sponsorlu bağlantılar
Öğretmenlerle İlgili Yazı

İnsanın yaratılıştan sahip olduğu birtakım özellikleri vardır. Ona bu özelliklerinin geliştirilmesi ve başkalarıyla münasebetlerini düzenli biçimde uygulayacak değerlerin öğretilmesi gerekir.

İnsanlık tarihi başlangıç ve gelişim itibariyle incelendiği zaman görülüyor ki şahısları, dilleri ve zamanları ayrı olmasına rağmen bilgi edinme, anlama, ünsiyet peyda etme, sorun anlama gibi fıtri ihtiyaçların kaçınılmaz olduğu görülmektedir.

Eğitim ve öğretim denen bu zorunluluk insan üzerinde bir tasarruftur. Bu tasarrufun bilerek ve bilenler tarafından yapılması insan şahsiyetindeki ilahi elementlerin zedelenmemesi açısından önemlidir. Bu tasarrufu bilindiği gibi öğretmen yapmaktadır.

“Ben gerçekten muallim (öğretmen) olarak gönderildim.” diyen Allah (c.c.) Rasulü’nün asıl görevi de öğretmenlikti.

Öğretmen bir gönül pınarıdır. Hep ileri doğru akar. Çevresine güzellik verir, ferahlık verir. Bütün çırpınışı hep daha ileriye gitmek içindir. Cehaleti yıkmak, parıldayan güne kavuşmak onun hedefi olmalıdır.
Cehalet cahil olmak demektir ki bir ülkeyi ekonomik sıkıntı, deprem ve sel felaketi gibi felaketler yıkamayabilir ama cehalet bir ülkenin felaketi olabilir.

Asıl kör, gözleri âmâ olan değil, cahil olandır. O bakımdan İslam’ın da insanlığın da baş düşmanı cehalettir.
Bir toplumun yaşaması milli ve manevi benliğini bilmesine bağlıdır. Nesillere bu şuuru veren öğretmenlerdir.
Öğretmenin sanatı varoluş gayesine uygun olarak insan fikrini geliştirmek, davranış ve duygularının tanzimi, fikir ve düşüncede söz ve fiille doğru yolu gösterme, dünya ve ahirette mesut olacak iyi insan yetiştirme sanatı olmalıdır.

Eğitim ve öğretim bilen bir kişinin bilmeyene, doğru yolu göstermesi, onun elinden tutması, öğretmen de bunun uygulayıcısıdır.

Bu yüce görevi üstlenen öğretmenin her türlü bilgileri bilme, uygulama, ifade etme becerilerinin olması gerekmektedir.

“Rabbim terbiye etti ne güzel etti ve güzel terbiye etti.” diyen Rasulullah örnek öğretici olarak kendisini insanlığa takdim etmiştir. Her konuda olduğu gibi eğitim-öğretim alanında da bize en güzel örneği sunmuştur. O’nun hayatı eğitimcilerin yolunu aydınlatan nice canlı örneklerle doludur.
Peki nasıl bir öğretmendi Peygamberimiz (s.a.v.):
a) O (s.a.v.) herkese değer verirdi. Seviyesi, kapasitesi, yaşı, işi ne olursa olsun öğreticiliği açısından eşitti.
b) İnsanlara akli seviyelerine göre konuşurdu.
c) Eğitim ve öğretimde uygun zamanı kollardı.
d) İkna edici bir konuşma tarzı vardı.
e) Bıkkınlık ve yılgınlık asla göstermezdi.
f) Anlaşılmak için konuşurdu.
g) Hep kolayı seçerdi
h) O (s.a.v.) hep büyük düşünür ve büyük hedefler gösterirdi.
...
Ayrıca iyi bir öğretmen, çok okuması, derslerine mutlaka hazırlıklı girmesi, yenilikleri takip etmesi, çocuk ve gençlerin psikolojisini iyi tanıması gerekir. Öğretmen muallim (öğretici) olmalı, müellim (zorlaştırıcı) değil. Öğretmen sadece anlatıcı değil aynı zamanda uygulayıcı olmalıdır. Öğrencilerine örnek teşkil edecek bir şahsiyette olmalı, İslam ahlakı ile ahlaklanmalıdır.


sponsorlu bağlantılar