Basınca karşı koyabilen ve basınç ile şekillerini değiştirdikleri halde, tekrar eski formlarını kazanabilen, elastiki yapılardır. Bıçak ile rahatlıkla kesilebilirler. Karakteristik olarak görülen kıkırdak hücreleri ve kuvvetli gelişmiş hücreler arası elemanlar ile yapısal özellik kazanmışlardır. Kıkırdak hücreleri yuvarlak ve büyük hücrelerdir. Çok defa iki hücre ileri derecede yakın olmak üzere birbirlerinin yanında ve kendilerine ait boşluklarda bulunurlar.


Eklem yüzeylerini örten ve eklem aralarında yer bulan kıkırdak yapı; yürüme, sıçrama ve sürtünme sırasında önemli görevler yüklenir. Vücudun değişik yerlerinde çeşitli görevler ile yer bulurlar. Hareketli eklemlerde, fonksiyonel yüzeyleri döşeyen örtüler halinde bulundukları gibi, solunum yollarında, burun ve kulağın yapısında ve kaburgaların bir bölümünde de kıkırdak yapıya rastlanır.

Kıkırdak Nedir Kısaca Bilgi


Kıkırdak; hyalin, elastik ve fibröz olmak üzere üç esas yapıda farklılaşmış olarak canlı organizmada yer bulur. Eklem yüzlerini döşeyen ve kaburgalarda bulunan kıkırdak yapı hyalin özelliktedir. Aynı şekilde, solunum yollarında da hyalin kıkırdak yapıda elemanlar bulunur.

Mekanik etkileri taşıyan yerlerde ise elastik kıkırdak yapıya rastlanır. Örneğin, epiglottis ve dış kulakta bu tür yapı görülür. Birbirlerine oldukça sık uzanan liflerin hakim olduğu, büyük aralıklarda (boşluklarda) birkaç kondrositin yer aldığı kıkırdak türü ise fibröz kıkırdak adı ile tarif edilir. Bu kıkırdak omurlar arasında bulunan discus vertebralislerde, diz eklemi menis cusunda ve çene eklemi discusunda görülebilir. Kıkırdaklar perikondrium adı verilen bir örtü ile çevrilmişlerdir. Kıkırdak ana yapısı; oksijen, asit karbonik, glikoz, su ve diğer küçükmoleküllü maddeler için geçirgendir.