El Yıkama Hastalığı

 El Yıkama Hastalığı

  Okunma: 7657 - Yorum: 2
  1. #1
    El Yıkama Hastalığı (Obsesif Kompulsif Bozukluk)

    Uzmanlar, 'takıntı'ların ailede genetik geçiş gösterdiğine dikkat çekiyor. Takıntılı ailelerin çocuklarında takıntı görülme olasılığı yüzde 20 oranında. Yapılan araştırmalar ise, toplumumuzda en yaygın görülen saplantının 'kir bulaşması' olduğunu ortaya koyuyor

    İsim:  el_yikama.jpg
Görüntüleme: 128719
Büyüklük:  12,7 KB (Kilobyte)


    Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Klinik Şefi Doç. Dr. Kemal Sayar, kişinin yaşamını zorlaştıran takıntılar ile ilgili sorularımızı yanıtladı...

    * Takıntı ne zaman hastalık olur? Kaygı, şüphe ve batıl inanışlar günlük hayatta yaygındır. Ancak, insan saatlerce temizlik yaptığında, saatlerce ellerini yıkadığında veya arabayla dönüp dönüp aynı sokaktan geçerek bir kaza yapıp yapmadığını kontrol ettiğinde 'takıntı' hastalığından bahsedebiliriz. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) dediğimiz takıntı hastalığı 'zihinsel hıçkırık' gibidir, durdurmakta zorluk çekeriz. Ancak, bu durum tıbbi bir rahatsızlıktır; tedavi edilebilir ve asla kişinin zayıflığından kaynaklanmaz. Obsesyonlar, sık olarak yineleyen, inatçı düşünce saplantılarıdır. Kişi bu düşüncenin saçma olduğunu bilir, ancak bir türlü engelleyemediğini söyler. Kişi bunları kabul etmez; mantığına, görüşlerine, ahlak anlayışına, inançlarına ters bulur. Bu düşüncelerden kurtulmaya çalışır. Çabaladıkça, inatçı düşünceleri artar, sıklaşır ve kişi çok bunalır. Bu durum günlük hayatını etkilemeye başlar. Bu noktada 'obsesyon', yani takıntı "hastalık" boyutuna ulaşmıştır.

    * Takıntı kendini nasıl gösteriyor? Kişi sürekli tereddüttedir. Her düşüncenin olumlu ve olumsuz yönlerini düşünür. Kapıları, pencereleri, havagazı musluğunu sürekli olarak kontrol eder. Köpek pisliği arabasının kapısına değmiş olabilir mi; konuştuğu bir kimseden hastalık bulaşabilir mi; kapı tokmakları, para, dışkı vb. şeylerle kirlenmiş olabilir mi gibi kirlenme saplantıları olabilir. Kimilerinde kanser, kuduz, AIDS gibi hastalık saplantıları hastanın zihnini sarar. Bazı kişilerde ise, sayma saplantıları vardır. Otomobil plakaları, evlerin numaraları, apartmanların kaç kat olduğu sayılır. Çoğu kez zihne yabancı, benliğin kabullenemediği saçma düşünceler kişiye musallat olur ve kişi bunları zihninden uzaklaştıramaz. Cinsel düşünce ve imgeler, dini şüpheler sık görülen takıntılar arasındadır.

    * Kadınlarda mı erkeklerde mi daha sık rastlanıyor? Takıntı hastalığı genellikle çocuklukta veya erişkinliğin ilk döneminde başlar. Hastalık genellikle 25 yaşından önce görülür, sadece yüzde 15'i 35 yaşından sonra başlar. Bu olguların yaklaşık üçte biri çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkar. Bu dönemde rahatsızlık erkeklerde iki kat daha fazladır. Erişkinlik döneminde ise, kadınlarda biraz daha yaygın olarak görülmektedir. Hayat boyu takıntı hastalığı görülme oranı yaklaşık yüzde iki-üçtür.

    * Sıklıkla hangi takıntılar görülüyor? Kir ve mikropların bulaşabileceği korkusu en yaygın olarak görülen takıntı veya saplantıdır. Bu korkuyu gidermek için kişi zorlantılı davranışlar içine girer ve ellerini uzun saatler boyunca yıkar. Başkalarına zarar verme korkusu, yasak bazı cinsel düşüncelerin zihnine üşüşmesi, simetri ve aşırı düzenlilik ihtiyacı, şanslı veya şanssız sayılar, her şeyi çift yapmak, kontrolünü kaybedeceğini ve saldırganlık yapacağını düşünme, dini ibadetler sırasında akla tuhaf düşüncelerin gelmesi, temizliğini tam olarak sağlayamadığı düşüncesiyle banyodan çıkamamak yaygın takıntılar arasındadır. Yaptığımız bir çalışmada toplumumuzda en yaygın takıntının 'bulaşı' takıntıları olduğu, onu cinsel takıntıların izlediği bulunmuştur.

    * Nasıl tedavi edilebilir? Takıntılar ilaç tedavisiyle ve bilişsel davranışçı terapilerle iyileştirilebilir. İlaç tedavisi büyük oranda belirtilerin gerilemesini sağlar. Ancak, kalıcı bir etki için mutlaka davranışçı alıştırmalar da yapılmalıdır. En doğru yöntem ilaç tedavisi ve psikoterapinin birlikte kullanımıdır.

    * Takıntı hastalığı genetik midir? Yapılan ikiz ve aile araştırmalarının sonuçları kalıtımsal bir geçişin olabileceğini destekliyor. Takıntılı ailelerin çocuklarında takıntı görülme olasılığı daha yüksektir. Birinci derecede akrabalarda yüzde 20'ye varan oranlarda takıntı görülebilir.


  2. #2
    Bu hastalıgın ılacsız tedavısı olurmu?
  3. #3
    İlaç kullanmadan nasıl bintedavi yolu izlenebilir