Medine-i Münevvere'nin Kur'an-ı Kerim'de ve sahih hadislerde geçen isimleri şunlardır:

1- El-Medine: Allah Teâlâ şöyle buyurur: (Medine halkına ve onların çevresinde bulunan bedevi Araplara, Allah'ın Rasulü'nden geri kalmaları ve onun canından önce kendi canlarını düşünmeleri yakışmaz.) (1)

2- Tâbe: Bu kelime, ya "tıyb (güzel kokudan)"dan gelmedir. Veya "tıybu'l ayş bihâ (ondaki hoş yaşantı)"dan, "hulûlu't tıybi bihâ (iyiliğin ona inmesi)"nden veya alimlerin buna benzer zikrettiği sözlerden gelmektedir.

Câbir b. Semura radıyallahu anh'tan şu rivayet edilir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle derken işittim: "Allah Teâlâ Medine'yi "Tâbe" olarak isimlendirdi." (2)

3- Taybe: Bu şekilde isimlendirilmesinin nedeni, "Tâbe" olarak isimlendirilmesindeki neden gibidir. Çünkü iki kelimenin kökü aynıdır.

Fatıma binti Kays'tan rivayet edilen Cessâse hadisinde, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Bu Taybe'dir. Bu Taybe'dir. Bu Taybe'dir." (3)

4- Ed-Dâr: Burada kastedilen, "Dâru'l Hicra (Hicret Yurdu)"dur. Allah Teâlâ şöyle buyurur: (Daha önceden ed-Dâr'ı (Medine'yi) yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine hicret edenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile, onları kendilerine tercih ederler.) (4) İbni Kesir rahimehullah şöyle der: "Allah Teâlâ daha sonra Ensar'ı överek; onların faziletini, şerefini, değerini, haset etmediklerini ve ihtiyaçları olmasına rağmen fedakarlık yaptıklarını açıklayarak şöyle buyurur: (Daha önceden ed-Dâr'ı (Medine'yi) yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler...) Yani, Hicret Yurdu'na Muhacirlerden önce yerleştiler ve onların bir çoğundan önce iman ettiler.