Mezhep Nedir? - Mezhep Çeşitleri

 Mezhep Nedir? - Mezhep Çeşitleri


  Okunma: 33232 - Yorum: 4
  1. #1
    sponsorlu bağlantılar
    İslam dininde inanç esaslarının yanı sıra uygulamaya yönelik olan ilke ve öğütler de vardır. Bu ilke ve öğütlerin yorumlanması sırasında fıkhi yorumlara ihtiyaç vardır. Fıkhi yorumlar, dinin ibadet boyutu ve günlük hayatla ilgili olan diğer konuları ele alır. Temel İslam bilimlerinden olan fıkıh, ibadetler hakkında açıklayıcı bilgiler verir. Namaz, oruç, hac ve zekat gibi ibadetlerin nasıl ve ne zaman yapılacağını ayrıntılı bir şekilde açıklayan yorumlara, fıkhi yorumlar denir. Bu fıkhi yorumlar esnasında daha doğrusu bu yorumların farklılıkları esnasında ortaya Mezhep adı verilen dinin farklı yorumlanmış halleri ortaya çıkar. Tabi sadece İslam dini açısından değil diğer dinler içerisinde ortaya çıkan farklı görüş açıları içinde bu açıklama geçerlidir.

    İslamiyetin ilk dönemlerinde dinle ilgili bütün soru ve sorunları Hz. Peygamber (s.a.v.) gideriyordu. Cevap veriyordu. Bundan dolayı dinin uygulanış biçimi hakkında herhangi bir farklılık yaşanmamıştır.

    Hz. Muhammed'in vefatının ardından Müslümanlar karsılaştıkları sorunlarını çevrelerindeki bilgin kimselere sormaya başladılar. Her bilgin kendi bilgi gücüne ve yöntemine göre bu sorunlara çözümler bulmaya çalıştı. Zamanla bu bilgin kimselerin görüşleri toplumların birçoğu tarafından benimsenir hale geldi. Belli dönemlerde yaşamış İslam bilginlerinin belli konularla ilgili getirdikleri yorumlar daha sonra sistemleştirilmiş ve mezhepler ortaya çıkmıştır.

    Allah'ın emrettiği bir tarzda ona kulluk yapmak, ibadetleri doğru yapmaya bağlıdır.İslam düşüncesi içerisinde yer alan bazı fıkhi yorumlar, gelişerek günümüze kadar gelmiştir.Bu fıkhi yorumların başlıcaları şunlardır:


    Hanefi Mezhebi

    İmam-ı Âzam lakabıyla şöhret bulan Ebû Hanîfe'ye izafe edilen fıkıh ekolünün adı. Ebû Hanife'nin asıl adı Numan, babasının adı Sabittir. Ebû Hanîfe H. 80 yılında Kûfe'de doğdu, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak orada yetişti. Irak ve Hicaz Ebû Hanife'nin yetiştiği dönemde önemli iki ilim merkezi halindeydi. Ebû Hanife meseleleri tek tek ortaya atar, öğrencilerini dinler, kendi görüşünü söyler ve onlarla konuyu bir ay hatta daha fazla süreyle münakaşa ederdi.Bu mezhep bizim de amalde tabi olduğumuz mezheptir.


    Şafii Mezhebi

    İmam Şafiî (ö. 204/819)'ye nispet edilen fıkıh ekolü. Muhammed b. İdrîs elKureşî H. 150'de Gazze'de doğmuştur. İmam Şafiî mutlak, bağımsız bir müctehid olup, fıkıh, hadis ve usûlde imamdı. O, Hicaz ve Irak fıkhını birleştirici bir yol izledi.


    Maliki Mezhebi

    Malik b. Enes b. Malik b. Ebi Amir el Asbahî'ye nispet edilen fıkhî ekolün adı. Büyük fıkıh ekollerinden biri olan Malikî mezhebinin imamı İmam Malik, Hicrî 93 yılında Medine'de doğmuştur. O, hayatı boyunca Medine'den başka bir yere gitmemiştir. İlimde ihtiyacı olduğu her şeyin, sahih bir şekilde Medine'de bulunduğuna inanıyor, manevî havasını teneffüs ettiği Peygamber şehrinden uzaklaşmak istemiyordu.


    Hanbeli Mezhebi

    Ebû Abdillah Ahmed b. Hanbel eş-Şeybanî'ye nispet edilen mezhebin adı. İslam'da dört büyük fıkıh mezhebin birisi. Ahmed b. Hanbel 164/780 yılında Bağdat'ta doğdu. 241/855'te yine orada vefat etti. Ahmed b. Hanbel, Ebû Hanîfe'nin (ö.150/767) öğrencisi ve devrin ünlü baş kadısı Ebû Yûsuf'tan (ö.182/798) fıkıh ilmi aldı. Rivayetle dirayeti birleştiren bir yol izledi.


    Caferilik Mezhebi

    Caferilik mezhebi, İmam Cafer Sadık'ın görüşlerini temel alan fıkhi bir yorumdur. Caferilik, daha çok İran, Pakistan ve Irak gibi ülkelerde yaygındır.


    sponsorlu bağlantılar
  2. #2
    Kelime olarak mezhep, takip edilen, gidilen yol demektir. Mecazen de şahsî/ferdî (kişisel) görüş, inanç ve doktrin manalarında kullanılmaktadır.

    Din açısından ise müctehidin, dinin ayrıntılarına ilişkin, kendine mahsus kural ve yöntemlerle oluşturduğu inanç ve hukuk sistemini ifade eder. Bir başka deyimle; müctehid sıfatını kazanmış bir İslam aliminin, hüküm bakımından kapalı veya kesin olmayan (zannî) ayet ve hadisleri İslam’ın temel esaslarına aykırı olmayacak şekide yorumlayarak getirdiği çözümler topluluğuna mezhep adı verilir. İslâm tarihinde mezhep kelimesi genel olarak itikadî, fıkhî, siyasî görüşlerin hemen hepsi için kullanılmıştır.

    Mezhepler tarihi ile meşgul olan alimler, İslâm mezheplerini Peygamberimizden (s.a.v.) rivayet olunan bir hadise göre tasnif etmişlerdir. Bu hadiste Yahudilerin yetmiş bir, Hıristiyanların yetmiş iki fırkaya ayrıldığı, İslâm ümmetinin ise yetmiş üç fırkaya ayrılacağı; cehennemden kurtulacak Müslümanların, Resûlüllah’ı ve ashabının yolunu takip eden fırka –başka bir rivayette de, birlik ve beraberlikten ayrılmayan cemaat- olduğu belirtilmektedir.

  3. #3
    Mezhep Nedir?


    Kelime olarak takip edilen yol, görüş, manalara gelir. Din açısından ise, müctehid sıfatını kazanmış bir islam aliminin kapalı veya kesin olmayan (zanni) ayet ve hadisleri islamın temel prensiblerine zıt gelmeyecek şekide yorumlayarak çözüm getirmesine denir.

    Kaç Çeşit Mezhep Vardır?


    a. İtikadi Mezhepler: İmanla ilgili konulardaki görüşler

    b. Ameli Mezhepler : İbadetle ilgili konulardaki görüşler

    İTİKADİ MEZHEPLER


    İman esaslarını kabul etme konusunda bir çok görüş ve mezhep vardır. Bunlar iki gruba ayrılır


    a. Hak Mezhepler veya ehl-i sünnet mezhepleri


    b. Batıl Mezhepler veya ehl-i bit'at mezhepleri
    Ehl-i Sünnet ne demektir?


    Dini yorumlarda Hz. Peygamberin ve sahabelerin yolunu takip edip onu örnek alan, sahabe arasında ayrım yapmadan onları bütün olarak seven ve kabul eden mezhebin adıdır.

    Ehl-i bit'at ne demektir?


    Yorumlarını daha ziyade kendi görüş ve fikirlerine dayandıran, bazı sahabeleri sevgide aşırıya kaçan, bazılarına karşı da nefret duyan mezhebin adıdır.

    HAK MEZHEPLER (Ehl-i Sünnet Mezhepleri)


    a. SELEFİ MEZHEBİ


    İmanla ilgili konularda ilk dönem (selef) bilginlerinin yolunu izleyerek ayet ve hadislerdeki ifadelerin zahiriyle (anlaşıldığı şekliyle) yetinip asla yorum yapmayan, hikmeti araştırmadan Allah'a havale eden mezhebe denir. Bu mezhepde aklın hiçbir rolü yoktur. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Körfez ülkelerinde yaygındır.


    b. EŞ'ARİ MEZHEBİ


    Mezhebin kurucusu İmam-ı Eş'ari'dir. Basra'da doğmuş, Bağdat'da vefat etmiştir. İmanla ilgili konularda ayet ve hadisleri temel almakla birlikle bunların anlaşılmasında akla da yer veren bir mezhep anlayışıdır. Malikiler genelde Eş'ari mezhebindendir. Mezhep, Kuzey Afrika, Endonezya ve Hicaz'da yaygındır.


    c. MATURUDİ MEZHEBİ


    Mezhebin kurucusu, İmam-ı Maturidi'dir. Kendisi Türkistan'ın Semerkant şehrinin Maturid köyündendir. Maturidilik, imanla ilgili konularda ayet ve hadisleri temel almakla birlikte dinin anlaşılması konusunda aklı temel kabul etmiş bir mezheptir. Maturidi fıkıhta Ebu Hanife'nin yolunu takip etmiştir. Hanefilerin büyük bölümü Maturidi mezhebine bağlıdır. Mezhep, Türkiye, Balkanlar, Orta Asya, Hindistan, Pakistan'da yaygındır.
    Not: Genellikle Türkler fıkıhta Hanefi, itikatta ise Maturidi mezhebindendir.


    BATIL MEZHEPLER (Ehl-i Bit'at Mezhepleri)


    İslamın ana esası olan ayet ve hadislerin görüşlerine uymayan, genellikle kişilerin kendi arzu ve hevesleri doğrultusunda uydurdukları iddialardır ki, bunların sayıları çoktur.


    Mezhepler niçin, nasıl ve ne zaman çıkmıştır?

    • Ashab-ı kiram devrinden sonra, Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerden hüküm çıkarma kudretine sahip müçtehidler azalmıştı. Bunun üzerine müslümanlar, içtihad kudretinde bulunan fakihlere tabi olma yolunu tuttular. Onların derslerinde bahs ettikleri mevzular, sorulara verdikleri cevaplar ve fetvalar halkın takip ettiği bir yol ve fıkhi bir mezhep olarak doğmuş oldu. Mezheb sahibi olan bu büyük alim ve imamlar hiç bir zaman, biz bir mezheb kuruyoruz, bize uyunuz, diye halkı görüşlerine uymaya çalışmazlardı.
    • Peygamberimiz, müçtehidlerin içtihadında isabet edrse, iki sevab, iyi niyetle Allah rızası için yaptığı içtihadında hata ederse, bir sevab alacağını söylemiştir.

    Müçtehidde bulunması gereken özellikler nelerdir?
    • Arapça bilmelidir. Çünkü Kur'an bu dille inmiş, Peygamberimiz sünneti de aynı dille ifade etmiştir.
    • Kur'an ilmine sahip olmalıdır.
    • Sünneti bilmelidir.
    • Üzerinde icma ve ihtilaf edilen konuları bilmelidir.
    • Kıyas bilmelidir. İçtihad, bütün şekil ve metoduyla kıyası bilmeyi gerektirir.
    • Doğru bir anlayış ve iyi bir takdir gücüne sahip olmalıdır

    İslamiyet bir olduğuna göre mezhep ne için dört olmuştur?
    • El bir tane olduğu halde, parmakların beş tane oluşu nasıl bizim iş görmemizi kolaylaştırmakta ise, mezheplerin durumu da aynen böyledir. Hepsi İslam esaslarına bağlı olup, halkın kolaylığı içindir.


    Kaynak:
    1) Günümüz Meselelerine Açıklamalı Fetvalar,Mehmed Emre, Eskişehir, Balıkersir-Bilecik Eski Müftüsü
    2) Büyük Kadın İlmihali, Rauf Pehlivan
    3) Şamil İslam Ansiklopedisi

  4. #4
    Paranparca bir gecmisi akla sigdirmak Bir nehirden cizgilerlen su alip harani sulamaya benzer Cabaniz bosa dinler iflazin esiyinde
  5. #5
    çok güzel olmuş saolunnnnn