Trakya'nın en görsel anıtları tümülüslerdir. Trakya'nın tek düze doğal yapısını süsleyen ve ona bir hareketlilik getiren tümülüslerin tam bir envanteri çıkartılmamıştır. Genel olarak mezarın üzerine yapılan her türlü yükselti tümülüs olarak adlandırılsa da, yapıldıkları döneme, tepenin ve mezar odasının biçimine, niteliğine, ölünün gömülüş şekline göre mezar tepelerinin değişen geniş bir çeşitlenmesi vardır.

Mezarın yerini bir tepe ile belirleme geleneğinin bilinen ilk örnekleri Avrasya steplerinde, MÖ 4. bin yılın başlarına aittir; kurgan olarak da adlandırılan bu mezar tepelerinin altında, ölü basit bir çukur ya da ahşap bir odaya yerleştirilmiştir. Bu geleneğin, steplerden gelen etki ile, Trakya'ya ilk olarak MÖ 3. bin yıl içinde girdiği bilinmektedir. Trakya'nın Tunç çağ mezar tepeleri, daha sonraki dönemlerin tümülüslerine göre daha basık ve yayvan, çoğu kez de 2-3 m yüksekliğindeki tepeciklerdir; ancak Bulgaristan' da ender olarak yüksekliği 7 metreyi bulanlar da vardır. Tepelerin dolguÂ*lanm toprak değil taş oluşturduğundan, bunlan "Taşlıtepe" olarak tanımlamaktayız. Bu tür mezar tepelerinde ölü, tepenin altındaki bir çukura, ve çoğu kez uzun olarak yatırılarak gömülmüştür. Tepenin değişik kesimlerinde münferit mezarlara da rastlanır. Taşlıtepeler tek olabilecekleri gibi, bazen tümülüs mezarlığı gibi, sayıları 30'u bulan topluluklar da oluşturabilir.

İlk Demir çağ' dan itibaren mezar tepeleri daha sivri ve konik bir biçim almış, dolgularında taş ile birlikte killi toprak da kullanılmıştır. Demir Çağı'nın ilk kısmına tarihlenen mezar tepelerinde gene ayrı bir mezar odası yoktur; ölü toprağa açılmış ve ahşap ile kaplanmış bir odanın içine yatırılmıştır. Orta Demir Çağı'ndan itibaren mezar odası ya da taş lahidi olan gerçek tümülüsler görülmeye başlar. Bu tür tümülüsler için genellikle uzaktan görülebilen sırt ve yamaçlar tercih edilmiştir İkili ya da üçlü tümülüsler yaygın olmakla birlikte, tümülüs mezarlığı şeklinde sayıları dokuz ile otuzaltı arasında değişen gruplara da rastlanmaktadır. toplu tümülüs mezarlıklarının, daha eski bir kutsal alanın üzerinde yer aldığı görülmektedir.

Tümülüsün tanımı ve işlevi:

Bu bölümdeki bilgiler ağırlıklı olarak Doç.Dr. Engin Beksaç'a ait olup "Traklar ve Vize" isimli makalesinden alınmıştır.

1355 - Trakya Tümülüsleri - Tümülüs Nedir?

Trak tarihinde önemli bir yeri olan Vize çevresine dağılmış çok sayıdaki arkeolojik eser arasında özellikle, Vize ovasına yayılmış çok sayıdaki tümülüs dikkat çekicidir. Bunların bir kısmı 1936-39 yılları arasında Atatürk tarafından bizzat Trakya'nın tarihini araştırmak için görevlendirilen Ord.Prof.Dr Arif Müfit Mansel tarafından incelenmiş ve bir kısmı da çeşitli şekillerde soyulmuş ve bilimsel hiçbir şey bırakmadan tahrip olmuştur. Vize sınırları içinde ovadakilerden başka yerlerde de Tümülüsler mevcuttur. Bütün bu tümülüsler içinde bilimsel araştırmayı bekleyenler de doğal olarak vardır. Tümülüslerin hepsi mezar odası vermediği gibi bir kısmı yakma izleri ve at kemikleri göstermektedir. At mezarı olarak nitelenen bu tümülüsler, Traklar'ın Orfik dinleriyle ilgili tören ve kurban yerlerinin uzantılarıdır.

Kutsal bir sunu olan at, saflanma ritueli olan yakma ayinleriyle birlikte evrenin güçlerine destek vermek ve yeniden doğuşa hizmet etmek için ayinlerde önemli bir yer tutuyordu. Zaten tümülüslerin kendileri de Orfik törenlerin ve inanışların bir parçası olarak, Chtonik dünya görüşünün yer yüzündeki sembolüydü. Bu noktada Vize'nin kuzeyindeki vadi içindeki (asmakayalar) Bizans devrinde kullanılan mağara kiliselerin de kökenini Traklardan alması, Orfik mezar gelenekleri ve ayinlerle ilişkili olması muhtemeldir. Bunlar dışında Trakya'nın değişik yerlerinde rastlanan megalitik anıtlar da bu orfik ayinlerle ilgili olup, yüksek yerleri seven Trak din adamlarının ayin yaptığı insan ve hayvan kurbanları verdiği sunaklar olarak dikkat çekmektedir.Vize Karakoçak'ta, Soğucak'ta ve Kıyıköy'de bu tip anıtlar vardır. Bu megalitik anıtlarla birlikte mağaralar Orfik dinin en önemli öğeleri arasında yer almaktadır. Kurbanların genellikle at ve kadınlar olduğu bilinirken, erkeklerin de kurban edildiği anlaşılmaktadır(Heredot).

Boş mezarlar olarak görülen Senotaf gömüler bu kurban ritleriyle ilgili olup, Orfik Zagreus kültünün uzantısıdır. Ve son olarak da ateş ve yakma Trakların Orfik düşüncesi için temel olup, önemli bir saflanma aracıdır. Vize'de yaşayan Trakların bu dini izleri içinde özellikle Çömlektepe ve Karakoçak (Thamata) Trak kült merkezleri olarak ele alınıp incelenmesi gereken yerlerdir.