Öksürürken, aksırırken yada konuşurken ağızdan çıkan damlacıkların başkası tarafından teneffüs edilmesiyle (verem, boğmaca ve çeşitli solunum yolu hastalıkları);

Doğrudan deri temasıyla ve cinsel temasla;

Hastanın kullandığı çamaşır, yatak eşyası ve yiyecek eşyaları gibi malzemeler vasıtasıyla;

Hayvanların insandan insana veya hayvanlardan insanlara hastalık taşımasıyla (örneğin sıtma);

Hastalandırıcı mikroplarla kirlenmiş yiyecekler ve içeceklerin alınmasıyla (Suyla bulaşan hastalıkların başlıcaları tifo, dizanteri, kolera ve paratifo olarak sayılabilir. Yiyeceklerle de besin zehirlenmeleri ve gastroenteritler meydana gelebilir.);

Hastalıklı bir anneden hamilelik sırasında veya doğum esnasında bebeğe hastalık bulaşmasıyla (Frengi, kızamıkçık, belsoğukluğu mikrobunun yaptığı göz iltihabı bu yolla bulaşabilir.).

Suni olarak meydana getirilen bağışıklıkta, kişiye zayıflatılmış, ölü mikroplar veya mikrop maddeleri verilir. Bunlara karşı hastalık belirtileri hâsıl olmaksızın antikor teşekkül eder. Böylece kişinin hastalığa karşı korunması sağlanır. Birçok hastalığa karşı kullanılan aşılar böyledir. Aşılar her bulaşıcı hastalıkta tesirli olmayıp, ancak belli sayıda hastalıkta tesirlidir.

Hastalığa yakalanma ihtimali daha yüksek olanlar şunlardır:

  • Bulaşıcı hastalıklar salgın olduğu yerlere gidenler,
  • Üç aylıktan daha küçük bebekler,
  • Ailesinde bulaşıcı hastalık taşıyan kişi bulunanlar,
  • Yaşlı ve yatalak olanlar,
  • Kanser gibi bağışıklık sistemini felce uğratan bir hastalığı olanlar,
  • Bağışıklığı bastırıcı ilaçları kullananlar.