Geleneksel Sanatlarımız ve Zanaatlarımız - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Geleneksel Sanatlarımız ve Zanaatlarımız

  1. El Sanatları insanoğlu var olduğundan beri tabiat şartlarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır.İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak, örtünmek ve korunmak amacı ile ilk örneklerini vermiştir.

    İsim:  geleneksel.jpg
Görüntüleme: 22116
Büyüklük:  23,1 KB (Kilobyte)


    Daha sonra gelişerek çevre şartlarına göre değişimler gösteren el sanatları, ortaya çıktığı toplumun duygularını, sanatsal beğenilerini ve kültürel özelliklerini yansıtır hale gelerek "geleneksel" vasfı kazanmıştır.Geleneksel Türk El Sanatları, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinden gelen çeşitli uygarlıkların kültür mirasıyla, kendi öz değerlerini birleştirerek zengin bir mozaik oluşturmuştur.


    Geleneksel Türk El Sanatlarını; halıcılık, kilimcilik, cicim zili, sumak, kumaş dokumacılığı, yazmacılık, çinicilik, seramik-çömlek yapımcılığı, işlemecilik, oya yapımcılığı, deri işçiliği, müzik aletleri yapımcılığı, taş işçiliği, bakırcılık, sepetçilik, semercilik, maden işçiliği, keçe yapımcılığı, örmecilik, ahşap ve ağaç işçiliği, arabacılık vb. sıralanabilir.Geleneksel el sanatlarımızdan dokumaların hammaddeleri yün, tiftik, pamuk, kıl ve ipekten sağlanmaktadır.



    Dokuma; eğirme veya başka yollarla iplik haline getirilerek veya elyafı birbirine değişik metotlarla tutturarak bir bütün meydana getirme yoluyla elde edilen her cins kumaş, örgü, döşemelik, halı, kilim, zili, cicim, keçe, kolonlar vb.'dir. Dokumacılık Anadolu'da çok eskiden beri yapılmakta olan,çoğu yörede geçim kaynağı olmuş ve olmaya devam eden bir el sanatıdır.



    El sanatlarımızın zarif örneklerinden olan oyalar; süslemek, süslenmek amacından başka taşıdıkları anlamlarla bir iletişim aracı olarak da kullanılmaktadır.Günümüzde Anadolu'da tığ, iğne, mekik, firkete / filkete gibi araçlarla yapılan oyaların ya bordür ya da bir motif olarak tasarlanmış olanları, kullanılan araç doğrultusunda ve tekniklerine göre değişik adlar almaktadır.Bunlar; iğne, tığ, mekik, firkete / filkete, koza, yün, mum, boncuk ve kumaş artığı olarak sıralanabilir.


    Kastamonu, Konya, Elazığ, Bursa, Bitlis, Gaziantep, İzmir, Ankara, Bolu, Kahramanmaraş, Aydın, İçel, Tokat, Kütahya gibi şehirlerimizde daha yoğun olarak yapılmakta, ancak eski önemini kaybederek çeyiz sandıklarında varlığını korumaya çalışmaktadır.


    Geleneksel kıyafetlerle birlikte kullanılan oyalarımızın yanı sıra takılarda dikkat çekici aksesuarlardandır. Anadolu'da yaşamış tüm uygarlıklar değerli ve yarı değerli taşlarla metalle birlikte veya ayrı işleyerek sanatsal nitelikli eserler üretmişlerdir. Selçuklularla birlikte gelen değişik üslupların en önemlisi Türkmen takılarıdır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise imparatorluğun gelişimine paralel olarak mücevhercilik önem kazanmıştır.


    Anadolu'da Tunç Çağında bakır, kalay katılarak tuncun elde edilmesinden sonraki dönemlerde bakır, altın, gümüş gibi madenler de dövme ve dökme tekniğiyle işlenmişlerdir. En çok kullanılan maden bakırdır.


    Maden işçiliğinde dövme, telkari, kazıma (kalemkar), çekiç işi kakma, küftgani, savatlama, ajır kesme gibi teknikler kullanılmaktadır.Bakırın yanı sıra pirinç, altın, gümüş gibi metallerle yapılan el sanatları günümüzde üstün işçilik ve çeşitli tasarımlarla yaşatılmaya çalışılmaktadır.Günümüzde en çok kullanılan maden işleme olan bakır kalaylanarak mutfak eşyası yapımıyla geniş bir şekilde sürdürülmektedir.


    Barınma gereğinden doğan mimari, bölgelerin coğrafi koşullarına göre biçimlenmiş, çeşitlenmiştir.Buna bağlı olarak gelişen Ahşap işçiliği Anadolu'da Selçuklu döneminde gelişip, kendine özgü bir niteliğe ulaşmıştır.Selçuklu ve Beylikler dönemi ağaç eserler daha çok mihrap, cami kapısı, dolap kapakları gibi mimari elemanlar olup üstün işçilik içermişlerdir.Osmanlı döneminde sadeleşerek daha çok sehpa, kavukluk, yazı takımı, çekmece, sandık, kaşık, taht, kayık, rahle, Kur'an muhafazası gibi gündelik kullanım eşyaları ve pencere, dolap kapağı, kiriş, konsol, tavan, mihrap, minber, sanduka gibi mimari eserlerde uygulanmıştır.


    Ağaç işçiliğinde kullanılan malzeme daha çok ceviz, elma, armut, sedir, abanoz ve gül ağacıdır.Kakma, boyama, kündekâriz, kabartma-oyma, kafes, kaplama, yakma gibi tekniklerle işlenen ahşap eşyalar günümüzde de kullanılmaktadır.


    Bu teknikler Zonguldak, Bitlis, Gaziantep, Bursa, İstanbul-Beykoz, Ordu gibi illerde halen devam eden hammaddesine göre değer kazanan baston ve asaların kullanımı yüzyıllar boyunca sürmüş, 19. yüzyılda yaygınlaşmıştır.


    Baston ve asaların sap kısımları; gümüş, altın, kemik, sedef gibi malzemelerden, gövde kısımları ise gül, kiraz, abanoz, kızılcık, bambu, kamış vb. ağaçlardan yapılmaktadır.




    Müzik aletleri yapımı eskiden beri devam etmektedir.Bu aletler ağaçlar, bitkiler ve hayvanların; deri, bağırsak, kıl, kemik ve boynuzlarından yararlanılarak yapılmaktadır.Telli, yaylı, nefesli, vurmalı çalgılar olarak gruplandırılmaktadır.


    Mimariye bağlı olarak gelişen diğer bir sanat kolu da çini sanatıdır.Anadolu'ya Selçuklularla girmiştir. Figürlü sanat eserlerini kullanmaktan çekinmeyen Selçuklu sanatkarlar özellikle hayvan tasvirlerinde çok başarılı olmuşlardır.


    14. yüzyılda İznik, 15. yüzyılda Kütahya, 17. yüzyılda Çanakkale'de başlayan seramik sanatı bu yörelerde kendilerine has renk, desen, form özellikleri ile Osmanlı Dönemi seramik ve çini sanatına yeni yorumlar getirmiştir.14. - 19. yüzyıllar arası Türk çini ve seramik sanatı fevkalade yaratıcı işçiliği ile dünya çapında üne kavuşmuştur.


    Anadolu uygarlıklarından elde edilen cam işçiliğinin en seçkin örnekleri günümüzde "cam"ın tarihi gelişimi konusuna ışık tutmaktadır.Çeşitli model ve formlarda vitray, Selçuklular döneminde geliştirilmiştir.


    Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul'un fethiyle camcılığın merkezi bu kent olmuştur.Çeşm-i bülbül, Beykoz işi bu dönemden günümüze ulaşabilen tekniklerden bazılarıdır.


    Anadolu'da camın ilk kez gözboncuğu olarak üretimi İzmir-Görece köyündeki ustalar tarafından gerçekleştirilmiştir.Anadolu'nun her tarafında temelinde nazar inancı olan cam boncukları görmek mümkündür.


    Nazarlık yoluyla canlı veya nesneye yönelen bakışların dikkatinin başka bir nesneye yöneleceğine inanılır. Bu nedenle nazar boncuğundan yapılan nazarlıklar canlının veya nesnenin görünen bir yerine takılır.


    Geleneksel mimaride dış cephe ve iç mekan süslemesinde taş işçiliğinde önemli bir yer tutmaktadır.Taş işçiliğinin mimari dışında en çok kullanım alanı mezar taşlarıdır.Oyma, kabartma, kazıma (profito) gibi teknikler uygulanmaktadır.Kullanılan süsleme öğeleri, bitkisel, geometrik motifler ile yazı ve figürlerdir. Hayvansal figür azdır.İnsan figürlerine ise Selçuklu Dönemi eserlerinde rastlanmaktadır.


    Günümüzde fonksiyonunu henüz kaybetmeyen sepetçilik atalardan öğrenildiği gibi halen; saz, söğüt ve fındık dallarından örülerek yapılmaktadır. Eşya, yiyecek vb. taşıma amacından başka ev içi dekorasyonunda da kullanılmaya başlanmıştır.


    Hayvancılıkla uğraşan kırsal kesimlerde yaygın olarak kullanılan keçe, çul ve ağaçtan yapılan semer kullanıldığı dönem boyunca geleneksel sanatların bir kolunu oluşturmuştur.Günümüzde başta endüstrileşme olmak üzere değişen yaşam şartları ve değer yargılarına bağlı olarak üretimleri hemen hemen kaybolmaktadır.


  2. 2010-10-05 #2
    " Geleneksel El Sanatları " konu başlığı altında, tüm toplumlara ve kültürlere ait - geçmiş / şimdi - örnekleri ve bilgileri de vermeye çalışacağız.

    Süsleme Sanatları

    Ebru
    Tezhip
    Hat Sanatı
    Minyatür
    Kalemişi
    Bezeme
    Mozaik
    EL YAZMALARI


    Hammaddesi Metal Olan Geleneksel Sanatlar

    Demircilik
    Bakırcılık
    Bıçakçılık
    Altın - Gümüş İşleri
    Telkari
    Savat


    Hammaddesi Toprak Olan Geleneksel Sanatlar

    SERAMİK
    ÇİNİ
    ÇÖMLEK


    Hammaddesi Tahta-Ağaç Olan Geleneksel Sanatlar

    Ağaç - Ahşap İşçiliği
    Baston Asa
    Müzik Aletleri Yapımı
    Semercilik
    Kaşıkçılık


    Hammaddesi Taş Olan Geleneksel Sanatlar

    Taş İşçiliği (Mimaride kullanılan Taş İşçiliği, Çeşmeler, Mezar Taşları)
    Mermer İşçiliği
    Süs Taşları İşçiliği
    Lüle Taşı İşçiliği
    Oltu Taşı İşçiliği


    Hammaddesi Cam Olan Geleneksel Sanatlar


    Hammaddesi Hayvansal Olan Geleneksel Sanatlar

    Hammaddesi Hayvansal Lif Olan Geleneksel Sanatlar
    1)Kimyasal Yapılarına Göre:
    2)Hayvandan Elde Ediliş Şekillerine Göre:
    3)Lif Uzunluğuna Göre:
    Yün ve Kıllar


    Hammaddesi Hayvansal Deri Olan Geleneksel Sanatlar

    Yemenicilik
    Çarık
    Cilt İşleri
    Kat'ı
    Gölge Oyunu Tipleri
    Tarım, Mutfak Araçları Yapımı
    Kemik , Boynuzdan Yapılan El Sanatları
    Aksesuar İşleri


    Hammaddesi Bitkisel Lif Olan Geleneksel Sanatlar

    Hasır Dokuma
    Sepet Örücülüğü
    Nazarlık


    İşlemeler

    Örgüler
    Yöresel örgüler
    Oyalar
    Çoraplar


    Dokumalar

    1)Mekik Dokumalar:Kumaş Dokuma, Siirt Battaniyesi, Kolan, çarpana dokuma
    2)Kirkitli Dokumalar:
    A)Kirkitli Düz Dokumalar:Kilim, Cicim, Zili (sili), Sumak

    B)Kirkitli Havlı dokumalar:Halı
    3)Mekiksiz Dokumalar:Palaz, Kolan, çarpana (kartlı, kartsız dokumalar)
    4)Dokusuz Dokular (Keçe)


    Sıkıştırma İşleri (Keçe)

    -Tepme Keçelerin Tarihi Gelişimi, Renk, Desen, Teknik ve Kullanım Özellikleri
    Geleneksel Sanatlarda
    Renk, Desen, Boyamacılık
    Türk El Sanatları Tanıtma Derneği

  3. 2010-10-05 #3
    Geleneksel Sanatlar - Zanaatlar

    El Sanatları insanoğlu var olduğundan beri tabiat şartlarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır.İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak, örtünmek ve korunmak amacı ile ilk örneklerini vermiştir.

    İsim:  14sa0.jpg
Görüntüleme: 16468
Büyüklük:  42,7 KB (Kilobyte)


    Daha sonra gelişerek çevre şartlarına göre değişimler gösteren el sanatları, ortaya çıktığı toplumun duygularını, sanatsal beğenilerini ve kültürel özelliklerini yansıtır hale gelerek "geleneksel" vasfı kazanmıştır.



    Zanaatkarlar
    Zanaat


    Endüstri çağı öncesinde el işçiliğine dayanan her türden üretim için kullanılan zanaat sözcüğü, ayakkabıcılıktan taşçılığa, seramikçilikten dokumacılığa kadar her türlü etkinliği ifade etmektedir.

    Sanatsal etkinliklerin güzel sanatlar, zanaatlar olarak iki ana grupta değerlendirilmesi Rönesansta ortaya çıkmıştır.Daha öncesinde hem sanatlar tek bir genel kategori içinde toplanmış bulunuyordu.

    20. yüzyıla kadar güzel sanatlar dışında kalan tüm beceriler "zanaat" olarak adlandırılırlar,ikinci derecede bir önem kazandılar.Böylesi bir "zanaat" anlayışının, varlığından ötürü, bugün üstün sanatsal kaliteye sahip olduğu kabul edilen, örneğin maden işleri, ahşap oymacılık, halk mimarisi ürünleri dikkate değer nitelikte görülmemiştir.
    Benzer gelişmeler Türkiye'de de gözlenebilir.19. yüzyılın ortalarına değin,Türkiye'de de sanat - zanaat ayırımı gibi yapay bir bölümlendirme söz konusu değildir.Batılı anlayışta sanatın, bununla bağlantılı olarak güzel sanatlar kavramının gelişiyle birlikte, aynı tutum ortaya çıkmıştır.

    Bu kavram karşılığında Türkçe bir sözcük mevcut olmadığı içinde Arapça kökenli "zanaat" sözcüğü, tümüyle kuraldışı olarak türetilmiştir.19. yüzyılın ortalarında İngiltere'de Arts and Crafts atımı zanaatların yeni, olumlu bir bakışla değerlendirilmesi yönünde güçlü bir etki yaratmıştır.

    Zanaat - sanat ayrımına indirilen en kesin darbe ise, 1910'lardan itibaren başlayan çabalar sonucunda ortaya çıkmıştır.Günümüzde zanaat kavramı tümüyle değerden düşmüştür.Çağdaş sanat anlayışı estetik içerik taşıyan her tür üretim, mimarlıktan endüstri tasarımına, halıdan seramiğe kadar tüm beceri, tasarımları sanat kapsamı içinde ele almaktadır.

    Geleneksel Sanatlar

    Süsleme Sanatları
    Ebru
    Tezhip
    Hat Sanatı
    Minyatür
    Kalemişi
    Bezeme
    Mozaik
    EL YAZMALARI

    Hammaddesi Metal Olan Geleneksel Sanatlar
    Demircilik
    Bakırcılık
    Bıçakçılık
    Altın - Gümüş İşleri
    Telkari
    Savat

    Hammaddesi Toprak Olan Geleneksel Sanatlar
    SERAMİK
    ÇİNİ
    ÇÖMLEK

    Hammaddesi Tahta-Ağaç Olan Geleneksel Sanatlar
    Ağaç - Ahşap İşçiliği
    Baston Asa
    Müzik Aletleri Yapımı
    Semercilik
    Kaşıkçılık

    Hammaddesi Taş Olan Geleneksel Sanatlar
    Taş İşçiliği (Mimaride kullanılan Taş İşçiliği, Çeşmeler, Mezar Taşları)
    Mermer İşçiliği
    Süs Taşları İşçiliği
    Lüle Taşı İşçiliği
    Oltu Taşı İşçiliği

    Hammaddesi Cam Olan Geleneksel Sanatlar
    Hammaddesi Hayvansal Olan Geleneksel Sanatlar
    Hammaddesi Hayvansal Lif Olan Geleneksel Sanatlar
    1)Kimyasal Yapılarına Göre:
    2)Hayvandan Elde Ediliş Şekillerine Göre:
    3)Lif Uzunluğuna Göre:
    Yün ve Kıllar

    Hammaddesi Hayvansal Deri Olan Geleneksel Sanatlar
    Yemenicilik
    Çarık
    Cilt İşleri
    Kat'ı
    Gölge Oyunu Tipleri
    Tarım, Mutfak Araçları Yapımı
    Kemik , Boynuzdan Yapılan El Sanatları
    Aksesuar İşleri

    Hammaddesi Bitkisel Lif Olan Geleneksel Sanatlar
    Hasır Dokuma
    Sepet Örücülüğü
    Nazarlık

    Örgüler
    Yöresel örgüler
    Oyalar
    Çoraplar

    Dokumalar
    1)Mekik Dokumalar:Kumaş Dokuma, Siirt Battaniyesi, Kolan, çarpana dokuma
    2)Kirkitli Dokumalar:
    A)Kirkitli Düz Dokumalar:Kilim, Cicim, Zili (sili), Sumak

    B)Kirkitli Havlı dokumalar:Halı

    3)Mekiksiz Dokumalar:Palaz, Kolan, çarpana (kartlı, kartsız dokumalar)
    4)Dokusuz Dokular (Keçe)

    Sıkıştırma İşleri (Keçe)
    -Tepme Keçelerin Tarihi Gelişimi, Renk, Desen, Teknik ve Kullanım Özellikleri



  4. 2011-05-12 #4
    Geleneksel Sanatlar - Zanaatlar

    El Sanatları insanoğlu var olduğundan beri tabiat şartlarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır.İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak, örtünmek ve korunmak amacı ile ilk örneklerini vermiştir.




    Daha sonra gelişerek çevre şartlarına göre değişimler gösteren el sanatları, ortaya çıktığı toplumun duygularını, sanatsal beğenilerini ve kültürel özelliklerini yansıtır hale gelerek "geleneksel" vasfı kazanmıştır.


    Zanaatkarlar
    Zanaat

    Endüstri çağı öncesinde el işçiliğine dayanan her türden üretim için kullanılan zanaat sözcüğü, ayakkabıcılıktan taşçılığa, seramikçilikten dokumacılığa kadar her türlü etkinliği ifade etmektedir.

    Sanatsal etkinliklerin güzel sanatlar, zanaatlar olarak iki ana grupta değerlendirilmesi Rönesansta ortaya çıkmıştır.Daha öncesinde hem sanatlar tek bir genel kategori içinde toplanmış bulunuyordu.

    20. yüzyıla kadar güzel sanatlar dışında kalan tüm beceriler "zanaat" olarak adlandırılırlar,ikinci derecede bir önem kazandılar.Böylesi bir "zanaat" anlayışının, varlığından ötürü, bugün üstün sanatsal kaliteye sahip olduğu kabul edilen, örneğin maden işleri, ahşap oymacılık, halk mimarisi ürünleri dikkate değer nitelikte görülmemiştir.
    Benzer gelişmeler Türkiye'de de gözlenebilir.19. yüzyılın ortalarına değin,Türkiye'de de sanat - zanaat ayırımı gibi yapay bir bölümlendirme söz konusu değildir.Batılı anlayışta sanatın, bununla bağlantılı olarak güzel sanatlar kavramının gelişiyle birlikte, aynı tutum ortaya çıkmıştır.

    Bu kavram karşılığında Türkçe bir sözcük mevcut olmadığı içinde Arapça kökenli "zanaat" sözcüğü, tümüyle kuraldışı olarak türetilmiştir.19. yüzyılın ortalarında İngiltere'de Arts and Crafts atımı zanaatların yeni, olumlu bir bakışla değerlendirilmesi yönünde güçlü bir etki yaratmıştır.

    Zanaat - sanat ayrımına indirilen en kesin darbe ise, 1910'lardan itibaren başlayan çabalar sonucunda ortaya çıkmıştır.Günümüzde zanaat kavramı tümüyle değerden düşmüştür.Çağdaş sanat anlayışı estetik içerik taşıyan her tür üretim, mimarlıktan endüstri tasarımına, halıdan seramiğe kadar tüm beceri, tasarımları sanat kapsamı içinde ele almaktadır.

    Geleneksel Sanatlar

    Süsleme Sanatları
    Ebru
    Tezhip
    Hat Sanatı
    Minyatür
    Kalemişi
    Bezeme
    Mozaik
    EL YAZMALARI

    Hammaddesi Metal Olan Geleneksel Sanatlar
    Demircilik
    Bakırcılık
    Bıçakçılık
    Altın - Gümüş İşleri
    Telkari
    Savat

    Hammaddesi Toprak Olan Geleneksel Sanatlar
    SERAMİK
    ÇİNİ
    ÇÖMLEK

    Hammaddesi Tahta-Ağaç Olan Geleneksel Sanatlar
    Ağaç - Ahşap İşçiliği
    Baston Asa
    Müzik Aletleri Yapımı
    Semercilik
    Kaşıkçılık

    Hammaddesi Taş Olan Geleneksel Sanatlar
    Taş İşçiliği (Mimaride kullanılan Taş İşçiliği, Çeşmeler, Mezar Taşları)
    Mermer İşçiliği
    Süs Taşları İşçiliği
    Lüle Taşı İşçiliği
    Oltu Taşı İşçiliği

    Hammaddesi Cam Olan Geleneksel Sanatlar
    Hammaddesi Hayvansal Olan Geleneksel Sanatlar
    Hammaddesi Hayvansal Lif Olan Geleneksel Sanatlar
    1)Kimyasal Yapılarına Göre:
    2)Hayvandan Elde Ediliş Şekillerine Göre:
    3)Lif Uzunluğuna Göre:
    Yün ve Kıllar

    Hammaddesi Hayvansal Deri Olan Geleneksel Sanatlar
    Yemenicilik
    Çarık
    Cilt İşleri
    Kat'ı
    Gölge Oyunu Tipleri
    Tarım, Mutfak Araçları Yapımı
    Kemik , Boynuzdan Yapılan El Sanatları
    Aksesuar İşleri

    Hammaddesi Bitkisel Lif Olan Geleneksel Sanatlar
    Hasır Dokuma
    Sepet Örücülüğü
    Nazarlık

    Örgüler
    Yöresel örgüler
    Oyalar
    Çoraplar

    Dokumalar
    1)Mekik Dokumalar:Kumaş Dokuma, Siirt Battaniyesi, Kolan, çarpana dokuma
    2)Kirkitli Dokumalar:
    A)Kirkitli Düz Dokumalar:Kilim, Cicim, Zili (sili), Sumak

    B)Kirkitli Havlı dokumalar:Halı

    3)Mekiksiz Dokumalar:Palaz, Kolan, çarpana (kartlı, kartsız dokumalar)
    4)Dokusuz Dokular (Keçe)

    Sıkıştırma İşleri (Keçe)
    -Tepme Keçelerin Tarihi Gelişimi, Renk, Desen, Teknik ve Kullanım Özellikleri

  5. 2011-05-15 #5
    Geleneksel Sanatlarımız ve Zanaatlarımız

    El Sanatları insanoğlu var olduğundan beri tabiat şartlarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır.İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak, örtünmek ve korunmak amacı ile ilk örneklerini vermiştir.




    Daha sonra gelişerek çevre şartlarına göre değişimler gösteren el sanatları, ortaya çıktığı toplumun duygularını, sanatsal beğenilerini ve kültürel özelliklerini yansıtır hale gelerek "geleneksel" vasfı kazanmıştır.Geleneksel Türk El Sanatları, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinden gelen çeşitli uygarlıkların kültür mirasıyla, kendi öz değerlerini birleştirerek zengin bir mozaik oluşturmuştur.

    Geleneksel Türk El Sanatlarını; halıcılık, kilimcilik, cicim zili, sumak, kumaş dokumacılığı, yazmacılık, çinicilik, seramik-çömlek yapımcılığı, işlemecilik, oya yapımcılığı, deri işçiliği, müzik aletleri yapımcılığı, taş işçiliği, bakırcılık, sepetçilik, semercilik, maden işçiliği, keçe yapımcılığı, örmecilik, ahşap ve ağaç işçiliği, arabacılık vb. sıralanabilir.Geleneksel el sanatlarımızdan dokumaların hammaddeleri yün, tiftik, pamuk, kıl ve ipekten sağlanmaktadır.

    Dokuma; eğirme veya başka yollarla iplik haline getirilerek veya elyafı birbirine değişik metotlarla tutturarak bir bütün meydana getirme yoluyla elde edilen her cins kumaş, örgü, döşemelik, halı, kilim, zili, cicim, keçe, kolonlar vb.'dir. Dokumacılık Anadolu'da çok eskiden beri yapılmakta olan,çoğu yörede geçim kaynağı olmuş ve olmaya devam eden bir el sanatıdır.

    El sanatlarımızın zarif örneklerinden olan oyalar; süslemek, süslenmek amacından başka taşıdıkları anlamlarla bir iletişim aracı olarak da kullanılmaktadır.Günümüzde Anadolu'da tığ, iğne, mekik, firkete / filkete gibi araçlarla yapılan oyaların ya bordür ya da bir motif olarak tasarlanmış olanları, kullanılan araç doğrultusunda ve tekniklerine göre değişik adlar almaktadır.Bunlar; iğne, tığ, mekik, firkete / filkete, koza, yün, mum, boncuk ve kumaş artığı olarak sıralanabilir.

    Kastamonu, Konya, Elazığ, Bursa, Bitlis, Gaziantep, İzmir, Ankara, Bolu, Kahramanmaraş, Aydın, İçel, Tokat, Kütahya gibi şehirlerimizde daha yoğun olarak yapılmakta, ancak eski önemini kaybederek çeyiz sandıklarında varlığını korumaya çalışmaktadır.

    Geleneksel kıyafetlerle birlikte kullanılan oyalarımızın yanı sıra takılarda dikkat çekici aksesuarlardandır. Anadolu'da yaşamış tüm uygarlıklar değerli ve yarı değerli taşlarla metalle birlikte veya ayrı işleyerek sanatsal nitelikli eserler üretmişlerdir. Selçuklularla birlikte gelen değişik üslupların en önemlisi Türkmen takılarıdır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise imparatorluğun gelişimine paralel olarak mücevhercilik önem kazanmıştır.

    Anadolu'da Tunç Çağında bakır, kalay katılarak tuncun elde edilmesinden sonraki dönemlerde bakır, altın, gümüş gibi madenler de dövme ve dökme tekniğiyle işlenmişlerdir. En çok kullanılan maden bakırdır.

    Maden işçiliğinde dövme, telkari, kazıma (kalemkar), çekiç işi kakma, küftgani, savatlama, ajır kesme gibi teknikler kullanılmaktadır.Bakırın yanı sıra pirinç, altın, gümüş gibi metallerle yapılan el sanatları günümüzde üstün işçilik ve çeşitli tasarımlarla yaşatılmaya çalışılmaktadır.Günümüzde en çok kullanılan maden işleme olan bakır kalaylanarak mutfak eşyası yapımıyla geniş bir şekilde sürdürülmektedir.

    Barınma gereğinden doğan mimari, bölgelerin coğrafi koşullarına göre biçimlenmiş, çeşitlenmiştir.Buna bağlı olarak gelişen Ahşap işçiliği Anadolu'da Selçuklu döneminde gelişip, kendine özgü bir niteliğe ulaşmıştır.Selçuklu ve Beylikler dönemi ağaç eserler daha çok mihrap, cami kapısı, dolap kapakları gibi mimari elemanlar olup üstün işçilik içermişlerdir.Osmanlı döneminde sadeleşerek daha çok sehpa, kavukluk, yazı takımı, çekmece, sandık, kaşık, taht, kayık, rahle, Kur'an muhafazası gibi gündelik kullanım eşyaları ve pencere, dolap kapağı, kiriş, konsol, tavan, mihrap, minber, sanduka gibi mimari eserlerde uygulanmıştır.

    Ağaç işçiliğinde kullanılan malzeme daha çok ceviz, elma, armut, sedir, abanoz ve gül ağacıdır.Kakma, boyama, kündekâriz, kabartma-oyma, kafes, kaplama, yakma gibi tekniklerle işlenen ahşap eşyalar günümüzde de kullanılmaktadır.

    Bu teknikler Zonguldak, Bitlis, Gaziantep, Bursa, İstanbul-Beykoz, Ordu gibi illerde halen devam eden hammaddesine göre değer kazanan baston ve asaların kullanımı yüzyıllar boyunca sürmüş, 19. yüzyılda yaygınlaşmıştır.

    Baston ve asaların sap kısımları; gümüş, altın, kemik, sedef gibi malzemelerden, gövde kısımları ise gül, kiraz, abanoz, kızılcık, bambu, kamış vb. ağaçlardan yapılmaktadır.



    Müzik aletleri yapımı eskiden beri devam etmektedir.Bu aletler ağaçlar, bitkiler ve hayvanların; deri, bağırsak, kıl, kemik ve boynuzlarından yararlanılarak yapılmaktadır.Telli, yaylı, nefesli, vurmalı çalgılar olarak gruplandırılmaktadır.

    Mimariye bağlı olarak gelişen diğer bir sanat kolu da çini sanatıdır.Anadolu'ya Selçuklularla girmiştir. Figürlü sanat eserlerini kullanmaktan çekinmeyen Selçuklu sanatkarlar özellikle hayvan tasvirlerinde çok başarılı olmuşlardır.

    14. yüzyılda İznik, 15. yüzyılda Kütahya, 17. yüzyılda Çanakkale'de başlayan seramik sanatı bu yörelerde kendilerine has renk, desen, form özellikleri ile Osmanlı Dönemi seramik ve çini sanatına yeni yorumlar getirmiştir.14. - 19. yüzyıllar arası Türk çini ve seramik sanatı fevkalade yaratıcı işçiliği ile dünya çapında üne kavuşmuştur.

    Anadolu uygarlıklarından elde edilen cam işçiliğinin en seçkin örnekleri günümüzde "cam"ın tarihi gelişimi konusuna ışık tutmaktadır.Çeşitli model ve formlarda vitray, Selçuklular döneminde geliştirilmiştir.

    Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul'un fethiyle camcılığın merkezi bu kent olmuştur.Çeşm-i bülbül, Beykoz işi bu dönemden günümüze ulaşabilen tekniklerden bazılarıdır.

    Anadolu'da camın ilk kez gözboncuğu olarak üretimi İzmir-Görece köyündeki ustalar tarafından gerçekleştirilmiştir.Anadolu'nun her tarafında temelinde nazar inancı olan cam boncukları görmek mümkündür.

    Nazarlık yoluyla canlı veya nesneye yönelen bakışların dikkatinin başka bir nesneye yöneleceğine inanılır. Bu nedenle nazar boncuğundan yapılan nazarlıklar canlının veya nesnenin görünen bir yerine takılır.

    Geleneksel mimaride dış cephe ve iç mekan süslemesinde taş işçiliğinde önemli bir yer tutmaktadır.Taş işçiliğinin mimari dışında en çok kullanım alanı mezar taşlarıdır.Oyma, kabartma, kazıma (profito) gibi teknikler uygulanmaktadır.Kullanılan süsleme öğeleri, bitkisel, geometrik motifler ile yazı ve figürlerdir. Hayvansal figür azdır.İnsan figürlerine ise Selçuklu Dönemi eserlerinde rastlanmaktadır.

    Günümüzde fonksiyonunu henüz kaybetmeyen sepetçilik atalardan öğrenildiği gibi halen; saz, söğüt ve fındık dallarından örülerek yapılmaktadır. Eşya, yiyecek vb. taşıma amacından başka ev içi dekorasyonunda da kullanılmaya başlanmıştır.

    Hayvancılıkla uğraşan kırsal kesimlerde yaygın olarak kullanılan keçe, çul ve ağaçtan yapılan semer kullanıldığı dönem boyunca geleneksel sanatların bir kolunu oluşturmuştur.Günümüzde başta endüstrileşme olmak üzere değişen yaşam şartları ve değer yargılarına bağlı olarak üretimleri hemen hemen kaybolmaktadır.

  6. 2011-05-15 #6
    El Sanatları insanoğlu var olduğundan beri tabiat şartlarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır.İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak, örtünmek ve korunmak amacı ile ilk örneklerini vermiştir.

    Daha sonra gelişerek çevre şartlarına göre değişimler gösteren el sanatları, ortaya çıktığı toplumun duygularını, sanatsal beğenilerini ve kültürel özelliklerini yansıtır hale gelerek "geleneksel" vasfı kazanmıştır.Geleneksel Türk El Sanatları, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinden gelen çeşitli uygarlıkların kültür mirasıyla, kendi öz değerlerini birleştirerek zengin bir mozaik oluşturmuştur.

    Geleneksel Türk El Sanatlarını; halıcılık, kilimcilik, cicim zili, sumak, kumaş dokumacılığı, yazmacılık, çinicilik, seramik-çömlek yapımcılığı, işlemecilik, oya yapımcılığı, deri işçiliği, müzik aletleri yapımcılığı, taş işçiliği, bakırcılık, sepetçilik, semercilik, maden işçiliği, keçe yapımcılığı, örmecilik, ahşap ve ağaç işçiliği, arabacılık vb. sıralanabilir.Geleneksel el sanatlarımızdan dokumaların hammaddeleri yün, tiftik, pamuk, kıl ve ipekten sağlanmaktadır.

    Dokuma; eğirme veya başka yollarla iplik haline getirilerek veya elyafı birbirine değişik metotlarla tutturarak bir bütün meydana getirme yoluyla elde edilen her cins kumaş, örgü, döşemelik, halı, kilim, zili, cicim, keçe, kolonlar vb.'dir. Dokumacılık Anadolu'da çok eskiden beri yapılmakta olan,çoğu yörede geçim kaynağı olmuş ve olmaya devam eden bir el sanatıdır.

    El sanatlarımızın zarif örneklerinden olan oyalar; süslemek, süslenmek amacından başka taşıdıkları anlamlarla bir iletişim aracı olarak da kullanılmaktadır.Günümüzde Anadolu'da tığ, iğne, mekik, firkete / filkete gibi araçlarla yapılan oyaların ya bordür ya da bir motif olarak tasarlanmış olanları, kullanılan araç doğrultusunda ve tekniklerine göre değişik adlar almaktadır.Bunlar; iğne, tığ, mekik, firkete / filkete, koza, yün, mum, boncuk ve kumaş artığı olarak sıralanabilir.

    Kastamonu, Konya, Elazığ, Bursa, Bitlis, Gaziantep, İzmir, Ankara, Bolu, Kahramanmaraş, Aydın, İçel, Tokat, Kütahya gibi şehirlerimizde daha yoğun olarak yapılmakta, ancak eski önemini kaybederek çeyiz sandıklarında varlığını korumaya çalışmaktadır.

    Geleneksel kıyafetlerle birlikte kullanılan oyalarımızın yanı sıra takılarda dikkat çekici aksesuarlardandır. Anadolu'da yaşamış tüm uygarlıklar değerli ve yarı değerli taşlarla aaaalle birlikte veya ayrı işleyerek sanatsal nitelikli eserler üretmişlerdir. Selçuklularla birlikte gelen değişik üslupların en önemlisi Türkmen takılarıdır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise imparatorluğun gelişimine paralel olarak mücevhercilik önem kazanmıştır.

    Anadolu'da Tunç Çağında bakır, kalay katılarak tuncun elde edilmesinden sonraki dönemlerde bakır, altın, gümüş gibi madenler de dövme ve dökme tekniğiyle işlenmişlerdir. En çok kullanılan maden bakırdır.

    Maden işçiliğinde dövme, telkari, kazıma (kalemkar), çekiç işi kakma, küftgani, savatlama, ajır kesme gibi teknikler kullanılmaktadır.Bakırın yanı sıra pirinç, altın, gümüş gibi aaaallerle yapılan el sanatları günümüzde üstün işçilik ve çeşitli tasarımlarla yaşatılmaya çalışılmaktadır.Günümüzde en çok kullanılan maden işleme olan bakır kalaylanarak mutfak eşyası yapımıyla geniş bir şekilde sürdürülmektedir.

    Barınma gereğinden doğan mimari, bölgelerin coğrafi koşullarına göre biçimlenmiş, çeşitlenmiştir.Buna bağlı olarak gelişen Ahşap işçiliği Anadolu'da Selçuklu döneminde gelişip, kendine özgü bir niteliğe ulaşmıştır.Selçuklu ve Beylikler dönemi ağaç eserler daha çok mihrap, cami kapısı, dolap kapakları gibi mimari elemanlar olup üstün işçilik içermişlerdir.Osmanlı döneminde sadeleşerek daha çok sehpa, kavukluk, yazı takımı, çekmece, sandık, kaşık, taht, kayık, rahle, Kur'an muhafazası gibi gündelik kullanım eşyaları ve pencere, dolap kapağı, kiriş, konsol, tavan, mihrap, minber, sanduka gibi mimari eserlerde uygulanmıştır.

    Ağaç işçiliğinde kullanılan malzeme daha çok ceviz, elma, armut, sedir, abanoz ve gül ağacıdır.Kakma, boyama, kündekâriz, kabartma-oyma, kafes, kaplama, yakma gibi tekniklerle işlenen ahşap eşyalar günümüzde de kullanılmaktadır.

    Bu teknikler Zonguldak, Bitlis, Gaziantep, Bursa, İstanbul-Beykoz, Ordu gibi illerde halen devam eden hammaddesine göre değer kazanan baston ve asaların kullanımı yüzyıllar boyunca sürmüş, 19. yüzyılda yaygınlaşmıştır.

    Baston ve asaların sap kısımları; gümüş, altın, kemik, sedef gibi malzemelerden, gövde kısımları ise gül, kiraz, abanoz, kızılcık, bambu, kamış vb. ağaçlardan yapılmaktadır.



    Müzik aletleri yapımı eskiden beri devam etmektedir.Bu aletler ağaçlar, bitkiler ve hayvanların; deri, bağırsak, kıl, kemik ve boynuzlarından yararlanılarak yapılmaktadır.Telli, yaylı, nefesli, vurmalı çalgılar olarak gruplandırılmaktadır.

    Mimariye bağlı olarak gelişen diğer bir sanat kolu da çini sanatıdır.Anadolu'ya Selçuklularla girmiştir. Figürlü sanat eserlerini kullanmaktan çekinmeyen Selçuklu sanatkarlar özellikle hayvan tasvirlerinde çok başarılı olmuşlardır.

    14. yüzyılda İznik, 15. yüzyılda Kütahya, 17. yüzyılda Çanakkale'de başlayan seramik sanatı bu yörelerde kendilerine has renk, desen, form özellikleri ile Osmanlı Dönemi seramik ve çini sanatına yeni yorumlar getirmiştir.14. - 19. yüzyıllar arası Türk çini ve seramik sanatı fevkalade yaratıcı işçiliği ile dünya çapında üne kavuşmuştur.

    Anadolu uygarlıklarından elde edilen cam işçiliğinin en seçkin örnekleri günümüzde "cam"ın tarihi gelişimi konusuna ışık tutmaktadır.Çeşitli model ve formlarda vitray, Selçuklular döneminde geliştirilmiştir.

    Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul'un fethiyle camcılığın merkezi bu kent olmuştur.Çeşm-i bülbül, Beykoz işi bu dönemden günümüze ulaşabilen tekniklerden bazılarıdır.

    Anadolu'da camın ilk kez gözboncuğu olarak üretimi İzmir-Görece köyündeki ustalar tarafından gerçekleştirilmiştir.Anadolu'nun her tarafında temelinde nazar inancı olan cam boncukları görmek mümkündür.

    Nazarlık yoluyla canlı veya nesneye yönelen bakışların dikkatinin başka bir nesneye yöneleceğine inanılır. Bu nedenle nazar boncuğundan yapılan nazarlıklar canlının veya nesnenin görünen bir yerine takılır.

    Geleneksel mimaride dış cephe ve iç mekan süslemesinde taş işçiliğinde önemli bir yer tutmaktadır.Taş işçiliğinin mimari dışında en çok kullanım alanı mezar taşlarıdır.Oyma, kabartma, kazıma (profito) gibi teknikler uygulanmaktadır.Kullanılan süsleme öğeleri, bitkisel, geometrik motifler ile yazı ve figürlerdir. Hayvansal figür azdır.İnsan figürlerine ise Selçuklu Dönemi eserlerinde rastlanmaktadır.

    Günümüzde fonksiyonunu henüz kaybetmeyen sepetçilik atalardan öğrenildiği gibi halen; saz, söğüt ve fındık dallarından örülerek yapılmaktadır. Eşya, yiyecek vb. taşıma amacından başka ev içi dekorasyonunda da kullanılmaya başlanmıştır.

    Hayvancılıkla uğraşan kırsal kesimlerde yaygın olarak kullanılan keçe, çul ve ağaçtan yapılan semer kullanıldığı dönem boyunca geleneksel sanatların bir kolunu oluşturmuştur.Günümüzde başta endüstrileşme olmak üzere değişen yaşam şartları ve değer yargılarına bağlı olarak üretimleri hemen hemen kaybolmaktadır.

    Alıntı ile Cevapla
    04-25-2010 10:18 AM #3
    OSMANFB1997
    Yeni Üye


    Geleneksel sanatlarımız ve zanaatlarımız
    El Sanatları insanoğlu var olduğundan beri tabiat şartlarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır.İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak, örtünmek ve korunmak amacı ile ilk örneklerini vermiştir.

    Daha sonra gelişerek çevre şartlarına göre değişimler gösteren el sanatları, ortaya çıktığı toplumun duygularını, sanatsal beğenilerini ve kültürel özelliklerini yansıtır hale gelerek "geleneksel" vasfı kazanmıştır.Geleneksel Türk El Sanatları, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinden gelen çeşitli uygarlıkların kültür mirasıyla, kendi öz değerlerini birleştirerek zengin bir mozaik oluşturmuştur.

    Geleneksel Türk El Sanatlarını; halıcılık, kilimcilik, cicim zili, sumak, kumaş dokumacılığı, yazmacılık, çinicilik, seramik-çömlek yapımcılığı, işlemecilik, oya yapımcılığı, deri işçiliği, müzik aletleri yapımcılığı, taş işçiliği, bakırcılık, sepetçilik, semercilik, maden işçiliği, keçe yapımcılığı, örmecilik, ahşap ve ağaç işçiliği, arabacılık vb. sıralanabilir.Geleneksel el sanatlarımızdan dokumaların hammaddeleri yün, tiftik, pamuk, kıl ve ipekten sağlanmaktadır.

    Dokuma; eğirme veya başka yollarla iplik haline getirilerek veya elyafı birbirine değişik metotlarla tutturarak bir bütün meydana getirme yoluyla elde edilen her cins kumaş, örgü, döşemelik, halı, kilim, zili, cicim, keçe, kolonlar vb.'dir. Dokumacılık Anadolu'da çok eskiden beri yapılmakta olan,çoğu yörede geçim kaynağı olmuş ve olmaya devam eden bir el sanatıdır.

    El sanatlarımızın zarif örneklerinden olan oyalar; süslemek, süslenmek amacından başka taşıdıkları anlamlarla bir iletişim aracı olarak da kullanılmaktadır.Günümüzde Anadolu'da tığ, iğne, mekik, firkete / filkete gibi araçlarla yapılan oyaların ya bordür ya da bir motif olarak tasarlanmış olanları, kullanılan araç doğrultusunda ve tekniklerine göre değişik adlar almaktadır.Bunlar; iğne, tığ, mekik, firkete / filkete, koza, yün, mum, boncuk ve kumaş artığı olarak sıralanabilir.

    Kastamonu, Konya, Elazığ, Bursa, Bitlis, Gaziantep, İzmir, Ankara, Bolu, Kahramanmaraş, Aydın, İçel, Tokat, Kütahya gibi şehirlerimizde daha yoğun olarak yapılmakta, ancak eski önemini kaybederek çeyiz sandıklarında varlığını korumaya çalışmaktadır.

    Geleneksel kıyafetlerle birlikte kullanılan oyalarımızın yanı sıra takılarda dikkat çekici aksesuarlardandır. Anadolu'da yaşamış tüm uygarlıklar değerli ve yarı değerli taşlarla aaaalle birlikte veya ayrı işleyerek sanatsal nitelikli eserler üretmişlerdir. Selçuklularla birlikte gelen değişik üslupların en önemlisi Türkmen takılarıdır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise imparatorluğun gelişimine paralel olarak mücevhercilik önem kazanmıştır.

    Anadolu'da Tunç Çağında bakır, kalay katılarak tuncun elde edilmesinden sonraki dönemlerde bakır, altın, gümüş gibi madenler de dövme ve dökme tekniğiyle işlenmişlerdir. En çok kullanılan maden bakırdır.

    Maden işçiliğinde dövme, telkari, kazıma (kalemkar), çekiç işi kakma, küftgani, savatlama, ajır kesme gibi teknikler kullanılmaktadır.Bakırın yanı sıra pirinç, altın, gümüş gibi aaaallerle yapılan el sanatları günümüzde üstün işçilik ve çeşitli tasarımlarla yaşatılmaya çalışılmaktadır.Günümüzde en çok kullanılan maden işleme olan bakır kalaylanarak mutfak eşyası yapımıyla geniş bir şekilde sürdürülmektedir.

    Barınma gereğinden doğan mimari, bölgelerin coğrafi koşullarına göre biçimlenmiş, çeşitlenmiştir.Buna bağlı olarak gelişen Ahşap işçiliği Anadolu'da Selçuklu döneminde gelişip, kendine özgü bir niteliğe ulaşmıştır.Selçuklu ve Beylikler dönemi ağaç eserler daha çok mihrap, cami kapısı, dolap kapakları gibi mimari elemanlar olup üstün işçilik içermişlerdir.Osmanlı döneminde sadeleşerek daha çok sehpa, kavukluk, yazı takımı, çekmece, sandık, kaşık, taht, kayık, rahle, Kur'an muhafazası gibi gündelik kullanım eşyaları ve pencere, dolap kapağı, kiriş, konsol, tavan, mihrap, minber, sanduka gibi mimari eserlerde uygulanmıştır.

    Ağaç işçiliğinde kullanılan malzeme daha çok ceviz, elma, armut, sedir, abanoz ve gül ağacıdır.Kakma, boyama, kündekâriz, kabartma-oyma, kafes, kaplama, yakma gibi tekniklerle işlenen ahşap eşyalar günümüzde de kullanılmaktadır.

    Bu teknikler Zonguldak, Bitlis, Gaziantep, Bursa, İstanbul-Beykoz, Ordu gibi illerde halen devam eden hammaddesine göre değer kazanan baston ve asaların kullanımı yüzyıllar boyunca sürmüş, 19. yüzyılda yaygınlaşmıştır.

    Baston ve asaların sap kısımları; gümüş, altın, kemik, sedef gibi malzemelerden, gövde kısımları ise gül, kiraz, abanoz, kızılcık, bambu, kamış vb. ağaçlardan yapılmaktadır.



    Müzik aletleri yapımı eskiden beri devam etmektedir.Bu aletler ağaçlar, bitkiler ve hayvanların; deri, bağırsak, kıl, kemik ve boynuzlarından yararlanılarak yapılmaktadır.Telli, yaylı, nefesli, vurmalı çalgılar olarak gruplandırılmaktadır.

    Mimariye bağlı olarak gelişen diğer bir sanat kolu da çini sanatıdır.Anadolu'ya Selçuklularla girmiştir. Figürlü sanat eserlerini kullanmaktan çekinmeyen Selçuklu sanatkarlar özellikle hayvan tasvirlerinde çok başarılı olmuşlardır.

    14. yüzyılda İznik, 15. yüzyılda Kütahya, 17. yüzyılda Çanakkale'de başlayan seramik sanatı bu yörelerde kendilerine has renk, desen, form özellikleri ile Osmanlı Dönemi seramik ve çini sanatına yeni yorumlar getirmiştir.14. - 19. yüzyıllar arası Türk çini ve seramik sanatı fevkalade yaratıcı işçiliği ile dünya çapında üne kavuşmuştur.

    Anadolu uygarlıklarından elde edilen cam işçiliğinin en seçkin örnekleri günümüzde "cam"ın tarihi gelişimi konusuna ışık tutmaktadır.Çeşitli model ve formlarda vitray, Selçuklular döneminde geliştirilmiştir.

    Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul'un fethiyle camcılığın merkezi bu kent olmuştur.Çeşm-i bülbül, Beykoz işi bu dönemden günümüze ulaşabilen tekniklerden bazılarıdır.

    Anadolu'da camın ilk kez gözboncuğu olarak üretimi İzmir-Görece köyündeki ustalar tarafından gerçekleştirilmiştir.Anadolu'nun her tarafında temelinde nazar inancı olan cam boncukları görmek mümkündür.

    Nazarlık yoluyla canlı veya nesneye yönelen bakışların dikkatinin başka bir nesneye yöneleceğine inanılır. Bu nedenle nazar boncuğundan yapılan nazarlıklar canlının veya nesnenin görünen bir yerine takılır.

    Geleneksel mimaride dış cephe ve iç mekan süslemesinde taş işçiliğinde önemli bir yer tutmaktadır.Taş işçiliğinin mimari dışında en çok kullanım alanı mezar taşlarıdır.Oyma, kabartma, kazıma (profito) gibi teknikler uygulanmaktadır.Kullanılan süsleme öğeleri, bitkisel, geometrik motifler ile yazı ve figürlerdir. Hayvansal figür azdır.İnsan figürlerine ise Selçuklu Dönemi eserlerinde rastlanmaktadır.

    Günümüzde fonksiyonunu henüz kaybetmeyen sepetçilik atalardan öğrenildiği gibi halen; saz, söğüt ve fındık dallarından örülerek yapılmaktadır. Eşya, yiyecek vb. taşıma amacından başka ev içi dekorasyonunda da kullanılmaya başlanmıştır.

    Hayvancılıkla uğraşan kırsal kesimlerde yaygın olarak kullanılan keçe, çul ve ağaçtan yapılan semer kullanıldığı dönem boyunca geleneksel sanatların bir kolunu oluşturmuştur.Günümüzde başta endüstrileşme olmak üzere değişen yaşam şartları ve değer yargılarına bağlı olarak üretimleri hemen hemen kaybolmaktadır.


    Alıntı ile Cevapla
    04-25-2010 10:21 AM #4
    OSMANFB1997
    Yeni Üye


    Geleneksel sanatlarımız ve zanaatlarımız
    El Sanatları insanoğlu var olduğundan beri tabiat şartlarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır.İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak, örtünmek ve korunmak amacı ile ilk örneklerini vermiştir.

    Daha sonra gelişerek çevre şartlarına göre değişimler gösteren el sanatları, ortaya çıktığı toplumun duygularını, sanatsal beğenilerini ve kültürel özelliklerini yansıtır hale gelerek "geleneksel" vasfı kazanmıştır.Geleneksel Türk El Sanatları, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinden gelen çeşitli uygarlıkların kültür mirasıyla, kendi öz değerlerini birleştirerek zengin bir mozaik oluşturmuştur.

    Geleneksel Türk El Sanatlarını; halıcılık, kilimcilik, cicim zili, sumak, kumaş dokumacılığı, yazmacılık, çinicilik, seramik-çömlek yapımcılığı, işlemecilik, oya yapımcılığı, deri işçiliği, müzik aletleri yapımcılığı, taş işçiliği, bakırcılık, sepetçilik, semercilik, maden işçiliği, keçe yapımcılığı, örmecilik, ahşap ve ağaç işçiliği, arabacılık vb. sıralanabilir.Geleneksel el sanatlarımızdan dokumaların hammaddeleri yün, tiftik, pamuk, kıl ve ipekten sağlanmaktadır.

    Dokuma; eğirme veya başka yollarla iplik haline getirilerek veya elyafı birbirine değişik metotlarla tutturarak bir bütün meydana getirme yoluyla elde edilen her cins kumaş, örgü, döşemelik, halı, kilim, zili, cicim, keçe, kolonlar vb.'dir. Dokumacılık Anadolu'da çok eskiden beri yapılmakta olan,çoğu yörede geçim kaynağı olmuş ve olmaya devam eden bir el sanatıdır.

    El sanatlarımızın zarif örneklerinden olan oyalar; süslemek, süslenmek amacından başka taşıdıkları anlamlarla bir iletişim aracı olarak da kullanılmaktadır.Günümüzde Anadolu'da tığ, iğne, mekik, firkete / filkete gibi araçlarla yapılan oyaların ya bordür ya da bir motif olarak tasarlanmış olanları, kullanılan araç doğrultusunda ve tekniklerine göre değişik adlar almaktadır.Bunlar; iğne, tığ, mekik, firkete / filkete, koza, yün, mum, boncuk ve kumaş artığı olarak sıralanabilir.

    Kastamonu, Konya, Elazığ, Bursa, Bitlis, Gaziantep, İzmir, Ankara, Bolu, Kahramanmaraş, Aydın, İçel, Tokat, Kütahya gibi şehirlerimizde daha yoğun olarak yapılmakta, ancak eski önemini kaybederek çeyiz sandıklarında varlığını korumaya çalışmaktadır.

    Geleneksel kıyafetlerle birlikte kullanılan oyalarımızın yanı sıra takılarda dikkat çekici aksesuarlardandır. Anadolu'da yaşamış tüm uygarlıklar değerli ve yarı değerli taşlarla aaaalle birlikte veya ayrı işleyerek sanatsal nitelikli eserler üretmişlerdir. Selçuklularla birlikte gelen değişik üslupların en önemlisi Türkmen takılarıdır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise imparatorluğun gelişimine paralel olarak mücevhercilik önem kazanmıştır.

    Anadolu'da Tunç Çağında bakır, kalay katılarak tuncun elde edilmesinden sonraki dönemlerde bakır, altın, gümüş gibi madenler de dövme ve dökme tekniğiyle işlenmişlerdir. En çok kullanılan maden bakırdır.

    Maden işçiliğinde dövme, telkari, kazıma (kalemkar), çekiç işi kakma, küftgani, savatlama, ajır kesme gibi teknikler kullanılmaktadır.Bakırın yanı sıra pirinç, altın, gümüş gibi aaaallerle yapılan el sanatları günümüzde üstün işçilik ve çeşitli tasarımlarla yaşatılmaya çalışılmaktadır.Günümüzde en çok kullanılan maden işleme olan bakır kalaylanarak mutfak eşyası yapımıyla geniş bir şekilde sürdürülmektedir.

    Barınma gereğinden doğan mimari, bölgelerin coğrafi koşullarına göre biçimlenmiş, çeşitlenmiştir.Buna bağlı olarak gelişen Ahşap işçiliği Anadolu'da Selçuklu döneminde gelişip, kendine özgü bir niteliğe ulaşmıştır.Selçuklu ve Beylikler dönemi ağaç eserler daha çok mihrap, cami kapısı, dolap kapakları gibi mimari elemanlar olup üstün işçilik içermişlerdir.Osmanlı döneminde sadeleşerek daha çok sehpa, kavukluk, yazı takımı, çekmece, sandık, kaşık, taht, kayık, rahle, Kur'an muhafazası gibi gündelik kullanım eşyaları ve pencere, dolap kapağı, kiriş, konsol, tavan, mihrap, minber, sanduka gibi mimari eserlerde uygulanmıştır.

    Ağaç işçiliğinde kullanılan malzeme daha çok ceviz, elma, armut, sedir, abanoz ve gül ağacıdır.Kakma, boyama, kündekâriz, kabartma-oyma, kafes, kaplama, yakma gibi tekniklerle işlenen ahşap eşyalar günümüzde de kullanılmaktadır.

    Bu teknikler Zonguldak, Bitlis, Gaziantep, Bursa, İstanbul-Beykoz, Ordu gibi illerde halen devam eden hammaddesine göre değer kazanan baston ve asaların kullanımı yüzyıllar boyunca sürmüş, 19. yüzyılda yaygınlaşmıştır.

    Baston ve asaların sap kısımları; gümüş, altın, kemik, sedef gibi malzemelerden, gövde kısımları ise gül, kiraz, abanoz, kızılcık, bambu, kamış vb. ağaçlardan yapılmaktadır.

    ZANAATLARIMIZ

    Müzik aletleri yapımı eskiden beri devam etmektedir.Bu aletler ağaçlar, bitkiler ve hayvanların; deri, bağırsak, kıl, kemik ve boynuzlarından yararlanılarak yapılmaktadır.Telli, yaylı, nefesli, vurmalı çalgılar olarak gruplandırılmaktadır.

    Mimariye bağlı olarak gelişen diğer bir sanat kolu da çini sanatıdır.Anadolu'ya Selçuklularla girmiştir. Figürlü sanat eserlerini kullanmaktan çekinmeyen Selçuklu sanatkarlar özellikle hayvan tasvirlerinde çok başarılı olmuşlardır.

    14. yüzyılda İznik, 15. yüzyılda Kütahya, 17. yüzyılda Çanakkale'de başlayan seramik sanatı bu yörelerde kendilerine has renk, desen, form özellikleri ile Osmanlı Dönemi seramik ve çini sanatına yeni yorumlar getirmiştir.14. - 19. yüzyıllar arası Türk çini ve seramik sanatı fevkalade yaratıcı işçiliği ile dünya çapında üne kavuşmuştur.

    Anadolu uygarlıklarından elde edilen cam işçiliğinin en seçkin örnekleri günümüzde "cam"ın tarihi gelişimi konusuna ışık tutmaktadır.Çeşitli model ve formlarda vitray, Selçuklular döneminde geliştirilmiştir.

    Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul'un fethiyle camcılığın merkezi bu kent olmuştur.Çeşm-i bülbül, Beykoz işi bu dönemden günümüze ulaşabilen tekniklerden bazılarıdır.

    Anadolu'da camın ilk kez gözboncuğu olarak üretimi İzmir-Görece köyündeki ustalar tarafından gerçekleştirilmiştir.Anadolu'nun her tarafında temelinde nazar inancı olan cam boncukları görmek mümkündür.

    Nazarlık yoluyla canlı veya nesneye yönelen bakışların dikkatinin başka bir nesneye yöneleceğine inanılır. Bu nedenle nazar boncuğundan yapılan nazarlıklar canlının veya nesnenin görünen bir yerine takılır.

    Geleneksel mimaride dış cephe ve iç mekan süslemesinde taş işçiliğinde önemli bir yer tutmaktadır.Taş işçiliğinin mimari dışında en çok kullanım alanı mezar taşlarıdır.Oyma, kabartma, kazıma (profito) gibi teknikler uygulanmaktadır.Kullanılan süsleme öğeleri, bitkisel, geometrik motifler ile yazı ve figürlerdir. Hayvansal figür azdır.İnsan figürlerine ise Selçuklu Dönemi eserlerinde rastlanmaktadır.

    Günümüzde fonksiyonunu henüz kaybetmeyen sepetçilik atalardan öğrenildiği gibi halen; saz, söğüt ve fındık dallarından örülerek yapılmaktadır. Eşya, yiyecek vb. taşıma amacından başka ev içi dekorasyonunda da kullanılmaya başlanmıştır.

    Hayvancılıkla uğraşan kırsal kesimlerde yaygın olarak kullanılan keçe, çul ve ağaçtan yapılan semer kullanıldığı dönem boyunca geleneksel sanatların bir kolunu oluşturmuştur.Günümüzde başta endüstrileşme olmak üzere değişen yaşam şartları ve değer yargılarına bağlı olarak üretimleri hemen hemen kaybolmaktadır.
    [/QUOTE]

    Alıntı ile Cevapla
    + Cevapla Konu ile alakalı etiketler: türk sanatçıları ve zanaatleri, geleneksel sanatlarımız ve zanaatlarımız, çegeleneksel türk zanaatları, geleneksel sanat ve zanaatlarımız, geleneksel sanatlarımız, geleneksel türk zanaatları, geleneksel sanatlarimiz ve zanaatlarimiz, geleneksel sanatlar ve zanaatlar, geleneksel zanaatlar, geleneksel sanatlarımız ve zanaatlarımız vikipedi, sanat ve zanaatlarımızaçıklamalı, çarşamba ile ilgili gelenek ve sanat zanaatları, sanatlar ve zanaatlar, zanaatlar ve sanatlar, ispanyanın sanat ve zanaatları, geleneksel sanatlar zanaatlar, geleneksel sanat ve zanaatlarımız nelerdir, zanaatlarımız, zanaatlarımız ve sanatlarımız, türk sanat ve zanaatlarımız, adiyamanın geleneksel el zanaatları, geleneksel sanatlar ve zanaatlarımız nelerdir, geleneksel sanatlarımız ve zanaatlarımız hakkında bilgi, geleneksel sanatlarımızın anlamı, geleneksel sanatlar ve zanaatlarımız vikipedi,
    « Bu Resimlere İnanamayacaksınız (= | Origami sanatı »

  7. 2011-05-15 #7
    bitkisel örücülükte kullanılan teknikler çarpana desenleri el sanatlar305m305z ve zanaatlar305m305z el sanatlarımız ve zanaatlarımız eski sanat ve zanaatlarımız gelenekse sanatlarımız geleneksek zanaatlarımızdan örnekler geleneksel el sanat ve zanaatlarımız geleneksel el sanatları ve zanaatlarımız geleneksel el sanatlarımız ve zanaatlarımız geleneksel sanat ve zanaat geleneksel sanat ve zanaatlarımız geleneksel sanat ve zanaatlarımız nelerdir geleneksel sanat ve zanaatlerimiz geleneksel sanatlar ve zanaatlar geleneksel sanatlar ve zanaatlar hakkında bilgi geleneksel sanatlar ve zanaatlar minatür geleneksel sanatlar ve zanaatlarımız geleneksel sanatlar ve zanaatlarımız hakkında bilgi geleneksel sanatlar ve zanaatlarımız ile ilgili fıkralar geleneksel sanatlar ve zanaatlarımız şiirler geleneksel sanatlar ve zanaatler geleneksel sanatlar zanaatlar geleneksel sanatlarimiz ve zanaatlerimiz geleneksel sanatlarımız geleneksel sanatlarımız ve zanaatlarımız geleneksel sanatlarımız ve zanaatlarımız hakkında bilgi geleneksel sanatlarımız ve zanaatlarımız ile ilgili şiir geleneksel sanatlarımız ve zanaatlarımız neler geleneksel sanatlarımız ve zanaatlarımız nelerdir geleneksel sanatlarımız ve zanaatlarınmız geleneksel sanatlarımız ve zanatlarımız geleneksel sanatlarımıza ve zanaatlarımız geleneksel sanatlarımızın listesi geleneksel türk sanatları ve zanaatları geleneksel ve zanaatlar geleneksel zanaat geleneksel zanaat ve sanatlarımız geleneksel zanaatlar geleneksel zanaatlarımız geleneksel zanaatlarımız nelerdir geleneksel zanat ve zanaatlarla ilgili komposizyon geleneksel zanatlarımız geoleneksel sanatlarımız ve zanaatlarımız güzel sanatlar ve zanaatlar görsel el sanatları mıllı kültür ile ilgili ve zanaatlarımız sanaat ve zanaatlar sanat ve zanaatlarımız sanat ve zanaatlarımız nelerdir sanat ve zanaatlarımız vikipedi sanat ve zanatlarımızın resimleri sanatlar ve el sanatları sanatlarımız ve zanaatlarımız sanatlarımız ve zanaatlerimiz türk zanaatları ve açıklaması türkiyenin geleneksel sanatları ve zanaatları zanaatlarımız zanaatlarımız nelerdir zanaatlerimiz
    Etiket Bulutu.

    Program İndir
    XMedia Recode Portable 2.3.2.8
    1st Screensaver Flash Studio P
    12Ghosts Screen Saver
    Babylon 8.0.5.7
    Hamster Free Video Converter 1
    Microsoft Office Professional
    MSN Messenger 7.0 (Türkçe)
    360Amigo System Speedup Pro
    Microsoft Windows Kötü Amaçlı
    FastPictureViewer Professional
    Kaspersky Internet Security 20
    Casper Nirvana 8050D Ethernet
    Casper Nirvana 8050 Ethernet K
    Casper Nirvana M548 Ethernet K
    Casper Nirvana M762SU Ses Kart
    Arama

    Adsense


    İlginizi Çekebilir

    Ücretli programlara karşı en iyi ücretsiz programlar!
    Windows, ücretsiz bir işletim sistemi olmamasına rağmen hemen hemen tüm yeni...

    Dünyanın konuştuğu Türk füzesi CIRIT
    ROKETSAN, henüz ABD'nin bile geliştiremediği özellikteki bir füzeyi tamamladı...

    Dünya Bu Silahın Peşinde
    Türk şirketi Utaş Makine Sanayi, savunma sanayinde büyük bir başarıya imza...

    Dolce & Gabbana 2011 Yaz Modası
    Yazı yaz gibi yaşamak için birbirinden şık ve çılgın modellerin olduğu leopar...

    2011 Yazının Gözde Rengi Nar Çiçeği
    Yazın sıcak esintilerini özlediğimiz şu günlerde 2011 yaz rengi nar çiçeği...

    Vera Wang Gelinlik Modelleri 2011
    Yeryüzündeki tüm kadınların bir kere denemek istediği tek gelinlik markası:...

    Mezuniyet Balosu İçin Modacılardan Öneriler
    Okullarda bitiyor arkadaşlarım bu modeller tam sizlik 18 yaşında olup da...

    Yarık Dudak ve Damakta İlk 18 Ay Çok Önemli
    Halk arasında kurt ağız ve tavşan dudak olarak bilinen bu rahatsızlıklar...

  Okunma: 24823 - Yorum: 6 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -