, yaşam mücadelene ortak olup, yüreğimi yüreğine, ömrümü ömrüne katıp seni mutlu edecektim. Ben senden sadece sana verdiğim sevgiyi kabullenip, bu sevgiyi yaşamanı istemiştim. Yalnız seni istiyordum… Ama o kadar ters davranıyordun ki bana… Çok sevilmek bu kadar kötü müydü? Gerçekten böylesine ağır mıydı ki?

    Sevgiye hasretim dediğini düşünüyorum da... Hayatıma bilmediğim anlamlar getirmiştin. Gözüm kapalı hayatımı ortaya koyduğum bir kumar oynamıştım. Ya seni kazanacaktım, ya da kendimden VAZGEÇECEKTİM. Hem seni kaybettim, hem de kendimden VAZGEÇTİM.

    Var mıydı böyle kimsesiz darmadağın olmak, biçare kalmak, var mıydı? Keşke beni böyle ödüllendireceğine, hiç ödül vermeseydin. Onca yüreği senin yüreğine feda ettiğim halde, yüreğin kocaman sevdamı alabilecek kadar büyümedi…

    Ben de sana büyük bir sevgiyi vermekte diretiyordum. Bu kadar direttiğim için beni bağışla…

    Beni kırgınlıklarla, çelişkilerle, cevabı sende olan bir sürü soruyla ve bitmek tükenmek bilmeyen "keşke"lerle bıraktın, bana onca acı verdin ama yüreğim düşmanın olamıyor. Her gün alabildiğine yanıyor, istesem de istemesem de seni özlüyor, seni istiyor.

    Yüreğimi koparıp atmak mümkün olsaydı hiç düşünmeden koparıp atardım. Ama artık kendime sözüm geçmiyor.

    Başımı ellerimin arasına ne ilk ne de son alışım. İlk acım değil ama en büyükacımsın.

    Bir limandayım ve senin bindiğin gemi çoktan uzaklaşıp gitti. Bunu kabullenemiyorum, zoruma gidiyor, canımı acıtıyor.

    Sen yüreğimdeki hasret! Yarım kalmışlığım, unutulmazımsın…

  13. 2007-05-23 #113
    gözlerde yaş kaldım

    --------------------------------------------------------------------------------

    Biliyordum...
    Suskunluğuna öyle alışmış ki zemheri yüreğim,
    Sen söylemesen de,getirmesen de dile ve anlam getiremesem de;buralara ait olmadığını kabullenebiliyorum...

    Kimlere uzanıyordu ellerin?
    Benimkilere dokunmama nedenine nasıl da uzaktı gözlerim...
    Oysa tenim bir nefes uzağındaydı,
    Sense sadece soluksuzluğunu verirdin bana...

    Cayır cayır sana yanan ve bir o kadar susuz,
    Bir o kadar ıssız,
    Sana,varlığına,bana kattıklarına ve belki daha da fazla aldıklarına rağmen hâlâ masum bir bekleyiştir bu...

    Ekmekle katık edecek kadar bile değildir umudum
    Olsun da...doyurmasa da olur
    Bir bak yeter...konuşmasan da olur

    Karmakarışık,derbeder bir yerlerdeyim ben
    Kendimi kaybettim,bulamıyorum...(Bulsana beni...)

    Sonu gelmeyen bekleyişlerden,gecelerin bitimsizliğinden,içimdeki sancıların canımı yakmasından öyle yoruldum ki...
    Ve sıkıldım...
    Bunları tek başıma aşacak gücü kendimde bulamamak çok koyuyor bana

    Yokluğun vurdu zayıflığımın ortasındayken ben,
    Yediremedim gururuma...dudaklarda sus kaldım
    Yağmurlar yağdırdım gittiğin şehre,
    Sen olmayınca...gözlerde yaş kaldım....

  14. 2007-05-24 #114
    1164 - Sana - Duygusal Yazılar
    Her şeyi sana yazdım...
    Seni de her şeye...

    Kalemler tükettim, tükenmeyen hasretle...
    Ucundan dökülen aşkla, umutla, çığlıkla...
    Belki de nefretle...

    Her umuda avuc açtım...
    Sen dilendim...
    Aşktan harap bir dilenci şimdi yüreğim...

    Her şeyi sana yazdım...
    Seni de her şeye...
    Hayallerimin paragraf başlarına...
    Umutlarımın parantez içlerine...
    Kalemler tükettim tükenmeyen hasretle...

    Her şeyi sana yazdım,seni de herşeye...
    Binlerce kez okudum her gün bir ilkokul defterinden...
    Binlerce kez okudum
    Seçebilmek için seni soru işaretlerinden...
    Seni ezberledim hergün karmakarış yazılar içinden...

    Sana da kendimi yazdım...
    Bana ait harflerle...
    Farklı alfabelerle...

    Herşeyi sana yazdım...
    Herşeye seni yazdım...


  15. 2007-06-02 #115
    Kelimelerim kan revan içinde.
    Yüreğim yorgun, gözlerim solgun.
    Notaları öksüz bir şarkı gibi
    Ağlıyorum bulutların koynunda..
    Ve kimseler görmesin diye,
    Gözyaşlarımı kaldırımlara siliyorum..
    Mürekkebimle yıkamıyorum
    Hasretinin karanlık duvarlarını...

    Gözlerimi kapattım geceye.
    Şiirlerimi hecelerinden vurup
    Toprağın beyaz sayfalarına uzanıyorum.

    Bulanık sularda yıkıyorum
    Kan çanağı olmuş gözlerimi.
    Hasretin düşerken avuçlarıma,
    Mor tonları giydiriyorum
    Acıyı emen dudaklarıma.
    Sessizliğe bürünmüşken sevda,
    Baharlarda filizlenen taze dallardan
    Darağaçları sunuyorum yüreğime.
    Yokluğunu öperken dudaklarından
    Pusular kuruyorum aldığım her nefese..


    Oysa umuda gülümseyen bu adam
    Boyun eğer miydi kanlı pusulara ?
    Diz çöker miydim karakışlara ?
    Ama yokluğunda
    Vuslatları öper gibi,
    Karanlıkları öpüyorum
    Adını ezberlettiğim dudaklarımla.

    ismail sarıgene


  16. 2007-06-03 #116
    DAYANAMIYORUM......

    Dayanamıyorum Ey Sevgili...
    Direniyorum..Ama Dayanamıyorum...

    "Hep Sana Doğru koşuyorum... Başını ve sonunu bilmediğim tüm yollarımda sen varsın .. Bense bütün karanLığıma rağmen hep Sana Doğru geliyorum.." dedikçe kaçtın benden..

    Oysa bu karanLık ve ürpertici yoLcuLukta tek istediğim sarıLmaktı sana doya doya...
    Sıcak bir kâLbin aynasında şımarmaktı bir nefes..
    BeLkide bir soLukLuk dinlenmekti yanı başında..
    Ya da konakLamaktı seviLdiğim sürece sıcak yüreğinde..

    Aşka kapattım tüm kapıLarımı ...
    Hep Sana Doğru Koşmuyorum artık..
    Koşarken takıLan ayakLarım şimdi daha sağLam yere basıyor..
    Acı yok..
    Keder yok..
    Bir gün dönersin diye BekLemek yok..
    ÖzLemLerin Yakmıyor içimi...

    Yaşamdan bir parça vicdan diLeniyorum..
    Ya adam gibi vaz geçersin nefesimi kesmekten..
    Ya da sökerim insafını yerinden ....!!


    Kapattım tüm sayfaLarı,YazıLanların şahitLiğinde...
    Kimse ; ama hiç kimse , Artık Benim neden ağLadığımı ve neden öfkeLendiğimi biLmeyecek..

    BiR Kendim..

    Birde Yüreğim yazacak..


    ÖLüm Senaryosunu ...


  17. 2007-06-05 #117
    EY SEVGİLİ ; seni sevip sevmediğimi söylemeyeceğim ama sevgiyi öğretebildim sana sanırım.....(ne kadar öğretilebiliniyorsa ).....


    dilerim kalbine kalbimden verdiğim şey yüreğinde yeşerip meyve verir.. o zaman , böylece ne sen bende kaybolacaksın ,, ne de ben sende ,,sen beni kendin de ,,ben seni kendimde bulmuş olacağım...o zaman hiç ayrılmayacağız....


    sakın seni sevgimle tuzağa düşürdüğümü sanma ...sevgi hayatın hem çekirdeği hemde meyvesidir....bir ağaç seni kendine çağırıyorsa , bu bir aldatmaca sayılmaz ..unutma ki ağaç meyvesine çağırır kendisine değil.....


    ey sevgili : sen bir sığınak arıyorsun,,,ama ben durulmaz bir fırtınayım....sen kendinin sakini olmak istiyorsun,ama ben evrenin sakini olmak istiyorum..........sen olmayacak bir barış arıyorsun ,,,,,,,bense tüm kötülüklerle savaşmak istiyorum.....sen küçük bir çocuksun ,,,ama ben küçükken çok büyüdüm.......sen aydınlığa kaçmak istiyorsun,,,,,ben karanlıkları aydınlatmak istiyorum.......sen bir ağacın gölgesinde yaşamak istiyorsun,,,,,,ey sevgili seni gerçekten sevmişim.....





    seni kaybetmek istemiyorum .....sen susuyorsun ,,bense haykırıyorum.....KALBİM PAYLAŞILAMAYACAK KADAR SENİNDİR SENİNLE BİLE ......

    ama bilmiyorum sen bukadar bendemisin......?


  18. 2007-06-05 #118
    Zamansiz gözlerini ufka dikisin var ya
    Beni benden edisin
    Hesap vermeden,
    Sormadan,
    Söylemeden sevişin...
    Bugulu gözlerinde bakişlarin beni birakir gider ya
    Sadece sadece sen yokken kendime gelişim
    Umulmadik bir yerinde hayatin
    Cigerlerini söküp atarcasina
    Kalbindekileri haykiracakmis gibi karsimda durusun
    Ve bir kelime bile etmeden
    Çekip gidisin,
    Susuşun var ya

  19. 2007-06-06 #119
    GÜNAYDINIM' sın...

    Fecri aydınlatan sözlerimsin sen...Karanlığın odalarına süzme ışıktır gözlerin..Ceplerinde hüzün taşıyan adamın avuçlarında sakladığı mavi bilyelerin içinde yaşayan can...Sen perdelerime düşen günaydınımsın..Sen yarım yamalak sözlerimin tamamlandığı yersin...Durma oralarda, gecemi gündüze çeviren kadın..Günebakan çiçekleri gibi yüzünü bana çevir..Soluğunu rüzgar, suskunluğunu bahar yaptım kendime..Gözlerinin sağnaklarındayım bulut bulut düşüyorum Yeşil Cennetin kuruyan topraklara...Kalem oluyorsun yüreğimde demlenen...Kahverengi gözlerim gibi kahve gözlerinle ısık dağıtıyorsun şehrime..Alnıma vuran ışıksın..Cünkü sen günaydınım, sen benim yaşamımsın sabahıma kanatlanan...

    AYDINLIĞIM'sın....

    Cemaline sinen nurlu gözlerine esir düşüm ben..Esrik bir rüyayım karanlıktan aydınlığına saçılan..Tut sevgili..Mihrabına al beni..Gökyüzüne kanatlandır beni.Kutsa beni yüreğinle..Kutsal mabedinde yaşamama izin ver...Duam olsun nefesin..Nefesim olsun gözlerin..Katılaşmış karanlığımı erit yüzünde soluklanan güneşle..İlmekle beni ışığına..Kollarına al cocuksu sevinçlerımi...Ört üzerimi ışığınla...Saçlarımın köklerinde doğsun gözlerin..Alnı pak sevdalara kazılsın adın..Tıpkı karanlıklarıma bırakılan aydınlık gibi...Sen hep burada kal.Gecemin sabaha gebe kalan aydınlığı ol...Kuşluk vaktim olsun sözlerin..Perdelerim seninle gülümsesin...Şehrim seninle ısınsın..Sen geleceğe yürüdüğüm yollara mevzilenmiş çiçeklerin gökyüzüne bakan yanısın...Sen pencerelerime süzülmüş apaydınlığımsın....


    YOLLARIM'sın....

    Umutsuzlukta kaybettiğim yılların geleceğe giden zamanısın sen..Tozlu yollarımsın sana uzanan...Adımlarımsın bastığım her izinde adını sayıklayan...Rüzgar koynumda sana geliyorum..Dudaklarımda senin en sevdiğin şarkı....Bir de bohçamda sevgi azığım...Kilitledim geçmişimi karanlığa...Ben sana koşuyorum..Hem de yalınayak...Bilirim ki yollardaki dikenlerin çıplak ayaklarımın kanamasından korkarsın sen...Dudaklarınla öpme sakın yollarıma serilmiş dikenleri..Bırak kanasın ayaklarım....Yollarımsın bâd- ı saba ile yıkanmış..Bulut bulut gölgelerinde ilerlediğim varlığının bayram arifesindeyim.. Sana kavuşmak, bir bayram sabahı... Toprak yağmuru sağarken dudaklarıyla sen benim vuslatımsın hasretin omuzlarına vurulmuş...Sen benim yollarımsın adınla onurlandırılmış..Gözlerini mavi ufuklara çevir..Toz bulutuyla sana gelmekteyim...Ellerimde mavi bilyelerim nefes nefese sana koşuyorum .Bekle beni..Daraldı zaman..Yaz yağmuru kadar mesafem kaldı sana..Geliyorum....Kaybolan yılların cilasız zamanlarından senin için yollara koyuldum..Zamansızlığın patikalarını geçmişken bir dağ kaldı aramızda...Üzüm bağlarından geliyorum sana..Az kaldı sevgili..Yollarımsın, adımlarıma ömür diye sunulmuş...


    SABRIM' sın..

    Acıya minnet eden bir cocuğun ellerine tutuşturulmuş ekmek gibi bereketli yüzün..Su gibi aziz, hayat kadar elzem ve nefes kadar sonsuz bir cansın sen...Akşam kuytularında yalnızlığın ayak dibinde düşmüş benliğimin gözlerinde tekrar hayatı kazanmasıydı..Takâtim, dayanağım, sabrımsın sen..Soğuk ve yapay cocuklarla bastırılmamış cocuksu düşlerimin yeniden sabırla örülüşüydü yüzündeki tebessümler..Ezberimsin. evvelim , ezelim ve ebedimsin...Sebebim, nefesim ve ahirim..Sen, çaresizliğin ayak uçunda demlenen yüreğime armağan edilen sonsuzluk hediyesi..Sen, göğsümde taşıdığım eşsiz paye...Sen benim acıya dayanma gücüm, sen benim yüreğime işlenmiş sabrımsın...


    HAYATIM'sın...

    Şeceresi hüzün olan adamın buzdan kalbine düşen hayatsın..Canıma can diye süzülen canânsın. Kanadında mutluluk olan baharlarsın sen...Gonca güllerle süslenmiş sabahların gülümsediği cansın sen.. Kaybettiklerimin ardından tek kazandığımsın..Bedeli ödenmiş acılarımı dudaklarındaki nefesle gideren şifâsın sen.. Bağrı yanmış ve susuzluktan yüreğimi kurumuş kıyılarıma dolan ve benliğimden aşıp yüreğimde çoğalan bitmez deryâsın sen..Yaralarıma kendi yarası gibi bakıp sökük yüreğimi Eyyubvâri sabırla mutluluk ekleyen, çöllerimdeki serabın tükendiğini bilip dudaklarındaki ab- ı hayat ile menzile giren Leylasın sen...Göğsümde her zaman övünç abidesi diye saklayacağım ömrü vefasın sen..Sen susuzluğuma düşen hayatsın..Bak çöllerim yeşeriyor..Dokun toprağa..Zamanın göğsünde elenmiş topraktan " sen " fışkırıyor bak..Dua dua filizleniyor kuru yapraklar..İçinde büyüttüğüm kız çocuğunu vakitsiz gömen adamın kuru dudaklarına sunulmuş ab- ı hayatsın...Sen benim gözlerindeki kendimi gördüğüm hayatımsın...Soluklandığımsın, nefes aldığımsın....

    ----------------------

    Velhasıl; sen benim evvelim,
    Ezberim, ezelim, ebedimsin...
    Sen benim herşeyimsin...

    " Sen dünden daha büyüksün içimde sevgili....."



  20. 2007-06-06 #120
    Bİldİklerİn Sana YettİĞİ Anda Ben Yokum Demektİr...
    Bİldİklerİn Sana YettİĞİ Anda Ben Yokum Demektİr...

    Sana Sevgİyİ ÖĞretemem
    Senle Bİrlİkte ÖĞrenmelİyİz...
    Yenİden Çarpmali YÜreĞİm...
    Yerİnden Firlayacak Gİbİ.

    --------.....................ama Yİnede.......................
    ---bİldİklerİn Sana YettİĞİ Anda Ben ----------------------------------------------------------yokum Demektİr...

    Elerİmİ Tutmalisin
    Yenİ DoĞan Bİr Bebenİn Ellerİnİ Tutar Gİbİİ
    Simsiki Sarmalisin YanlizliĞimi...
    Bİrdaha Birakmayacak Gİbİ.

    .....................ama Yİnede.......................
    ..-----------bİldİklerİn Sana YettİĞİ Anda Ben ----------------------------------------------------------yokum Demektİr...



    Hİssetmelİyİm...gÖzlerİnde...
    Benİ SevdİĞİnİ...
    Hİssettİrmelİsİn...

    Öpmelİsİn YÜreĞİmİn
    Sana Gelen O Çilgin Sesİnİ......
    .
    ....................ama Yİnede.......................
    -----------bİldİklerİn Sana YettİĞİ Anda Ben ----------------------------------------------------------yokum Demektİr...



    Ve...
    Mutluluk GÖzyaŞlari DÖkebİlmelİyİz Bİrlİkte...
    Senİ Sevİyorum Dİye Utanmadan
    Haykirmaliyiz Gecenİn SessİzlİĞİnde...
    .
    ....................ama Yİnede.......................
    .-----------bİldİklerİn Sana YettİĞİ Anda Ben ----------------------------------------------------------yokum Demektİr...

  21. 2007-06-09 #121
    SeN - SEN - sen ...

    İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında,
    seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın,dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam…
    Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte
    uyanan güne senin adını veriyorsam…
    Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp,bana baktığını hissediyorsam…
    Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa…
    İçtiğim çayın şekeri,sigaramın dumanı,kahvaltımın her lokması sen oluyorsan…
    Sokakta bana bakan her insan,yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa…
    Sevdiğin şarkıyı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam…
    O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam…
    Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle,bir gülüşünle uzun bir tatilden
    dönmüş gibi enerji doluyorsam…
    Ve o enerjiyle günlerce hiç durmadan çalışabileceğimi duyumsuyorsam…
    Gün boyu saatleri,dakikaları sayıp 'neden geçmiyor bunlar' diye hayıflanıyorsam…
    Ve hep seninle buluşacağımız anı bekliyorsam…
    Kitap okurken seni düşünmekten kendimi alamayıp aynı satırı
    defalarca tekrar ediyorsam…
    Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüyorsam…
    Seninle ilgili planlar yapıyorsam…
    Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için
    her ayrıntının üzeride dakikalarca düşünüyorsam…
    Yıllardır sevgililerin kullandığı klasik sözcüklerin benim duygularımı
    anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam…
    Yinede bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam…
    Sevgimin coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla
    karşılık vereceğini biliyorsam…
    Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı,yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi,
    seninle düşünüyorsam…
    'hayatının en anlamlı şeyi ne' diye sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam…

    Sen benim için VAZGEÇİLMEZ olmuşsun demektir!!!


  22. 2007-06-09 #122

    Hadi susmasana!
    Nerelerdeyken sen, ben nerelerdeyim!
    Hadi susmasana!
    Kim daha çok sevmiş! ?

    Bugün sen oralardayken. sen mutluyken...
    Ben sadece sonsuza kadar uyumak istiyorum! ...

    Hadi söylesene!
    Söylesene kim aşıkmış, kim en çok yanmış? ! ..

    Uzaklardasın...
    Uzaklarındayım...

    Gitmek istiyorum çok daha uzaklara artık! ...
    Ellerinin, hayalinin gelemeyeceği,yetişemeyeceği bana...
    Gideceğim senin gittiğinden çok daha uzaklara! ! !
    Hadi şimdi sen yetiş! ...


  23. 2007-06-18 #123
    SENI ARAMAK

    Her gün,her an
    dalip dalip geliyorum sana
    Tam uzanmis tutacakken
    kaçiriyorsun ellerini.
    Her gün,her an
    dalip dalip geliyorum sana
    Çöllerde buluyorum bazen,
    birakip gidiyorsun beni,
    aç-susuz yine düsüyorum pesine.
    Bir deniz kenarinda ariyorum seni,
    kumsallarda buluyorum
    ayak izlerini.
    sen siliyor,kaçiyorsun yine.
    rüzgarlara tutunup geliyorum,
    yetisemiyorum.
    Bir köye variyorum,
    aksam üstü,
    yorgun argin.
    Seni soruyorum
    "-Henüz gitti" diyorlar
    Tekrar kosuyorum
    ayaklarim parça parça,
    kaniyor.
    Bir dag kulübesinde
    duyuyorum kokunu,
    Kar baslamis,firtinasi bir yandan.
    Seni bulamamanin korkusu,
    yüregimde çirpinirken,
    atiyorum kendimi içeri,
    bagiriyorum ismini...ses yok.
    Söminede sönmekte bir ates,
    Bir pencere çarpip duruyor pervaza,
    kosup bakiyorum;
    Pencerenin önünde
    ayak izlerin yine,
    Yine benden uzaga götürmüs seni.
    Kosarak çikiyorum disari,
    Izlerini takip ede ede
    bir uçuruma variyorum.
    Sen geçmissindir diye,
    geçmek istiyorum
    ...basaramiyorum
    kayiyor ayaklarim,ellerim
    düsüyorum...düsüyorum...
    Düsüyorum;ismini haykirarak.
    Uçurumun dibinde görüyorum seni,
    kavustuguma sevinemeden
    ...ölüyorum

  24. 2007-06-19 #124
    aşk acıtır...


    ...gunler gecmek bilmez,geceler gunduzlerden hep daha uzun gelir…
    yataginda uyuyamazsin,o aklina gelir..gozlerini kapadigin an yaslar akar..actigin zaman yine…
    ayriligin ertesi gunu en kotu zamandir…kalkarsin yerinden , gozlerin nasil da acir,uyuyali bikac saat olmustur ve deli gibi aglamissindir,radyo hala acik…sonra telefonuna gider elin…
    hatirlarsin, ayni hizla cekersin elini…,yaslar yine bosalir gozlerinden….onsuzsun…
    artik ona ait diyilsin,onsuzlugunun ilk gunu hic gecmek bilmez…gozun bi yandan hep telefonda,hep hep…ama hicbirsey yok…
    kafani dagitmak icin cikarsin disari belki hatirlamam diye, iyi gibisindir…sonra bir sarki calar..allah kahretsin nerden cikti simdi bu sarki…
    goz yaslari….odana gelirsin…
    aci cekmek hosuna gidermiscesine acarsin sarkinizi dinlersin, teker teker dusunursu onunla oldugun zamanlari…
    iste gunler boyle gecip gider…birkac ay olmustur..sabahlari aglamiyosun artik…sadece geceleri, resimlerle yetinirsin…
    sonra bikac hafta daha…geceleri hala agliyosun, radyo hala caliyo…
    ama mesajlari silicek gucu buldun kendinde..
    resimleri de…bikac hafta daha…
    aglamiyosun artik.radyoyu da kapadin..i
    yisin galiba…gozlerin doluyo sadece o kadar…
    sabahlari kalkarken gozlerin acimiyo…
    mutlusun bile denebilir..
    biraz kendine bakmaya basliyosun yine,kuafore gidiyosun,saclarini kestiriyorsun,o kdr uzun zaman olmus ki…
    bir gece ic cekerek yatiyosun..
    ertesi gunu kalktin, yuzunde garip bi gulumseme,hayirdir…banyoya gidiyosun.. muslugu aciyosun…basini kaldirip aynaya bakiyosun……..
    O nu gordun ruyanda…
    evet, onu gordun, bitaneni gordun...
    elini tuttun, sarildin, optun, saclarini oksadin, eskisi gibi….
    Goz yaslari…akti akti akti….
    odana gittin…
    radyonun dugmesine bastin, yine acikli kanal…acimasiz sarkilar…iste o geceler yine basladi, gecmeyen uzun geceler…
    resmini ariyosun bulamiyosun…
    1 tane varmiydi acaba, evet vardi bilgisayarinda sadece 1 tane…acip bakiyosun…
    aslinda sen onu hic unutmadin…
    a$iksan yokedemezsin,yangin soner….
    kulleri kalir…,icin acimaya devam eder…,
    onun icin akittigin herdamlaya deger diye dusunursun, onun icin agladigin hicbir geceye hicbir gune hicbir saniyeye pisman olmadin ki sen..yine aglayabilirsin o yuzden o hissetmese de....
    _________________

  25. 2007-06-19 #125
    Her sabah günes dogarken,
    Seninde günesle beraber dogmani beklemek...
    Yillar önce alnima bugün yazilmis,
    Sana hasret kalip, seni sevmek...
    Benden uzakta, sende agliyorsundur belki simdi,
    Hasretin dogar her gece ay gibi kalbime,
    Mehtabin deler gecer, içimdeki sonsuz özlemini,
    Seni özlemek gelir cöker sensiz kalbime..
    Sensizlik insani yikan bir aci, sensizlik soguk,
    Her sensiz oldugum gece, titrer üsürüm,
    Hayalin uzak, sanki hic yokmusun gibi,
    Sensiz kaldigim her
    gece ölümü düsünürüm...

  26. 2007-06-19 #126
    Ayrılık ne zormuş anladım
    Gittiğine inanmadım
    Gidemezdin çünkü sen
    Bana haber vermeden
    Ayrılık ne zormuş anladım
    Anladım da geç kaldım


  27. 2007-06-19 #127
    Malum ben yine sensizlikte,
    Seninle birlikteyken bile,
    Hissettiğim bu duygu,
    Hala hüküm sürmekte.
    Bir duygu karmaşası bu yaşadığım,
    Hayatı yok saydığım,
    Yağmurları gözyaşın sandığım,
    Ve hepsini üstüme akıtmaya çalıştığım.
    Anlatmak zor,
    Kabullenmekte öyle,
    Uyanmak her sabah sensizliğe,
    Ve alışmak...
    İnan sigarayı bırakmak kadar zor.
    Bir şişe votka etkisindeymiş yaşananlar,
    Uyanınca kıvrandığım,
    Ve ben hala o komada,
    Seni içimden atamadığım...

  28. 2007-06-19 #128
    Acıyı görmek mi istiyorsun?
    Gözlerime bak!
    Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları,
    Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin.
    O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu.

    Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi,
    Umutla kurudum sensiz.
    Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin.
    Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan
    Bir boşluktan içeri girdim her gece,
    Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi.

    Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? ve parmakların ince uzun mu?
    Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip,
    Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp yürüyemedik.
    Gözlerinin yeşilinde geleceğe dair hayaller kuramadan,
    sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi.
    Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni istedim.

    Acıyı görmek mi istiyorsun.
    Gözlerime bak!
    Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü şiir'ini oku,
    Kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen dizelerimde.

    Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık.
    Sabahlara merhaba derken beni seven bir şair var deyip gurur duy sadece.
    Ve hiç bilme o şairin senin için her gün defalarca öldüğünü.
    Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak mahşerde.
    Tek avuntum bu şimdilik.

    Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben,
    Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın?
    Ölüm'müş,terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen.
    Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde,
    Kavuşma vakti olacak benim için ölüm.
    Dudaklarımda ki acı tat?
    Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek?
    Ne yazık hiç bilemeyeceğim.

    Acıyı görmek mi istiyorsun?
    Gözlerime bak!
    Sen uzakta çok uzakta
    Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın,
    Benim gibi.

    Seni seviyorum,
    Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime,
    Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de
    İçimde taa içimde senin için atan bir kalbin feryadı,
    Haykırışı bu sevdiğim.
    Sana ulaşamasam da,
    Biliyorum ki zavallı kalbim
    Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde
    Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın
    Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda oluşun.

    Biliyorum beni sevdiğini
    Acıyı tattığını da benden uzaklarda
    Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin?
    Acı tek taraflı olsaydı,
    Ne yürek dayanırdı ne yaşamın bir anlamı olurdu.
    Ama yokluk kötü sevdiğim.
    Bir beden olmak isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü.

    Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların,
    Yüzüne hasret kaldığım günlerde
    Beni ısrarla kırışlarını hiç anlamış değilim.
    Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin dudaklarını
    Ve eminim ağlayacaksın.
    Ağlamak seni ben yapar sevdiğim
    Ve beni sen yapanda içimde senin için yanan bir kalple yaşamak.
    Her gün Üsküdar'da oturup kendimi dinlerim
    Oysa konuşan sendin hep benimle,
    Ne martıların vapurlara takılışı,
    Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim.
    Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim.
    Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında.
    Gözlerim ve ben her Üsküdar'a inişimizde
    Bir gün seninle bir bankta oturup
    Sadece ve sadece hiç konuşmadan gözlerine bakmak istedik.

    Kaç zamandır bir hüzün dolaşıyor odamda.
    Duvarlar bir şeyler söylüyor sanki
    Adım adım yok oluşumu izliyorum
    Her batan güneşin karanlığı getirmesiyle.
    Sabahlara kadar uykusuz gözlerimle uzaklara,
    karanlıklara bakıyorum mütemediyen
    Kayan her yıldızda tek bir şey diliyorum?
    Ve Senin için yalvardığım namazlarda secdeye kapanıp
    Rabbime ettiğim dualarım,
    Tuttuğum dilekle aynı olması ve sonra umudumu yitirmeden
    Rabbimin bir bildiği var deyip
    Kabul olmadığında dualarımın
    Tekrar tekrar yalvarmalarım.

    Seni okyanusların diplerinde
    Bir midyenin içinde ki
    İnciyi görme ihtimalimin olmadığı gibi kabul ettim aşkım
    Ve seni hiç ulaşılamayacak dağların zirvesinde
    Koklayamayacağım bir çiçek olduğunu fark ettiğimde
    Tek bir şey düşündüm?

    Dokunamadan tenine,
    Öpemeden öpülesi dudaklarını mahşere erteledim vuslatı.
    Ben o kargaşada ne yaparım bilmem ama
    İnsan mahşerde sevdiğiyle beraberdir derler
    Seni seviyorum meleğim.

    Acımasız olan ne sensin ne de ben,
    Bize gümüş tepsiyle sunulan hüzünlü bir hayat sadece
    Ve kabul etmesi zor olan bu ayrılıklara katlanmak sanırım.
    İnsan yaşamın değerini
    Yüzü ve kalbi güldüğünde anlıyor
    Anlıyor ki ölüm sadece toprağa girmek değil
    Ve nefesi kesilene kadar yaşadığı her şeyin
    Gözlerinin önünden geçmesi değil.
    Ölüm sensizliğin sadece yaşarken verilen cezası sevdiğim.

    Seni bulduğumda sevgi anlam kazandı
    Her anımsadığımda yaşamamım oldu gülüşlerin
    Hiç tükenmedi içimde senin için yanan ateş
    Ve ben o ateşle yanmayı,
    Sırf seni sevmek olduğu için
    İnan bana çok sevdim.

  29. 2007-06-21 #129
    Bekledim,
    Aylarca,günlerce
    Yorumsuzca.
    Bekledim,
    Yanlışıyla,doğrusuyla
    Korkusuzca.
    Bekledim,
    Yanlızlıkla,boşluklarda
    Duyarsızca.
    Bekledim,
    Ama gelmedin.
    Belki de gelemedin.
    Ben hala yine beklerim.
    Ya sen, sen gelirmisin


  30. 2007-06-21 #130
    SEN VURDUN DA BEN öLMEDİM Mİ?
    RÜzgarda hasretinle ne atesi yaktım da
    bir seni yakamadım,beni yaktıgın gibi
    mapusta gÜn,çölde su,oruçta ekmek gibi bekledim seni
    sense araya korkular koydun,yasaklar koydun
    bitmez tÜkenmez engeller koydun
    ''Şimdi nerdesin?''diye sakın sorma bana
    sen çagırdın da ben gelmedim mi?
    sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara
    bu kasvetli aksamlara,
    Ağlamazdım gidenlerin ardından
    ÜzÜlmezdim ayrılanlara
    bakıp iclenmezdim tren istasyonlarına,
    Usluydum masum çocuklar gibi
    Delirmezdim,savrulmazdım,kÜfretmezdim
    Hele ölmeyi hic dÜsÜnmezdim!
    Şimdi soruyorum sana
    Adı ''SEVDA''ysa bu cehennemin
    Sen yaktında benyanmadım mı?
    Biliyorsun bÜtÜn korkularına arka çıktım olmadı
    Haziran da kar olup yağdım avuclarına olmada
    daglara merdiven dayadım olmadı
    sevdim olmadı
    taptım olmadı
    artık benden pes
    bu askın biletini istedigin gibi kes
    nasılsa gidiyorsun
    arkanda aglayan bir çift göz
    yıkılmış bir dağ paramparca görmek istiyorsan
    cek silahı daya alnıma
    SEN VURDUNDA BEN OöLMEDİM Mİ?..

  31. 2007-06-22 #131
    Bu Şiir Sana

    gülüşüme yüzün düşmüş
    aynalarda suretin saklı
    gidersen, kırılır sırça kristal
    kopar kolları sarmaşıkların
    ay sürgün, yıldızlar pul olur
    gök boşalır, kuşlar ölür
    bu deli gönül viran olur
    vatansız kalırım gidersen

    bu şiir sana şair
    gidersen, mabetler yakılır
    tapınaklar kilit vurur kapılarına
    sığmaz olurum kitaplara
    bu ilk kaçışım canhıraş
    alıcı kuşlar düştü izime
    bu ilk yağmur deli sağanak
    gökler yarılır, bulutlar yırtılır
    yaklaşan selin ayak sesleri gökgürlemeleri
    yıldırımlar düşer gidersen

    bu şiir sana
    damlalar imge döküyor
    halka halka nakışlanmış su yüzünde nehir
    gidersen, bentler yıkılır
    bu şehrin damarlarından kan çekilir
    kurtlar sofrasına düşer serçeler
    bahara erişemem gidersen

    bu şiir sana
    şebnem süzüyor kirpiklerim
    bu ilk deniz, ilk fırtına
    buralardan geçmemiş yolun
    im'lerini süremem
    dikenler tutmaz ayak izlerimi
    ilk çiçek çöl gülü yüzüm
    sakla, sende kalsın
    kimseler bilmesin gizlerimi
    rüsva olurum gidersen

    bu şiir sana
    ufuklar karaya dönmüş
    ilk gün sökümünü beklerim
    çok uzaklarda bir şair mısra diziyor bozkırdan
    kanayan geceme şavkı vurur gülüşlerinin
    durup dururken bu asi yüzüme
    şimdi bu hüzün niye düşmüş?
    Öksüz kalır ağlarım gidersen

    bu şiir sana şair
    öpüşündeki çiğdemler ben'im
    bu ilk gülüşüm /otuziki diş
    ben sevdim çok
    ya sen sevilmedin mi
    bu kovgu, bu sürgün
    seni benden, aşkı yüreğimden
    söküp alabilir mi gidersen? ...


  32. 2007-06-22 #132
    al bir simetri oluşturdu suskunluğum
    şehvete yenik düşen bir sen sonrası gecede
    kapılar kapanırken yüzüme bir bir…sürgün sevdana



    kucağına düşen o sonbahar yaprağının sarısındayım
    aldanışlarımda hoyrat bir saplantı gözlerinin buğusu
    pembe bir düş dönümü söylenen perili bir masal aşk
    ılık sıcağında kaybolduğum yumuşak bir okşama
    yastığımın altında sakladığım her şiir sana
    ıraklarda bir kuş uçar yüreğimin baharına türkü türkü



    bin bir gece anlatılan masalların anlatıcısına verdim öykümüzü
    İkarus'un kanadından damladı kan yatağa
    Rus ruletini oynayan son kumarbazda patladı sevda…yüreğinde öldüm



    kızılca kıyamette yürek her yeni gün
    esrik şarkıların tümü dilimde bugün yine
    rüyalar çaldı bütün renkleri…bir sen kaldın bana
    ey kırmızım! tadın bunca zamandır içimde



    çisil yağan yağmurun ıslaklığında güneş
    açık kapımı çalmaya da gerek yok
    limanımda yanan gemiler yeniden demir atmış
    aşk
    ritüeller düzenledim senin için/bir kez daha



    aşk kapıyı bir kere çalar
    ve asla unutulmaz dokunuşu

    ALINTI

  33. 2007-06-29 #133
    Gitgide alışıyorum sana.... Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz .... Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin.... Yanımda olduğun zamanlar ; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor , alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun.... Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan... Alışkanlıklar daima korkutur beni... düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim.... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır... Fakat şimdi sana alışıyorum.... Alıştıkça özlemim artıyor , daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana tüm alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum... Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum... Bir gün ansızın ölmekten , ve seni bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum... Oysaki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı... Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı , yarısı benim...

    "Bana alış" demiyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün... Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin , o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla , sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden! İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim , verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar , sevmek benim hakkım diyordum. Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor , ayrı bir anlam kazanıyor... Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım. Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa seni görecekler içimde...

    Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan...

    Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni... Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden... Saçlarını okşamak geliyor , ellerini tutmak geliyor... Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri... Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum... Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık... Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
    Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum... Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde... Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim... Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez... Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...

    Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem , kıskançlık , arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su , bu ateşi söndüremez artık. Nehirler , denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.

    Önce bakışlarımız alıştı birbirine , sonra parmak uçlarımız... Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle..... Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır. Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...............


    Mihriban'a Mektuplar
    Ümit Yaşar OĞUZCAN

  34. 2007-06-30 #134
    Sana rağmen sana... yürüyorum
    Gözlerinden kadehime düşen yaşlarını,
    Sana! .......... içiyorum,
    Ve sana içtiğim her kadehin buğusunda,
    Yıkıyorum alnımın yazısını,

    Bana tokluğunda, sana açlığımı görüyorum,
    Oysa senden bile gizlemeliyim sensizliğimi,
    Bu yüzden İçimde dürüyorum yokluğunu, anlasana! ...
    Anlasana! .. Sana rağmen, sana..... yürüyorum,

    Anlayacaksın da! ... bari geç olmasa! ...
    Bari geç kalmasa yüreğin, yoksa! ...
    Ağır hasta gururum, yaralı aşkım, ve ben
    Saat saat ölüyorum...

  35. 2007-06-30 #135
    Hoşça kal
    Solgun ay ışığında
    Kaldırımlarında şehveti taşıyan şehir.



    Hoşça kal
    Karanlık ve uzak gecelerde
    Soğuğun öfkesini soluduğu nehir.



    Hoşça kal
    Tamamlayıp kendini akmaya çalışan damlam
    Bilki, sen kurumadan ben asla kurumam




    Hoşça kal
    Bir kibrit çakımı mutluluğum
    Hoşça kal
    Uçması yasaklanmış kuşum.
    Hoşça kal
    Yanımdayken hasretini duyduğum
    Hoşça kal
    Gözyaşlarında kaybolduğum.
    Hoşça kal rüyalarına dalıpta uyuduğum
    Hoşça kal
    Soğuk gecelerde camlardaki buğum
    Hoşça kal
    İçimdeki boşluğum
    Hoşça kal
    Ayrılığı içine sindiremeyen yüreğim
    Sevda dalgınlığım
    Kalbimin sahibi
    Ve her şeyim
    Hoşça kal
    Hoşça kal
    Kendisine kendimi verdiğim...



    Nasıl anlatılır
    Kalbinin böylesine çılgınca vuruşu
    Sen giderken,
    Gelişin gibi...
    Kimse yalnızlıklara tutsak edemez seni
    Sen dipsiz uçurumlarda bırak beni
    Çiçekli dal uçlarında kal...
    Sen içinde bir daha duyma
    Terkedilmiş yüreklerin çığlığını
    Hoşça kal
    İlk gözağrım
    Sana hoşça kal

  36. 2007-07-12 #136
    Seni neden bu kadar çok sevmişim diye soruyorum yüreğime?Düşünmeden,sonunun ayrılık olduğunu bilerek hem de.Susuyor yüreğim,cevap yok...İmkansızlığını görerek sonuna dek kapılarını neden açmış bu yürek?Belki de cevap senin imkansızlığında gizli...
    Belki de imkansız olduğundan bu kadar değerliydin.Yüreğim bir rüya görüyormuş seninle.Her mutlu uyandığı sabahta yanında seni bulduğunu sanıyordu ya.Aslında her gün başka bir rüyaya uyanıyormuş,içinde sen olan.Zaten gerçeğe hiç açmadı ki gözlerini...Gönül gözüyle sevmek bu işte..Gözlerinle uyurken gerçekleri göremezsin.Gönül gözün açıktır onu kapatman imkansız olduğundan sevdikçe seversin işte.Ne seni dinler,ne gerçek dediklerini..Ve bir gün sen zamansız uyandırınca...Yanımda ve elimde sadece yüreğimdeki gerçek sevgiyle kalakaldım işte.Başka da gerçek olan birşey yokmuş ki...Ortada sana olan duygularıyla dolu kırık bir kalp ve yokluğundan kalan koskoca bir boşluk...Benim gerçeğim bu oldu işte..
    Bitti.. Gördüğüm senli rüyalar,mutluluklar,seninle ilgili tüm umutlar bitti...İstediğin buydu bitti...
    Sevgim gerçek olduğu kadar çaresiz ve yanlızdı bitti...Rüyalar bitince yürek acılarla karşılaştı ve bitti...Kızamıyorum artık sana.Sen başka yüreklerde yaşamak istedin sadece,başka baharları özledin belki de.Bunu gören yüreğim kendini korumak zorundaydı bitti...Ağlayıp çırpınmanın da çözüm olmadığını biliyor şimdi.O yüzden hiç sesi çıkmıyor.Çıkmayacak ta çünkü hatasını biliyor.Karşılıksızlığını ,imkansızlığını bile bile sevdiği için suçlu olduğunu biliyor...



  37. 2007-07-17 #137
    SEN NE BİLECEKSİN

    Sen aşk nedir bilmezsin,
    Hiç âşık olmadın ki!
    Düşsün bakalım,
    Sevda ateşi gönlüne,
    Aşk nedir,
    O zaman bileceksin!

    Sen ayrılık nedir bilmezsin,
    Hiç ayrı kalmadın ki!
    Ayrılsın bakalım,
    Et tırnaktan,
    Ayrılık nedir,
    O zaman bileceksin!

    Sen özlem nedir bilmezsin,
    Hiç sevmedin ki,
    Gitsin bakalım,
    Sevdiğin yad ellere,
    Özlemek nedir,
    O zaman bileceksin!

    Sen ateş nedir bilmezsin,
    Alev alev yanmadın ki…
    Giy bakalım,
    Ayrılık gömleğini,
    Ateş nedir,
    O zaman bileceksin!

    Sen alev nedir bilmezsin,
    Hiç uykusuz kalmadın ki!
    Kaçsın bakalım,
    Gecenin bir yerinde uykuların,
    Alev nedir,
    O zaman bileceksin!

    Sen kor nedir bilmezsin,
    Hiç kıskanmadın ki!
    Düşsün bakalım,
    Bir kurt yüreğine,
    Kor nedir,
    O zaman bileceksin!

    Sen kül nedir bilmezsin,
    Kül olup uçmadın ki…
    Kavrulsun bakalım,
    Yüreğin kor ateşlerde,
    Kül olup uçmak nedir,
    O zaman bileceksin!

    Sen kıskançlık nedir bilmezsin,
    Hiç sevmedin ki!
    Gitsin bakalım,
    Sevdiğin uzaklara,
    Kıskançlık nedir,
    O zaman bileceksin!

    Sen beni sevmezsin,
    Beni hiç tanımadın ki!
    Gir bakalım kalbime,
    Ben kimim,
    Sen kimsin,
    O zaman bileceksin!

    Mehmet KIYAK


  38. 2007-07-18 #138
    Geceler **

    Geceler uzuyor,
    Geceler bitmek bilmiyorlarsa eğer
    Soğuk heceleri çözmüyor şafak,
    Güneş doğmuyorsa nefret üstüne
    .......Yâni; bu sevdâya yürek dar ise

    Bir de özlediğimiz değilse aynı güzel,
    Gözlerimiz olsa da aynı ufka çivili,
    Neye yarar?
    Beni senden daha iyi anlatıyor şarkılar,
    Seninle sâdece bir kavlimiz var
    .......Canevime seni salan yâr ise
    .......Böyle bir sevdâya yürek dar ise...

    O halde dokunma ellerime,
    Bırak kırsın dallarımı çoban nefesinden bir ağıt
    Sonra,
    Sana,
    Seni anlatsın söğüt:
    .......Gönülden gönüle bir yol var ise,
    .......Canevime seni salan yâr ise,
    .......Böyle bir sevdâya yürek dar ise...

    Dağlarda esmiyorsa artık seher yelleri,
    Demiyorsa çocuklar; ebemsin, sobe
    Gizlemiyorsa mavi gök güzelleri
    Ve bestelenmiyorsa şarkılar sabâ,
    Hoş geldin...
    Hoş geldin kabrimize ey hüzün
    Merhabâ:

    Gönülden gönüle bir yol var ise,
    Canevime seni salan, yâr ise,
    Böyle bir sevdâya yürek dar ise
    ......Her sevdâ, gönlüme âhuzâr benim
    ......Bu gönülle çok yaşamam zor benim


  39. 2007-08-01 #139

    Artık gururumu dinlemeden sesleniyorum sana



    Artık gururumu dinlemeden, sesleniyorum sana. Sesim çıkmıyor. Yalnızca kalemim yazıyor...

    Biliyorum kalemler, kağıtlar tükensede olmayacak bu sevda... Ama sen anlamasanda, sen beni hiçe saysan da ben direniyorum. Bir yandan da tükeniyorum.

    Öyle bir tükeniş ki bu, benden bir çok şeyi götürmesine rağmen, senden vazgeçiremiyor.

    Böyle körkütük aşık olup, karşılık bulamamak öylesine acı ki... Öylesine derin yaralar açıyor ki yüreğimde... Benim her gece, hatta her an yüreğim ağlıyor. Senin hiç yüreğin ağladı mı? Ağlarken yüreğinden bütün vücuduna yayılan, her süzülüşünde içini parçalayan o yürek yaşını hissettin mi sen? Ben hissettim sevdiğim. Her damlayı, tek tek süzülüşünü hissettim.

    Hasretin sonu hiç bildiğim gibi değilmiş... Çok farklıymış... İnsanı yıkarmış, tüketirmiş. Sayende karanlık düşlere daldım. Bir türlü kurtulamadığım düşler... Korkuyorum... Yalnızım... Sensizim... Sana ihtiyacım var. Ne istedim ben senden? Yine benim olmanı, yine elini tutmayı, yine dudaklarının o sıcak dokunuşunu istedim. Yine benim olmanı istedim... Yine beraber olmayı... Ve beni terketmemeni, yanımda olmanı istedim...

    Acı çektiriyosun... Seni düşünmekten o kadar yorgun düştüm ki... Senin yokluğun o kadar koyuyor ki... Çok yalnızım... Sensizlik kabus gibi... Gözümü açmaktan korkuyorum. Senin olmadığını bildiğim sabahlarda uyanmaktan korkuyorum. Çünkü yine sensiz bir gün başlayacak.

    Yine herşey seni hatırlatacak... Yine ellerim bomboş... Yine yüreğim firarda olacak... Yine sensiz kalıcam... Sana bakıcam uzaktan. Başkalarının her şeyi paylaştığı canımın gün gelecek belki yanına bile yaklaşamayacağım. Şimdi okulda da yoksun. Senin varlığını bildiğim için koşa koşa gittiğim bu okula gitmek için bir sebep bulsaydın bari...

    Seni seviyorum..

    Ama sen bunu bildiğin halde bir kez olsun, bir kez olsun düştüğüm yangınlardan kurtarma he mi!... Buradayım yanıyorum... Etimle kemiğimle, herşeyimle, seninle...
    Bir yanardağın orta yerindeyim.
    Durmadan yanıyorum. Tenim yanıyor, yüreğim yanıyor, içim yanıyor... Gecenin kaçı bilmiyorum, yani takvimin, yani zamanın kaçı gösterdiğini bilmiyorum. Sensiz zamanın ne önemi varki.. Ben seninle varım.

    Senden sonra bu okulun hiçbir anına, hiçbir yerine alışamıyacağım. Veba gelecek bu okula, hastalık bulaşacak. Hiç kimse gelmeyecek senin gibi...
    Ve, ben ve gözlerim yürüdüğün tüm yollarda gidişini arayacak... Arayacak ; ama hüsranla son bulacak bakışlarım, arayışlarım.. Kahretsin, oysa ben, ben böyle olsun istememiştim. Ben gözyaşlarıma teslim etmemiştim şu kırılası yüreğimi. Hani belki ararsın diye telefonla yatar oldum.

    Aramayacağını bildiğim halde... Zaten senden sonra hep anlamsız şeylerden medet umar oldum. Bu da onlardan biriydi yalnızca...

    Belki de her şey yanlış zaman, belki de bunlar hep aldatmaca. Ama ben her günümü intihar kıvamında geçirirken zamanın yanlış, bunların aldatmaca olmasının ne önemi var?
    Sen yoksun artık...


  40. 2007-08-06 #140

    sen.....


    İnsanlar gördüm kendilerine yabancı kendilerine garip kendilerine uzak. Hiç bitmeyecek bir yolun yolcusu gibiydiler. Ne dinlenebilecekleri bir mola yeri ve nede zaten varabilecekleri bir yer vardı. Ruhlarındaki kabullenmişlik çirkin yüzlerine yansımıştı. Birbirlerinin kopyası bu insanlar arasında bir yabancıydım ben. Beni aralarına hiç almadılar, zaten hiç girmek istemediğimi bilmediler ki. Tek kelime konuşmadım onlarla. Yine de onlarla aynı adımları atıyordum bilinçsizce. O hiç bitmeyecek sandığım yola çıkmıştım onlarla birlikte bir kere.

    Koyu gri bir havanın hakim olduğu o yolda ne bir tek yıldız gördüm nede bir tek yağmur damlası düştü yola. Ne sıcak vardı ne soğuk. Kara, kirli bir toprağın üzerinde atıyorduk adımlarımızı. O uzanıp giden yolda ne bir yeşil, ne de mavi yoktu. Görünen sadece uzayıp giden sonsuz bir grilikti. Yol uzayıp gittikçe, binlerce kişi katılıyordu bize. Amaçsız kalabalığa katıldıkça katılıyordu insanlar.

    Ses yoktu, gülüş yoktu, heyecan yoktu, sadece nefes almaya odaklanmış bir insan güruhu vardı. Bense içimde çoğalttığım sesimi, bir mutlu yüze sakladığım gülüşümü, bir sıcak yüreğe sakladığım sevgimi dışarı vurabilmek için çırpınıyordum. Ama hiç bir yüz, hiç bir ses bu cesareti vermiyordu bana. Bu bıktırıcı, bu tekdüze, bu amaçsız adımların atıldığı yolda bir başka seçenek olmalıydı. Hissediyordum, ben bu yola bu insan kalabalığına ait değildim. Aynı şeyleri hisseden benden başkaları da olmalıydı.

    Sonra hiç varılmayacakmış kadar uzakta bir kuşun havalandığını gördüm. Bir umut yakalamıştım sonunda. Adımlarımı hızlandırdım. Sıyrıldım kalabalıktan. Koşmaya başladım. Kuşa yaklaştıkça gri hava dağılıyor, güneşin ısısını hissediyor, gökyüzünün maviliği çiçeklerin her rengini görüyordum. Ve en sonunda seni gördüm. Ordaydın. Küçücük ama yemyeşil bir çayırın ortasında, gelincikler içinde öylece oturuyordun. Senin az ötende hava kurşun gibi griyken. Senin başındaki gök masmaviydi. Ve sen gözlerini o maviliğe dikmiş uzaktan gelecek birini bekler gibiydin. Ben gördüklerim hissettiklerimin karşısında donmuş ve öylece kalakalmıştım. Yüzüme bakıp sadece "HOŞGELDİN" dedin. Ve o ses yeniden hayata döndürdü beni. İçimdeki bastırılmış gülümseme yansıdı yüzüme önce. Yüreğimin atışı hızlandı, tenim ısındı sonra. Az önce terk ettiğim o kalabalık yanımızdan geçip giderken biz senle el ele gülümsüyorduk onların şaşkınlığına.

    Artık senle bir sevdanın iki ortağıydık. Şimdi içimde çoğalttığım sesimle haykırıyordum herkes duysun diye...

    Hiç kimse sevdama senin kadar yakışmadı ve sevdam hiç kimseyi senin kadar yaşatmadı yüreğimde...

    Ne oldu? nasıl oldu? anlamadım
    Birden birden karşıma çıktın
    Sonra hayallerimi süsleyen rüyalarıma giren TaTLı BiR TeLaŞıM oldun..
    Ve yine ne olduğunu anlamadan ansızın hayatımdan çıkıp gittin..
    Kıyamet kopsun ne çıkar
    Yeterki yeterki senli baharlar bitmesin.
    Ben seni ben seni çok sevdim TaTLı TeLaŞıM
    Ama sen sana olan aşkımı hep başka baharlara erteledin
    Bense sana olan aşkımı sevgimi benliğimi ve sende kaybolmuş bu yüreğimi ıssız bir adada kimsenin bulamayacağı bir kutunun içine kilitledim..
    Şimdide sana yalvarıyorum
    Ne olur ne olur TaTLı TeLaŞıM
    Yine bir bahar rüzgarıyla gelde
    Sana olan aşkımı sevgimi benliğimi ve sende kaybolmuş yüreğimi saklıdığım kutunun kilidini kır..
    Çünkü ben sensiz ölmek istemiyorum...


  41. 2007-08-11 #141

    Geçemediğim tek ders Sensin ..


    Sözlerim vardı benim, dilimden düşmeyen,
    Her bakışına boyun eğen.
    Cümlelerimin öznesiydin sen
    Yüklemlerim hep istek kipiyle çekimlenirdi
    Her kelimenin anlamı sendin.
    Ülkelerim vardı benim, anlatıp anlatıp bitiremediğim.
    Her bakışında başka bir kıtada bulurdum kendimi.
    Okyanusların med-cezirini göstermek isterdim sana


    ama sen....


    İstemezdin.


    Denklemlerim vardı benim, x ve y'leri eşitlemeye çalışırdım
    Tıpkı seninle ben gibi.
    Ama hiç eşitlenmezdi.
    Baştan verirdi sorular x eşit değil y diye,
    Ben olasılığını hesaplardım eşitlensin diye


    ama olasılık...


    Sıfır çıkardı.


    İsyanlarım vardı benim, buram buram sitem kokardı,
    Her ayaklanmamı bastırıdın kendi içimizde.
    Çoktan gerileme dönemine girmişti aşkımız.
    Ben her ay yeniden fethetsemde seni,
    Yinede tamamen sahip olamazdım sana.
    Düşüncelerim vardı benim, kimselere anlatamadığım,
    Sorularla cevabını bulmaya çalıştığım,
    Ama her soruda başka cevap aldığım.
    'Düşüncelerimin kaynağı neydi' sorusuna verilen
    Cevabımdın sen.
    Sen benim hayatta öğrendiğim
    ve sen benim hayatta bir türlü geçemediğim


    Tek derstin SEVGİLİM.


  42. 2007-08-13 #142

    Sen ve Sensizlik

    Hayat nedir? biz neresindeyiz diye çırpınırken aslında birçok şeyin bizden çok uzaklarda bizi sallamayarak acımasızca bizi sadece yalnızlığa ittiğini farkettim bugün.bu daha önceleri aklıma gelen birşeydi aslına bakarsan.ama gerçeklerin tokat gibi yüze vurulmasından sonra çıkıyormuş duyguların acısı..



    Herşeyin aslında yolunda gittiğine inandığımız noktada birşeyler çekiyormuş bizi kenara ve öğütler veriyormuş..sıkılarak da olsa dinliyormuşuz onların sözlerini.ama kulağımızda öğütler, yüreğimizde sıkıntılar 'nasılsa denesem de olmayacak' diyerek devam ediyormuşuz o karanlık sokaktaki yürüyüşümüze.



    Bunlar olurken kalbimiz acılar çekiyormuş.aklımız fırtınalarda savruluyormuş. gözümüz birçok şeyi görmekten aciz olmuş..zamanla anlıyoruz hayatın değil kendi benliğimizin neresinde olduğumuzu..onu anlarken de acı çekiyoruz.



    Bilmek her zaman huzur vermiyor insana.fikirleri, davranışları en çok etkileyen şeymiş bilmek.duygulardan kurnazmış bilgi.bazen bilmek ölmek demekmiş.



    Sonra sonra anlıyoruz neler yapabileceğimizi. nasıl davranacağımızı. neyin -doğru değil- bizi daha mutlu edebileceğini.meğerse ben yeteneksizmişim çoğuna göre.insanlarla paylaşınca anladım bunu.



    Şimdi öyle bir noktasındayımki hayatımın..bir adım atsam düşecek gibiyim.önümdeki yolun sonu uçurum değil.ama hiç de kolay değil.bir sürü dar yol ve çakıllarla dolu.ayağımda ayakkabım yok ama.



    En çok aklımı kurcalayan ise sensin.seni tanıdıktan sonra anlıyorum sensizliğin ne demek olduğunu. işte en çok bu dokunuyor yüreğime..


  43. 2007-08-16 #143

    Bir derin gönül yarasıdır aslında tüm yaşamışlığımız

    Her renk karnavalının resmi geçit yaptığı limanları seçmene hiç alışamadım. Barışık olmadığın iklimlerle yanaşık durmanın o kadar çok anlamsızlığı var ki; bir derin gönül yarasıdır aslında tüm yaşamışlığımız..
    Ne zaman nar rengi bir karışıklıkta bulsam seni bahaneler arıyorsun. Yeşil gözlerinle dalıp gitmiş buluyorum seni denizlere.Ve en çok sert lodosların uğuldadığı akılsız günlere de...O yeşil gözlerinde alev billurları oluşuyor ve avuçlarıma dökülüyor her seferinde.Dalgalar çekilmeyince sen çekilmiyorsun pencere önünden.Ne götürdü ki bu dalgalar getirmesini bekliyorsun anlamadım. Bir koparılmışlık beliriyor yüreklerimizde, bir hıçkırık. Ne zaman seni sevdiğimi söylemek için doğrulsam,dalgalar kıyıya vurmuş oluyor. Şaşkınlığın geçiyor, ağlaman bitiyor. Uzak bir ülkenin atlıları gibi duruyorsun,pencere önünde;her an gidebilmenin hesapları içinde. Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun. Sürgünlere, katıksız günlere ve hürriyetsiz ülkelere alıştım; oysa senin gitme temayüllerinin hiçbir zaman olgunlaşamamasına dayanamıyorum. Kurtarılmış övgülerin,sevilmiş yılların ve arkada bıraktığımız erguvan tadındaki sevdaların ne zaman çığlık çığlığa kıyılara döküldüğünü görsen ağlıyorsun. Omuzlarındaki zarif ürkeklik, dudaklarındaki biçimsiz terkedilmişlik ve göz kenarlarındaki hayale karışan kırışıklıklar zamanın önüne geçilemeyeceğinin anlatsa ve ağlamanı yenemesen de farkındayım yüreğin bir yanında olmamın derinden kuşatılmış sûruru içinde oldukça şen!
    Dalgaların köpükleri eriyip yere yapışınca sende pencere kenarına yapışmış omuzlarını ordan kurtarıp dağınık saçlarının kolayca saklayabildiği zayıf boynunla birlikte bana geliyorsun. Belki umutların zülfünden, dalgaların köpüklerinden arta kalmayan yeni şeyler bende olabilir çoskusuyla kedi gibi bana sokuluyorsun.
    Ve herşeyde tam burada bitiyor. Ben yılların içimde tutamadığı kaçkın aşkların arkasından gitmenin yorgunluğunun verdiği ilk usançla senden çok uzaklarda olmuş oluyorum. Senin olmak yeni bir yürek ağrısını çekmenin sadece bana düştüğü bir ortaklık halini alacağından senin olamıyorum.
    Ama asla başkalarının da olmayacağım.


  44. 2007-08-17 #144
    Gözlerin ufkumda bir nur inanki,
    En umutsuz karanlık gecelerde,
    Seninle kördüğüm gibiyim sanki,
    Çözülmek bilmeyen bilmecelerde.

    Seni sevipte unutmak ne mümkün,
    Kalbime vurulan mühür gibisin,
    Ben deli divane hayata küskün,
    Sen daha taptaze ömür gibisin.

    Sen bir leyla isen bende mecnunum,
    Hangi çölde olsan arar bulurum,
    Sensiz yaşayamam anlıyor musun,
    Hava gibi su gibi sana mecburum.

    Sensin içli sevdam nazlı çiçeğim,
    Benim tatlı hülyam haklı gerçeğim,
    Bu can bu bedende var oldukça,
    Seni ölümüm gibi bekleyeceğim...

  45. 2007-08-24 #145
    Senin İçin ..:

    Bir sabah minik bir kuş olur
    Konarım pencerenin kenarına
    Seyrederim senin uyanışını
    Sonra da sessizce uçup giderim
    Belki bir yağmur damlası olur
    Yağar üzerine ıslatırım saçlarını
    Süzülürken saçlarından yüzüne
    Öperim usulca yanağından...

    Kırlarda gezinirken sen
    Bir küçük papatya olurum ben
    Beni fark etmeni beklerken
    Yanımdan sessizce gelip geçersin
    Gökyüzünde gezinen bir bulut olur
    Sevgimi yağdırırım damla damla üzerine
    Geceleri parlayan bir yıldız olur
    Göz kırparım sana çok uzaklardan
    Sonra da beni görmen için
    Kayar giderim gökyüzünden sonsuzluğa

    Bahçende açan bir gül olur
    Seyrederim seni doyasıya
    Esen rüzgarlarla kokumu savurup
    Sevdamı anlatırım sana
    Bazende ılık esen bir meltem olur
    Eser durur dokunurum saçlarına
    Fısıldarım sessizce sevgimi kulağına
    Senin beni duymayacağını bilerek...


  46. 2007-08-29 #146
    En Son Sinavim Sensİn


    Bütün sorularda tek şık, ama ben boş bırakıyorum bütün soruları.Vazgeçiyorum bütün sorulardan.Vazgeçiyorum senden.Tek seçenekli bir hayatta, ben bile bile sensizliği seçiyorum. Hayatta boş bıraktığım tek kare, cevabını bildiğim halde yazamadığım tek isim.Sen...

    Çoktan seçmeli zamanlarımda ben yanlış olduğunu bildiğim halde seni seçtim. İnat ettim bildiğim doğrularda. Bütün cevap kağıdını adının baş harfiyle doldurdum. Tek sıra, tek düze, sınav, ya da hayat. Adımı yazmadım hiçbir sınav kağıdına. Kimse bilsin istemedim. Gözyaşlarımı kondurdum imza diye, kırmızıya boyadım bütün cevapları, aşkıma buladım hayatımı.

    Ama olmadı, hiç bir zaman geçemedim ben bu sınavdan. Direndim, tekrar tekrar aldım aynı dersleri. Tekrar kaldım. Tekrar denedim. Tekrar tekrar adını haykırdım yalnız kaldığımda. ama hiç olmadı. Her defasında disiplin cezalarına çarptırıldım. Bekledim aylarca. Bekleyişler sardı dört bir yanımı, yılmadım.

    Şimdi yine önümde sorular. Bütün sorular tek şık ama ben cevap vermeye korkuyorum. adını yazmaya korkuyorum. Bu kez yalnızca adımı yazıyorum. Gözyaşlarımı tükettim. İmzamı atamıyorum. Ama içim parçalanıyor. Kendimi en iyi bildiğim dersten, senden bile bile kalıyorum. Bu kez yazmıyorum adını. Bu kez boş bırakıyorum ben bu hayatı.


  47. 2007-09-01 #147
    Kalbinde hala saklıyormusun sevgini,


    Yitirdiğimiz kaybolan benliğimizi.


    Kaybolup giden büyüsünü taşıyormusun,


    Ak sandığımız o kara yazımızı.



    Aklından geçen bin düşünce,


    İnanmazsın bende binbir düşünce.


    Kaybolan sevgimizdi sence,


    Yok olan bizdik bence.



    Şimdi git ama ardına bile bakma,


    Yok olan günümüze ve kadere.


    Kaybolan dünmü? sence,


    Yaşanamayan yarındı bence.



    Hep deme sakın sende,


    Bende suçluyum ama hata sende.


    Sevgimizi tutamayan kimdi? sence,


    Yıkamadığın gururdu bence.



    Akılında hala durur bitmez düşünce,


    Dağılıp gitmez bir türlü sende.


    Biten sevgimizmi? sence,


    Yıkılan gururumuzdu bence.



    Anlamazsın sen beni bende,


    Anlasaydın bitmezdi bence.


    Ama sakın üzülme hata bende,


    Yoksa sen dökmezdin, göz yaşını bende.



    Yere yıkılan sen olma karar bende,


    Sen veremedin hata bende.


    Bekledin durdun hep beni bende,


    Yollarımız ayrıldı cevabı bende.



    Ne mi olacak! benimkini bilmem,


    Yarın hiç olmadı zaten bende.


    Sen şanslısın biri sen olur sende,


    Kader bana, bensiz yazıldı bende.



    Benle beni, bende bırak kalsın,


    Kopsun ipler, adı ayrılık olsun.


    Ne sen yaşadın bir rüya olsun,


    Nede ben yaşadım adı ayrılık olsun...



    Elveda sonsuz teşekkür sevgime,


    Elveda kısa hayatta bu güzel rüyaya.


    Olmasada her son gibi bir son daha,


    Yaşanması bile bir lütuftu bu zamana...




  48. 2007-09-02 #148

    Sana hiçlerimi yazıyorum


    sana hiç…..birsey; yazıyorum şimdi…..
    hiçbiyere gidiyorum ..kocaman sensızlıklerı olan…..
    uzgunum sonu yasaklı heveslere kurban ettım seni….
    sana hiçlerimi yazıyorum……
    dünlerimden gelip vıcdanımın sessızlıgınde sancıyan leş kokulu umutların yakarışlarına inat….
    sıgınagım ….bır ısyan, bır sızı …..
    ya sen olmalıydın yada hıcbırsey….
    gözlerini keşfediyorum yenıden yagmur içlerinde ağlamaklı sevişirken
    ve sen …..sen….adımı koy sevgılı………yalan cumlelerıne katmadan benımı….
    dilleri muhurlu haykırısların vakıtsız ıntaharları saklı hep ben yanımda
    sagır sevdaların vurdumduymaz yakarısları sensız bır ruzgar solugumda..
    sana hıclerımı yazıyorum……
    tabırı bır sevda ……bıleklerımı kestım sana aktı huzun yüklü gece …
    sen sevmeyı bılırmısın……….
    ……………………………………
    anlıyorum …yok artık bizim için….
    kendını başkalarına adamışken ……sen ….
    bana aşkı fısıldamıyor artık senı senlıgınle gerceklıgınle …..oyle ıhtıyacım varkı ..keşke …keşke….
    gittin ……
    sarhoşum…….
    bir zamanlar diye başlıyorum söze…..
    senın ıcın bırseyler yazmaya …hıcbır yere gıdıyorum kocaman sessızlıklerı olan….
    toparlayamıyorum…….
    soyleyecek söz yok,
    cumleler devrık, manasız serzenıslere gebe gece…..
    agır agır terkedıyorum yuregının cevapsız yıkıntılarını
    cunku bılırsın kı;
    yaktıgım tüm ateslerı sen söndürdün….
    adımı koyamadan sevdamı öldürdün….
    sana hiçbirsey yazıyorum şimdi……i
    sana hiçlerimi yazıyorum sevgili…..
    yineden uzaklastıramıyorum kendımı…
    acınası sevdandan …….
    kendımden …..
    görüyorsun işte…
    sımdı sana acık kollarım…..
    kapama kapılarını ….ne olur?
    hersey için geç olmadan gel……


  49. 2007-09-03 #149
    [B]

    Düşlerde sevdim seni,SöyLeyemedimm

    Düşlerde sevdim seni söyleyemedim
    Sessiz öptüm nefesini söyleyemedim

    İnsanın içini en çok yakan şey söylenemeyen sözlermiş meğer. Sana söyleyemediğim her söz acı bir yumruk gibi boğazımda. Sana her baktığımda kalbimi avucuna alıyorsun, sesini her duyduğumda biraz daha sıkıyorsun avucunu, yüreğim sıkışıyor sesini duyduğumda. Kaçmak istiyorum senden, senin sesinden, senin gözlerinden kaçmak istiyorum, bırakmıyorsun. Bilmeden tutuyorsun beni. Bilmeden sevdiriyorsun. Bilmeden acılar veriyorsun yüreğime. Bilmeden' Öldürüyorsun.

    Sana ben hayaller düşler büyüttüm
    Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
    Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
    Söyleyemedim


    Yanı başında olabilmek isterken delice, sana bakmak isterken, seninle konuşmak isterken, sana dokunmak isterken, sana yakarken yüreğimi, sana baktıkça acı çekiyorum. Gözlerin ölümüm oluyor.

    Sana baktıkça yıkıla yıkıla ölüyorum. Sen bilmesen de, ben biliyorum.

    Şarkılar yazdım sana okuyamadım.

    Şarkılar yazdım sana okuyamadım
    Hep yanımdaydın oysa dokunamadım.

    Hep yanımdaydın oysa dokunamadım

    Bir gün sen de bileceksin, biliyorum. Bir gün söyleyemediğim bütün sözler yol bulacak yüreğimden gözlerine. Yüreğim yol bulacak yüreğine. Biliyorum, bir gün uzattığım ellerim buluşacak ellerinle. Bilmekle yetiniyorum. Sensizlikte seni sevmek yüreğime yetmese de, gözlerinde yabancı olmak gözlerime yetmese de, uzandığım boşlukta seni hissetmek ellerime yetmese de yetiriyorum. Seni sevmekten vazgeçmemek için kendimi bitiriyorum. Yokluğunda seni var etmeye çalışırken, varlığımda yok oluyorum. Bitiriyorum kendimi bizi başlatmak için. Seni çok seversem duyarsın sanıyorum. Yüreğimin çığlıklarından kendimi duyamıyorum.

    Sana yüreğimi duyuramıyorum.

    Sen bilmesen de ben biliyorum.

    Sana ben hayaller düşler büyüttüm
    Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
    Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
    Söyleyemedim

    Sana ben hayaller düşler büyüttüm
    Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
    Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
    Söyleyemedim


    Gözlerimden gitmiyor bakışın. Gülüşüne bakarken gülüşünü özlüyorum. Bana gülmeni istiyorum sadece. Benim için gülmeni. Gülümserken küçülen gözlerine aşık oluyorum durup durup. Durup durup seni seviyorum.

    Sen bilmesen de ben biliyorum. Sen sevmeden de ben seviyorum.

    Sana ben şiirler sözler büyüttüm
    Sana ben baharlar yazlar büyüttüm
    Sana ben hummalı gizler büyüttüm
    Söyleyemedim

    Sana ben hayaller düşler büyüttüm
    Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
    Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
    Söyleyemedim
    [/B]


  50. 2007-09-07 #150
    Sen! nakarat haykırışlarımın en güzeli...
    Seni bende unuttun;
    Beni alıp giderken.
    Sen; hasret kokan sevgilim.
    Sen; ben.
    Yine de olmuyor yokken; sen yanım
    Yetişmiyor çığlığım.
    Duyulmuyor.

    Neden sonra gülüşün takılıveriyor düşlerime.
    Bir ürperti geliyor ansızın.
    Ansızın alıyor seni benden.
    Sorgusuz sualsiz.
    Sahi!
    Sen rüyaydın değil mi?
    Sahi!
    Hep düşlesen, düşlerine hapsetsen
    Yasak elmalı bahçelerden toplasan beni.
    Ahh! kısık bir elveda... elveda.

    Sonunu nerede görebilmişki insan?
    Tadına ne zaman doyabilmiş.
    Bu kanlı düğün kimin fikriymiş?
    Kim kırabilmiş göğsünün kafesini söyle!
    Tutkunum sana.
    İçine dökülen bir kurşun misali vurgun.
    gitme! seviyorum diyemedim.


    Gündüze gebeyken her gece;
    Sensizliğin ertesi yine mutsuz sona gidişte.
    Bir uyumak seni bana getirişte,
    Bir de aynı şarkı...
    Seviyorum ben.
    Bakışlarım ne söylediyse sana
    inan;
    Buğusunda kaldığında
    usulca sil.
    öp!
    öp ki feri kaçmıştır canlansın.
    senin gözlerinse bir mücevher gibi takılmış gecenin koynuna.
    Kutsallık şart koşulmuş sana.
    Sanki;
    Seneler sonra birden; yeniden...
    Tuz bastın yarama; giderken.
    En güzel şarkım oldun, en güzel baharım.
    Bak;
    gülüşün kaldı emanet; anılarımda...
    oysa;
    Ellerimde özledi;
    Yüzünü, ipeksi dokunuşunu.
    Şimdi aklımda;
    Bir vapur iskelesi var,
    Birde öpüşün...


  Okunma: 29443 - Yorum: 172 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -