Dede Korkut hikayeleri, bir eski Türk destanları derlemesidir. Türklerin gelenek ve göreneklerini, ahlak, inanç ve törelerini, savaş ve eğlencelerini anlatan bir kaynak niteliği taşır. Bu öykülerin 15. yüzyılda yazıya geçirilmesiyle ortaya çıkan Dede Korkut Kitabı, 12 öyküden oluşur ve Türk tarihinin önemli kaynaklarından biri sayılır.

Dede Korkut Hikayeleri, Oğuz boylarının Orta Asya'dan göçlerinden önceki bir dönemden günümüze ulaşmıştır. Türklerin İslam dinini benimsemesini izleyen dönemde de son biçimini almıştır.

Öykülerin hem anlatıcısı hem de baş kişisi olan Dede Korkut'un Oğuzlar'ın Bayat Boyu'ndan olduğu sanılır. Söylenceye göre 295 yıl ya da 100 yıl yaşamıştır. Han denen hükümdarların danışmanı, öğüt vericisidir. Öte yandan geleceği gören, zor durumda kalanlara yardım eden, her türlü güçlüklere çözüm bulan bir bilge olarak görülürdü.

Özellikleri
Dede Korkut Hikâyeleri’nin tümü Han’ım Hey sözüyle başlar. Buradan da anlaşıldığı gibi bu öyküler bir hükümdarın huzurunda ya da hükümdara hitaben anlatılmıştır.

Bu öyküler Türklerin İslam dinini benimsemesine karşın eski inanışlarından tam olarak kopmadıklarını gösterir. Örneğin, eski Türk inanışında olduğu gibi ağacın (özellikle kayın ağacının) kutsallığından söz edilir. Eski Türk inanışında kayın ağacının, çocukların koruyucu tanrısı Umay ile birlikte gökten indiğine inanılıyordu.

Dede Korkut Kitabı'nda bozkırlardaki göçebe yaşamdan sık sık söz edilir. Göçebe yaşamın temelini oluşturan çadırların dizilişi, yerleri, han çadırında kimin nerede oturacağı anlatılır. Örneğin "Boğaç Han Hikâyesi"nde Bayındır Han, yılda bir düzenlediği şenlikte Oğuz beylerini konuk ettiği sırada şunları söyler: "Oğlu olanı ağ otağa, kızı olanı kızıl otağa, oğlu kızı olmayanı kara otağa kondurun; kara keçeyi altına döşeyin, kara koyun yahnisinden önüne getirin". Yerleşik olarak yaşayan komşu ulusun kent ve kalelerine yapılan akınlar, savaşlar, av serüvenleri, düğünler, şölenler, içkili toplantılar, deve ve boğa güreşleri, at yarışları, ok yarışları ve başka oyunlar da Dede Korkut Hikâyeleri’nin konuları arasında yer alır.

Dede Korkut Kitabı’nda, Türk toplumunda kadına verilen önem ve değer, aile düzeni, tekeşli evlilik, kız babasına verilen başlık parası gibi konularda da bilgiler vardır. Çocuklara ad verilmesi, ölü törenleri, ölenin adına yemek verme geleneği, toy adıyla anılan çeşitli eğlenceler anlatılır.

Türklere özgü yiyecek ve giyecek adları, göçebe yaşamında çok önemli yeri olan pek çok hayvanın adı geçer. Ama ata özel bir önem verilir ve baş kişiler genellikle atlarıyla birlikte anılır. Kitapta at üzerine söylenmiş çok sayıda atasözü de vardır.

Dede Korkut Kitabı, birçok özelliğiyle dünyanın sayılı destansı yapıtları arasında anılır.