Kendi vücudundan 20 kat büyük olan malzemeleri taşıyabilecek güce sahip olan karıncalar, koordineli çalışmalarıyla da biliniyor.

Böcekler içinde "toplumsal açıdan" en gelişmişlerden biri olan karıncalar, son derece "iyi örgütlenmiş" bir düzen içinde, "koloniler" denen topluluklar halinde yaşadıklarından; kollektif çalışma, askeri strateji, gelişmiş bir iletişim ağı, disiplin ve kusursuz bir şehir planlaması göze çarpıyor.

Dünya üzerinde 35 bin karınca türü mevcut. Çoğu karınca türü sıcak iklimlerde yaşar. Yaklaşık 9 bin 500 karınca türü bilinmektedir. Tüm böcekler arasında en büyük beyin karıncanınkidir. Bir karıncanın ortalama ömrü 45 ila 60 gündür. Bir karıncanın beyninde yaklaşık 250 bin beyin hücresi bulunur. Bazı karıncalar günde yedi saat uyur. En büyük karıncanın uzunluğu 2,54 santim. Bir karınca kolonisinin nüfusu yüz binlerden milyarlara varabilir.

Karıncaların Hayatı

Karıncalar sadece dokunmak değil, koku almak için de antenlerini kullanırlar. Karıncanın karnında iki mide vardır. Bir mide yiyeceği kendi için saklar; diğeri ise diğer karıncalarla paylaşılacak yiyecekleri depolar. Karıncaların akciğeri yoktur. Oksijen vücutlarına tüm bedene yayılmış küçük deliklerden girer; karbondioksit de aynı deliklerden çıkar. Tüm böcekler gibi, karıncaların da altı bacağı vardır. Karıncalar gri, kırmızı, kahverengi, sarı, mavi ya da mor olabilirler. Her karıncanın kolonide belirli bir görevi vardır.

İşçi karıncalar yuvadan çöpü alıp, dışarıya, özel çöplüğe taşımakla görevlidirler. İşçi karıncalar dişidir. Koloninin çoğunluğunu dişi karıncalar oluşturur. Köle-Yapıcı karıncalar başka karıncaların yuvalarına saldırır ve yumurtalarını çalar. Bu yumurtalar kırılıp, yavru karıncalar çıktığında kolonide köle olarak çalışırlar.

Karıncaların Hayatı

Kraliçe karıncaların doğduklarında kanatları vardır. Başka koloniler kurmak için uçup giderler; sonra kanatları düşer. Kraliçe karınca 15 yıla kadar yaşayabilir. Ahşap karıncaları önemli yırtıcı böceklerdir ve geniş bir koloni oldukları takdirde günde binlerce böcek toplayabilirler. Ahşap karıncaları düşmanını ağzını açarak tehdit edebilir. Normal şartlarda, marangoz karıncalar canlı ya da ölü ağaçlarda yuva yapıp, kütükleri ya da ağaç gövdelerini çürütürler.

Öte yandan, yuvalarını evlere, telefon direklerine ve diğer insan elinden çıkma ahşap yapılara da yapabilirler. Yaprak-kesen karıncalar yağmur yağarken yaprak kesmezler, keserken şiddetli yağmura maruz kalırlarsa, yaprakları genellikle yuvanın dışında bırakırlar. Petek karıncaları çorak mevsimlerde hayatta kalmak için kayda değer yöntemler geliştirmişlerdir. Yağmurlar sırasında, bu karıncalar işçilerini su ve nektarla beslerler. Bu işçiler yiyecek fazlasını sindirim sistemlerinin kursak denen bölümünde depolarlar. Karıncaların başlıca düşmanı insanlardır. Yuvalarını ve yaşam ortamlarını yok edip, böcek ilaçlarıyla onları öldürüyor, hatta bazı yerlerde onları yiyor.