İç Organlarımız - Karaciğer

 İç Organlarımız - Karaciğer


  Okunma: 44571 - Yorum: 1
  1. #1
    sponsorlu bağlantılar
    Karaciğer, yiyeceklerin sindirilmesine ve kanın zararlı maddelerden temizlenmesine yardımcı olan son derece önemli ve çok iri bir organdır. Erişkin bir insanda uzunluğu 30 santimetreyi, ağırlığı 1,5-2 kilogramı bulur. Göğüs ve karın boşluklarını ayıran diyaframın altında sağdan sola doğru uzanır ve midenin hemen altındaki onikiparmakbağırsağına açılır.

    Kahverengiye yakın koyu kırmızı renkte, pürüzsüz ve kaygan yüzeyli bir kütle olan karaciğer, binlerce adacık oluşturacak biçimde bir araya toplanmış hücre kümelerinden oluşur. Çevrelerini saran kılcal damarlar aracılığıyla bol kanla beslenen bu hücreler safra ya da öd denen sarı renkli, acımsı bir sıvı salgılar.

    Her hücre kümesinin ortasında bu salgının aktığı bir kanalcık bulunur. Bütün kümelerden gelen safra kanalcıkları birleşerek karaciğer kanalları denen daha kalın iki kanal oluşturur. Daha sonra bu iki kanal da birleşir ve safra salgısının sonradan kullanılmak üzere depolandığı safrakesesine ulaşır.

    Bu küçük kese organın alt yüzünde, iki karaciğer lobu-nun arasındaki çukurluğa yerleşmiştir. Safrakesesi, içinde birikmiş olan safrayı her öğün yemekten sonra ana safrakanalı aracılığıyla onikiparmakbağırsağına boşaltır. Burada, mideden incebağırsağa geçen yiyeceklerle karışan safra özellikle yağların sindirimine yardımcı olur.

    86 - İç Organlarımız - Karaciğer
    Karaciğerin vücuttaki yeri

    Safra yapımından başka karaciğerin çok önemli bir görevi de şekerin vücutta kullanılmasını sağlamaktır. Gerçekten de yiyeceklerle alınan şeker ve nişastalar glikojene dönüştürülerek, gerektiğinde kullanılmak üzere karaciğerde depolanır. Ayrıca, kesilen bir damardan akan kanın pıhtılaşmasını sağlayan fibrinojen maddesi de gene karaciğerde yapılır. Bunlardan başka karaciğer, kandaki yararlı ve zararlı maddelerin değerlendirilmek ya da vücuttan atılmak üzere seçilerek ayrıldığı organdır. Mide ve bağırsaklardaki metabolizma ürünlerini toplayan kan, kapı toplardamarı aracılığıyla doğrudan karaciğere gelir. Bir yandan kandaki alkol, zehirli maddeler ve işe yaramayacak atıklar ayrılarak vücuda zararsız duruma getirilirken, bir yandan da besin maddeleri seçilerek alınır ve başka maddelere dönüştürülerek ya depolanır ya da kullanılmak üzere yeniden kan dolaşımına verilir. Örneğin vitaminler ve demir gibi mineral tuzları hep karaciğerde depolanır.

    Bunun dışında, yaşlanmış alyuvarları parçalamak da karaciğerin görevidir. Görüldüğü gibi karaciğer vücudun en çok çalışan organlarından biridir.

    Karaciğere kan taşıyan iki ayrı atardamar vardır. Vücuttaki kanın yaklaşık beşte dördü, daha önce de belirtildiği gibi, kapı toplardamarı kanalıyla mide ve bağırsaklardan gelir. Geri kalan beşte biri ise oksijen yüklü temiz kandır ve karaciğer atardamarıyla doğrudan kalpten bu organa taşınır.

    Karaciğer olmadan insanın yaşaması olanaksızdır; ama bu organın büyük bir bölümünün görev yapamayacak durumda olması mutlaka yaşamı tehlikeye atmaz. Aslında böylesine büyük ve önemli bir organ olmasına karşılık karaciğeri çalışamayacak kadar etkileyen yalnızca birkaç hastalık vardır.


    sponsorlu bağlantılar
  2. #2
    Karaciğer

    278 - İç Organlarımız - Karaciğer
    Bir kuzu karaciğeri:


    279 - İç Organlarımız - Karaciğer
    İnsan karaciğeri kesiti; görülen açık renkli bölgeler tümördür.


    84 - İç Organlarımız - Karaciğer
    Karaciğerin vücuttaki yeri

    Karaciğer
    , diyaframın hemen altında, sağ tarafta, yaklaşık olarak 2 kilogram ağırlığında, koyu kırmızı renkte yumuşak bir organdır. Yaşamak için gerekli olan birçok kimyasal olay bu organda meydana gelir. Vücudumuzdaki en büyük organdır. Safra adı verilen bir salgı üretir. Safra sıvısı büyük yağ damlalarını daha küçük parçalara ayırarak yağların sindirimine yardımcı olur. Latince adı hepar'dır.

    Görevleri

    • Günde yaklaşık olarak 4 su bardağı (1,50 g) safra salgılar.
    • Yağ, protein ve şeker metabolizmasını düzenler.
    • Vücudun ısısını ayarlar.
    • Vücuda su düzenini ayarlar.


    • Yağ, protein, şeker ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolar.
    • Kandaki şeker miktarını ayarlar.
    • Hormonların görevleri üzerinde etkili olur.
    • Pıhtılaşmada rol oynayan protrombin ve fibrinojeni üretir.
    • Yaşlı alyuvar hücrelerini parçalar. Embriyo döneminde kan hücrelerinin üretimini sağlar.
    • Kanda bulunan fazla glikozu glikojen halinde depo eder.
    • D, B, A ve bağırsaklarda sentezlenen, kanın pıhtılaşmasında rol oynayan K vitamini ile; demir, kalsiyum, bakır, protein ve yağları depo eder. Karotenden A vitamini sentezler.
    • Cinsiyet hormonlarının fazlasını yok eder.
    • Lenf yapımında görev alır. Antikorların önemli bir kısmını üretir.
    • Ve ek olarak kandaki kirli hücreleri temizler.