İleri Yaşta Olan Hamileliklerde Riskler Nelerdir?


Bu dönemde psikolojik risklerden çok tıbbi riskler ve tehlikeler ön plana çıkmaktadır.Yaş 35'in üzerine çıktığında ise yaşa bağlı kromozomal bozukluk oluşma riski ve yüksek tansiyon, şeker, kalp hastalıkları gibi kronik hastalıklara bağlı komplikasyonlar artabilmektedir. Ayrıca 35 yaşın üzerinde yumurtlama kapasitesinde ve yumurta kalitesinde azalma olduğundan, embriyoyu tutma kapasitesi etkilenir, miyom ve genital bölgede polip oluşma riski de artmaktadır. Özellikle ilerleyen yaşla birlikte kadınlarda hipertansiyon ve diyabet gibi rahatsızlıkların daha sık görülmesi, geç yaşta hamileliği tehlikeye sokan faktörlerin en önemlileri arasında yer almaktadır. Bu nedenle, hamileliğini 30'lu yaşlardan sonraya bırakan her kadının, hamile kalmaya karar vermeden önce mutlaka doktoruna danışarak hamileliği süresince ne tür sorunlarla karşı karşıya olduğunu öğrenmesi gerekmektedir. Diyabet ya da hipertansiyon gibi herhangi kronik bir rahatsızlıktan şikayetçi olan anne adayının, doktor gözetiminde bu sorununu kontrol altına alması, hem kendi sağlığı hem de bebeğinin sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır.

Çünkü ileri yaşlardaki hamileliklerde kronik hipertansiyon, erken gebeliklere göre ikiyle dört kat arasında daha fazla görülmekte ve bu durum anneyle bebeği açısından büyük tehlike taşımaktadır. Ayrıca, bir diğer tehlikeli olasılık da, kadının yaşı ilerledikçe doğacak bebeğin kromozom bozukluklarda dünyaya gelme ihtimalidir. Kromozom bozukluklarının en önemlilerinden biri olan Down Sendromu'nun (Mongolizm, Mongol Bebek), özellikle ileri yaşlardaki gebeliklerde ortaya çıktığı araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Doğacak bebeğin zihinsel ya da bedensel özürlü olmasına yol açan Down Sendromu'nun, 25 yaşındaki bir anne adayının bebeğinde görülme şansı 1250'de bir iken, 35 yaşındaki bir annenin bebeğinde bu oran 378'de bire kadar yükselmektedir. İleri yaşlarda hamile kalmayı planlayan kadınların karşılaşabilecekleri bir diğer sorun ise düşük tehlikesidir. Her yaştaki anne adayı, hamileliğin özellikle ilk üç ayında düşük riskiyle karşı karşıya kalabilmektedir. Öte yandan, ilerleyen yaşla beraber düşük ihtimali de doğru orantılı artmaktadır. 35 yaş üzerindeki anne adaylarında düşük tehlikesine, genç yaştaki hamileliklere göre dört kat daha fazla rastlanılmaktadır. İleri yaşlarda ilk bebeğini dünyaya getirmeye hazırlanan anne adayları için doğum evreleri de farklı zorluklar taşımaktadır. Diyabet ve hipertansiyonun beraberinde getirdiği risk faktörlerinin yanı sıra plasentayla ilgili sorunlarda anne adayının hayatını tehlikeye atabilmektedir. Özellikle Placenta previa olarak adlandırılan durumlarda, annenin çok kan kaybetmesi ihtimaline karşı doğum uzmanı sezaryen doğumu önermektedir.