Saplantılar, takıntılar

Saplantılar kişiye sıkıntı veren ama engellenmeyen, mantıksız olabilecek inatçı düşünceler, dürtüler ya da imgelerdir. Gerçek yaşam koşullarının ürettiği kaygılardan ayrı tutulmalıdır. Söz konusu düşüncelerden kurtulmaya çalışma yalnızca bunaltı duyma biçiminde kalabilir, zorlantılı davranış ve düşünüş törenleri biçimini kazanabilir. Kişi gerek saplantı gerek zorlantılarının kendi zihninin ürünü olduğunun mantıksızlığının farkındadır.

Rastlanan saplantılar, kirlilik algısı (ellerim kirli, tuvaletten pislik bulaşmıştır), yaptıklarından emin olamayış (kapıyı kilitledim mi, ocak söndürüldü mü) zorlantılar ise, el yıkama, banyoda fazla kalma, kapı, aygaz kontrolleri, tekrarlama hareketleri, sayı sayma, küfretme, tekrar tekrar düzenleme, belli sözcükleri düşünme. Bütün bunlar yaşanan kaygıyı azaltır ama yeniden kaygılanmayı engelleyememe saplantı ve zorlantılar yüzünden kişi etkinliklerini yetiştiremez. Hareketlerini etkileyebilir, düşünce ve eylemler çok zamanını alır. Çoğunlukla bu törenlere sıkıca uymak zorunda hissedilir, aksi halde bir felaket gelişebilecek gibi mantıksız bir korku duyulabilir.