Oksijenin taşınması: Oksijen molekülünün taşınmasında hemoglobin (Hb) molekülü etkilidir. Hb kanda sadece alyuvarlar içinde bulunur. Hemoglobin kanın oksijen taşıma kapasitesini artırır. Oksijen kan plazmasıyla taşınmış olsaydı kanımız yaklaşık olarak 75 kat daha fazla olması ve 75 kat daha fazla hızda akması gerekirdi. Alveöllerde oksijenin yoğunluğu kana göre daha fazladır. Bu nedenle oksijen alveol zarından kana geçer ve hemoglobinle (Hb) birleşir. Oksijen dokulara kadar hemoglobine bağlı olarak taşınır. Dokulara taşınan oksijen molekülünün hemoglobinden ayrılmasında karbondioksit molekülünün etkisi vardır.

Karbondioksit, karbonik anhidraz enzimi etkisiyle karbonik aside dönüşür. Karbonik asit bikarbonat iyonlarına dönüşürken hidrojen iyonları serbest kalır. Ortamdaki hidrojen iyonu konsantrasyonunun artması, hemoglobin molekülünün hidrojen iyonuna ilgisini artırır ve oksijeni bırakarak hidrojenle birleşir. Serbest kalan oksijen molekülü dokulara geçer.

Karbondioksitin taşınmasında, karbonik anhidraz enzimi etkilidir. Buna göre, dokularda oluşan karbondioksit, alyuvarlara girer ve burada karbonik anhidraz enzimiyle C02+H20 >>> H2C03, tepkimesi gerçekleşir. Oluşan karbonik asit; H ve HCO3 (bikarbonat) iyonlarına dönüşür. Oluşan hidrojen iyonları alyuvarlar içinde hemoglobinle birleşir ve burada akciğerlere kadar taşınır. HC03 iyonları ise kan plazmasına geçer ve hava keselerine kadar burada kalır.

Alveollerde tüm bu olaylar tersi yönde gerçekleşir. Serbest kalan karbondioksit alveol boşluğuna oradan da solunum yollarıyla atmosfere verilir.