Bağlama Hangi Ağaçtan Yapılır?

 Bağlama Hangi Ağaçtan Yapılır?


  Okunma: 8617 - Yorum: 1
  1. #1
    sponsorlu bağlantılar
    Sazın en iyisi hangi ağaçtan olur ve ortalama saz fiyatları ne kadardır?

    Bağlama yapımında öncelikle dikkat edilmesi gereken, ağaç seçimidir. Ses verme özelliği bulunan ağaçları seçmenin yanında, kuru olmaları da önemlidir. Kuruma işlemini fırınlama yapmadan doğal ortamda, eğer mümkünse bağlama yaptığınız ortamda bekleterek yapmak gerekir. Bu bekleme süresi en az beş yıl kadar sürer. Kimileri için bu süre biraz abartılı gelebilir; fakat iyi bir müzik aleti yapmak için, kullanılacak ağacın kuru olması şarttır. Daha sonra, kullanılacak ağacın (tomruk ya da kalas halinde olabilir) bağlamaya uygun, düzgün bir şekilde biçilmesi gerekir. Yani damarlarının her şeyden önce paralel ve dik kesilmesi lazım. Birbirleriyle renk ve uyum içinde olmasına dikkat edilmelidir. Bağlamayı yaparken (ya da müzik aletlerinin hepsi için söylemek gerekirse) sadece ağacı montaj yapmak, ondan ses çıkartmak müzik aleti yapıyoruz demek değildir. Zira estetik de çok önemlidir. Ağacın kendi estetiğini bozmadan, kesinlikle boya sürmeden, koruyucu bir cila kullanmak gerekir.

    Ben bugüne kadar , bağlama yapımında birçok ağacı denedim. Kavak, ıhlamur ve bunlara benzer özgül ağırlıkları çok yumuşak, lifli ağaçlardan yaptığım bağlamalardan olumsuz sonuçlar aldım. Maun, Palesander, Vengi, Cocobolo, Okaliptüs gibi sert, özgül ağırlıkları fazla, damarları görünen ama gözenekleri çok belirgin olan ağaç türleri bağlama yapımı için en uygun olanlarıdır .Bunların dışında Abonoz cinsi ağaç deneyen ustalar da olmuştur. Abanoz cinsi ağaçlardan sadece Palesander çok uygundur. Ya ben beceremedim ya da ağacın genel yapısından kaynaklanan bir sorun var ki; şimdiye kadar 15-20 civarında Palesander denedim. Hepsinden volümü çok fazla ama dişi karakterli ses çıktı. Ben tercihimi yaklaşık 15 yıldır maundan yana kullanıyorum. Maun ağacının da özellikle Honduras kökenli olmasına dikkat ediyorum. Maun ağacından yaptığım bağlamanın üzerine, zaman zaman Kanada ladini de dediğimiz Sedir ağacı kullandım. Onlarında kendi içerisinde bazı avantajları ve dezavantajları var.

    Genellikle Artvin-Borçka'da yetişen Ladin ağaçlarını tercih ediyorum. Onların da damar konsantrasyonları ve biçim özelliklerine dikkat ederek takıyorum. Yine tabi ki kuruması şartıyla.

    Sapta özellikle Kayın ya da Maun'u tercih ediyorum. (Yine kuruması şartıyla). Bağlama, Tanbura, Divan gibi büyük bağlamalar yapacaksam sapları en az iki parçadan presleyerek yapıyorum. Ya da çok iyi kesilmiş, kaliteli ve çok kurumuş Gürgen ağaçlarını da zaman zaman tercih ediyorum. Bunu da tek parça olarak kullanıyorum.

    Burguda da genellikle Palesander ağacını tercih ediyorum. Hem yuvayı aşındırmıyor hem de kendi gözenekleri çok az olduğu için sertliğini koruyor.

    Hep karşı olmama rağmen az da olsa polyester kullanıyorum. Ama göğüste kullanmamaya dikkat ediyorum. Kendi yaptığım bir karışımla hallediyorum bu işi. Varla yok arası bir cilayla sadece koruyucu bir yüzey oluşturuyorum.

    Sert bir ağaç kullanılarak yapılan bağlama teknesine, yine ona benzer bir göğüs tahtası takmanın çok iyi ses vermediğini gördüm. Ya da sert bir ağaç takacaksanız, bombesini biraz daha azaltarak kullanmanız gerekir. Bunlar da ağaçların birbirleriyle uyumlu olmalarıyla ilgili konulardır. Yapımcılık mesleğinde "ağaçların birbirini sevmesi" deyimi vardır. Bunun açılımı şudur: birbirine yakın tondaki ağaçlar kullanılırsa, bağlamanın ses seviyesi biraz daha üstün olur. Günümüzde bunu bilgisayarla ölçmekte mümkün. Ben bu uyuma özen gösteriyorum. Kesin doğrusu budur demek de yanlış, çünkü hala arayışlar içerisindeyiz.

    Göğüs ve teknenin kalınlıkları deneme-yanılma yöntemiyle tespit edilir. Fakat bu incelik ve kalınlık tekne boyutuna göre de değişmelidir. Divan ve cura birbirine oktav olduğu için aile dışında tutmak daha doğrudur kanısındayım.

    Normal bağlama yaparken tekne ve göğüsün çok ince olması bizim için çok dezavantajdır. Çok ses çıkarmak için bu tür yöntemlere başvurulur ama yanlıştır.

    Bağlamada kullandığımız eşiklere gelince, göğüsün üstüne yerleştirilen orta eşik dediğimiz parça kelebek ağacından ve damarları göğüse paralel gelecek şekilde kullanılmalıdır. Üstteki baş eşik dediğimiz ağacın abanoz olmasına dikkat edilmelidir. Arka taraftaki, tellerin geçtiği, dip eşik dediğimiz, tekneye bağlı olan kısmın da yine sert ağaç olması gerekir. Ben abanoz ya da şimşiri tercih ediyorum.

    Bütün bunların dışında bağlamayı kime yapıyorsam, çalacak olan kişinin çalışını düşünerek kendisiyle diyalog halinde yapmaktan yanayım. Çünkü bağlamanın her biri herkese göre çok subjektif olarak değerlendiriliyor. Oysa bu tamamen kişiseldir ve bağlamayı çalacak kişiyle alakalıdır.

    Ozan Dergisi 2. sayı, Şubat-Mart 2003
    Kemal Eroğlu


    sponsorlu bağlantılar
  2. #2
    Geneline katılmakla beraber katımadığım birçok şey var örneğin burgu ağacı sapın preslenmesi benim için çokta önemli değil artı sap ağacında akça ağaçtan bahsedilmemiş. ağaç kuru olmalı doğru buna katılıyorum.bilmsel veri olmadan 1 3 5 yıl demek bana doğru gelmiyor.
    saz yapan ustalar genelde deneme yanılma süretiyle konuşuyor buda çok bilimsel bir tarafı yok.bu bir bilim ekip işi devlet bu anlamda iyi kaynak aktarması gerekiyor.zira ustalarımız ekonomik anlamda kaynak bulacak durumda değiller,usta iyi niyetle bir yazı yazmış teş ama hiçbir bilimsel değeri yok butür yazılarda yazmasınlar.doğru değil.örneğin en iyi bağlama dut ağacından olur derler ama dut ağacı yağlı ve kumludur,kumlu ve yağlı ağaçlar esturoman yapımında tercih edilmez daha niceleri.