K A N G U R U Y A V R U S U Yeni doğmuş bir kanguru yavrusu ilk anlarda bir fasulye tanesinden daha büyük değildir ve bacakları henüz gelişmeye başlamıştır Ayrıca kanguru yavruları ilk doğduklarında kördürler Çünkü memeli yavrularının tümünün anne karnında geçirdikleri bir dönemde dünyaya gelen yavrular tam olarak gelişmemiştir Bu nedenle yavru kangurular için annelerinin vücudunda hazırlanmış olan tüylü kese çok önemli bir korunma yeridir Bu kese yavru büyüdükçe genişleyecektir Kesenin girişinde yavrunun fırlamasını engelleyen özel kaslar vardır; bu kaslar, anne kanguru suya girdiğinde de içeriye suyun dolmasını engelleyecektir (Creation, vol20, n3, June-August 1998, s 29) Kanguruların sütü de yavruların tam ihtiyacı olan özelliklerdedir Yavrunun büyümesiyle birlikte sütün içindeki maddeler değişir Sütün bileşimindeki yağ ve diğer bileşikler yavrunun büyümesine paralel olarak zamanla değişir İlk yavru bu besleyici sütü emmeye devam ederken hemen ardından doğan ikinci yavru için, hazmı kolay olan süt verilmeye başlanır Üçüncü yavru dünyaya geldiğinde ise, farklı nitelikte üretilen sütlerin sayısı üçe çıkar Her yavru kendine hazırlanan sütü kolaylıkla bulur, hiç karışıklık olmaz Bu beslenme sisteminin özel bir yaratılışın eseri olduğu çok açıktır Anne kangurunun bu işi bilinçli olarak düzenleme imkanı yoktur Bir hayvan, nasıl olur da, farklı büyüklüklerdeki yavruların ihtiyacı olan sütlerin bileşimini hesaplar? Hesaplasa bile, bunu nasıl kendi vücudunda üretebilir? Bu üç ayrı sütü, üç ayrı kanaldan nasıl verebilir? Kuşkusuz kanguru bunların hiçbirini kendisi yapmamaktadır; onun, vücudundan çıkan sütün üç ayrı türü olduğundan haberi bile yoktur Bu, olağanüstü işlem, kangurunun yaratılışındaki ihtişamdan kaynaklanmaktadır: O'nun bilgisi olmaksızın, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitaptadır Gerçekten bu, Allah'a göre kolaydır (Fatır Suresi, 11)