Cümle Nedir?
Cümle Çeşitleri Nelerdir?


Düşünce, duygu, oluş ve isteklerimizi anlattığımız söz dizisine cümle denir.

Cümle veya tümce, çoğunlukla özne, tümleç ve yüklemden meydana gelen; bir ifade, soru, ünlem veya emiri dile getiren; kendi başına anlamlı kelimeler dizisidir. Arapça cumle kökünden gelir. Bazen yan cümleciklerle anlamı pekiştirilir veya genişletilir.

Bir cümlede tümleç her zaman bulunmayabilir ancak özne ve yüklem, ünlemler hariç tüm cümlelerde bulunur:
"Cemal okula gitti." (okula tümleçtir)"Ben yapacağım." (sadece özne ve yüklem vardır)
  • Özne her zaman cümlede görünmeyebilir:

"Erken gelmişsin" (Sen öznesi gizlidir)

Olumlu cümle


Yüklemi olumlu olan cümledir:
"Bugün eve erken geldim.""Bir şey bilmediğin anlaşılıyor." (anlaşılıyor olumludur)

Olumsuz cümle


Yüklemi olumsuz olan cümledir. Olumsuzluk ekleri -me, -ma kullanılarak oluşturulur:
"Bugün kütüphane açılmayacak." Bazı cümlelerin yüklemi olumlu olduğu halde anlamca olumsuzdur.

Örnek:

Ne sert ol asıl, ne yumuşak ol basıl Soru-cevap cümlelerinde de anlam olumsuz olabilir:
-Bu madde neden böyle?-Ben mi yazdım? (Ben yazmadım) Bir cümlede iki olumsuzluk varsa, anlam olumluya döner:

Araştırmadan yazma.
Ancak, iki olumsuzluğun ikisi de bağımsız yargı bildirirse anlam olumsuz kalır. Örnek:

Yazıyı o yazmış değildi, yazanı da görmemişti.


Soru cümlesi

İçinde soru eki (mi, mu) veya soru kelimesi (kim, neden, nereden, nasıl) olan cümledir. Kural olarak soru cümlesi sonunda ? kullanılır,ancak bazı cümlelerde soru eki temel önermeye yönelik değilse ? işareti kullanılmaz: Her şeyi bu maddeye yazamayız; yazdık mı uzar gider, cümlesindeki gibi. Bir de sorulu olumsuz cümle vardır. Bu cümlenin yüklemi olumsuzdur ve soru eki almıştır: Bu madde özgün değil mi? gibi. Soru cümlelerine karşı mutlaka cevap cümleleri ortaya çıkar. Cevap cümleleri tam kurulmayabilir: -Sen mi yazdın? -Evet ben... gibi. Bazı soru cümleleri cevapsız kalabilir: -Bu nasıl yazı?; Hangi dağda kurt öldü?; Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum?; Bakalım, seçim sonuçlarının anlamı nedir?; gibi. Soru cümlelerine cevap iki türlüdür: -mi ekiyle kurulmuş soru cümleleri genellikle -evet ya da -hayır diye cevaplanır. Olumsuz soru cümlesine cevap ise iki yolla olur, ya hayır denir, yahut -mi soru ekine karşı olumlu cevap verilir: -Bu maddeyi onlar hala yazmadılar mı? cümlesine -Hayır veya -Yazdılarsoru cümlesi maddesine bakınız).

Ünlem cümlesi

İçinde ünlem ve ünleme benzer kelimeler (komutlar) olan cümlelerdir. -Aaaa, bu kadar da olmaz birader! Yazık be! -Hey dostum baksana! -Eeee, ne olmuş! -Hay ben senin.. Hay Allah razı olsun. -Hah işte, dakka bir gol bir! Yuh artık! -Vay vay vay, ne goldü be.

-Yahu sana söyledik! Ünlem Cümlesi bir duyguyu ifade eder.Örnegin:Oley beé! Seslenme, heyecan, sevinç, şaşma, sıkılma vb. ifadelerden oluşan ünlem kelimelerinin kullanıldığı cümlelerdir.


Off, yine olmadı! Hey, orada durma! Eyvah, o da burada! Çok güzel bir araba! Göreyim sizi arkadaşlar! Hah, işte geldi!

Eksiltili cümle (Elips)


Geleneksel dilbilgisi içerisinde elipsler tamamlanmamış, eksik cümleleri ifade eder. Çünkü sözlü iletişim, ortak bir sözdiziminden ve ortak bir dünya görüşünden ileri gelir. Fakat bütünleyici bir ortak alan-durumsal tecrübe ortaya çıkar. Dil ekonomisi artık bilgilerden kaçınmaya müsait olarak bilgilerden kaçınmayı gerektirir. Söz konusu klasik bir elips genellikle cevap elipsinde bulunur. Bu durumu aşağıdaki örnekte görebiliriz.

A: Bu yaz yine tatile gideceğim.
B: Nereye?
A: Bodrum’a veya Antalya’ya.
B: Yalnız mı?
A: Hayır, eşim ve çocuklarımla birlikte.
B: Peki ne zaman?

A: Büyük olasılıkla temmuz veya ağustosta. Bu örnekte görüldüğü üzere ilk cümle dışındaki cümlelerin yüklemleri yok. Böyle, yüklemi eksik olan cümleler birer eksiltili cümledir.

Burada bir yapının kabulü söz konusu. Bir defa elde edilen sözdizimsel bir “temel”, “konu değişikliği” vasıtasıyla bir yenisi oluşturuluncaya kadar geçerlidir. Böyle bir yapı dâhilinde dinleyici için tamamen yeni ve bilgilendirici olan şey konuşulur. Buna rağmen gereksiz zannedilen bilgiler verilir, konuşmacı eksiksiz cümleler kullanır. Konuşmacı anlaşılamamasına rağmen, fikirlerine özel bir anlam içerisinde önem verir. Bu, dinleyici tarafından algılanan bir anlamdır. Böylece kendi dilsel yetisinin doğruluğunu sınama çabası söz konusu olabilir. Elipsler anlaşılabilirdir, çünkü elipsler; mimik, jest veya ortak fikirlerle oluşan işaretlerle konuşmaya katılanların sözdizimini senkronize edebilmesini sağlar.