Çağımızı enformasyon çağı olarak niteliyor birçokları. Bilgi iletimi, teknoloji sayesinde ulaştığı hızla yeni bir dönemini yaşıyor. Bununla birlikte manipüle edilmiş bilgi iletimi de aynı olanaklardan yararlanarak enformasyon çağını 'dezenformasyon çağı' olarak tehdit ediyor.


Teknik altyapısı ve ulaşabildiği insan sayısını veri alarak bir merkezin dezenformatif gücünü de değerlendirebiliriz. Bu güç kimi zaman öyle biçimlerde kullanılır ki, çoğunluk tarafından net bir şekilde görülebilen bir olguyu bozarak ya da kimyasıyla oynayarak tersine çevirebilir. Burası da 'toplum mühendisliği'nin alanına giriyor.


Bu anlamda, gündemdeki bir olayı inceleyerek enformasyon ve dezenformasyon kavramlarını inceleyelim.

Olay: Antalya'da bulunan Akdeniz Üniversitesi'nde 6 Nisan Pazar günü kitlesel bir çatışma gerçekleşti. Çatışmanın ve gelişmelerin nedenleri, konumuzu aştığından ve gereksiz tartışmaları gündeme getirebileceğinden dolayı burasını es geçiyoruz. Çatışma sırasında okula dışarıdan girdiği öğrenilen gruptan iki kişi, öğrencilerin üzerine silahla en az 10, en çok 20 el ateş etti. Bu olay, orada bulunan haberciler tarafından saniyesi saniyesine görüntülendi.


Olayda biri ağır 7 öğrenci yaralandı.

Olaydan sonra polis, MHP Antalya il örgütü'ne giderek il başkanının bilgisine başvurdu. Başkan, ilgili şahsın örgütlerine girip çıkan biri olduğunu söyledi.

Bu şahsın, MHP Antalya Örgütü'nün düzenlediği etkinlikleri protokol bölümünde, başkanla yan yana izlediği öne sürüldü ve bu konuda Youtube'da görüntüler olduğu dilr getirildi. Görüntülerin, olayın hemen ardından silindiği belirtildi.

Şimdi gelelim olayın enformatik ve dezenformatik tarafına.
Ulusal basının neredeyse tamamı, bu bilgilere yer vererek saldırganın MHP ile ilişkilerine değinirken, özellikle son günlerde gerçekleşen ergenekon oparasyonunu yakından ver heyecanla izleyen Zaman gazetesi, şahısla ilgili gerçeklerin ve iddiaların hiç birini görmedi. Zaman gazetesine göre silahlı saldırganların MHP ile ilgisinin haber değeri yoktu. Üstüne üstlük, Zaman gazetesi'ne göre kişinin sakalının takma izlenimi uyandırdığı ve alnında zülfikar dövmesi bulunduğu, bu nedenle karşıt grubun provakatörü olma olasılığı bulunduğu dile getirildi.

Böylesi kritik anlarda doğru bilgi, en önemli şeydir. Kimyasıyla oynanmış bilgi ise gerçekleri saptırmakla kalmayıp, galeyena gelmiş kitleleri korkunç olaylara sürükleme nedeni olabileceğinden çok tehlikelidir.