+ Yorum Yaz

 Doktorluk Mesleği ve Özellikleri

 - Konu Toplam: 182125 kez okundu ve konuya toplam 20 kez yorum yapıldı.

  1. 09-10-2008 #1
    Doktorluk Mesleği ve Özellikleri

    Doktorluk Mesleği ve ÖzellikleriDoktorluk çok önemli bir meslektir. İnsanların sağlığının korunması için önlem alan, hastalıklara teshiş koyna ve tıbbi ve cerrahi operasyonlara yaparak hastalıkların tedavisini yapan kişilerdir.

    Peki Doktorların Görevleri Nelerdir ;

    1- Hastayı muayene bölümüne alarak hastanın şikayetini sorar.
    2- İlk aşamada steteskopla hastanın sırtını ve göğsünü dinler, hastanın tansiyonunu ölçer
    3- Sağlıklı olan hiçbir hastalığı olmayan bebek ve yetişkinleri hastalıklardan korumak için aşılar yapar
    4- Hastanın hastalık durumuna göre özel testler ve röntgen çektirir ve bunları inceler
    5- Hastaların tekrardan sağlıklı olmaları için tavsiyelerde bulunur, reçete yazar ve hastalığı geçirebilecek ilaçları belirler
    6- Aile planlaması konusunda danışmanlık görevi yapar
    7- Sorumlusu olduğu hastane yada benzeri yeri idare eder
    8- Bulaşıcı hastalıkları önlemek için çalışmalar yaparlar.

    Doktorlar Genellikle hangi Alet Ve Malzemeleri Kullanır ;

    Her doktor uzman olduğu dal üzerine değişik aletler kullanırlar. Şimdi sizlere doktorların kullandığı ortak aletleri göstereceğiz. Bu aletler
    1- Steteskop
    2- Kalp Elektro cihazo
    3- Dil baskısı
    4- Otoskop
    5- Offalmoskop yani göz muayene aleti.

    Doktorluk mesleği ve doktorluk mesleğinin zorlukları

    • Talep gören bir meslek olduğu için üniversite sınavında iyi bir puan almak zorundasınız. Bunun için iyi bir ortalama ve çok çalışmak gerekir.
    • Üniversitede tıp fakültesi kazandınız tebrikler zorlu 6 yıl sizi bekliyor.
      Diğer fakülteler gibi tıp fakültesi 4 yıl değil tam 6 yıldır.
    • Ailenize maddi manevi yük olursunuz.
    • Harçlar ve eğitim masrafı yüksektir.
    • 6 yıl boyunca yurtta kalamazsınız eve çıkmanız gerekir.
    • Dersler zordur, pek çok ders için sabahlamanız ve grup çalışmasına katılmanız gerekir.
    • Teorinin yanında pratiklikte gerektirir.
    • Okulu bitirince Uzmanlık yapmak istersiniz; çünkü uzman olmazsanız pek çok zorluk yaşarsınız ki şimdi ona girsek çıkamayız.
    • Uzman olmak için Tus denilen sınava girersiniz
    • Bunun içinde yine çalışır dersaneye gider ilk yılda kazanamazsanız ikinci yıl yine girersiniz.
    • Tus girdiniz puanınız nereye yeterse ve o sene hangi bölümde ne kadar kontenjan açılırsa puanınızda yetiyorsa oraya girersiniz.
      -Halk dilinde..gireceksinde, kazanacaksında, kontenjan açılacakta, az kişi tercih edecekte, puanın yetecekte ..
    • Süpersiniz Tus'u kazandınız..harika istediğiniz yere girebiliyorsunuz..girdiniz.
      Çileniz bittimi sanıyorsunuz..hiç sanmıyoruz..
    • %90 gittiğiniz yeri beğenmeyecek ve yeniden sınava gireceksiniz yada bölüm değiştirmek isteyeceksiniz.
    • Hop dur bakalım bu zaman bolluğu nerden geliyor..fazla oplayıp zıplama daha askerlik var ya askerliğini yap yada kazanıp beğenmediğin uzmanlığı bitir!
    • Hoşgeldiniz çömez kardeş..bizde seni dört gözle bekliyorduk..

    Nöbet-Nöbet-Nöbet

    • Bu arada kız sanız evlilik hayal..iyi adamlar zaten kapılmış..kapılmayanında artık falsosu var..birini buldun..bu seferde adam sana yetmiyor..pufff
    • Akrabalar tek tek düşmeye başladı..telefonun susmuyor..nınısının nınısı hastalanmış nınısına bakarmısın..
    • Ev ziyaretleri arttı. Eskiden evin önünden geçmeyenler şimdi misafirlik için sıraya girmişler.
    • Mesleğin verdiği itibardan dolayı sosyal ortama katılma zorunluluğu siz istemezseniz bile mecburen artar.
    • Okul bitti uzmanlığı aldınız eğitim bitmedi. Hergün yeni bir şey çıkıyor yetişmek lazım. Bir diplomayla 30 yıl doktorluk yapamazsınız!
    • Gelelim iş ortamındaki psikolojik ve fiziki şiddete..
    • Birine sevdiğinin öldüğünü söyleme deneyimi
    • Kanser yada AIDS yada .... hastalığına yakalandın deme
    • Göznüzün önünde çoçukların ölmesi
    • Parası ve güvencesi olmayan insanların verdiği mücadele ve sosyal ızdırap
    • Hissizleşme aşaması
    • Bencillik aşaması
    • Karşılıklı tartışmaya girme ve hayatın gerçekleri aşaması


  2. 10-03-2010 #2
    Stetoskop (stethoscope), vücut içinde oluşan sesleri dinlemek için kullanılan tıbbi bir cihazdır. Stetoskop genelde üç ana kısımdan meydana gelir;

    • Diyafram,
    • Tüp (elastik boru şeklinde)
    • Kulaklık

    Bazı stetoskoplarda ayrıca çan denilen ve alçak perdeden sesleri yükseltmeye yarayan bir kısım da bulunur. Diyafram, stetoskobun tüp kısmının ucunda bulunan ve dinlenmek istenen bölgeye değdirilen yassı koni şeklinde bir parçadır. Bu parçanın içinde ortamdan yalıtılmış bir zar vardır. Yüzeydeki sesle titreyen zar konik parça içindeki havaya basınç uygular ve bu basınç tüp içinden kulaklığa kadar ulaşır ve uygun yapıdaki kulaklık parçaları, sesi kulak içine yayar. Basit bir mantıkla çalışan stetoskop, bir nevi mekanik yükselticidir.

    Stetoskopla en çok dinlenen sesler şunlardır;

    Stetoskop


    • Kalbin atışı
    • Akciğerlerin çıkardığı sesler
    • Bağırsaklarda ve midede ortaya çıkan sesler
    • Nabız

    Ayrıca kan basıncını ölçmek için de kullanılır.
    Stetoskop ile vücuttaki sesleri dinleme işine oskültasyon (auscultation) denir. Oskültasyon, tecrübe gerektiren bir teşhis yöntemidir. Stetoskop ile kulağa ulaşan sesin normal olup olmadığını anlamak, eğitim ve deneyim gerektirir. Mesela kalpten yayılan birçok ses vardır ve bu seslerin bazısı insandan insana farklılık gösterebilir.

    OTOSKOP

    Dış kulak yolunu, zarını muayene etmeye yarayan araç.

    OTOSKOP



    OFFALMOSKOP

    Offalmoskop yani göz muayene aleti.

    OFFALMOSKOP


    ŞIRINGA

    Şırınga, bir tüp, tüpün içerisinde hareket eden bir piston ve ince bir ağızlıktan meydana gelen, gaz ve sıvıları Ucuna iğne takılmış şırınga kısaca iğne olarak adlandırılır. Daha çok tıpta kullanılan şırınga, zaman zaman bahçe işlerinde ve mutfakta da kullanılır. basınçla içine emerek ince bir hat halinde püskürten cihaz.


    ŞIRINGA

  3. 10-03-2010 #3
    TANSİYON ALETİ

    Tansiyon aleti ya da kan basıncı ölçer, kan basıncının ölçülmesine yarayan bir araçtır. Üç tipi vardır. Bunlar civalı, havalı ve elektroniktir. Havalı tipleri bir stetoskop ile birlikte kullanılır.


    TANSİYON ALETİ


    DEFİBRİLATÖR

    AED - Otomatik elektroşok cihazı AED küçük, taşınabilir ve kalp ritmini analiz edebilme yeteneğine sahip ve gerektiğinde dolaşımı sağlayacak normal bir ritmi tesis etmek için elektroşok uygulatabilen bir cihazdır.
    AED ilkyardımcılar için özel olarak geliştirilmiş bir cihaz olup olay yerine sağlık görevlilerinin yardımı ulaşıncaya kadar kullanılmaktadır.

    Ani kalp durmasının tedavisi olan erken elektroşok uygulaması, kalbin yeniden dolaşımı sağlayabilecek bir ritimle atmasını sağlayabilir ve yaşam kurtarıcı olabilir.

    Gelişmiş ülkelerde stadyum, alışveriş merkezi, havaalanı gibi halkın yoğun olarak bulunduğu alanlarda kolayca erişilebilecek şekilde yerleştirilmiş AED cihazları bulundurma mecburiyeti vardır.
    İdeal şartlar altında ACLS sertifikalı kişiler tarafından kullanılması doğru olan AED cihazları, gereği halinde içinde gelen talimatlar ve sesli yönlendirmeler sayesinde eğitimsiz kişiler tarafından da başarıyla kullanılabilmektedir.


    DEFİBRİLATÖR

  4. 29-03-2010 #4
    doktorluğun önemi nedir
  5. 11-04-2010 #5
    soru_cu Nickli Üyeden Alıntı
    doktorluğun önemi nedir
    insanları tedavi eder
  6. 11-04-2010 #6
    soru_cu Nickli Üyeden Alıntı
    doktorluğun önemi nedir
    insanların iyileşmesine yardımı dokunur
  7. 28-05-2010 #7
    Doktor Olmak İçin-Doktorlar Ne Kadar Kazanır?

    Bu yazıyı yazmaktaki maksadım doktor olmaya hevesli olanlarla kendini hevesli zannedenleri ayırıp,hevesli zannedenlerin hayatını kurtarmak.hayatını kurtarma konusunda son derece ciddiyim çünkü eğer doktor olarak doğmamışsanız ve yanlışlıkla veya aile baskısı gibi bir nedenle tıp fakültesi yazarsanız beyin ölümünüz gerçekleşmiş demektir ve organlarınızı bağışlamanızda bir sakınca yoktur.

    herkesçe yanlış bilinen bir efsane vardır oda tıp fakültesinin zor olduğudur.bu kesinlikle yanlıştır tıp fakültesi zor değildir çoooooook zordur evet çooooook zordur yanlızca çok zordur bile zorluğunu anlatmaya yetmez.hiç ağladınız mı bilmem ama bayanlar başta olmak üzere ağlayacaksınız erkekler ise ağlamayı gururlarına yediremedikleri için ağlayamıyacaklar bile oysa çok isteyecekler çoğu zaman için.

    malümünüz tıp fakültesi 6 yıldır(1.sınıftakilerin sadece yarısı için geçerli bu genelde 6,5 ile7,5 arasında değişir)bunun ilk 3 senesinde temel tıp denilen eğitimi fakülte binasında dersiklerde ve labratuarlarda alırsınız.tıp fakültesi öğrencilerinin en mutlu yıllarıdır çünkü diğer normal üniversite öğrencileri gibi okulunuza gider,isterseniz derslere girer canınız istemedimi kantinde takılır ne bilim maça gider özgür yaşam sürersiniz NİSBETEN.nisbeteni büyük yazdım çünkü eğer tıp fakültesi istiyorsanız şunu aklınıza sokun siz bir mühendislik yada eğitim fakültesi öğrencisi değilsiniz nekadar rahat olsanızda asla çimlerde gitar çalamayacaksınız,yeni gösterime giren tüm filmleri seyredemeyeceksiniz,sabahlara kadar batak king vs türü oyunları oynayamayacaksınız vesselam asla normal bir üniversiteli olamayacaksınız.ama en azından hala kot ve t-shirt ünüzü çekip fakülteye gidebilme özgürlüğünüz olacak güzel günler bu ilk 3 sene içerisinde sizi en çok seven kişi fotokopici olacak çünkü her komite(komitenin ne olduğunu kazananlar acı bir şekilde öğrenecek) ortalama 900-1000 sayfa fotokopi çektireceksiniz(tahmin ettiğiniz gibi bunlar sizin ders notlarınız oluyor ve 3 hafta ile 2 ay arasında değişen bir sürede ezberlemeniz''hocalarınız ezberlemeyin öğrenin diyecek ama ezberlemek emin olun daha kolay''gerekecek) evet bir şekilde ilk 3 seneyi bitirdik akıl ve vucut sağlığımız hala yerinde 4. seneye geçelim(ilk 3 senede 1-2 arkadaşınızın kafayı çizeceğini sizde kazanırsanız göreceksiniz).4. seneyle beraber yeni bir heycan başlıyor evet artık hastanedesiniz üzerinizde önlükleriniz var ve artık size doktor bey/hanım diye hitap ediyorlar ne güzeeel dimii ne yazık ki değil çünkü sadece doktor bey/hanım diye hitap etmekle kalmıyorlar o şekilde sorumlulukta veriyorlar.ha unutmadan bir çok bölümde kıravat ve kumaş pantolon zorunkukuğundan bahsetmeyi unutmayayım doktor beylerkot ve t-shirtlere elvedabir anda büyümeniz lazımneyse size doktor sorumluluğu veriyorlar derken çokta abartmıyorlar ama size yetiyor.örnek vermek gerekirse 4. sınıfın ilk günü ve genel cerrahi stajındayım ve ilk gün bana nöbet kitlenmiş durumda.düşünün herkes akşam evine gidiyor ve siz ordasınız göreviniz bilmem hiç kendinizi bir sınavda ama cevapların hiçbirini bilmiyor çaresizliğinde gördünüz mü ama bu aynen öyle nöbettesiniz ayni kaçarı yok.derken asisatan geldi ve bana bilmem kimden git kan al dedi kan almak mı ama nasıl yani bilmiyorum ki ben almayı dedim tabi ama kaçabileceğnimi sanıyon hey hey asisatan:ya ne var bilmemne gerek yok şöyle 15 derece açıyla giricen kan geldimi çekecen bukadar basit ilk 3 senede aşırı miktarda ders çalışmaya alışmış sizin daha önce varlığını bile bilmediğiniz fotoğrafik hafızanızı kullanmaya başlamış ve artık gazeteleri bile okuken biyandan ezberler olmuştunuz bunlar artık normal şeylerdi yeni olan fiziksel yorgunluktu yeni olan sizin direk insanların hayatlarıyla uğraşan bir meslek öğrenmekte olduğunuzu fark etmenizdi.boru değil arkadaşlar insan herkesin annesi babası kardeşi karısı çocuğu onlar size emanet.yani ders yükü,fiziksel yük ve vicdan yükü artık sırtınızda hayırlı olsun.

    bunlarla beraber 4. sınıf ile yeni bir kavram daha hayatınıza girer SÖZLÜ SINAV!artık hocaların çoğu yazılı yerine sözlü sınav yapmayı tercih eder.hala kavuslarımda dahiliye sözlüsüne girer girer çıkarım.korkutmak gibi olmasın ama en kötüsü budur dersler,fiziksel yorgunluk,vicdan falan sözlü sınavın yanında fasafiso bölümün hocaları 3-5 kişilik gruplara ayrılır ve genellikle kurayla sizin hangi hoca grubuyla sınava gireceğiniz belirlenir.böyle ben biseferde hoca diyorum fakat diğer bölümlerdede böylemi bilmem bizde hocalar sümme haşa tanrı gibidirler ve siz en alt kademesiniz ezik stajyerlersiniz.hocalar sırayla soru sorarlar uzun düşünme yok puan kırarlar şak şak söyleyeceksin,bilmediğin birşeymi yakaldılar üzerine üzerine gelirler kıvıramazsın en iyi ihtimal azar işitirsin ama onun yerine genelde dalga geçmeyi tercih ederler yerin dibine girersin allahım beni öldürde kurtulayım ama yoook daha daha sonra 5. sınıf gelir ve 4. sınıfa benzer ama biraz daha zorlu bir versiyonu genelde bizim küçük stajlar dediğimiz onlaca staj alırsın ordan oraya koştur bir sınav biter öbür staj 2- hafta arayla staj değişir.nöbetler sıklaşır sorumluluklar artar.

    veeee geldik 6. sınıfa iyi bir haber tıp faültelerinde 6. sınıfta sınav olmaz.artık intern doktorsunuzdur.intern doktor nedir?kısaca herşeydir.yani asistanın veya hocanın o anda hangi konuda yardıma ihtiyacı varsa siz osunuz ayni bir stajda ameliyata steril olarak girip hocayı asiste de edebilirsiniz(asistan oldunuz) ameliyattan çıkan hastaları sedyeyle yatağına da götürebilirsiniz(hasta bakıcı oldunuz).tabii bunların dışında herzaman asli görevlerinizde var bunlar:kan almak(ki çoğo kişe vampirmisiniz ya espirisini yapacaktır)idrar sondası takmak,nazogastrik sonda takmak,mide yıkamak,pansuman yapmak,dikiş atmak vs gibi pek mideye iyi gelmeyen aktiviteler sıra geldi tus sınavına evet bir kısım arkadaş 4 ve 5. sınıfta başlayacak ama sen forumdaysan ve beni şimdiye kadar okuduysan eminim 6. sınıfat başlayacaksın neye tabiki TUS sınavına.evet öss yi kazandık 6 sene binbir işkenceyle okuduk ama ne oldu en başa döndük uzman olmak istiyorsan TUS sınavını vermek zorundasın.bu ne demek zeka seviyene göre en az 9-12 ay günde ortalama 5-10 saat ders çalışmak zorundasın ve eğer yeterli seviyede zeki değilsen üzgünüm nekadar çalışırsan çalış kadın doğum,kardiyoloji gibi popüle bir bölüm kazanamazsın.

    heyyyt be TUS u da kazandık peki şimdi ne olacak.hayırlı uğurlu olsun artık bir asistansınız ve ortalama 4-6 yıl arasında değişen eziyetiniz pardon eğitiminiz başladıbölümüne göre gün aşırıyla 3- 4 güne bir temposunda yaklaşık 6ay ila 1 sene arası nöbetleriniz başlıyor demek bu.şöyle bir örnek vereyim bizim hastanede plastik cerrahi asistanlarında ilk yıl her 48 saatin 40 saati hastanede geçer eğer ki şanslılar ve acil bir ameliyat çıkmazsa asistanlıkta bitti kurtulduk mu?ne yazzık ki hayır.tıp çok hızlı ilerleyen bir bilim dalı ve bir uzman doktor bile olsanız pek göbeğinizi kaşıya kaşıya maç seyretmeye vakit bulamayacaksınız.bilgilerim eskimesin diye dergi ve makale takibi,kongreler derken hayat geçiiiip gidecek.
    peki biz manyakmıyız niye doktorluk yapıyoruz.tabiki manyağız bunca şeyin ardından hiçbirimizin piskolojisi sağlam kalmıyor ama bunun dışında bazı başka şeylerde var.mesela ''ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN''bu lafın nekadar güzel birşey olduğunu şöyle içinden gelerek biri size söylemeden anlamıyorsunuz ama bir hastadan içten gelerek bu sözü duyunca ne yorgunluk ne birşey kalıyor.geriye yüzünüzde öyle aptal bir gülümseme oluşuyor insanın okadar hoşuna gidiyor ki daha çok koşturası daha fazla hastayı iyileştiresi geliyor.hani bazen insanın kafasından geçer ya bu hayatın manası ne gibi bir soru işte onun cevabını bulmuş gibi oluyorsunuz.sihirli bir cümle inşallah bu yazıyı merakla kim okuyor ise ona da duymayı nasip eder.

    tabi tek iyi yanı manevi tatminde değil belki beni bu ilgilendirmiyor geç hele diyen olur.bu durumda şunuda söyleyebilirim eğer işinizi güzel yaparsanız çok para kazanırsınız hem de çok.ne olursa olsun her devirde ve her yerde doktorlar iyi para kazanır.ayrıca işiniz garantidir hatta garantidende öte zorunlu hizmeti biliyorsunuz devlet sizi mezun olur olmaz nefes bile aldırmadan bir yere atıyor.yalnız dikkat çok para hırsınız varsa ozaman birşey demem çünkü gözünüz karadır üstesinden gelirsiniz ama sakın ola iş garanti diye yazmayın çünkü ozaman anlaşır ki siz biraz kolaycısınız(bu kötü birşey değil kişilik meselesi) ve altından kalkamaz kendinize yazık edersiniz.

    3 nolu iyi yan ise ne erkek ne kız asla evde kalmazsınız.kendinizi kazanova yada afrodit sanma ihtimaliniz kuvvetle muhtemel neden bilimiyorum ama her insan için doktor iyi bir eş/sevgili adayıdır yani benim için bile öyle doktor olama rağmen doktorlara zafım var nedeninin bilmiyorum ama böyle.yani talep gören bir insan olacaksınız ama vaktiniz olmayacak yada taleplere karşılık vereceksiniz bol bol vaktiniz olacak çünkü okul 8-9 seneye uzayacak sonuç olarak inekler gibi ders çalışabilirim,eşekler gibi yorulmak benim için sorun olamaz,uyumak mı oda neymiş ben yarasadan evrildim zaten,pisikolojim çok sağlam,midem çok kuvvetli hiçbirşeyden etkilenmem diyorsanız allah sizi doktor olmak için yaratmış çalışın ve kazanın derim.hem manevi hem maddi olarak mutlu bir hayat sürersiniz.

    şimdi mesleğimi çok seviyorum hergün hastaneye mutlulukla gidiyorum ama tıp fakültesinin ilk zamanlarında çok afallamıştım çünkü hiçbirşey bilmeden yazmıştım tıp fakültesini işte bu yazıdaki amacım eğerki hevesiniz varsa ve yazacksanız bir nebze olsa neyin ne olduğunu bilerek gidin her şekilde zorlanacaksınız ama en azından hazırlıklı olur kolay atlatırsınız.

    umarım faydalı bir yazı olmuştur ve umarım en azından bir kişinin bile işine yarar okuyan herkese teşşekür ederim ve hayatta başarılar dilerim

  8. 13-08-2010 #8
    yazı için gerçekten teşekkürler=) şimdi doktor olmayı herşeyden çok istiyorum
  9. 19-09-2010 #9
    Doktor Olmak İçin Hangi Okulları Okumak Gerekir


    Lise olarak : Fen Liseleri olabilir. Fakat Anadolu kazandıysanız da olabilir. Çalıştıktan sonra kazanabilirsiniz.

    Üniversite olarak : Hacettepe Tıp , Ege Tıp, Cerrahpaşa Tıp, İstanbul Tıp gibi Tıp fakültelerinde okuyabilirsiniz.

    Önce başarılar diliyorum, sınav puanlarınız yüksek olmalı, fen ve matematik derslerini de iyi öğrenmelisiniz ki üniversite sınavında Tıp fakültelerinden birini kazanabilesiniz. İdeallerinizden vazgeçmeyin, en iyi ve doğru meslek severek yaptığınız meslektir. Tıp fakültelerinin puanı yüksektir ve fen puanı ile öğrenci alır. Fen lisesi, anadolu liseleri gibi okulları kazanırsanız başarı şansınız da artacaktır.
  10. 19-09-2010 #10
    Arkadaşlar .. Doktorlarımızın ve dünya doktorlarının hastalıkların ilerleyişini görebilmeleri lazım.Bunu zihinsel alanda iyi bir doktor çok iyi bir şekilde dizayn eder.Kafasında ürettiği hastalık kavramları artık bir mimarın yapacağı bina çizelgesi gibi karışıktır.Bu sebeple hasta kişiye vereceği ilacı iyi seçmelidir.Hasta kişiler kafasından bir ilaç seçer ise hastalık vücut içerisinde daha da büyür ve rahatsızlık artar.Doktorlar eğitimini iyi almalıdırlar.Doktorun önemi hastalığın ne olduğu ve nasıl tedavi edilebileceğidir.Hiç bir hekim bilgilendirilmeden bu işi yapamaz ve asla yapmamalıdır..
  11. 25-10-2010 #11
    yaa çok güzel anlatmışsın ama çoğu insanı kararlarından geri döndürdüğünün farkında mısın ( bu arada bu kişi bn değşlimm ) bn kesinlikle kararlıyım sn eğer harika bir liseyi üniversiteyi kazandıysan yaparsın demektir isti,yorsan okumaktan sıkılmıyorsan okuyunca heyecan mutluluk alıyorsann yaparsınn bu kadar basit ve saçma sapan şeyler yazmışsınn hayatının çoğu gidiyor fln diye sn eğer o ameliyatı yapaken hastanla konulurken hayatının en mutlu anlarını yaşıyorsan hayatını en iyi şekilde değerlendiriyorsun demektirr bnmde eklemek istediklerimm bunlarr bilgin için yinede sağol ama insanları krkutman yersizz

İlginizi Çekebilecek Konular

  1. Son Mesaj: 03-04-2014, 18:10
  2. Son Mesaj: 11-12-2010, 01:45
  3. Son Mesaj: 02-10-2009, 15:11
  4. Son Mesaj: 29-12-2008, 14:07
  5. Son Mesaj: 28-10-2008, 11:47

+ Yorum Yaz