sponsorlu bağlantılar
Göktürk Yazıtları, Orhun ya da Orhon Yazıtları ya da Köktürk Yazıtları, Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Göktürk Alfabesi ile Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır. Bilge Kağan ve Kül Tigin anıtlarını Yollug Tigin yazmıştır. Yollug Tigin aynı zamanda Bilge Kağan'ın yeğenidir. Yazıtlarda bu abidelerin sonsuzluğa kadar kalması temennisi ile "Bengü Taşlar" denmiştir.

Yazıtlar, 1889 yılında Moğolistan’da Orhun Vadisi'ndeki anıtlarda bulunmuşlardır.Bu yazıtlar II. Göktürk Kağanlığı'na aittir. Yazılış tarihleri MS. 8. yüzyılın başlarına dayanmaktadır. Yazıtlardan Kül Tigin Yazıtı 732 yılında, Bilge Kağan Yazıtı 735 yılında yazılmışlardır.


Orhun Anıtları - Orhun Anıtları Hangi Ülkede?



1893 yılında Danimarkalı dilbilimci Vilhelm Thomsen tarafından, Rus Türkolog Wilhelm Radloff’un da yardımıyla çözülmüş ve aynı yılın 15 Aralık günü Danimarka Kraliyet Bilimler Akademisi'nde bilim dünyasına açıklanmıştır.


Bulunması ve Çözümlenmesi

Orhun harfleriyle yazılan yazıtlardan 13.yüzyıl Moğol tarihçisi Alaaddin Ata Melik CüveynîEbü'l- Muzaffer Alâúdîn At①Melik bin Bahâiddîn Muhammed el-Cüveynî), Tarih-i Cihan-güşaI. Petro'nun emriyle Sibirya bitki örtüsünü incelemek için görevlendirilen bitki bilimci Daniel Gottlieb Messerschmidt ve kendisine rehber olarak verilen İsveçli tutsak subay Philipp Johan von Tabbert (Strahlenberg), 1721 yılında Yenisey vadisinde bu yazı ile yazılmış Kırgızlara ait oldukları düşünülen mezar taşlarını içeren Yenisey Yazıtları'ndan bir tanesini keşfetti. Bir yıl sonra (1722’de) tutsaklığı son bulan Strahlenberg İsveç'e dönüşünde bu inceleme ile ilgili izlenimlerini kitap hâline getirip 1730 yılında Stockholm'de yayınladı. Böylece Orhun yazısı bilim dünyasının dikkatini çekmiş oldu. Orhun yazıtlarından iki yüzyıl öncesine ait Yenisey Yazıtları'nın tamamına yakını bu süreçte ortaya çıkarıldı. Nihayet 1889 yılında Rus bilgini Nikolay Yadrintsev, sonradan Bilge Kağan ve Kül Tigin yazıtları olduğu anlaşılan Orhun Yazıtları'nı bulmuş, bunun üzerine 1890 yılında Heikel başkanlığında bir Fin heyeti, bir yıl sonra da ünlü Türkolog Wilhelm Radloff'un başkanlığında bir Rus heyeti bölgede incelemelerde bulunmuştur.

Rus ve Fin heyetleri, anıtların fotoğraflarını alarak kitap hâlinde yayımlamışlar; bu yayınlar sayesinde yazıtların okunması süreci hız kazanmıştır. Sonunda Danimarkalı dil bilimci Vilhelm Thomsen 1893 yılında Orhun yazısını çözmeyi başarmıştır. Önce, abidelerde çok geçen “teŋri”, “Türk” ve “Kül Tigin” sözlerini çözen Thomsen, sonra bütün abideleri okumuştur

Yayınlanması

Yazının çözülmesinden sonraki süreçte Thomsen ve Radloff anıtların metni ve çevirisi üzerinde yarışa girmişlerdir. Yazıtlar, yazıtlarda kullanılan yazı ve dil üzerindeki çalışmalar günümüzde de devam etmektedir. Yazıtların hem dil hem de yazı bakımından özgün metni ile günümüz Türkçesine aktarmasını Prof. Dr. Muharrem Ergin (1971) yapmıştır.

Türk basınında Göktürk Yazıtlarının ilk defa görüntülenmesi Ara Güler tarafından 1973 yılında Moskova gezisinden sonra gerçekleştirilmiştir.

Yazıtlar

Orhun Yazıtları bir hitap metni özelliğindedir. “Hem maddi bakımdan, hem manevi bakımdan bu yazıtlar birer abidedirler.(…) Kül Tigin abidesi, kağan olmasında ve devletin kuvvetlenmesinde birinci derecede rol oynamış bulunan kahraman kardeşine karşı Bilge Kağan’ın duyduğu minnet duygularının ve kendisini sanatkârane bir vecd ve coşkunluğun içine atan müthiş teessürün edebî bir ifadesidir.”

Metinlerin dili olan Türkçe kısımların dışında, Çince çevirisi de vardır. Bilge Kağan Yazıtı, Bilge Kağan'ın ölümünden bir yıl sonra oğlu tarafından yaptırılmıştır. Yazıtta Bilge Kağan ve yeğeni Yollug Tigin'in sözleri yer almaktadır. Bilge Kağan Kitabesi hem devrilmiş, hem de parçalanmıştır. O yüzden tahribat ve silinti Bilge Kağan Yazıtı'nda çok fazladır. Bu anıtın etrafında yine türbe enkazı ve heykeller bulunmaktadır.

Kül Tigin Anıtı

Kül Tigin Yazıtı 732 yılında yazılmıştır.

Bilge Kağan Yazıtı

Bilge Kağan Yazıtı 735 yılında yazılmıştır.


sponsorlu bağlantılar