İletişim,dil ve konuşmayı da içeren ve birbirleriyle kesişen becerilerden oluşan şemsiye bir terim olarak düşünülebilir. Dil, bu iletişimi sağlayan araç, konuşma ise iletme yoludur. Biri olmadan diğeri yapraksız ya da meyvesiz bir ağaca benzetilebilir. İletişim, bireyin çevresiyle etkileşimi belirleyen ve bu gücü temsil eden dinamik bir süreç olup bir amaç doğrultusunda ortaya çıkar. İletişim amacının, isteğinin ya da motivasyonunun olmadığı durumlarda iletişim gerçekleşebilmesi pek mümkün değildir. O halde istek ya da motivasyon iletişimin ön koşulu olarak karşımıza çıkar (Topbaş,1997).

İletişim kabaca duygu ve düşüncelerimizi bir başkasına aktarma süreci olarak da tanımlanabilir. İletişimin kesintisiz ve anlaşılır gerçekleşmesi için sistematik semboller dizgesi kullanmaktayız. İletişimi bir iletiyi bir başkasına aktarma süreci olarak tanımlarsak bu işlemi gerçekleştirebilmek için ortak kodlara sistematik sembollere ihtiyaç vardır. İşte bu ortak kodlar semboller ve kurallar dizgesine “dil” denilir.

Sözlü iletişimin kesintisiz ve anlaşılır bir biçimde gerçekleşmesi için en az üç öğe bulunmaktadır: verici, bildiri ve alıcı.