+ Yorum Yaz

 Çocuklara Yönelik Tehditlerden Korunma Yolları

 - Konu Toplam: 11691 kez okundu ve konuya toplam 7 kez yorum yapıldı.

  1. 02-03-2011 #1
    Çocuklara Yönelik Tehditlerden Korunma Yolları
    çocuklara yöelik tehditlerden korunma yolları nelerdir yardımcı olursanız sevinirim


  2. 02-03-2011 #2
    Kimler çocuktur?

    18 yaşından küçük herkes çocuktur.


    Çocukların temel hakları nelerdir?


    YAŞAMA, KORUNMA, GELİŞME ve KATILIM hakları, çocukların temel haklarıdır.


    İsim:  Chinesechildsoldier.jpg
Görüntüleme: 9085
Büyüklük:  80,8 KB (Kilobyte)


    Velayet ve vesayet nedir?


    Velayet ve vesayet çocuğun korunması ve temsili için öngörülmüş hukuki kurumlardır. Asıl olan 18 yaşına kadar çocuğun ana-babasının velayeti altında olmasıdır. Boşanma, ölüm durumlarında velayet ana-babadan birine verilir. Ana-babanın velayet görevini kullanamayacağı çeşitli durumlarda çocuğa Mahkeme’ce vasi tayin edilir. Veli ve vasilerin görevi, çocuğun güvenlik içinde yetişmesi için uygun bir ortam sağlamak, onun bakımı, şefkat gereksinimini karşılamak, temsil etmektir. Bu görevin kötüye kullanılması, çocuğa kötü muamele yapılıp güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi halinde Mahkeme çocuk hakkında çeşitli tedbirlere başvurur. Bu tedbirler tehlikenin büyüklüğüne göre, ana-babanın veya vasinin uyarılmasından velayet veya vesayet kararının kaldırılmasına ve çocuğun bir kuruma yerleştirilmesine kadar değişik biçimde uygulanır.


    İsim:  blogumuz_cocukemegi.jpg
Görüntüleme: 8619
Büyüklük:  16,4 KB (Kilobyte)


    Çocuğun kendini ifade etmesi niçin önemlidir?


    Çocuğun kişiliğinin gelişmesi için onu ilgilendiren her konuda hoşgörülü bir ortamda kendisini ifade etmesi sağlanmalıdır. Aksi halde kişiliğinin bastırılması, onu çeşitli olumsuz davranışlara iter: içine kapanma, okulda başarısızlık, okuldan ve evden kaçma, şiddet, suç işleme gibi.


    Çocuk ihmal ve istismarı nedir?


    Çocuğun sağlığı, fiziksel ve psikolojik gelişimi için gerekli ihtiyaçlarının karşılanamaması ÇOCUK İHMALİ, çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyen hareketler de ÇOCUK İSTİSMARIdır.


    Bu davranışlar;

    - Bir yetişkin (ana-baba, kamu görevlisi, herhangi bir yetişkin)
    - Çocuğun içinde yaşadığı toplum, ya da
    - Devlet
    tarafından yapılabilir.

    İstismar Türleri:

    1. Fiziksel istismar (dayak ve kaza dışı çocuğu yaralayan, vücudunda iz bırakan her türlü eylem)
    2. Duygusal istismar (reddetme, aşağılama, yalnız bırakma, korkutma, yıldırma, tehdit)
    3. Cinsel istismar (psikososyal gelişimini tamamlamamış bir çocuğun bir yetişkin tarafından cinsel doyum ve uyarım için kullanılması)
    4. Ekonomik istismar (çocuğun gelişimini engelleyici, haklarını ihlal edici işlerde veya düşük ücretli iş gücü olarak çalıştırılması)

    İstismar edenin sorumluluğu:

    Bir çocuğu ihmal ve istismar eden kişi Türk Ceza Kanunu’na göre cezalandırılır. Eğer bu kişi çocuğun veli ve vasisi ise velayeti veya vesayet kararı kaldırılır. Ayrıca bu kişi çocuğa vermiş olduğu zararın karşılığında tazminat ödemek yükümlülüğündedir. Çocuklara karşı ana-babaları veya kişiler tarafından işlenen suçlarda zamanaşımı, çocuğun 18 yaşını bitirdiği günden itibaren başlar.

    Bir çocuğun ihmal ve istismar edildiği öğrenildiğinde ne yapılabilir?

    1. Soruşturma ile yetkili mercilere başvuru: Bu merciler Savcılık ve Karakollardır. Savcılık, adli tıp raporu alınması dâhil her türlü delili toplayacak, bu delilleri değerlendirerek kamu davası açılıp açılmayacağına karar verecektir.
    2. Koruma ile yükümlü mercilere başvuru: Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu İl Müdürlüğü veya Valilik korumaya alınması gereken çocukların bildirilmesi gereken makamlardır. Bu bildirimler çocuk dâhil herkes tarafından yazılı ya da sözlü yapılabilir. Başvuruların yazılı yapılması işlemlerin resmi yürümesi, daha sonra izlenmesi ve sonuç alınabilmesi için önemlidir. Bu konularda Baro Çocuk Hakları Merkezi ve Baro Adli Yardım Merkezinden yardım alınabilir.
    3. Biz ceza davasında suçun mağduru 18 yaşın altında ise Cumhuriyet Savcısı ve Mahkeme Baro’dan çocuğun veya yasal temsilcisinin istemi aranmaksızın avukat tayini talep eder.

    Hangi çocuklar tehlike altındadır?


    Çocuk Koruma Kanunu’na göre “korunma ihtiyacı olan çocuk” bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuklardır.

    1. Bir yetişkinin korumasından ya da yol göstericiliğinden yoksun:
    - Anne babası bulunmayan, ölmüş olan çocuklar
    - Terkedilmiş çocuklar
    2. İhmal edilen, sosyal tehlikelere, suça, kötü alışkanlıklara karşı korumasız bırakılan çocuklar (sokakta yaşayan, fuhuşa teşvik edilen vs.)
    3. İstismar edilen çocuklar
    4. Savaş ve silahlı çatışma ortamında bulunan çocuklar
    5. Yaşaması ve gelişmesi için gerekli ihtiyaçların karşılanması olanaklarından yoksun ortamda bulunan çocuklar
    6. İşkence, zalimane ve insanlık dışı muameleye maruz kalan çocuklar
    7. Mülteci çocuklar
    8. Yaşadığı ülkede haklarını kullanmasına yasal ya da idari engel bulunan azınlıklara mensup çocuklar
    Tehlike altındadırlar.

    Çocukla ilgili koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. Barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara yönelik tedbirlerde talep halinde kimlikleri ve adresleri gizli tutulur. Tehlike bulunmadığının tespiti ya da veli, vasi veya çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu kimselerin desteklenmesi halinde tehlikenin bertaraf edileceğinin anlaşılması halinde çocuk bu kişilere de teslim edilebilir.


    Çocuğa karşı şiddetin yoğun olduğu yerlerde önleme nasıl olmalıdır?

    - Aile içi şiddet neden ve nasıl önlenmelidir?

    Aile içi şiddet çocuk istismarına yol açan, çocuğun gelişimini engelleyen ve onu şiddete başvuran bir yetişkin haline getiren bir davranıştır. Aile içinde şiddetin önlenmesi hem çocuğun fiziksel ve psikolojik sağlığının korunması hem de toplumsal barışın sağlanması için önemlidir. Aile içinde şiddetin önlenmesi için Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı Toplum Merkezleri psikolojik ve sosyal açıdan yardımcı olmaktadırlar. Bu Merkezlerin telefon numaralarının yazının en sonunda bulabilirsiniz. Ayrıca 1998 de yürürlüğe giren “Ailenin Korunmasına Dair Kanun” uyarınca, aile içinde şiddete maruz kalan kişi Aile Mahkemesine müracaat ederek tedbir alınmasını talep edebilir. Bu talebi durumu ihbarla öğrenen Cumhuriyet Savcıları da yapabilir. Bu nedenle bir kimsenin aile içinde şiddete maruz kaldığını gören ve duyan herkes durumu Karakol ve Cumhuriyet Savcısına bildirerek müdahale etmesini isteyebilir. Bu konuda Baro Adli Yardım Merkezinden destek alınabilir. - Çalışan çocukları bekleyen tehlikeler nelerdir?
    Çocukların çalışmak zorunda kalmaları eğitimlerinin aksaması, ruh ve beden sağlıklarının bozulması, çeşitli taciz ve istismarlara maruz kalmaları gibi pek çok soruna neden olmaktadır.
    Çalışan çocukları iki grupta toplayabiliriz:
    a) Kayıtlı çalışanlar
    • Çocuk işçi statüsünde olanlar
    • Çırak statüsünde olanlar
    b) Kayıt dışı çalışanlar
    • Sokakta çalışanlar
    • Tarım kesiminde çalışanlar
    • Ev içi hizmetlerde çalışanlar
    • Kayıt dışı çıraklar

    18 yaşından küçükler ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamazlar. Çocuğun çalışması onun beden ve ruh sağlığına zarar vermeyecek biçimde ve eğitimini engellemeyecek saat dilimlerinde olmalıdır. Halen yürürlükteki yasalara göre 15 yaşını doldurmuş 19 yaşından gün almamış olanlar Çıraklık ve Mesleki Eğitim Yasası’na göre çalıştırılabilirler. 06.04.06 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılması Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik bu konuyu düzenlemektedir.


    - Eğitim ve Koruma Kurumlarında şiddet nasıl önlenmelidir?

    Kanunlar ve yönetmelikler, Eğitim ve Koruma Kurumlarında çocuğa karşı şiddet uygulamasını yasaklar. Ancak günlük yaşamda buralarda da şiddet olaylarına rastlanmaktadır. Böyle durumlarda hem idari hem adli makamlara delilleri ile birlikte müracaat edilmelidir. Bu konuda da Baro Çocuk Hakları Merkezi ve Baro Adli Yardım Merkezi hizmetlerinden yararlanılabilir.

    Uyuşturucu-uçucu maddeler ve çocuk konusunda ne biliyoruz?


    Uyuşturucu maddeler, merkez sinir sistemine etki eden, az veya çok sürekli kullanılan, davranış, karakter ve şuur değişikliği yapan, meydana getirdikleri davranış değişiklikleri hemen hemen hiçbir toplumda kabul görmeyen, üretim, ticaret ve satışı yasak ya da yasal kurallara bağlı maddelerdir. Bu maddelerin kimilerinin tıbbi maksatla belirli doz ve sürelerde kullanılması özel reçete ile mümkündür. Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin imali ve ticaretinde çocukların kullanılması suç olduğu gibi bunların çocuklara satılması da suçtur. Bu konuda herkesin toplumsal sorumluluğu vardır. Bu gibi durumlarla karşılaşanların İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şubesini 0212 636 19 57 veya 0212 636 22 80 numaralardan telefonla aramaları çocukların güvenliği açısından bir vatandaşlık görevidir. Uçucu maddeler ise uyuşturucu niteliğinde olmadığı için satışı yasak olmayan ama bağımlılığa neden olan ve kullanıldığında kalıcı fiziksel rahatsızlıklardan ölüme kadar pek çok zararlı etkisi olan maddelerdir. Sanıldığının aksine, bu maddeleri sadece sokakta yaşayan çocuklar kullanmamaktadır. Özellikle sanayide ve atölyelerde çalışan çocuklar bu maddelerin tehdidi altındadır. Öte yandan, okullu çocuklar arasında da bu tür maddelerin kullanımına rastlanmaktadır.


    Bağımlılık yapan uçucu maddeler nelerdir, nerelerde rastlanır?

    • Çeşitli boyalarda sulandırıcı ve temizleyici olarak (tiner gibi)
    • Ayakkabı, deri ürünleri fabrikalarında
    • Lastik bot, yapay deri, boya, vernik, yer cilası üreten işyerlerinde
    • Emaye, yer muşambası, yapay gübre imalatında
    • Yapıştırıcı üretiminde
    • Basımevleri ve boyahanelerde
    • Mobilya ve oyuncak imalatında

    Yoğun olarak kullanılan kimyevi ürünlerdeki “benzen” adlı çözücü madde ve benzerleri uçucu maddelerdir.


    Uçucu maddelerin etkileri nelerdir?

    • Konuşma, algılama bozuklukları
    • Bilinç bozuklukları
    • Depresyon
    • Karaciğer yetmezliği
    • Karaciğer tümörü
    • Böbrek, akciğer kanseri
    • Lösemi
    • Ölüm
    bu uçucu maddelerin yıkıcı etkileridir.

    Medya ve çocuk ilişkisi nasıl olmalıdır?


    Medya, çocuğun yaşamında çok önemli rolü olan bir güçtür.

    Medya çocuğun gelişiminde ve eğitiminde, bilgi ve belgelere ulaşmasında aktif bir role sahiptir.
    Çocuk, gazete, dergi TV haberlerinde, dizilerde, programlarda, reklamlarda belirli kurallar içinde yer almalıdır.
    Çocukların fiziksel, zihinsel, ruhsal, ahlaki gelişimini olumsuz yönde etkileyecek yayın yapılmaması esastır.
    Suça itilen küçüklerin suçları ve bunların yargılanmaları ile ilgili olarak her türlü yayın yapılması yasaktır.
    İhmal ve istismara uğrayan, mağdur çocuklar hakkında yapılan yayınlarda kimlik ve kimliği belirten yayın yapılamaz, görüntü verilemez. Ancak bu konuda kamuoyunun bilgi edinme hakkının da korunması gerekir.
    Çocuklara yönelik ve içinde çocukların kullanıldığı reklâmlarda, onların yararlarına zarar verecek unsurlar bulunmamalı ve çocukların duyguları göz önünde tutulmalıdır.
    Medyanın bu konulardaki görevlerini gereği gibi yerine getirmemesi halinde Basın Konseyi’ne veya Radyo Televizyon Üst Kuruluna görüşlerinizi bildirebilirsiniz.
    (Alo RTÜK 178 RTÜK: 0312 297 50 00)

    Hangi davalarda çocukların görüşünün alınması mutlaka gereklidir?


    - Tüm idari ve adli mercilerde çocuğu ilgilendiren durumlarda karar vermeden önce çocuğun görüşünün ilgili merci tarafından alınması gereklidir.

    - Boşanma, ayrılık, çocukların velayeti, kişisel ilişki, babalık, evlat edinme davalarında Mahkeme mutlaka çocuğun görüşünü almaya mecburdur.

    Suça itilen çocukların durumları nedir?

    Herkes suçu kesinleşinceye kadar masumdur. Ceza Kanunu’na aykırı davranan çocuklara özel hükümler uygulanır. 0-12 yaş grubundakilerin ceza sorumluluğu yoktur.12-18 yaş grubundakiler Çocuk Mahkemelerinde yargılanırlar. Çocukların suçtan korunabilmesi için haklarındaki işlemler onlara özel makamlarca ve onlara özel usullerle yürütülmektedir. Çocuklar yakalandıkları anda Baro’ya bildirilerek kendilerine bir avukat atanması sağlanmaktadır. Yeni yasal düzenlemelere göre, belli suçlarda mağdurun zararının karşılanması halinde soruşturma ve kovuşturma ortadan kaldırılmaktadır.
    Suça itilen çocuklar hakkında yargılamanın amacı:
    - Çocukların haklarını ve güvenliklerini korumak
    - Bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişimlerini sağlamak
    - Toplumun da gereksinimlerini sağlamaktır.
    Çocuğun suça itilmesini önlemek, özel bir kanunla yargılanmasını sağlamak, onu topluma kazandırıcı tedbir ve cezaları yürürlüğe koymak ve yeniden toplumsallaştırmayı gerçekleştirmek amacı güden çeşitli uluslar arası ve ulusal yasalar vardır.

    Suç mağduru çocukların durumları nedir?


    Suç mağduru çocuklar ve/veya veli, vasileri Baro’lara başvurarak Adli Yardımdan yararlanabilirler. İstanbul Barosunda Mağdur Çocuklara Hukuki Yardım Birimi, ihmal ya da istismar edilerek mağdur edilen tüm çocuklara ücretsiz avukatlık hizmeti verir. Ayrıca görülmekte olan davalarda tespit edilen suç mağduru çocuklar için Savcılık ve/veya Mahkeme Baro’dan avukat talep etmektedir.


    Çocukların haklarının korunması ve gelişimlerinin güvence altına alınması için ne yapabiliriz?


    - Çocukların haklarını ve onlara karşı gerek kendimizin, gerekse devletin ve diğer birimlerin yükümlülüklerini öğrenebilir, uygulayabilir ve uygulanmasını talep edebiliriz.

    - Çocukların ihmal ve istismarını önlemek için öğrendiğimiz veya şüphelendiğimiz durumları karakollara, Cumhuriyet Savcılıklarına veya çocukları korumakla yükümlü kurumlara (Valilik, Belediye, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu), Baro’lara ve sivil toplum kuruluşlarına bildirebiliriz.
    - Unutmayalım ki, çocuklara karşı işlenmiş suçların yetkili makamlara bildirilmemesi suçtur ve cezası ağırlaştırılmıştır.


    ÇOCUKLARIN HAKLARININ KORUNMASI VE GELİŞİMLERİNİN GÜVENCE ALTINA ALINMASI İÇİN BAŞVURULABİLECEK BAZI MERKEZLER





    SHÇEK Toplum ve Çocuk Merkezleri



    Okmeydanı

    0212 220 53 66

    Koca Mustafa Paşa
    baktabul
    0212 632 00 17

    Gazi Mahallesi

    0212 650 33 21

    Sultanbeyli

    0216 496 45 99

    Ümraniye

    0216 472 72 99

    Yakacık

    0216 309 91 25

    Beyoğlu

    0212 297 39 26

    Kadıköy

    0216 330 39 18

    Ağaçlı

    0212 205 21 14

    Ayvansaray

    0212 534 86 72

    Zeytinburnu

    0212 416 25 53

    Bağcılar

    0212 489 09 41

    Alo Çocuk

    183

    Alo Polis

    155
    (Her ilçede Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirlikleri de vardır)


    Şişli Etfal Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Servisi

    0212 231 22 09-1279 veya 1746

    İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Bölümü

    0212 531 45 44

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş İstanbul Grup Başkanlığı

    0212 533 46 97

    İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi

    0212 245 63 51 – 251 63 25 / 149

    İstanbul Barosu Adli Yardım Birimi

    0212 251 63 25 / 150 veya 163

    Kadıköy Adli Yardım Birimi

    0216 414 68 53

    Kartal Adli Yardım Birimi

    0216 352 53 94

    Bakırköy Adli Yardım Birimi

    0212 583 12 33



    Bu yazı İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ tarafından düzenlenmiştir.

  3. 22-02-2012 #3
    Bence reşit yaş 18 değil 20 olması lazım çünkü 18 yaş bana göre hala çocuk onları koruyalım ve koruma yolları öğretelim
  4. 05-03-2012 #4
    Kapatın bu siteyi ya
  5. 27-03-2012 #5
    niye kapatsınlar be
  6. 27-01-2013 #6
    Misafir Nickli Üyeden Alıntı
    Kapatın bu siteyi ya
    niye kapatsınlar istemiyosan açmassın olur biter
  7. 27-01-2013 #7
    Misafir Nickli Üyeden Alıntı
    Kapatın bu siteyi ya
    niye kapatsınlar böyle bilgileri öğrenmek istemiyorsan açmazsın olur biter
  8. 24-02-2013 #8
    hiç bir şey anlamadım zaten de aradığım şey yok