sponsorlu bağlantılar
Mübah veya Helâl, İslam dini terimi. Efâl-i mükellefin'dendir. İslam dininde inanan kişinin gerçekleştirmesine (yapmasına) Allah (fıkıh bağlamında 'Şâri') tarafından izin verilen fiillere verilen isimdir. Her ne kadar sözcük köken bakımından bir İslam dini terimi olsa da Türkçe'de "yapılmasına izin verilen" manasında hem dinî hem de dinî olmayan şekilde kullanılmaktadır. Sözcük olarak mübâh Arapça kökenlidir.

Bir şeyin mübah olması, yapılabilir olduğu anlamına geldiği için, eyleme cevaz verilmiştir; yani eylem caizdir. Bu sebeple mübah yerine caiz sözcüğünün de kullanıldığı olur. Seyahate çıkmak veya yemek yemek gibi fiiller örnek olarak verilebilir. Bununla birlikte bir şeyin mübah oluşunun sınırları vardır; bir seyahatte ölüm riski varsa ve seyahati gerektirici herhangi bir sebep yoksa bu belirli seyahatin mübah olup olmadığı tartışılabilir. Aynı şekilde kişinin yemek yemesi mübahsa da, sağlığını bozacak şekilde aşırı yemesi veya haram şeylerden (İslam dininde yemesi yasaklanan şeylerden, domuz eti gibi) yemesi mübâh değildir.

İslam'a göre mubah olarak sınıflandırılmış eylemler, iyi niyetle yapılınca tâat (Allah'ın beğendiği şey) olur. Kötü niyetle yapılırsa, günah olur. Önemli olan kişinin niyetidir.

Mübah iki çeşittir: mübah liaynihi ve mübah ligayrihi. Mübah liaynihi, kendisinden (bizzat özünden) dolayı mübahken, mübah ligayrihi, kendisi dışındaki başka unsurlar sebebiyle mübah olandır. Örnek vermek gerekirse: haram olmayan şeylerden yemek özü sebebiyle mübahtır. İçki içmek veya haram bir şeyi yemek haramken, eğer kişi can tehlikesiyle karşı karşıyaysa (örneğin eğer içki içmezse öldürülecekse veya açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıyayken yanındaki tek şeyse) içki ismesi veya haram bir şeyi yemesi mübah sayılır. Burada fiilin kendisi, örneğin içki içmek mübah değildir, fakat fiilin kendisi dışında unsurlar, can tehlikesi gibi, fiili mübah kılabilir.


sponsorlu bağlantılar