Kontrolsüz Hücre Bölünmesi

 Kontrolsüz Hücre Bölünmesi

  Okunma: 14463 - Yorum: 1
  1. #1
    Kanser (Kontrolsüz Hücre Bölünmesi)

    Vücudumuzda tüm organlar hücrelerden oluşur. Hücreler vücudumuzun en küçük yapıtaşlarıdır ve ancak mikroskopla görülebilirler.

    Sağlıklı vücut hücreleri (kas ve sinir hücreleri hariç) bölünebilme yeteneğine sahiptirler. Ölen hücrelerin yenilenmesi ve yaralanan dokuların (vücut içi ve dışındaki) onarılması amacıyla bu yeteneklerini kullanırlar. Fakat bu yetenekleri de sınırlıdır. Sonsuz bölünemezler. Her hücrenin hayatı boyunca belli bir bölünebilme sayısı vardır. Sağlıklı bir hücre gerektiği yerde ve gerektiği kadar bölüneceğini bilir.

    Buna karşın kanser hücreleri, bu bilinci kaybeder, kontrolsüz bölünmeye başlar ve çoğalırlar. Kanser hücreleri birikerek tümörleri (kitleleri) oluştururlar, tümörler normal dokuları sıkıştırabilirler, içine sızabilirler yada tahrip edebilirler. Eğer kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırsa, kan yada lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine gidebilirler. Gittikleri yerlerde tümör kolonileri oluşturur ve büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diğer bölgelerine yayılması olayına metastaz adı verilir.

    Kanserler oluşmaya başladıkları organ ve mikroskop altındaki görünüşlerine göre sınıflandırılırlar. Farklı tipteki kanserler, farklı hızlarda büyürler, farklı yayılma biçimleri gösterirler ve farklı tedavilere cevap verirler. Bu nedenle kanser hastalarının tedavisinde, var olan kanser türüne göre farklı tedaviler uygulanır.

    Kanserin Nedenleri ?
    Kanserin sebebi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Kanser hastalığı için iki grup risk faktörü vardır. Kanser için risk faktörleri yaşam şekillerine, yaşa, cinsiyete ve aile öykülerine bağlı olarak değişir. Bir başka risk grubu ise çevresel faktörlerdir.

    • Sigara alkol kullanımı,
    • Uzun süre ve tehlikeli saatlerde güneş altında kalma,
    • Aşırı dozda röntgen ışınına maruz kalma,
    • Bazı kimyasal maddeler (katran, benzin, boya maddeleri, asbest v.b.)
    • Bazı virüsler
    • Hava kirliliği
    • Radyasyona maruz kalma,
    • Kötü beslenme alışkanlığı

    Kanser Tehlikesinin 7 Habercisi

    Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişir. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabilir.

    Aşağıdaki belirtilere dikkat edin:
    1. Rahim ve makattan gelen normal olmayan bir kanama veya akıntı
    2. Memede veya vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkan şişlik ve sertlikler
    3. İyileşmeyen yaralar
    4. Uzun süreli ses kısıklığı ve öksürük
    5. Yutkunma güçlüğü ve hazımsızlıkBen ve siğillerde meydana gelen büyüme, kanama, renk değişikliği, yara
    6. Büyük ve küçük abdest yapmakta ki değişiklikler

    BÜTÜN KANSER ÇEŞİTLERİ
    1. Meme Kanseri
    2. Testis Kanseri
    3. Kalınbağırsak ve Rektum Kanseri
    4. Akciğer Kanseri
    5. Rahim Boynu Kanseri
    6. Rahim İç Zarı Kanseri
    7. İdrar Yolu Kanseri
    8. Mesane Kanseri
    9. Ağız Kanseri
    10. Gırtlak Kanseri
    11. Prostat Kanseri
    12. Cilt Kanseri

    EN SIK GÖRÜLEN KANSER TİPLERİ
    1. Meme kanseri
    2. Akciğer kanseri
    3. Prostat kanseri
    4. Mide kanseri
    5. Kalın Bağırsak Kanseri
    6. Rahim ağzı kanseri

    NOT: Önce kanserden korkmamayı öğrenmeliyiz. Korku doktora gitmeyi önler ve hastalığın iyileştirilmesini engeller. Hastalık belirtilerini yorumlamak yalnızca doktorların görevidir. Kanserin belirtilerini bilmek bu belirtilerin herhangi birini hissettiğimizde derhal doktora başvurmak şarttır. Hiç rahatsızlık duymasak da yılda bir kez mutlaka genel kontrolden geçmeliyiz. Kanserin iyileştirilir bir hastalık olduğunu unutmamalıyız. İyileşme oranı kanserin erken teşhisi ile doğru orantılıdır.

    1. Akciğer Kanseri;
    • Uzun süre devam eden öksürük
    • Öksürürken kan gelmesi
    • Nefes darlığı
    Akciğer kanserini önlemek için sigarayı bırakın ve sigara içilen kapalı ortamlardan kaçının

    2. Cilt Kanseri;
    • İyileşmeyen yara
    • Ben ve siğillerde şekil, renk değişikliği
    • Ani oluşan ben ve siğiller
    Tehlikeli saatlerde güneşlenmeyin, mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremleri kullanın.

    3. Meme Kanseri;
    • Memede ele gelen sertlik
    • Meme başında içeri doğru çekilme
    • Meme başında akıntı
    • Meme şeklinde ki değişiklikler
    Aylık olarak kendi kendinize meme muayenesi yapın, düzenli olarak mutlaka doktora gidin.

    4. Ağız Kanseri;
    • Ağız içinde veya etrafında beyaz veya kırmızı renkli alanlar
    • Ağız içinde hassas, tahriş olmuş, kabarık veya kalınlaşmış alanların olması
    • Ağızda veya boğazda tekrarlayan kanamalar
    • Seste boğukluk veya boğazda yutulamayan cisim hissi
    • Çiğneme ve yutma güçlüğü
    • Dil ve çene hareketlerinde zorlanma
    • Dil veya ağzın diğer bölgelerinde his kaybı, uyuşukluk
    • Alt veya üst çenede meydana gelen şişlikler ve bunun sonucu mevcut protez uyumunun bozulması
    • Ağız kanseri lezyonları başlangıç döneminde ağrısızdır, kanser ilerleyerek sağlıklı ağız dokularında harabiyet oluşturdukça ağrı şikayeti
    Düzenli muayene ile diş hekiminiz ve doktorunuz ağız kanserini saptar

    5. Rahim Kanseri;
    • Menopozdan sonra olan kanamalar
    • Nedeni belli olmayan vaginal akıntılar
    • Bir aydan fazla devam eden adet kanaması, düzensizlikler veya anormal kanamalar
    • Karında şişlik
    Düzenli olarak PAP smear testi yaptırın ve pelvik muayene olun

    6. Kolon Kanseri;
    • Makattan gelen kanama ve dışkılama alışkanlıklarının değişmesi
    • Karın ağrısı
    • Karında kitle
    • Kilo kaybı
    Sağlıklı ve dengeli beslenmeye dikkat edin. Az yağlı, bol lifli (sebze, meyve, kepekli unla yapılmış yiyecekler) besinleri tercih edin.

    7. Prostat Kanseri;
    • Sık sık (özellikle geceleri) idrara kalkma
    • Kesik kesik, ağrılı ve sızılı idrar yapma
    • İdrar kesesini tam boşaltamama hissi
    • İdrar tutmada güçlük
    • İdrar akış gücünde azalma
    Hiçbir şikayeti olmasa da 45 yaş üzerinde her erkek, senede bir defa, PSA (prostat spesifik antijen) kan testi yaptırmalıdır.

    KANSERDE ERKEN TANI

    • Tedavi şansını artırır
    • Tedaviyi kolaylaştırır
    • Tedavi giderlerini azaltır
    • Doku ve organ kaybını önler
    • Sakatlık bırakmaz

    Günümüzde, milyonlarca insan kanserli yada kanseri tedavi edilmiş olarak yaşamaktadır. Kanser tanısı ne kadar erken konursa, tedavisi o kadar erken başlar ve kanser tedavisi ne kadar erken başlarsa tedavinin başarıya ulaşma şansı da o kadar yüksek olur.

    Kanserden Korunma Yolları
    • Kanserden korunabilmek için, şüpheli durumlarda hiç çekinmeden doktora muayene olmak ve sağlıklı bir hayat sürdürmek gereklidir.

    • Kanser ne kadar erken teşhis edilirse, kurtulma şansı da o kadar artar.

    • Meslek kanserlerini önlemek için iş sağlığına dikkat etmek şarttır.

    • Suni maddelerin katıldığı konserve yiyecekler kullanılmalıdır.

    • Sigara içenlerde genellikle dudak, dil, gırtlak, yemek borusu ve mide kanseri görülebilmektedir.

    • Alkol ve çok sıcak yiyecek-içecekler de devamlı alındıkları takdirde, mide kanserlerinin sebebi olabilmektedir.

    • Aşırı beslenmeden kaçınmalıdır. Çünkü şişmanların kansere yakalanma ihtimalleri daha fazladır.

    • Yiyecekler, yararlı maddelerine zarar verilmemesi için fazla ısıtılmamalıdır.

    • Pişmiş yemeklerden önce çiğ sebze veya meyve yenmelidir.

    • Beyaz ekmek yerine kepeklisi tercih edilmelidir.

    • Hayvanı yağlar yerine nebati yağlar yeğlenmelidir. Ayrıca yoğurt, ayran ve soya esaslı besin maddelerine önem vermelidir.

    • Açık hava, güneş, su ve hareketlilik metobolizmayı olumlu yönden etkiler. Sıcak su banyoları hayat fonksiyonlarını arttırıcı bir araçtır.

    • Ölçülü yapılacak egzersiz kan dolaşımını, solunumu düzenler ve metabolizmayı canlandırır.

    • Hormon salgısının düzenlenmesi için sessizlik ve istirahat şarttır. Şehir yaşantısının sebep olduğu kronik yorgunluklar en önemli problemlerden biridir.

    • Sağlıklı hayat için yeterli ve düzenli uyku, gezi ve gergin liklerin giderilmesi önemlidir.

    • Müslüman ülkelerdeki kadınlarda ra him kanseri, diğer memleketlere göre daha az görülür. Bunun sebebi, müslüman erkeklerin sünnetli oluşudur. Yine çocuğunu emzirmeyen kadınlarda meme kanseri, emzirenlere oranla çok daha fazla görülmektedir.

    • Güneş ışığına aşırı ve devamlı maruz kalma da cilt kanserinin başlıca sebebidir.


  2. #2
    HÜCRE BÖLÜNMESİ

    Hücreler bölünerek çoğalır.Hacim-Yüzey, stoplazma-çekirdek oranının bozulması bölünmenin nedenlerindendir.Kontrolsüz hücre bölünmesine kanserli dokularda rastlanır. Hücre bölünmesi sırasında interfaz ve bölünme olmak üzere iki evre görülür.

    İnterfaz(Hazırlık Evresi): Bölünme öncesinde görülür. ATP sentezi, replikasyon protein sentezi ve metaolik faliyetlerde artış gözlenir.

    Bölünme: İki şekilde gözlenir.

    a-çekirdek bölünmesi(karyokinez)
    b-sitaplozma bölünmesi(sitokinez).

    Genel olarak mitoz ve mayoz olarak gerçekleşir.

    Mitoz Bölünme: Vücut eşey ana hücrelerinde görülür. Kromozom sayısı değişmez. Bölünme sonucunda aynı özellikle iki yavru meydana gelir. Kalıtsal devamlılığı sağlar. Homolog kromozomlar ayrılmaz(kromatitler ayrılır). Sinapsis, tetrat, kiazma ve krossing-over görülmez. Çok hücrelilerde büyüme ve rejenerasyonu sağlarken tek hücrelilerde üremeyi sağlar.

    Mayoz Bölünme: Eşey bezlerinde(gonat) eşey hücrelerinin oluşumu sırasında görülür. Kromozom sayısı yarıya iner, bölünme sonucunda n kromozomlu 4 hücre oluşur. Oluşan hücrelerde kalıtsal farklılık vardır. Sinapsis, tetrat, kiazma ve krossing-over görülür. Aynı türlerde dölden döle kromozom sayısını sabit tutar.

    Mitoz Bölünme Evreleri:

    1.Profaz: Kromatitten kromozomler oluşur. Kromatitler sentromer ile birbirine bağlanır. Kromozomlar eşlenir. Çekirdekçik ve çekirdek zarı erir, iğ iplikleri oluşur.

    2.Metefaz: Kromozomlar ekvator düzlemine dizilrler.
    3.Anafaz: Kromatitler iğ iplikleri ile birbirinden ayrılarak kutuplara doğru çekilirler.
    4.Telofaz: Kromozomlar tekrar kromotin ağını oluştururlar. İğ iplikleri kaybolur. Oluşan çerdikler etrafında çekirdek zarı oluşur. Böylece karyokinez tamamlanır.

    Sitokinez ise hayvan hücresinde boğumlanarak, bitki hücresinde orta lamel oluşarak tamamlanır.

    Mitozun`un Biyolojik Önemi
    1.Hücre sayısını çoğaltmak
    2.Kromozom sayısını sabit tutma
    3.Genetik bilginin her bir yavru çekirdeğe aktarılmasını garantiler.

    Mayoz Bölünme Evreleri
    I. ve II. Mayoz olarak incelenir. Bölünme safhaları aynı mitozdaki gibidir, bu safhalar farklı olarak iki kez gerçekleşir.

    *Mayoz I de homolog kromozomlar, mayoz II de kromatidler ayrılır
    *Profaz 1 de krossing-over olur.

    Mayoz`un Profaz I Safasındaki Olaylar
    1.Sinaps Homolog kromozomların yan yana gelmesidir.
    2.Tetrat: Sinapsis durumunda 4 kromatitin meydana getirdiği yapıdır. 1 tetrat = 2 kromozom = 4 kromatit
    3.Krossing-over: Sinapsis sıransında homolog kromozomların kardeş olmayan kromatitleri arasında temas yerlerinde (kiazma) gerçekleşen parça değişimidir. Bu yeni gen kombinasyonlarına sebep olduğundan canlı çeşitliliğine yol açar.

    Bölünmenin üç türü

    Hücre bölünmesi, tek hücreli canlıların çoğalması, çok hücreli canlıların büyümesi, erkek ve dişi eşey hücrelerinin meydana gelmesi için gerekli biyolojik olaydır. Bir hücrenin bölünebilmesi için belirli bir büyüklüğe ulaşması ve nükleik asitlere sahip olması gerekmektedir. Canlılar dünyasında, Amitoz (Amitozis)

    Mitoz (Mitozis)
    Mayoz (Meiosis) olmak üzere üç farklı tip bölünme vardır. Tek hücreli canlılarda bölünme genellikle amitoz, çok hücrelilerde ise mitoz ve mayoz ile görülür.

    Amitoz

    Genellikle tekhücrelilerde görülen bu bölünmeyle o türe ait birey sayısı artar. Amitoz bölünme yapan hücrelerin önce çekirdeği uzar, çekirdeğin uzamasıyla çekirdekçik de uzayıp boğumlanarak ikiye ayrılır. Bunu sitoplazma bölünmesi takip ederek, bir hücreden iki yeni yavru oluşacak şekilde bölünme gerçekleşir. Amitozda çekirdek zarı kaybolmaz, kromozomlar belirmez, sentriyoller iğ iplikleri oluşmaz.

    Tekhücreliler dışında bazı özel hallerde yüksek yapılı organizma hücrelerinde de amitoz görülebilir. Bu durumda çoğu kez hücreler ölüme mahkum olur, çünkü tekrar mitoz bölünme yapamazlar. Amitoz bölünme bu organizmalarda bazen açlık nedeniyle dejenere olan hücrelerde, bazı yaşlı kıkırdak hücrelerinde, ayrıca hızla çoğalan kuş embriyosunun blastoderm hücrelerinde görülebilir. Gametlerde genellikle amitoz bölünme görülmez.

    Mitoz

    Zigot oluştuktan sonra başlayan mitoz bölünme, organizma belli bir büyüklüğe erişinceye kadar çoğu soma hücresinde (ör sinir hücrelerinde bölünme yoktur) ve bazı hücrelerde ( kemik iliği vb.) hayat boyu devam eder. Mitozda her hücrenin çekirdeğinde kromozomlar kendini eşler. Eşler, ana hücrenin bölünmesiyle oluşan iki yavru hücreye verilir. Böylece ana hücreye benzeyen, diploid sayıda (2n) kromozomlu iki yavru hücre meydana gelir. Mitoz da çekirdek bölünmesi ''karyokinez'', sitoplazma bölünmesi ''sitokinez'' olarak tanımlanır. Karyokinez başlangıçta ''interfaz'' ve sonrasında gerçek bölünme evreleri olan ''profaz'', ''metafaz'', ''anafaz'' ve ''telofaz'' olarak görülür.

    Mayoz

    Eşeyli olarak çoğalan canlılarda zigotu oluşturacak gamet hücrelerinin yapılması ( gametogenez) mayoz ile gerçekleşir.üreme ana hücrelerinde kromozom sayısının yarıya inmesi olayı ''mayoz'' ile gerçekleşir.Sonuçta oluşan hücrelere üreme hücresi (gamet) denir. Mayoz bölünme I. ve II. mayoz bölünme şeklinde olup, bunların her biri aslında birbirini izleyen iki bölünmeden ibarettir. I.mayoz bölünme diploid kromozomlu ana hücreden kromozom sayıları yarı yarıya, yani haploid duruma inmiş ( redüksiyon) iki yavru hücre meydana gelir. Fakat I. mayoz sonunda henüz kromozomdaki kromatidler tam olarak ayrılmamıştır. II. mayozda kromozomlar tam olarak uzunlamasına bölünür ve kromatidler ayrılarak yavru hücreler gider, böylece bölünme tamamlanmış olur. Mayoz bölünmedeki ''interfaz'' evresi (G1,S,G2) I.mayozun başında geçer, II. mayozda tekrarlanmaz. I. mayoz; ''profaz I'', ''metafaz I'', ''anafaz I'', ''telofaz I'' evrelerinden sonra sitoplazma bölünmesi (sitokinez)gerçekleşir; II. mayoz; ''profaz II'', ''metafaz II'', ''anafaz II'', ''telofaz II'' evrelerinden oluşur.




    Kanser nedir? Kontrolsüz hücre bölünmesi, çok hücreli organizmaları nasıl etkiler?

    Bilimsel araştırmalar, kanserin hücrelerin normalden çok daha hızlı bir şekilde bölünmesi sonucu gerçekleştiğini göstermektedir. Hücrelerin bu şekilde hızlı bölünmesi normal değildir. Sağlıklı vücut hücreleri (kas ve sinir hücreleri hariç) bölünebilme yeteneğine sahiptir. Her hücrenin, hayatı boyunca belli bir bölünebilme sayısı vardır. Sağlıklı bir hücre gerektiği yerde gerektiği kadar bölünür. Kanser hücreleri ise kontrolsüz bir şekilde bölünerek çoğalır ve birikerek tümörleri (kitleleri) oluşturur. Tümörler çevrelerindeki normal dokuları sıkıştırabilir, bu dokuların içine sızabilir ya da dokuları tahrip edebilir. Eğer kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırsa, kan ya da lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine gidebilir. Gittikleri yerlerde tümör kolonileri oluşturur ve büyümeye devam eder. Kanser, bu şekilde vücudun diğer bölgelerine de yayılır.

    Kanserin sebepleri nelerdir?
    Kanserin sebebi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Kanser hastalığına yol açan etmenleri iki grup altında toplayabiliriz. Bu etmenlerden birisi hastaların yaşam şekillerine, yaşa, cinsiyete ve aileden getirdikleri kalıtsal özelliklerine bağlı olarak değişir. Bir diğeri ise çevresel faktörlerdir. Aşağıda belirtilenler kanserin nedenleri arasındadır:

    • Sigara ve alkol kullanımı
    • Güneş ışınlarının yeryüzüne dik ya da dike yakın açılarla geldiği saatlerde uzun süre güneş altında kalma
    • Aşırı dozda röntgen ışınına maruz kalma
    • Bazı kimyasal maddeler (katran, benzin, boya maddeleri, asbest vb.)
    • Hava kirliliği
    • Radyasyona maruz kalma
    • Kötü beslenme alışkanlığı
    Kanser için en iyi tedavi, erken teşhistir. Önce kanserden korkmamayı öğrenmeliyiz. Hiç rahatsızlık duymasak da mutlaka yılda bir kez genel kontrolden geçmeliyiz. Kanserin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu unutmamalıyız. İyileşme oranı kanserin erken teşhisi ile doğru orantılıdır.