Pastörün Çocukluk Hayatı

 Pastörün Çocukluk Hayatı

  Okunma: 19390 - Yorum: 5
  1. #1
    Pastörün Çocukluk Hayatı ve Pastörün Çocukluğu Hakkında Bilgi
  2. #2
    Çocukluk hayatı yok hayatı var malesef

    Louis Pasteur (Luiz Pastör) (d. 27 Aralık 1822 Dole, Fransa - ö. 28 Eylül 1895 Saint-Cloud, Fransa) Fransız mikrobiyolog ve kimyager.

    Hayatı

    1846'da Ecole Normale Superiéur'ün fen bölümünü bitirdi. 1847'de fizik ve kimya dalında doktora derecesini alan Pasteur, bu yıllarda izomerlik, kristal yapı ve optik etkinlik konularındaki çalışmalarıyla adını duyurmayı başardı. 1848'de Strasbourg Fen Fakültesi'nde yardımcı kimya profesörlüğüne yükseltildi. 1854'te Lille Fen Fakültesi'nde kimya profesörlüğüne ve Ecole Normale'de kurulmasını istediği araştırma laboratuarının yöneticiliğine getirildi. Bu laboratuarda, 1871'de şarbon, tavuk kolerası ve kuduz gibi virütik hastalıklar, bağışıklık mekanizması ve aşı hazırlama teknikleri üzerinde çalışmaya başlayan Pasteur, kuduz köpekler üzerindeki incelemelerini daha güvenli bir ortamda yapabilmek için 1885'te eski bir imparatorluk şatosunu amaca uygun olarak düzenleyerek, Pasteur Enstitüsü'nün çekirdeğini oluşturdu.

    Pasteur, Strasberg'li Marie Laurent ile evlendi. Marie'nin eşini, araştırmalarını her şeyin üstünde tutması için özendirmesi sayesinde Pasteur, laboratuar çalışmaları üzerinde yoğunlaşabiliyor ve işine gereken zamanı ve önemi verebiliyordu.

    Kişilik


    Pasteur, kimyager ve daha sonra bakteriyolog olarak görev yaptığı süre boyunca, tıbbınbakterilerin ya da mikropların gerçekten var olduklarına ve bunların hastalıklara yol açabileceğine olan inancı tamdı. Kendi bildiği yöntemle yaptığı işe ve kendine inancını sürdürerek araştırmalarına devam etti. ilerlemesine büyük katkılarda bulundu. Tıp doktoru olmadığı için, 1800'lü yılların doktorları teorilerine karşı çıktılar. Pasteur, buna rağmen çalışmalarını sürdürdü. Pasteur'ün

    Pasteur kendine inanan, başkalarının söyledikleriyle değil, kendi doğrularıyla yaşayan ve sezgilerine güvenen bir bilim insanıydı. 1895 yılında hayata gözlerini yumduğu güne kadar son derece alçak gönüllü, gösterişsiz ve sade bir yaşam sürdürdü. Yaşlılık yıllarında insanların ona gösterdikleri büyük saygı karşısında şaşkınlığa düşer ve bunu pek komik bulurdu.

    Londra'da uluslararası bir tıp kongresinde kongre salonuna girdikten kısa bir süre sonra Pasteur kürsüye davet edildi. Pasteur'ün yüzünde hayal kırıklığına uğramış gibi bir ifade belirdi. Pasteur, İngiltere veliaht (kral adayı) Prens'i buraya geliyor olsa gerek" dedi. "Keşke dışarda dursaydık. Gelişini de izleyebilirdik böylece." Bu içten sözler herkesi çok duygulandırmıştı. Kongre başkanı Pasteur'e "Hayır Bay Pasteur" dedi. "Gelen sizsiniz. Herkesin takdir ettiği ayakta alkışladığı insan sizsiniz."

    Pastörizasyon


    Pasteur'ün, özellikle mayalanma olayında ve bulaşıcı hastalıklarda mikroorganizmaların sorumlu olduğunu kanıtlaması, kendiliğinden türeme teorisini çürütmesi, şarap, bira, süt, meyve suyu gibi mayalanabilir sıvıların uzun süre bozulmadan saklanabilmelerini sağlayan "pastörizasyon" adlı konserve yönteminin gelişmesini sağladı.

    Bu yöntemde, sütü 63 °C'de otuz dakika süreyle ısıtmak ve sonra hızlı bir biçimde soğuttuktan sonra sütü kapalı ve sterilize edilmiş şişelere koymak gerekiyordu. Buna benzer bir yöntem (UHT) sütü mikroplardan arındırmak için günümüzde de kullanılmaktadır.

    Kuduz aşısı


    Joseph Meister adlı bir çocuk kuduz bir köpek tarafından on altı yerinden ısırıldığında, anne ve babası çocuğu Louis Pasteur'e getirdiler. Bu bilim insanı daha önce insan üzerinde hiç denenmemiş olan kuduz aşısını çocuğa uygulamakta tereddüt etti. Pasteur bunu ancak, kendisine gelen iki doktorun, çocuğun kuduz hastalığından her durumda öleceğini ve başarılı olursa yöntemin kuduz hastalığına bir çare olabileceğini söylemesinden sonra denemeye karar verdi. Aşının başarılı olması bu öldürücü hastalığın önlenmesi ve aşıların geliştirilmesi için büyük bir adım oldu.

  3. #3
    Luis Pastör, 1822 yılında Fransa’nın Jura bölgesinde Dole kasabasında doğdu. Pastörün çocukluğu: Mütevazı bir ailenin oğluydu (babası sepiciydi) ve luis pastör hayatı boyunca çocukluğunda okumaktan çok resimle ilgilendi. Pastörün hayatı başarılar ile doluydu. Lise öğretmeni olmasını isteyen babasının verdiği nasihatlare uyarak, Besançon Kraliyet kolejine kayıt oldu. Ardından 1840 yılında edebiyat kolundan diploma aldı. Besançon’da okul belleticiliği yaparak (okul ücretini karşılamak) fen bölümünü de başarı ile tamamladı. 1842 senesinde de Yüksek Öğretmen Okulu’na girmeye hak kazandı. Girdiği ilk sınavdan aldığı puan kendisini tatmin etmeyen Luis Pasteur, Paris’e giderek okulun sınavlarına tekrar girmek istedi. 1843 senesinde aynı okula dördüncü kez girmek için hak kazandı. 1845 yılında lisans, 1846 yılında ise lisansüstü diplomasının sahibi oldu. Yakın bir zaman sonra ise, Ardeche bölgesinde fizik öğretmeni olarak çalıştı. Bir süre sonra da geri dönerek Antoine Jerome Balard laboratuvarına giriş yaptı.
  4. #4
    gerçekten de yazan kşiye çok ve çok tşkr ederm. cidden çok işime yaradı. kısa ve öz bir şekilde yazmışşş,, bayyyıllddıımm!!!
  5. #5
    araştırma ödeviim için işime çok ve çok yaradı kesin hocadan + alırımmm. TEŞEKKKKÜÜÜÜRRRLLLEEERRR^^XD XD XD XD XD XD XD ,..........
  6. #6
    Çok Teşekkür Ederim