Meyveyle çalışan saat

Enerjisini tamamen meyvelerden alan "Fruit Clock", sevdiklerine ucuz ve akılda kalıcı yılbaşı hediyeleri almak isteyenler için sıra dışı bir alternatif olarak dikkat çekiyor.

Bir saat olmanın yanı sıra takvim özellikleri de barındıran Fruit Clock, mikro elektronik teknolojisini meyvelerin doğal elektrik potansiyeliyle birleştirerek çalışıyor.

Basitliği teknoloji ve doğal enerji kaynaklarıyla birleştiren Fruit Clock isimli dijital saat, tipik bir fen dersindeki amatör deneyden fırlamış görünümü ve çalışma prensibiyle dikkatleri çekiyor. Temelde tüm modern pillerin çalışma yöntemiyle işleyen Fruit Clock; portakal, limon, elma ve muz gibi elektrik enerjisi sağlayan kimyasallara sahip pek çok meyve ve sebzeyi enerji kaynağı olarak kullanabiliyor. Çevre dostu ürün, dijital bir saat olmanın yanı takvim özellikleri de barındırıyor ve hiçbir sağlık tehdidi içermiyor. Fruit Clock, üreticileri tarafından bilime meraklı çocuklar için ideal ve ucuz bir hediye olarak tanımlanıyor.


PlayStation3'ler bilim kuyruğunda

Sony'nin yeni kuşak oyun konsolu PlayStation 3'ler birleştirilerek tıp araştırmalarında kullanılacak süperbilgisayarlar kurulacak.

Sony, satışa çıktığı gün mağazaların önünde uzun kuyruklar oluşmasına neden olan oyun konsolu PlayStation3'ün sadece bir eğlence aracı olmadığını savunuyor. PlayStation3'ler birleştirildiğinde, ortaya çıkan süperbilgisayar Stanford Üniversitesi araştırmacıları tarafından kanser, Alzheimer ve benzer hastalıklarda insan proteinlerinin etkisini incelemek için kullanılacak.

İsim:  253265.jpg
Görüntüleme: 7920
Büyüklük:  8,9 KB (Kilobyte)


Dünya çapında yüzbinlerce PlayStation fanatiği, oyun konsollarını kullanmadıkları zamanlar, internet üzerinden Stanford Üniversitesi'nin Cure(at)PLAYSTATION 3 projesine bağlanacak. Oyun konsolunun kullanılmadığı zamanlar, atıl vaziyetteki sabit diskin bir bölümü internetten yüklenen işleri yapmak için ayrılacak.

IBM'in gelişmiş Cell işlemcisine sahip PlayStation3, saniyede milyarlarca işlem gerçekleştirebiliyor. Bu sayede tek bir süperbilgisayarda aylar sürebilecek bir işlem, birbirine bağlanmış binlerce PlayStation üzerinden sadece günler sürüyor

Google güneş enerjisine geçiyor

İnternetin en büyük arama motoru Google, 10 hektarlık merkez kampüsünü güneş enerjisine geçirerek ABD'deki büyük şirketlere örnek oluyor.

Google, ABD'de herhangi bir şirketi yaptığı en büyük güneş enerjisine geçiş projesini gerçekleştirecek. Google, California'da Mountain View kasabasındaki 10 hektarlık kampüsünde kullanılan enerjinin yüzde 30'unu güneşten elde edecek. Proje kapsamında, 319 milyon dolar değerindeki Googleplex adlı kampüse 9.200 adet güneş paneli yerleştirilecek.
Gelecek baharda takılacak olan güneş panellerinin 1.6 megawatt elektrik enerjisi üretmesi bekleniyor. Projeyi yürüten EI Solutions şirketi, anlaşmanın finansal detaylarını açıklamıyor. Ancak, Google'ın kendi enerjisini güneşten çıkarması sayesinde 10 yıl içinde tasarruf edeceği meblağdan projenin maliyetini kurtaracağı tahmin ediliyor. İnternetin en büyük arama motorunun bilgi işlem desteğini sağlayan yüzlerce sunucu, Google'a yüklü elektrik faturası çıkarıyor.


Gözlük kenarında sinema
İlk bakışta gayet normal görünen bu gözlüğün kenarında çok becerikli bir alet var.

Söz konusu video gözlüğü video iPod'ları ve dizüstü bilgisayarlarındaki verilerin izlenmesine izin verdiği gibi son nesil cep telefonları için ekran görevini de görmekte. Yeni geliştirilmiş lazerle işleyen alet sayesinde görüntüler üçboyutlu olarak izlenebilmekte.


DirectX 9.0 L geliyor


Vista'nın DirectX 10 ile yapacağını XP DirectX 9.0 L ile yapmaya çalışacak.

Windows Vista'nın çıkış tarihinin yaklaşmasıyla birlikte DirectX 10 için de geri sayım başlamıştı. Yeni nesil birçok oyunun DirectX 10'u desteklemesi sonucu eski sistemlerin bu durumdan mağdur olmasını engellemek isteyen Microsoft, XP için DirectX 9.0 L'yi hazırlıyor. Bu sayede oynanmaz denilen Crysis gibi oyunlar XP'de de oynanabilecek. Ancak ne olursa olsun mevcut sistemlerin de sağlam birer ekran kartına sahip olması gerekliliğini unutmamak gerekiyor

Windows Vista Ocak'ta Tüm Dünyada Piyasada


Microsoft, Yeni Windows Vista'nın Avrupa'daki Piyasaya Sürülme Tarihinde Gecikme Olmayacağını Belirtti.

Microsoft ile Avrupa Komisyonu, arka arkaya yaptıkları açıklamada, Vista'nın kasımda profesyonel kullanıcılar için, ocakta da tüm dünyada piyasaya çıkacağını belirtti.

Avrupa Komisyonu'nun rekabetten sorumlu üyesi Neelie Kroes, Microsoft'un başkanı Steve Ballmer'ın kendisine telefonda Vista'nın Avrupa'da gecikmeye uğramayacağını, tüm dünyayla aynı anda piyasaya çıkacağını söylediğini kaydetti. Öte yandan Microsoft, daha sonraki bir açıklamada, Avrupa Komisyonu Rekabet Komitesi ve Güney Kore Temiz Ticaret Düzenleme Kurulu'ndan yapılan uyarılara rağmen Windows Vista'nın Avrupa ve Güney Kore'de planlandığı tarihlerde satışa sunulacağını belirtti. Ayrıca Microsoft, AB sürümü içinde bazı değişikliklerde bulundu. Sürdürülen görüşmelerin yapıcı geçtiği ve daha çok PDF oluşturma ve Google Arama aygıtları ile ilgili serzenişleri hedef aldığı belirtildi.

Ancak bu durum, yazılım devi ile AB kanun koyucularının karşı karşıya geldiği ilk durum değil. 2004 yılında Windows'un, ürünlerine Media Player'i entegre ederek pazar lideri konumunu suiistimal ettiği kararına varılmıştı. Şirket ilk etapta 497 milyon € tutarında rekor bir cezayı ve akabinde kararı ifa etmediği için 280,5 milyon € tutarında ek bir cezayı ödemeye mahkum edilmişti.

Sahibi uzaklaşınca kendini kapatıyor

Japonlar, şimdi de sahibi uzaklaşınca kendi kendine kapanan cep telefonu yaptı.

Telefon, sahibinin cebindeki güvenlik kartından gelen sinyal yok olunca kendini bloke ediyor.
Sahibi uzaklaşırsa, bir yerde unutulursa veya çalınırsa telefon kendini kapatıyor, ancak güvenlik kartından sinyal gelince tekrar açılıyor.

NTT DoCoMo şirketi, ayrıca küresel konumlandırma sisteminden yararlanarak arama yapabilen yeni nesil cep telefonlarını yakında piyasaya sürecek.Yeni sistem, kaybolan bir telefonu özel internet sitesi üzerinden bulma imkanı verecek.

Sahteye karşı görünmeyen yazı fontu

Xerox, 100 sayfalık bir kitap içeriğini bir A4 sayfa kağıda sığdırabilen, 0.25 milimetre büyüklüğünde gözle görülemeyen yeni bir yazı fontu geliştirdi.

Microtext' adı verilen dijital yazı fontu ile önemli belge ve dokümanların kişiye özel şifreleme ve güvenlik önlemleri ile dijital olarak basılması mümkün olacak.

Çıplak gözle görülemeyen ancak büyüteçle okunabilecek dijital yazı fontu, Xerox'un yeni değişken veri işleme yazılımı Xerox FreeFlow Variable Information Suite 5.0'a dahil edilerek piyasaya sürüldü.

Microtext ile nüfus cüzdanı, ehliyet, üniversite diploması, pasaport, tapu, banka çekleri, ödeme belgeleri, kurum kimlik kartları gibi önemli belge ve dokümanların sahtelerinin üretiminin önlenmesi hedefleniyor.

Xerox'ta görev yapan bilim adamı Reiner Eschbach tarafından geliştirilen 0.25 milimetre büyüklüğündeki dijital yazı ve baskı fontu Microtext ile 100 sayfalık bir kitap içeriği, bir A4 sayfa kağıdın üzerine aktarılabiliyor.

Microtext dijital yazı fontu ile önemli belge ve dokümanların üzerine, o belgenin gerçek olduğunu gösteren gözle görülemeyen harf, rakam ve işaretler yazılabilecek.

Xerox'un bu buluşu, özellikle finans, eğitim ve kamu kurumları tarafından verilen değerli belge ve dokümanların güvenliğini sağlamak açısından önem taşıyor.

Mikroskopik kelimeler hali hazırda, kredi kartları ve banknotların içine gizlenerek kullanılıyor.

Mevcut teknoloji ile kredi kartı ve banknot gibi değerli kart ve kağıtların güvenliğinin sağlanması için son derece zahmetli, uzun süren ve çok masraflı bir süreç takip ediliyor.

Xerox'un buluşu, değerli kağıt ve dokümanların daha güvenli ve kişiye özel güvenlik şifrelemeleri ile dijital olarak basılmasını sağlıyor.


Gizli kelime, rakam ve şifreleme

Xerox'un geliştirdiği Microtext fontuyla, değerli evrak ve belgeler üzerinde, belge sahibi kişiye özel gizli kelime, rakam ve şifrelemeler yer alabilecek.

Örneğin bankalar, taklit edilmeye müsait, herkes için genel güvenlik önlemleri içeren bir banka çeki hazırlamak yerine Microtext fontu ile dijital olarak kişiye özel güvenlik şifrelemesine sahip banka çekleri basabilecek.

Nüfus cüzdanları, ehliyet, üniversite diploması, pasaport, tapu, banka çekleri, ödeme belgeleri, kurum kimlik kartları gibi önemli belge ve dokümanların üzerine Microtext fontu ile o belgenin gerçek ve o kişiye ait olduğunu ispatlayan gözle görülemeyen kelime, rakam ve işaretler yazılarak belgelerin orjinalliği ispat edilmiş olacak.

Xerox'un geliştirmiş olduğu yeni dijital yazı fontu Microtext, kurumsal kullanıma yönelik olarak çalışan üksek kapasiteli dijital baskı sistemleri üzerinde çalışacak.

Xerox, Uzak Doğu yapılanması Fuji Xerox'la beraber her yıl ortalama 1.5 milyar dolarlık bir kaynağı AR-GE çalışmalarına ayırıyor.

Bünyesinde bin 100 bilim adamı bulunan Xerox'un ABD, Kanada ve Avrupa'da yer alan AR-GE laboratuarlarında iş uygulamaları, elektromekanik sistemler, dijital görüntüleme, bilgisayar, renk bilimi ve baskı teknolojileri alanlarında araştırmalar yapılıyor.


Bizim Sarman rüyasında ne görüyor?

Biz insanlar için rüya görmek çok doğal bir olay. Peki hayvanlar rüya görüyor mu acaba? Son yıllarda yapılan araştırmalarla, kedi, köpek gibi hayvanların rüya gördükleri kanıtlandı.

Dün gece rüyanızda ne gördünüz? Okullarda karne ve notların kalktığını mı? Yoksa korkunç bir kabus mu? Gördükleriniz ne olursa olsun, insanlar için rüya görmek çok doğal bir olay.

İnsanlar biyolojik açıdan hayvanlar alemine dahil olduklarına göre, aslında kediler, köpekler hatta en yakın akrabalarımız olan insansı maymunların da rüya görmeleri gerekmez mi? Mesela maymunun rüyasında kocaman bir muz hevengi görmesi ya da kedinin bir fare peşinde koşması olabilir mi bu rüyalar? Bizim düşündüğümüzü bilim adamları çok uzun zaman öncesinden araştırmaya başlamışlardı aslında.

İnsanlarla gerçekleştirilen uyku araştırmalarıyla Amerikalı bilim adamları,1953 yılında ilgin bir keşif yaptılar. Göz kapaklarının altından, göz bebeklerinin hareket ettiği görülen uyuyan insanlar uyandırıldıklarında, rüyalarını daha iyi hatırlıyorlardı.

Hızlı göz hareketi

İsim:  2090798.jpg
Görüntüleme: 7091
Büyüklük:  9,1 KB (Kilobyte)

Göz bebeklerinin hızlı bir şekilde hareket etmesi nedeniyle bilim adamları bu evreyi REM evresi olarak isimlendirdiler. Bu İngilizce'de hızlı göz hareketi anlamına gelen "Rapid Eye Movement"ın kısaltılmışıdır. Diğer araştırmalarla insanın en çok bu evrede rüya gördüğü kanıtlanmıştır. REM uyku evresinde,görmeden sorumla beyin bölgesi daha fazla etkinleşmekte. Sonuçta rüyalarımızı film gibi izliyoruz.

Bilim adamları 1960'lı ve 70'li yıllarda hayvan rüyalarıyla da ilgilenmeye başladılar ve farelerin beyin akım görüntüleriyle kemirgenlerde de REM uyku evresinin bulunduğunu kanıtladılar.

Bununla birlikte REM uyku evresi her hayvanda görülmez. Timsahlar, yılanlar veya kertenkeleler rüya görmezler. Kuşlarda ise tüm uykunun sadece %1'ini REM evresi oluşturur. Ama kedi ve köpek gibi memelilerde çok uzun REM evreleri saptanmıştır.

Bu bilgilerden yola çıkan bilim adamları, rüya görme süresinin beyin büyüklüğüyle orantılı olduğu sonucunu çıkardılar. Hayvanlarda uyku araştırmaları yapmak o kadar kolay değil. Çünkü hayvanlar rüyalarını anlatamazlar. Ama bu konuda bir istisna da yok değil. Mesela Amerikan goril vakfındaki bakıcısından işaret dili öğrenen bir erkek goril, rüyasında annesinin öldürülüşünü anlatmış.

Bu biraz kuşkulu gelebilir ama hayvanların rüyalarıyla ilgili başka kanıtlar da var. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) uyku araştırmacılarının iki yıl kadar önce farelerin beyin etkinlerini uyku sırasında incelediler.

Sarman kedi de yapıyor

Bu amaçta ilk önce farelerin beyinlerine,incecik kablolarla bir bilgisayara bağlı alıcılar yerleştirilmiş. Deneyler sırasında fareler bazı yerlerinde yem bulunan bir labirentte koşarken beyin etkinlikleri kaydedilmiş ve bilim adamları bu verilerden bir grafik oluşturmuşlar.

Fareler labirentteki yem arayışından sonra bitkin düşerek uykuya dalmışlar. Bilim adamları REM evresinde farenin beyin etkinliklerini takip edince ilginç bir sonuç çıkmış ortaya: Uyku sırasında oluşan grafik yem arayışı sırasında alınanla örtüşmekte. Bu da farelerin gündüz yaşadıklarını,rüyalarında yeniden gördükleri anlamına geliyor.

Köpeklerin de rüya gördükleriyle ilgili birçok kanıt vardır. Uyuyan köpeklerin patileri ani bir şekilde hareket eder. Sanki rüyalarında hala koşuyor gibi görünürler. Ve tabii ki göz bebeklerinin göz kapaklarının altında hareket ettiği de görünmekte.

Ve benzer hareketleri bizim Sarman'da yapıyor bazen uykusunda. Bilim adamları insanlarda gündelik yaşamdaki olayların rüyalar sayesinde hafızaya kazındığını söylüyorlar. Rüya görülmediği taktirde bellek zayıflığı ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle de farenin labirent yolunu rüyasında belleğine yerleştirilmesi gayet akılcı geliyor.

Anlaşıldığı üzere en azından memeliler gibi gelişkin hayvanların gündüz yaşadıklarını rüyalarında gördükleri kesin. O halde bizim Sarman rüyasında ne görüyor dersiniz? Kaynak: Bydigi Forum https://www.bydigi.net/showthread.php?p=455289