Dijital Fotoğrafçılık Nedir? Dijital Fotoğrafçılık Tarihçesi - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Dijital Fotoğrafçılık Nedir? Dijital Fotoğrafçılık Tarihçesi

  1. Geleneksel film fotoğrafçılığının, bilgisayar destekli resim işlemi ile birleştirilmesine, dijital (sayısal) fotoğrafçılık denir. Resimler, artık, bilgisayarda çizilmek veya yaratılmak yerine taranıyor veya dijital bir fotoğraf makinesi ile çekiliyor. Resim, bilgisayarın okuyabileceği bir düzenlemede hazır olursa, rahatlıkla değiştirilebilir, düzeltilebilir, yabancılaştırılır, v.s..


    Resim işleminin sonunda, hazırlanmış dijital fotoğraf basılabilir, gönderilebilir veya internet sayfalarında kullanılabilir; bunlar, dijital fotoğrafçılığın sunduğu geniş imkânların sadece bazılarını oluştururlar. Geleneksel fotoğrafçılığın vazgeçilmez yardımcıları olan retuş boyaları, fırçalar ve bıçaklar yerlerini, yazılım ve donanımların sınırsız olanaklarına bırakıyorlar. Yeni teknolojiler, kullanıcının yaratıcılığını öne çıkarmak için, çok gelişmiş araçlar sunuyorlar.


    Tarihçe
    1996 yılının başlarında, fotoğraf piyasasına iki yeni gelişim tanıtıldı: APS (gelişmiş fotoğraf sistemi) ve dijital fotoğrafçılık. Tabiiki her iki sistemin de avantajları vardır. Orta vadede ve kesin olarak, uzun vadede, dijital fotoğrafçılık belirleyici gelişim olarak, görünecektir. Geleneksel teknolojiden dijital teknolojiye geçiş sürecinde, dijital fotoğrafçılık, belirleyici unsur olmaktadır.


  2. 2010-05-30 #2
    Digital Fotoğrafçılık Nedir? Digital Fotoğraf'a Bakış Açısı

    Dijital (sayısal) fotoğraf tekniği yakın zamanlarda ortaya çıkmasına rağmen giderek daha çok popüler olmaya başladı. Infotrends adlı uluslararası istatistik kuruluşunun verilerine göre dijital kamera satışları bütün dünyada 2001 yılında yaklaşık 18 milyon adetti ve bu sayı bütün fotoğraf makinesi satışlarının %21'ini oluşturuyordu. Aynı kuruluşun 2003 yılına ait verilerine göre ise satışların giderek artarak, 2004 yılında 53 milyon adete ve 2008 yılında ise 82 milyon adete çıkacağı bildirilmiş. Bir tahmine göre bütün dünyadaki amatör modeller dahil fotoğraf makinesi sayısı şu anda bir milyar adettir. Dijital makine kullanıcısı sayısı şu anda küçük bir oran oluştursa da her yıl bir önceki yılın nerdeyse iki katına çıkmaktadır. Bazı büyük fotoğraf makinesi üreticisi firmalar şimdiden sadece dijital makine üretme kararı almaya başladı.

    Fotoğraf çekimi sırasındaki kolaylıklar ve sonraki maliyetlerin az olması yanında teknolojideki ilerlemelerle dijital fotoğraf makinelerinin her geçen gün daha gelişmiş ve daha ucuz üretilmesi kullanıcıların bu makinelere daha çok ilgi göstermesinin nedenleri olmalı.

    Dijital sistemde filmin yerini ışığa duyarlı yongalar (chip) almakta ve bunlar aracılığıyla görüntü içindeki her noktaya düşen ışıktaki renk ve parlaklık gibi bilgiler hesaplanarak sayısal olarak bir bilgisayar dosyası olarak saklanmaktadır. Böylece saklama kolaylığı olması yanında fotoğraf üzerinde değişiklikler de kolaylıkla yapılabilmektedir. Bunun yanı sıra film kullanımın olmaması fotoğraf çekimi sırasındaki en büyük maddi külfeti de yok etmiş olmaktadır. Gerek fotoğraf çekme ve saklama kolaylığı gerekse masrafların böylece azalması dijital fotoğrafçılık üzerindeki ilgiyi giderek artırmaktadır. Son zamanlarda özellikle amatörler arasında dijital fotoğraf makinesi kullanımı çok yaygınlaşmıştır. Profesyoneller arasında da gelişmiş özellikleri olan dijital fotoğraf makinesi sahibi olanlar çok sayıdadır.

    Dijital Fotoğraf Makineleri Nasıl Çalışır?
    Bu makinelerin lens, diafram ve diğer ışık düzenleyen sistemleri çoğu zaman normal makinelerin bir kopyasıdır. Bu tip makinelerdeki en önemli değişiklik dışarıdan gelen ışığın lensten sonra odaklandığı yerin film değil ışığa duyarlı bir yonga olmasıdır. Bu yongalar üzerinde sürekli geliştirmeler yapılmaktadır.

    Bu yongalara "dijital sensör" denir ve üzerlerinde oluşan görüntünün ışığını renk bilgilerine ayıran "fotosit" denilen hücreler vardır.

    Yanda bu hücrelerin diziliş şemasını görüyorsunuz. Bu yapıya "Bayer Dokusu" denir ve gördüğünüz gibi kırmızı, yeşil ve mavi hücrelerden oluşur. Bu hücrelerin yarattığı küçük elektrik akımları makinenin işlemcisinde görüntü bilgilerine dönüştürülür.

    Günümüzdeki dijital makinelerde iki tip sensör kullanılmaktadır. CMOS tipi en sık kullanılan tiptir, bunlar ucuz ve az enerji kullanırlar. CCD tipi ise daha eski bir yongadır, pahalı ve daha fazla enerji harcarlar. Fakat belki de üzerinde daha fazla çalışıldığından dolayı CCD tipi yongalar fotoğraf kalitesi bakımından daha iyi sonuç verirler.

    CMOS tipi yonga yukardaki gibidir. Üzerine düşen ışığı ortada görülen koyu renkli alan içinde bulunan duyarlı hücreler aracılığıyla fotoğraf dosyalarına dönüştürür.Dijital makineler ürettikleri görüntü dosyalarını bazı çeşitleri olan bellek yongaları üzerinde saklarlar. Dijital fotoğraf makineleri içinde görüntü dosyalarını sıkıştırarak küçülten ve böylece bellekte daha az yer tutmasını sağlayan bir sistem vardır. Bu sıkıştırma işlemi sırasında görüntü üzerindeki bazı ayrıntılar silinebilir veya parazitler oluşabilir. Bu yüzden önem verdiğiniz fotoğrafları sıkıştırmadan bellekte saklamalısınız.

    Compact Flash tipi bellek yongaları en sık kullanılan tiptir. Birçok firma ucuz ve yüksek kapasiteli modeller üretmektedir.Pratikte bu bellek yongalarına yazma ve silme sayısının sınırı yoktur. Birçok tipte bellek yongası vardır ve kapasiteleri son zamanlarda çok artmıştır. Örneğin yeni çıkan 1 gigabaytlık bir bellek yongasına 5 mega piksellik bir makinenin çektiği fotoğraflardan 400 tanesi sığabilir. Bellekler giderek daha büyük hacimlerde üretilmekte ve zamanla gelişen dijital makinelerin gereksinimleri böylece karşılanmaktadır.

    Büyük bir belleğiniz olsa bile belleğinizin kullanımı sırasında tasarruflu olmalısınız. Bir fotoğraf gezisi sırasında elinizdeki bütün belleklerin dolması ile eski dosyalarınızı silmeniz gerekecektir. Bunun için her fotoğrafçı gibi düşünerek ve kompozisyonunuzu iyi ayarlayarak fotoğraf çekmelisiniz. Çektiğiniz kötü fotoğrafları sonradan düzeltmeniz çoğu zaman olanaksızdır veya zaman kaybına neden olacaktır.

    Dijital Fotoğraflar Üzerinde Çalışmak

    Dijital fotoğraf makineleri çekilen görüntüleri iki değişik biçimde bellek yongasına kaydeder. Bunlar sıkıştırmadan (kayıpsız) veya sıkıştırarak (kayıplı) biçimlerdir. Bunlardan birincisine örnekler RAW (NEF) ve TIFF görüntü dosyalarıdır. Bu tip görüntü dosyalarında sensörden alınan bilgiler aynen korunarak saklanırlar. Bu yüzden bu dosyaların hacimleri fazladır ve bellek yonganızda fazla yer tutarlar. Kayıpsız oldukları için önem verilen fotoğrafların çekiminde ve saklanmasında kullanılması önerilir. Bu dosyaları oluşturmak için önce dijital makinenizde gerekli ayarları yapmalısınız. (Bazı dijital makinelerde bu seçenek bulunmayabilir) Bu dosyalardan daha sonra JPG veya diğer formatlara değişim birçok programla olanaklıdır.

    İkinci tip dosyalar yani JPG (JPEG) dosyaları önceki kayıpsız dosyaların bellekteki kapladıkları alanın belli kurallara göre küçültülmesiyle oluşturulur. Böylece oluşturduğunuz görüntü dosyaları kolayca taşınacak ve bilgisayarlarda kolaylıkla işlenecek boyutlara iner. JPG dosyasına dönüşüm ile görüntülerde ayrıntılarda ve renk bilgilerinde az veya çok kayıplar olabilir. Bu yüzden fotoğraf makinenizde JPG oluşturma ayarlarında yüksek sıkıştırma oranlarını seçmemeniz gerekir. JPG dosyaları bunun yanında günlük kullanım için oldukça yeterlidir.

    Dijital makine ile çekilen fotoğraflar, fotoğraf makinenizin belleğinden bir bilgisayara aktarılarak saklanabilir. Böylece bilgisayarda görüntü dosyanızın yönünü değiştirebilir, üzerlerinde renk ayarları yapabilirsiniz. Basit işlemler için internette bazı sitelerde bulacağınız ücretsiz yazılımları kullanabilirsiniz. Bunlardan belki de en bilineni Irfanview adlı programdır ve www.irfanview.com adresinden elde edebilirsiniz. Eğer fotoğraflar üzerinde ciddi ve güzel görünümlü değişiklikler yapmak istiyorsanız, www.adobe.com adresinde tanıtımını okuyabileceğiniz Photoshop programını kullanmanızı öneririz. Bu programın fiyatı fazladır fakat fotoğrafçılıkla para kazanan profesyoneller veya ciddi bir amatör için çok yararlı olacak bir programdır. Bu tip programların farkı diğer ücretsiz programlara göre kesinlikle daha kaliteli sonuçlar vererek çalışmasıdır.

    Eğer bir amatör olarak küçük boyutlu anı fotoğrafları çekmeyi tercih ediyorsanız evde bilgisayarınız olması gerekmez. Fotoğraf baskısı için bellek yongasını veya fotoğraf makinenizi dijital stüdyolara gotürmeniz yeterli olur, eğer isterseniz burada fotoğraflarınızı CD'ye de kaydettirebilirsiniz. Bellek yonganızı kaybolabileceği veya hasar görebileceği için fotoğraf stüdyolarında bırakmanızı veya kargo ile göndermenizi tavsiye etmiyoruz.

    Eğer çok sayıda bellek yonganız var veya fotoğraf makinenizi bilgisayarınızın yanına taşımak istemiyorsanız bellek yongalarını doğrudan okuyup bilgisayara aktaran bağlantı aletlerinden alabilirsiniz.Sanat amaçlı fotoğraf çekiyorsanız bellek yongasında saklanan fotoğrafların bilgisayarınıza kaydedilmesi ve saklanması çok önemlidir. Fotoğraf dosyası transferi için her dijital makine ile birlikte bir bağlantı kablosu verilir. Bu kablo ile bilgisayara bağlanıp fotoğraflarınızı hard diske kaydetmeniz olanaklı olur.

    Bilgisayarınızda fotoğraf makinenizden aktardığınız dosyaları değiştirmeden bir klasörde tutun. Bu dosyaları hacimleri bir CD'yi dolduracak kadar olduğu zaman mutlaka yedekleyin. Bunun için mutlaka iyi markalı CD kullanın. Baskıya vereceğiniz veya üzerinde değişiklikler yaptığınız dosyaları bilgisayarınızda ayrı bir klasörde saklayın.

    Baskı Yöntemleri
    Görüntü dosyalarınızı bir CD üzerine kaydederek bir dijital minilabta fotoğraf kartı üzerine bastırabilirsiniz. Fotoğraf kartı üzerinde baskı ile doğal renklere daha yakın bir fotoğraf elde edersiniz. Fotoğraf kartları dayanıklıdır, bilindiği gibi uygun koşullarda çok uzun süre özelliklerini kaybetmezler.

    Diğer bir yöntem de printer ve kaliteli kağıt kullanarak fotoğrafın basılmasıdır. Bu yöntemle basılmış fotoğraflar üzerinde bazen pikseller izlenebilmekte ve kullanılan kağıt kaliteli olsa da fotoğraf kağıdına göre daha ince ve dayanıksız yapıdadır. Ayrıca printerlerin yapıları gereği çözünürlükleri azdır ve CMYK denilen sistemi kullanarak az sayıda renk kullanarak diğer renkleri elde ederler. Dijital makinelerde kullanılan RGB sisteminden CMYK sistemine görüntü aktarılması sırasında kalitede kayıplar olabilir. Yani dijital fotoğraf dosyasında saklanan renk bilgisine uygun kalitede fotoğraf baskısı çoğunlukla yapılamayabilir. Printer ile baskıların ömrü konusunda da yeterli bilgi yoktur çünkü ne de olsa bu teknoloji oldukça yenidir.

    Eğer bilgisayarınızı kullanmaya kararlı iseniz daha yeterli sonuçlar almak için bilgisayar mönitörünüzü ve printerinizi renk profili ayarlarını yaparak kullanmalısınız.

    Serdar SARI


  Okunma: 3625 - Yorum: 1 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -