Milli Kültür Unsurları - Din - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Milli Kültür Unsurları - Din

  1. Kültürü oluşturan ana öğelerin biri de dindir. Hatta kültür konusuna eğilen kimi düşünürler ve araştırmacılar, dini, kültürü belirleyen ve onu yönlendiren baş etken olarak görmektedirler. Örneğin çağımızda Amerikalı Thomas Eliot, herhangi bir kültürün yalnızca dine bağlı olarak ortaya çıkabileceği ve gelişebileceği görüşünü savunmaktadır. Ona göre tek bir dinden birkaç kültür de doğabilir. Aynı zamanda dışarıdan gelebilecek bir etkiye kapalı olan toplumlarda din ile kültürün gelişmeleri birbirinden soyutlanamaz. Türkiye'de Türk*İslam Sentezi kuramcılarından olan Mehmet Kaplan da “Din, Türk milletini yoğuran etkenlerin başında yer alır, teferruatına varıncaya kadar bütün varlığımız asırlarca İslamiyet ile yoğrulmuştur” demektedir.


    İnsanoğlu varlığın başlangıcını ve sonunu düşünürken akılla kesin biçimde çözemediği evrensel sorunlarda dinî değerlere yönelmiştir. Dinin en önemli ilkelerinden olan inançlar, kâinata ve hayata anlam vermekte, insanları derin biçimde etkilemiştir. Kutsal değerler toplumun çeşitli kültür unsurlarını yönlendirmiştir. Böylece insan hem âlemin başlangıcını ilâhî güce bağlamış, hem ölümden sonraki hayata hazırlanmaya çalışmış, hem de bu dünyada davranışlarından sorumlu olacağını kavramıştır. Din, kendi sistemi içinde, bir ruhsal boşluğu doldururken, ahlâkî açıdan insanları iyiye, güzele ve doğruya götürme görevini yerine getirmeye çalışmıştır. Ahlâk bilimi geniş ölçüde toplumun değer yargıları arasında neyin iyi, neyin kötü olduğunu gösterir, iyinin yapılmasını, kötüden de kaçınılmasını öğütler.


    Sosyal hayata katılan insan, eğitilerek yükselmek, zihnen ve ruhen olgunlaşmak yani kültür unsurlarını ve muhtevasını öğrenmek ihtiyacı ve zarureti içindedir. Böylece insan kendisini kuşatan çevre içerisinde yerini almak ve rolünü oynamak imkânına kavuşur. Bu bakımdan din, insanın şahsiyetini geliştirmekle ona mukavemet gücü vermektedir. Din, insanın kendi kendisiyle ve etrafıyla barışık olmasını temin ederek ahenkli bir hayat sürmesini sağlamaktadır.


    Din ve ahlâk; insanların duygu, düşünce ve özlemlerini de etkilemiştir. Durum böyle olunca kültür ve sanat unsurlarında dinin etkisi kendini göstermiştir. Ancak kâinatın nasıl var olduğu hususunda nasıl filozoflar anlaşamamışsa, dinler de tek bir inanç sisteminde birleşememiştir. Hatta bu yüzden ayrı din mensupları arasında savaşlar olmuştur. Bu savaşların inanç ve yönetim sorunları yüzünden aynı dinin mensupları arasında da olduğu görülmektedir.


    Din, bir inanç sistemi olarak insan ruhunun bir gereksinmesini karşılar; çevrede, evrende sırrına varılamayan olay ve olguların açıklanması için, yoruma kapalı da olsa özel bir alan oluşturur. Tapınma yönüyle de ruhsal bir boşalım sağlayarak manevi bir güç verir, aynı zamanda güncel yaşayışı etkiler. Bunların dışında vurgulamak gerekir ki, her din kendine özgü bir ahlak sistemi demektir. Kabul ettiği öncelikler ve koyduğu yasaklar aracılığı ile de kişisel olduğu kadar toplumsal davranışları da etkiler, biçimlendirir. Nihayet din, inanç ve tapınma kuralları ve yöntemleri ile de temizlenme, yeme içme, perhiz, giyim kuşam ve sanatla uğraşmalara da kimi zorunluluklar ya da sınırlamalar getirebilir. Hele kimi hukuk kuralları içeren dinlerde bu belirleme ve sınırlamalar daha büyük ölçülerde görülebilir. Eliot, din ile kültür arasındaki ilişkiyi “Kültür, dinin özünü, din de kültürün getirdiklerini kabullenmek zorundadır” ifadesiyle açıklamaktadır.




    Güncelleme : 2017-10-02

Konu Etiketleri

kültürü oluşturan ögeler nelerdir kısaca, milli kültür unsurlarımızın toplum hayatındaki önemi nedir, milli kültür ögelerimiz, milli kültürümüzü oluşturan öğelere örnekler veriniz

  Okunma: 2510 - Yorum: 0 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -